KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2026/138
- Karar No
- 2026/474
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2026
Karar Metni
753 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/138
KARAR NO : 2026/474
DAVA
Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : 10/02/2026
KARAR TARİHİ : 13/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dilekçesinde özetle ; müvekkilinin ihyası talep edilen şirketin borçlusu olduğu ----. İcra Müdürlüğü'nün ---- esas sayılı dosyasında alacaklı olduğunu, ----06.02.2007 tarihindeki ilanla ------ sicil numarasıyla ticari faaliyetine başladığını, şirketin Ticaret Sicil Müdürlüğünce kendisine yapılan ihtar ve ----- ilanı uyarınca süresinde bildirimde bulunmadığını bu sebeple 24.02.2015 tarihli ticaret sicil gazetesi uyarınca resen sicilden terkin edildiğini, davacının ---- davalının kendisine karşı olan borçlarını temlik almış olup ---- Müdürlüğü'nün ----- esas sayılı icra dosyasının alacaklısı konumuna geldiğini, bu sebeple alacağın tahsili için----- Şirketinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle:dava konusu olaydada müvekkili kurumun 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu geçici 7.mad. İle ''Münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş Anonim ve Limited Şirketleri ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ticaret sicil kayıtlarının silinmesine ilişkin tebliği''hükümleri çerçevesinde işlemin gerçekleştiğini şirketin re'sen terkin edildiğini müvekkili davanın açılmasına sebep olmadığını,yasal hasım konumunda bulunan müvekkil yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin sorumlu tutulamayacağını,Yargıtay ----Hukuk Dairesi'nin 29/01/2017 tarihli -----.sayılı ilamı ve yerleşik uygulamanın bu yönde olduğunu savunarak müvekkili yönünden açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibariyle, 6102 sayılı TTK. geçici 7. maddesinin 15. fıkrasının son cümlesi uyarınca açılmış bir ihya davasıdır.6102 sayılı geçici 7. maddesinin 15. fıkrasının son cümlesi uyarınca, ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.Celp edilen ticaret sicil kayıtlarına göre davalı şirketin TTK. geçici 7. maddesi uyarınca tasfiyesiz olarak 09.10.2015 tarihinde resen terkin edildiği belirlenmiştir.6102 Sayılı TTK'nun geçici 7. maddesinin 15. fıkrası son cümlesi uyarınca,
şirket alacaklıları ve hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplerle silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilirler hükmü, Anayasa Mahkemesinin 22.06.2023 tarih, --- Esas ----- Karar sayılı ilamı ile 13/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na 26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanun’un 38. maddesiyle eklenen geçici 7. maddenin (15) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinde yer alan “...silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde...” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
Eldeki dava ihyası istenen şirketin sicilden re'sen terkin edildiği tarihten itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra açılmış olup davanın açıldığı tarihte anılan madde uyarınca dava açma süresi dolmuş ise de, Anayasa Mahkemesinin 22.06.2023 tarih,
---- Esas ----- Karar sayılı kararı ile,13/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na 26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanun’un 38. maddesiyle eklenen geçici 7. maddenin (15) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinde yer alan “...silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde...” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği anlaşıldığından hak düşürücü sürenin somut olayda uygulanması mümkün görülmemiştir (Emsal Yargıtay ----.
Hukuk Dairesinin 27/09/2022 tarih ve ----- Esas ---- Karar sayılı ilamı ).----İcra Dairesinin ----- esas sayılı dava dosyası uyap üzerinden celp edilmiş, incelenmesinde ; alacağı temlik eden ---- vekili tarafından davalı ------- Şirketi hakkında takip başlatıldığı, bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu anlaşılmıştır.
Bu itibarla ; davanın kabulü ile, ---- Ticaret Sicil Müdürlüğünde ----- sicil numarası ile kayıtlı davalı ---- İcra Dairesinin ------- esas sayılı dosyasının sonuçlandırılması ve infazı ile sınırlı olarak ihyasına,
Yargıtay ----- Hukuk Dairesinin 04/12/2023 tarihli, ---- . Sayılı ilamı gerekçesi dikkate alındığında, terkin edilen şirketin ortakları veya yetkilisi dışında üçüncü kişiler tarafından 6102 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesinin onbeşinci fıkrasına istinaden açılan ihya davaları, 6102 sayılı Kanun'un 547. maddesinde düzenlenen ek tasfiye niteliğinde olup, mahkemece davanın kabulü ile şirketin ihyasına ( ek tasfiye ) karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması gerektiği belirlenmekle, tasfiye memuru olarak şirket yetkilisi --------- atanmasına, Tasfiye memuruna ücret taktirine yer olmadığına, kararın tescil ve ilanı için davacıya yetki verilmesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/138, K. 2026/474, 13 Mayıs 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama