KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2023/112
- Karar No
- 2024/181
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2024
Karar Metni
900 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/112
KARAR NO : 2024/181
DAVA
Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/05/2023
KARAR TARİHİ : 12/11/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacının, Türkiye'de ve dünyada tanınmış, halihazırda faaliyetlerine gerek televizyon programlarında gerek reklamlarda gerek ise diğer sosyal medya uygulamalarında devam eden aşçı ve mutfak şefi olduğunu belirtmiştir.Nitekim davacı müvekkilinin “---- kanalı vasıtasıyla profesyonel bilgi ve birikimlerini Türk milleti ile paylaşmak gayesi ile yemek tarifleri, çeşitli teknikler ve ders niteliğinde içerikler üretmekte ve bu hususta ilgili marka dahilinde para kazanmakta olduğunu, Bunun yanı sıra “-----” markasıyla da faydalı gördüğü davalı,
davacının gerek marka hakkına iktibas suretiyle tecavüz teşkil eden gerek ise tanınırlığından faydalanarak haksız rekabet teşkil eden eylemlerde bulunmakta olduğunu iddia ettiğini, davalının, davacı markasını birebir aynı ve ayırt edilemeyecek kadar benzer surette kullanarak marka hakkına tecavüz etmekte olduğunu “----” isimli tabela, logo ve ---- nezdinde davalının işletmesine dair çekilen tanıtım videosunda davacı görseli kullanılarak kendisinin tanınmışlığından yararlanmakta olduğunu, ayrıca----- hesaplarıyla bu bilinirlikten yararlanmakta olduğunu,
Davacıya ait markanın birebir aynısının kullanılması da davacının tanınmışlığından faydalanma maksadını ortaya koymakta olduğunu, ilgili video ve logo, tabelalar vasıtasıyla ve davacıya ait markanın birebir aynısının yer aldığı “özel tasarım ahşap ürünleri” satışa arz ederek davalı taraf haksız rekabet teşkil eden eylemlerde bulunduğunu, davalının işbu marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemleri davacıtanınırlığını, itibarını zedelemekte olduğunu, davacı kendi markası ile otoyolda yol kenarında olmayan, ---- turistik yerinde ve davacı itibarına yakışacak diğer yerlerde restoran açma girişimlerine de zarar vermekte olduğun,
davacı iyi niyet göstergesi olarak her ne kadar manevi zarara uğraması dolayısıyla hakkı olsa da davalı tarafın tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerine karşılık manevi tazminat talebinde bulunmamasına karşılık Davalı tarafın tüm bu iyi niyetli girişimlere karşın davacı tarafın göndermiş olduğu ihtarnameye dahi cevap verme gereği duymadığını, davalının, davacı tescilli markasını birebir kullanmak ve tanınırlığından yararlanmak suretiyle marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerde bulunduğunun tespitine, davalının işbu eylemlerinin önlenmesi ile sonlandırılmasına,
tüm dava harç, masraf, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine ve bu hususta gerekli tüm işlemlerin yapılmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşıldı.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının, 2006 yılından beri --- adıyla kahvaltı ve yöresel yemek işletmesi sahibi olduğunu, İşletmenin davalı adı olan ---- esinlenerek bu isimle açıldığını, 2011 yılında "----" isimli bir marka tescil edilmiş olduğunu, ancak davalının bu tescilden habersiz olarak işletmenin adını "-----" olarak değiştirdiğini, bir ---- kanalında "----" başlıklı bir video, davalının bilgisi ve onayı olmaksızın yayınlandığını ilgili videoda davalının işyerinin davacı ile ilgisinin olmadığı belirtildiğini,
bu videonun ve dava dilekçesinde belirtilen diğer görsellerin kaldırılması için girişimlerde bulunduklarını ancak başarılı olamadıklarını davacıya ait markanın tanınırlığından faydalanma amacı taşımadıklarını, davacı, 21.03.2023 tarihinde noterden gönderdiği ihtarname ile davalının markasına yaptığı tecavüz ve haksız rekabetin sonlandırılmasını talep etmiştir.----Noterliği'nden 12.04.2023 tarihinde cevap yazısını gönderdiklerini ancak tebliğ edilemediğini, davacının markasının tanınırlığından faydalanma amacı olmadığını belirtmiş ve gerekli hassasiyeti göstereceğini ifade ettiğini, davalının işletmesinin,
"----" adı altında faaliyet göstermekte olup, davacının tanınırlığından faydalanma amacı taşımadığını tekrar ettiğini, davalıya ait iş yeri ---- adı ile faaliyet yürütmekte olduğundan davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden bir eyleminin bulunmaması nedeniyle davacının tespit ve sonlandırılma taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olması sebebiyle, hukuki yarar yokluğundan davanın reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşıldı.
DELİLLERVEGEREKÇE
Dava, avalı tarafından kullanılan --- ve ---- ibaresini davacı tarafından kullanılan ---- markasına yönelik tecavüz ve haksız rekabet teşkil edip etmediğinin tespiti önlenmesi ve menine ilişkin davadır.
Mahkememizde aldırılan 02/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda; ----Adresli İnternet Sayfası İncelemesinde incelenen internet sayfasının kapanmış olduğu, davacının dosyaya sunmuş olduğu delillerde ise davalının ----ibaresinin kullanıldığı---- İnternet Sayfası İncelemesinde incelenen internet sitesinde “----” ibaresinin kullanıldığı, internet sitesinde yer alan görseller üstünde de aynı ibarenin yer aldığı, ---- alan adı kaydını yapan kişi ve yönetici bilgisinin gizli olduğu, alan adının 26.10.2018 tarihinde kayıt ettirildiği ve 26.10.2024 tarihine kadar kayıtlı olduğu, İnternet sitesinin alan adı kaydının ----.
Kullanılarak yapıldığı ve hosting (yer sağlayıcısın) ----Olduğu, Sosyal Medya ve ---- İncelemelerinde: ---- sonuçlarında davalının “ ----” ibaresinin kullanıldığı, Davalının ---- sayfasında "----" ibaresinin kullanıldığı, davalının ---- ibaresinin kullanıldığı, sayfanın Haziran 2018 tarihinde oluşturulmuş olduğu ve “ ----” ibareli ilk paylaşımın 01.04.2023 tarihinde yapılmış olduğu, tarafların hedef tüketici kitlelerinin birbirine aynı ya da benzer kişiler olması ve her iki tarafında “43-Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri.” Sınıfında faaliyet göstermesi,
davalı tarafın “----” şeklindeki kullanımının karıştırmaya sebebiyet verebilecek düzeyde benzer olduğu için davacı tarafın marka hakkının ihlaline sebebiyet verebileceği şeklinde rapor sunulduğu görüldü.
Tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, tüm usuli eksiklikler giderilmiştir. İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekilinin 07/11/2024 tarihli dilekçesi ile sulh protokolü sundukları anlaşılmakla davalı vekilinin 07/11/2024 tarihli dilekçesi ile HMK 315 hükmü kapsamında dosyada sulh anlaşmasına göre karar verilmesini talep ettiği anlaşılmakla tarafların sulh olduğu anlaşılmakla sulh protokolünün aynen onaylanması şeklinde karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/112, K. 2024/181, 12 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama