KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2021/222
- Karar No
- 2023/255
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2023
Karar Metni
1.178 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/222
KARAR NO : 2023/255
DAVA
Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/12/2021
KARAR TARİHİ : 14/11/2023
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Davacının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli olan “-----” ibareli markaların maliki olduğunu, davalı yanın “----- ibareli markasını Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescil ettirdiğini, aynı zamanda ---- adlı internet sitesini ve ---- üzerinden -----” isimli sayfalarını kullandığını, davalı yanın internet sitesinde yaptığı hizmetin ve araçların resimlerini paylaştığını, davalı yan araç kasalarının sol üst köşesinde küçük olarak aşağıdan yukarıya olacak şekilde “-----” yazılmış olduğunu, bu yazının yanında ise daha belirgin, net ve büyük olarak “-----” ibaresinin yazıldığını,
davalı yana ihtarname gönderilerek davacının marka hakkına tecavüz teşkil eden eylemine son verilmesinin talep edildiğini,-----adlı internet sitesine yapılan şikayetler ile tüketicilerin davacı ile davalı yanı karıştırdıklarını, bu nedenle, davacı adına şikayette bulunduklarını, davacının tescilli markaları ile davalı yanın tescilli ----- ibareli markasının karıştırıldığını, bu nedenle markanın hükümsüzlüğüne karar verilerek, markanın kullanılmasının önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava ettiği anlaşıldı.
DELİLLERVEGEREKÇE
Dava, ; davalı adına tescilli davaya konu -----numaralı markanın davacı markalarına benzerlik ve karıştırılma ihtimali ve kötü niyetli tescil sebebi ile hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı ve davalı tarafından davacının marka hakkına yönelik tecavüzde bulunup bulunulmadığına ilişkin davadır. Mahkememizde aldırılan 07/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda;
Davacı yanın Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 31.10.2005 tarih ve ---- no ile uluslararası 36 ve 39, Sınıflarda -----ibareli markanın tescilli olduğu ve 27.05.2015 tarihinde yenilenerek 10 yıl süre ile koruma altında olduğu, davacı yanın Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 28.07.2006 tarih ve ----- no ile uluslararası 39. Sınıfta “-----ibareli markanın tescilli olduğu ve 30.06.2016 tarihinde yenilenerek 10 yıl süre ile koruma altında olduğu tespit edildiği,
davacı yanın Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 07.03.2008 tarih ve ----- no ile uluslararası 38. Sınıfta “----- ibareli markanın tescilli olduğu ve 17.02.2018 tarihinde yenilenerek 10 yıl süre ile koruma altında olduğu tespit edildiği, davacı yanın Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 06.12.2010 tarih ve -----no ile uluslararası 39. Sınıfta ---- ibareli markanın tescilli olduğu ve 14.08.2020 tarihinde yenilenerek 10 yıl süre ile koruma altında olduğu tespit edildiğini, davalı yanın Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 11.10.2019 tarih ve -----no ile uluslararası 35.ve 39. Sınıflarda “-----ibareli markanın tescilli olduğu,
davacı yanın-----” ibareli markaları ile davalı yanın------ ibareli markasının tescilli olduğu sınıflardan uluslararası 39.sınıfa dahil hizmetler yönünden sınıfsal benzerlik olduğu, 35. Sınıf yönünden ise sınıfların benzer ya da ilintili olmadığı,
markalarda kullanılan “-----” ibaresi anlam olarak uluslararası 39. Sınıftaki kara,deniz ve hava taşımacılığı ile ilişki olduğundan, yıllardır kullanılan, kimsenin tekeline verilemeyecek herkes - tarafından - bilinen bir ibare olduğu ve davacı yanın-----” ibareli markaları ile davalı yanın “------ ibareli markası bir bütün olarak değerlendirildiğinde, markaların benzer olmadığı ve tüketiciler nezdinde karışıklığa neden olmayacağı şeklinde rapor sunulduğu görüldü.
Tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, tüm usuli eksiklikler giderilmiştir.
İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacının - işi ile uğraştığı davalının da yine -- işi ile uğraştığı, davacı şirketin---- numaralı---- ibareli markanın 36 ve 39. Sınıf ---- numaralı -----şekil ibareli markanın 39. Sınıfta---- numaralı -----şekil ibareli markanın 39. Sınıfta tescilli sahibi olduğu, davalının ise davaya konu ----- numaralı ----ibareli markanın 35 ve 39. Sınıflarda tescilli sahibi olduğu, davacı tarafından davalı markasının davacı markasına benzer olduğu,
bu sebeple karıştırılmaya yol açtığının belirtilerek hem markanın hükümsüzlüğü hemde marka hakkına tecavüzün tespiti önlenmesi ve menine karar verilmesini talep ettiği, davalı tarafından davanın reddinin talep edildiği, mahkememizce aldırılan 07/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda taraf markalarında kullanılan -----ibaresinin benzer olduğu bu sebeple karışıklığa sebebiyet vereceği yönünde görüş bildirildiği,
daha sonra içerisinde sektör bilirkişisinin de olduğu heyetten aldırılan 28/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda da taraf markalarındaki ---- ibaresi sebebiyle benzerlik olduğu ve 39. Sınıftaki hizmetler yönünden hükümsüzlük koşullarının oluştuğunun belirtildiği, buna göre tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde davacı şirketin yukarıda belirtilen markaları tescilli sahibi olduğu davalının ise davaya konu---- numaralı---- ibareli markanın tescilli sahibi olduğu, hükümsüzlük yönünden yapılan değerlendirmede davacının markalarındaki esas unsurun -----ibaresi olduğu, davalının ----- numaralı markasında da esas unsurun---- ibaresi olduğu,
davacı markalarında yer alan ----- ibarelerinin tanımlayıcı mahiyette olduğu, davalı markasında yer alan ---- ibaresinin Coğrafi yeri belirlemesi ----- ibaresinin ise sunulan hizmeti belirtir ibarelerden olması sebebiyle ortak olarak ---- ibarelerinin benzer olduğu, davacı markasının tescil bilgileri incelendiğinde -----ibaresinin koyu harflerle baskın bir şekilde yazılarak tescil ettirildiği, markadaki göze çarpan ibarenin ----- ibaresi olduğu, davacı markalarında da esas unsurun ----ve ---- şeklinde olduğu, markalardaki ----- ibaresinin benzer mahiyette olduğu,
bu durumun ortalama tüketici nezdinde karışıklığa sebebiyet vereceği, markaların ortak olarak 39. Sınıftaki taşıma ve nakliye hizmetlerinde kullanıldığı da gözetildiğinde tüketiciler nezdinde aynı kaynaktan doğmuş gibi algılanabileceği bu sebeple SMK 6/1.
Maddesi uyarınca 39. Sınıftaki hizmetler yönünden karıştırılma ihtimali nedeniyle hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, davalı markasının aynı zamanda 35. Sınıfta da tescilli sahibi olduğu, fakat bu sınıf bakımından davacının bu sınıfta faaliyetinin olmaması sebebiyle hizmet sınıflarının da farklı olması sebebiyle karışıklığa sebebiyet vermeyeceği bu nedenle 35. Sınıftaki hizmetler yönünden hükümsüzlük talebinin reddine karar vermek gerektiği,
marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesi talebi yönünden ise SMK 155/1 maddesi uyarınca tescilli marka savunmasının önceki hak sahibine karşı ileri sürülemeyeceği hükme bağlanmış olduğundan davalının kullanımlarının marka hakkına tecavüz teşkil edip etmediği yönünden değerlendirmede aldırılan bilirkişi raporlarında özellikle bilişim bilirkişisinin yapmış olduğu tespitlerde davacı tarafından kullanılan --- - ibaresinde ---- ibaresinin öne çıkarıldığı, kullanımlarda ilk göze çarpan unsurun ----- ibaresi olduğu,
yine davalı tarafından---- isimli internet sitesi ve----- sosyal medya hesaplarının da tescilli markası ile aynı olmayıp sadece----- şeklinde olduğu, bu internet sitesinde ve sosyal medya hesabında esas unsurun ----- ibaresi olduğu, bilirkişi raporlarındaki özellikle sektör bilirkişisinin tespitlerine göre bu durumun karışıklığa sebebiyet vereceği ve marka hakkına tecavüz teşkil ettiği yönündeki değerlendirmeleri de dikkate alınarak davalının bu kullanımlarının SMK 29. Maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz teşkil ettiği anlaşıldığından marka hakkına tecavüz yönünden davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2021/222, K. 2023/255, 14 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama