KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/50
- Karar No
- 2025/761
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2025
Karar Metni
837 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/50 Esas
KARAR NO: 2025/761
DAVA
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/01/2025
KARAR TARİHİ: 23/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili---- Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkil ..., faaliyet gösterdiği sektörde öncü bir firma olduğunu, müvekkil şirket yetkilisi ------ ile davalı şirket yetkilisi arasında güven ilişkisi mevcut bulunmadığını, aralarındaki iş bu güven ilişkisine dayanılarak müvekkil şirket tarafından davalı şirkete hatır çeki verildiğini, söz koz konusu çek; --------- seri no'lu çek olduğunu, davalı taraf; söz konusu çeki iade edeceği hususunda taahhütte bulunmasına rağmen; iadesi işlemini gerçekleştirmediğini, müvekkil şirket; iş bu sebeple haciz ve borç tehdidi altında kalmış olduğundan davalı şirkete karşı huzurdaki iş bu davanın açıldığını, taraflar tacir olduğundan;
her türlü ticari iş ve ilişkilerinde fatura düzenlemek; iş bu faturaları ve ödemeleri ticari defterlerine işlemek zorunluluğu bulunduğunu, davalı taraf; davaya konu çeki hangi ticari ilişki sebebiyle, hangi mal veya hizmet satışı sebebiyle almış olduğunu ispat etmekle yükümlü bulunduğunu, ticari defterlerin delil vasfı.
6100 sayılı hukuk muhakemeleri kanunun 222.maddesinde düzenmiş olup; tarafların ticari defterleri incelendiğinde; davaya konu çekin davalıya verilmesini gerektirecek hiçbir ticari iş veya hizmet olmadığı açıklığa kavuşmuş olacağını, davaya konu çeke ödemeden men yasağı konularak ihtiyati tedbir kararı verilmesini davaya konu çek sebebiyle müvekkil şirket borçlu olmadığı halde icra tehdidi altında olduğunu, müvekkil şirket ile davalı arasında çek bedeli tutarında bir alışveriş veya para transferi gerçekleşmemiş olup müvekkilin böyle bir borcu bulunmadığını,
bu nedenle bedelsiz senet sebebiyle müvekkilinin yaşayacağı hak kaybının önüne geçilebilmesi için davaya konu çeke ödemeden men yasağı konularak ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, davaya konu çeke ilişkin müvekkil şirketin borcu bulunmamakla birlikte borcun varlığını ispat yükü davalıda olduğunu, müvekkil şirket ile davalı arasında çek bedeli tutarında bir alışveriş veya para transferi gerçekleşmemiştir. taraflar arasındaki çeke konu bir ticari ilişki doğmamış olup ticari defterlerin incelenmesi halinde çek bedelinde bir ilişkinin bulunmadığı kesin olarak görüleceğini,
bununla birlikte taraflar arasında ---------- no'lu çeke ilişkin temel bir borç ilişkisi bulunmadığı kesin olmakla beraber olası bir durum halinde borcun var olduğunu ispat yükü davalı şirket üzerinde olduğunu, alacaklı, bu ispat yükünü kural olarak senet (hmk m.200) veya diğer kanuni delillerden biri (hmk.m.225, m.188, m.169) ile yerine getirmek zorunda olduğundan davalarının kabulü ile müvekkil şirketin --------vadeli çek sebebiyle borçlu bulunmadığının tespitine, icra ve haciz işlemlerinin yapılmasının önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesini, ------- seri no'lu çek sebebiyle ödemeden men yasağı tedbiri verilmesini,
yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı yanca huzurda ikame edilen çekin bedelsizliği iddiasına dayalı menti tespit davasında özetle, davacı şirket yetkilisi ------- ile davalı müvekkil şirket yetkilisi arasında güven ilişkisinin mevcut olduğu,
aralarındaki işbu güven ilişkisine istinaden davalı müvekkil şirket lehine uyuşmazlık konusu hatır çekinin düzenlendiğini, söz konusu çeki iade edeceğine yönelik taahhüde rağmen çekin iadesinin gerçekleşmediği gerekçesiyle huzurdaki davayı ikame ettiğini, davacı yan, davalı müvekkil ile herhangi bir ticari ilişki bulunmadığı gerekçesiyle davaya konu çekin hangi ticari iş veya hizmet karşılığında alındığının davah yanca ispat edilmesi gerektiğini iddia etmeke ise de bu iddia gerek doktrin görüşleri gerekse de istikrar kazanmış------Adliye Mahkemesi kararına aykırı olacağını,
gerçekten istikrar kazanmış öğreti görüşleri ve içtihatlar incelendiğinde çekin bir ödemc aracı olduğu, kural olarak mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verildiğinin kabul edileceğini, bu yönüyle ispat yükünün davacı yan üzerinde olduğu da tartışmasız olacağını, davaya konu çek geçerli bir borç ilişkisine istinaden davacı yanca düzenlenerek davalı müvekkile teslim edilmiş olduğunu, aksini ispat yükü de davacı üzerinde olacağını, hatır çeki iddiasını kesin delil niteliğinde bir delil ile ispat edemediği nazara alınmalı,
davacının dava dilekçesinde yemin deliline dayanmış olduğu nazara alınarak bu hususun davacı yana hatırlatılması ve nihayetinde haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Davacı vekili 22/10/2025 tarihinde sunduğu dilekçe ile davalı yan ile yapılan protokol uyarınca davadan feragat ettiğini beyan etmiş, vekaletnamesinde feragate yetkisi olduğu anlaşılmıştır. Davalı vekili 22/10/2025 tarihinde sunduğu dilekçe ile davacı taraf ile sulh olunmuş olup, tarafların birbirinden yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmamakla feragat nedeniyle davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir.Feragat kati bir hükmün hukuki neticelerini hasıl ettiğinden, feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/50, K. 2025/761, 23 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama