KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2026/166
- Karar No
- 2026/190
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2026
Karar Metni
584 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/166
KARAR NO : 2026/190
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/02/2026
KARAR TARİHİ : 20/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı dilekçesinde özetle; taraflar arasında sözlü olarak akdedilen satım sözleşmesi doğrultusunda davacının sözleşme konusu ürünleri teslim ettiği, bu doğrultuda ------ numaralı toplam 1354136,05 Türk Lirası tutarlı faturanın tanzim olunduğunu ancak bunların davalı tarafça vadelerinde ödenmediğini, 6102 sayılı Yasa’nın 1530/f.2 “Ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemlerde, alacaklı, kanundan veya sözleşmeden doğan tedarik borcunu yerine getirmiş olmasına rağmen, borçlu, gecikmeden sorumlu tutulamayacağı hâller hariç, sözleşmede öngörülmüş bulunan tarihte veya belirtilen ödeme süresinde borcunu ödemezse,
ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer” hükmü gereği davalının mütemerrit olduğunu, tarafların cari hesap, ticari defter ve kayıtları doğrultusunda ilişkinin ortaya çıkacağını, takibe itirazında haklı olmadığından davalı aleyhine inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği belirterek takibe yapılan itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına ve davalı aleyhine inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir
Dava dilekçesi ekinde faturalar ve arabuluculuk anlaşamama tutanağı mevcuttur
Vakıf üniversiteleri kazanç amacı olmamak şartı ile mali ve idari konular dışında akademik çalışmalar, öğretim elemanlarının sağlanması ve güvenlik yönlerinden Devlet eliyle kurulan yükseköğretim kurumları olup tüzel kişiliğe haiz ise de 6102 sayılı Yasanın 16/2. Maddesi uyarınca tacir değildir.
6102 sayılı TTK'nın 4/1.maddesine göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir.
Nitekim, ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK'nın 19/2. maddesi uyarınca taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hâle getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlediğinden, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava hâline getirmez.
Tüm bu açıklamalar ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davanın niteliği gereği mutlak ticari davadan söz edilmesinin mümkün olmadığı, davalının tacir olmadığı, bu hali ile nispi ticari davanın varlığından bahsedilmesinin de mümkün olmadığı, dava konusunun ticari iş niteliğinde olması, diğer bir ifade ile, ticari iş karinesinin davayı ticari dava haline getirmeyeceği açık olup, bu sebeple taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde genel nitelikli Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşıldığından Mahkememizin görevli olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/166, K. 2026/190, 20 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama