KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2023/27
- Karar No
- 2024/221
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2024
Karar Metni
3.652 kelime·18 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/27 Esas
KARAR NO:2024/221
DAVA
Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:07/08/2020
KARAR TARİHİ:17/12/2024
----- tarihli görevsizlik kararına istinaden Mahkememize tevzi edilen ve mahkememizde ---- numara alan dava dosyasında Mahkememizden verilen ---- sayılı kararı -------sayılı ilamıyla KALDIRILMAKLA, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp yapılan açık yargılamasının sonunda,
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacının gıda sektöründe faaliyet göstermeye başlayarak ülkemize özgü geleneksel lezzetlerin günümüz dünyasına uyarlanması ve özellikle yurtdışında tanıtılması için çeşitli yatırımlar gerçekleştirmiş olduğunu, davacı şirketin sahibi - olduğu ---------- markasının tanınırlığını arttırmak amacıyla sosyal medya başta olmak üzere birçok alanda reklam ve tanıtım faaliyeti yürüttüğünü, mağaza dizayn, sunum, servis gibi standartlarını belirlediğini ve söz konusu çabalar neticesinde markanın ününün ülkemiz sınırlarını dahi aştığını, yapılmış olan yatırım faaliyetlerinin karşılığını alabilmek,
ürün ve hizmet sürümünü arttırabilmek amacıyla ------ markası ile ilgili ---- birçok yabancı ------- gerçek ve tüzel kişilere ------- verdiğini ve vermekte olduğunu, davalı --------- tarihinde davacı şirkete başvurarak öncelikle davacı şirketin markası, mağaza dizaynı ve -------- ilgili olmak üzere görüşme talebini ilettiğini, davacıya ait mağazayı gezdiğini ve davacıya ait ürünleri denediğini ve mağaza açma talebini davacıya ilettiğini,
bunun üzerine davacı şirket ile davalı taraf arasında ------markasının ----------- adresinde davalının tayin edeceği mağazada davalı tarafından 5 yıl boyunca kullanılmasını ve benzeri hak ve yükümlülükleri içeren ----------- davalı ve davacı yan arasında akdedildiğini, davacı şirketin sözleşme gereği markasının, logosunun ve sloganlarının belirlenen adreste davalı tarafından kullanılmasına izin verdiğini ve tüm sözleşmesel yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini,
ancak davalı tarafın sözleşmeyi hukuken kabul edilebilecek sözleşmesel yahut yasal olarak hiçbir dayanak öne sürmeden ihtarname ile işlerinin iyi gitmediğini öne sürerek tek taraflı olarak feshettiğini bildirdiğini, işbu ihtarname ile sözleşmesel yükümlülüklerini ihlale yönelen davalının mevcut mağazasını kapatarak faaliyetlerine son verdiğini, bunun üzerine davalıya ihtarname ile özetle öne sürmüş bulunduğu aleyhe hususların davacı tarafından kabul edilmediği,
işbu feshin geçersiz, şekle, usule ve sözleşme ile hukuka aykırı olduğu bildirilmiş ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren faaliyetlerini sürdürmesi yönünde 15 günlük süre tanındığını, işbu ihtarnamenin keşide edilmesine müteakip davalının cevap vermemesi ve gereken faaliyetini sürdürmemesi üzerine davacı tarafından ihtarname keşide edilerek davalıya aykırılığı sonlandırması yönünde 30 günlük ek süre verildiğini, bu ek süreye rağmen davacıya herhangi bir geri dönüş yapılmadığı gibi faaliyetlerin de sürdürülmemesi üzerine,
davacı tarafından arabuluculuk başvurusunda bulunularak bir uzlaşma sağlanmak istenmişse de görüşmelerden bir sonuç alınamadığını, davalının feshinin haksız olduğunu, davalı yanın yükümlülüklerini yerine getirmediğini, zira sözleşmenin 8.5. maddesi gereği ödenmesi gereken reklam bedelleri ile 9.1. maddesi gereği davacıya ödenmesi gereken ödemeler ile diğer hükümlere ilişkin ödeme ve yükümlülüklerin gerçekleştirilmeyerek sözleşmenin ihlal edilmiş ve basiretli bir tacir olarak işin yürütümüne ve kalitesine ilişkin sözleşmenin 6.9.
Maddesi uyarınca mağazada gereken sayıda eleman da istihdam edilmediğini, sözleşme gereği davalının bağımsız ve basiretli tacir olduğunu, dolayısıyla işin başarısına ilişkin davalının kendi öngörüsü ve ticari uzmanlığına uygun hareket etmesi gerektiğini, nitekim davalının davacıya ulaşmış herhangi bir sözleşme hükümleri yahut koşullarını uyarlama talebinin de mevcut olmadığını, zaten somut olayda uyarlamaya ilişkin kanuni şartların da sübut bulmadığını, basiretli ve bağımsız tacir olan davalının işlerinin iyi gitmemesi sebebine dayanarak ticari nitelikli bir sözleşmeyi feshetmesinin olanaksız olduğunu,
davacının Ciroya İlişkin Bir Taahhüdünün Kesinlikle Söz Konusu Olmadığını, mezkur sözleşmenin 8.1. maddesinde davalının kendi el yazısı ile beyan ettiği hususların bu konunun sözleşmesel yükümlülüklerden kurtulmak amacıyla bir kaçış yolu olarak öne sürüldüğünü ispatlar nitelikte olduğunu,----- Sağlanmadığı İddiasının Soyut ve mesnetsiz olarak ileri sürülen işbu iddiayı kesinlikle kabul etmemekle birlikte ---------- veren ----- sıfatına haiz davacının sözleşmenin 5.2. maddesi uyarınca --------- verilen bölgenin gelir durumu,
sosyo-ekonomik yapısı ve gelenek görenekleri gözetilerek --------- arası farklı fiyat uygulatabileceğinin önceden kararlaştırıldığını, davalıya yönelik davacının ---------- sağlamak gibi bir yükümlülüğü bulunmaması karşısında aksinin de sözleşmede açıkça kararlaştırılarak belirlenmiş olması ve somut olayda davalının iddia ettiği yönde bir uygulamanın yapılmamış olması da gözetilerek davalının feshe dayanak yaptığı bu hususa itibar edilmemesi gerektiğini, davacı tarafından denetimler ve görüşmelerin gerçekleştirildiğini mağazalarda yer alan kamera sistemi ile franchisee'lerin denetlendiğini,
Marka Tanıtım ve Reklam Faaliyetlerine İlişkin İddiaların İşbu hususta davacı tarafından izlenecek strateji, bir şirket ve marka politikasıdır ki bu politikayı belirleme yetkisinin münhasıran davacıya ait olduğunu, --------- sözleşmesi ile davacının sürekli bir reklam faaliyeti yürütme yükümlülüğü altında olmadığı gibi buna zorlanmasının da beklenemeyeceğini, Zira taraflar arasında akdedilen sözleşme çerçevesinde davacıya yüklenen sözleşmesel bir yükümlülüğün bu hususta bulunmadığını, tam aksi yönde ise yürütülecek reklam faaliyetlerine ilişkin davalı yanın mezkur sözleşmenin 8.5.
Maddesinde 1.500 TL olarak reklam faaliyetlerinin yürütülebilmesi için ödeme yükümlülüğü altında olduğunun açık olduğunu, davalının sözleşmenin imzalanmasından feshine kadar geçen bu süreçte bu yönde hiçbir ödeme yapmadığı gibi bağımsız bir tacir olarak tanıtım ve reklam faaliyeti yürütmeye yönelik hiçbir girişim ve davacıya başvurusunun da olmadığını, nitekim davalının reklam faaliyetlerine ilişkin sözleşmesel yükümlülüğünü yerine getirmemesi karşısında bu yönde iddialarının açıkça kötüniyetli olduğunu, davalının işbu hususta kendi kusuruna dayanarak bir hak elde edebilmesinin beklenemeyeceğini,
tüm bunlara karşılık olarak davacının birçok reklam ve tanıtım faaliyeti yürüttüğünü, ürün Çeşitliliğinin Sağlanmadığı İddiasının Davalının ek ürün satmak istediğine yönelik davacı yana ulaşmış herhangi bir talep, öneri veya isteği bulunmadığını, meğer ki davalı bu yönde bir talepte bulunmuş olsun, sözleşmenin niteliği ve içeriği itibariyle sözleşme ve marka konusu ürüne yabancı bir ürünün mağazada satılmasına yönelik bir talebin kabul edilme zorunluluğundan söz edilemeyeceğini,
bir diğer yandan ilgili mağazada yeni ürün çeşitliliği olarak -------satış ve sunumunun sağlanmasına yönelik davacı yanın girişimlerinin davalı tarafından yerine getirilmediğini ve engellendiğini, fahiş ---------hayatın doğal akışı gereği davalının açmış bulunduğu işletmesini beklediği karları yakalayamama durumunda kapatmak noktasında özgür olduğunu, ancak basiretli bir tacir olarak taahhüt ve sözleşmelerinin, ahde vefa ilkesi gereği ifası ile mükellef olduğunu, davalının fahiş işletme giderlerine katlanılarak kapatma noktasına gelindiği yönünde ki iddiasının taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını,
davacı ile davalı arasında bulunan sözleşmenin ödeme yükümlülüğünün yalnızca işletmenin iş yapması halinde ödenecek uygulamada royalty bedeli olarak adlandırılan yapılan iş üzerinden belirlenen, iş yapılmaması halinde hiç alınmayan bir tür bedel olduğunu, bunun dışında işletmenin işletim tarzı, davalı tarafından seçilen gayrimenkulün kira ve benzeri diğer vergi yükümlülükleri gibi yükümlülüklerden davacının sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, nitekim davalının mağazasının yalnızca 2-3 aylık bir süreyle açık kaldığını,
davalının 18.06.2019 tarihinde imzalayarak kurulumuna başladığı mağazasını Temmuz ayında tam olarak faaliyete açtığını ve 22.10.2019 tarihinde ise kapattığını, bu kadar kısa bir sürede işin başarısız olduğuna kanaat getirilmesinin mümkün olmadığını, zira ilgili mağazanın cirosu göz önüne alındığında bu iddianın tamamı ile mesnetsiz olduğunu, davalının tüm sonuçlarını değerlendirerek özgür iradesi ile imzalamış olduğunu da ikrar ettiği atipik nitelikte --------- sözleşmesi nedeniyle Zarar ettiğini öne sürerek sözleşmeyi tek taraflı olarak davacıya hiçbir önel dahi tanımaksızın derhal feshetmiş olmasının hukuka ve sözleşmeye aykırı olduğunu,
fesihin Şeklen Geçersiz olduğunu, nitekim mezkur sözleşmenin 12.9. maddesinde sözleşmenin fesih şeklinin kararlaştırıldığını, maddeye göre davalının öncelikle herhangi bir yükümlülüğe aykırılık tespit ettiği takdirde davacıya haklı bir ihtar keşide etmek suretiyle mevcutsa, mevcut olan aykırılığın giderilmesi için süre vermekle yükümlü olduğunu, benzer düzenleme davalının yükümlülüklerine aykırılık halinde de hem kıyasen hemde mezkur sözleşmenin 12.3. maddesi düzenlemesine göre davalı konumda bulunan --------- alanın yükümlülüklerini ihlali halinde de davacıya doğrudan sözleşmeyi fesih imkanı tanımamakta olduğunu,
somut olayda davalının bir takım ihlaller gerçekleştiğinden sebep sözleşmeyi doğrudan feshederek mağazasını kapattığını bildirmesi gerçekleştirilen feshin şekle, usule, hukuka ve hakkaniyete aykırı olması sonucunu da doğurmakta olduğunu, davacının ---- Girdiğini, davacının davalı ile yapmış olduğu ---------- güvenerek sektörün önde gelen gazlı içecek ve dondurma firmaları ile çeşitli tedarik anlaşmaları imzaladığını ve davalı ile yapılan sözleşme gereği ahde vefa ilkesine güvenerek çeşitli yükümlülükler ve rizikolar üstlendiğini, davacının --------- Uyduğunu,
bir diğer yandan ise davacı sözleşmenin 11. maddesi ile davalıya tahsis edilen mağazada yine aynı sözleşmenin 13.4. maddesinde 500 metre çapında alanda bir başka şube açmamayı, stand kurmamayı, bir başka üçüncü kişiyle bu yönde sözleşme akdedememeyi yüklendiğini, davalıya tahsis edilen bu bölgenin sektörel anlamda iyi bir lokasyon olması da göz önüne alınarak davacı tarafından bölgeye bir başka mağaza verilmemiş/ verilememiş ve bölgeden gelen talepleri ise reddetmek/değerlendirememek durumunda kaldığını,
davalının sözleşmeyi tek taraflı olarak hiçbir önel vermeden feshettiğine ilişkin beyanının hukuki güvenlik ilkesi ve Ahde Vefa İlkesi ile de bağdaşmadığını, cezai Şart Davacı tarafın haksız fesih sebebiyle sözleşmeyi sonlandırması sonucu uyuşmazlık konusu sözleşmenin "Sözleşmenin sona ermesi" başlıklı 12. maddesinin 6. fıkrası uyarınca davalının sözleşmeyi haksız olarak feshi halinde işin mahiyet ve miktarına uygun olarak 85.000 -TL cezai koşula bağlandığını, işbu 85.000 -TL'nin davalının haksız feshi tarihinden itibaren işletilecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiğini,
davalı yan tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak feshedilmiş olan sözleşme nedeniyle meydana gelen olumlu zararlarımızdan mahrum kalınan kara ilişkin.
Mezkur Sözleşmenin "Ücret" başlıklı 9. maddesinin 1. fıkrası gereği mağazada yapılacak olan satış üzerinden aylık 965 * KDV'nin sözleşme süresi (imza tarihinden itibaren 5 yıl) sonuna kadar, geçmiş dönemlere ilişkin davalının hem mündeceratını kabul ederek ödeme yaptığı hemde kendi beyanı karşılığında ödediği faturaları ile beyan ettiği ciro durumu da esas alınarak bilirkişi mağrifeti ile hesaplanarak tespiti ile taraflarına ödenmesi gerektiğini, davacının işbu erken,
haksız ve geçersiz fesih nedeniyle ilgili mağazada mevcut bulunan tabelası ile logosu indirilerek ve bu neviden popüler bir lokasyonda yer alan mağazası aniden kapatılarak şirketin süregelen olumlu imajına açıkça zarar verildiğini, mağazanın kapatılma kararının ve/veya bu yönde ki talebin ticari teamüller uyarınca öncelikle davacı şirkete bildirilmesi ve davacı şirketin bu yönde itibari bir zedelenmeyi önleyici önlem alması için yeterli süre tanınması gerekirken davalı yan tarafından keşide edilen ihtarname ile doğrudan mağazanın kapatılarak tabela indirilmiş olmasının davacının şirketinin ülke çapında ticari itibarını açıkça zedelediğini,
İddia ederek, Yukarıda arz ve izah edilen ve mahkemenizce re'sen takdir edilecek nedenlerle. Taraflar arasında bulunan---------- Sözleşmesinin Davalı Tarafından Haksız Olarak Feshi Sebebiyle Fazlaya İlişkin Haklarımız ve Arttırma Hakkımız Saklı Kalmak Kaydıyla Şimdilik.
5.000TL(Kısmi) Cezai — Şart, 5.000TL(Kısmi) Mahrum — Kalınan Kar(Olumlu Zarar), ile, 3.000TL(Tam) Manevi Zarar Tazmin İstemimizin, Ticari temerrüt faizi ile birlikte davacıya ödenmesi ile davanın kabulüne, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmiline, karar verilmesini fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla talep etmişlerdir.
KARŞI İDDİA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının huzurdaki davasını belirsiz alacak davası olarak açmış ise de --------- kazanmış içtihatları uyarınca davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafın belirsiz alacak davasının sağladığı hukuki imkanlardan faydalanabilmesi için, uyuşmazlık konusu miktarı bilmemesi ve veya bilebilecek durumda bulunmaması gerektiğini oysa dava dilekçesinin incelenmesinden davacı tarafın iddia ettiği alacak miktarını hem arabuluculuk aşamasında hemde davasını dayandırdığı sözlşemede net ifadelerle açıkladığı,
dolayısıyla bu hususlarda net bir iddiasının bulunduğunun açık olduğunu, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılabilmesi için davanın açıldığı tarih itibari ile uyuşmazlığa konu alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenememesinin gerektiği,
belirlenememesi halinde davacının gerekli dikkat ve özeni göstermesine rağmen miktar veya değerinin belirlenmesinin kendisinden gerçekten beklenilmemesi durumuna yada objektif olarak imkansızlığa dayalı olabileceği alacağın miktarını tanıkların bildiğini veya bilirkişinin bileceğini kabul etmenin ispat kurallarına da hayatın olağan akışına da aykırı olduğu ,davacı tarafın yeterli şekilde somutlaştırmayıp kendisinin bilgisinde dahi olmadığını belirttiği bir hususun mahkemece bilinmesinin beklenilmesinin kabul edilmeyeceği, davada talep edilen alacakların miktarlarının sözleşme ile imza altına alındığı ve belirlenebilir olduğu,
alacak belirli veya belirlenebilir ise belirsiz alacak davası açılamayacağını,dava dilekçesindeki tüm beyanların gerçek dışı olduğunu, taraflar arasında 18.06.2019 tarihli ---- sözleşmesi imzalandığını ve bu imzalanan sözleşme gereğince davacı tarafça uygun görülen mal ve malzemelerin alındığını, dekarasyonun yapıldığını, netice itibari ile --------- kabül edilen tarafımıza ait --------- işletmesinin Ispartanın merkezinde faaliyete başladığını, davaı tarafından ------ sözleşmesindeki tüm yükümlülüklerin yerine getirilmesine ve davacı tarafça tavsiye edilen ticari kurallara uyulmasına rağmen,
sözleşme sonrası davacı tarafça vaat edilen cironun bir türlü sağlanamadığını, taraflarına ait -------- işletmesinin maliyetlerini dahi karşılayacak karı elde edemediğini, elde edilen ciroların beyan ve taahhüt edilenin çok altında kaldığını, bu konunun iyileştirilmesi için verilmesi gereken desteğin verilmediğini ve işletmenin açılış yaptığı günden beri her ay zarar ettiğini, davacı tarafın işletmenin açılışına bile katılmadığını gereken desteği hiçbir zaman vermediğini, yaşanan süreçte, öngörülen ticari yöntemlere uygun davranmalarına rağmen,
--------- işletmeleri arasında kalite ve fiyat standardizasyonuna gidilmemesinin sözleşmede öngörülen kurallara aykırı hareket eden -------- işletmelerine gerekli yaptırımların uygulanmaması, ciroları arttıracak ürün çeşitliliğinin sağlanmaması,----------- için yeni olan bu markayı il bazında tanıtıcı ve ciro arttırıcı reklam ve kampanyalar yapılmaması,
bunun yanı sıra işletmenin ayakta tutulması için, ek ürünler satmak istendiğinde sözleşme hükümlerine dayanılarak taleplerinin reddi ve ceza uygulanacağı yönünde tehdit edildiklerini fahiş işletme giderlerine katlanarak ------- merkezde açılan işletmenin batma noktasına geldiğini, diğer --------- işletmeleri sahipleri ile yaptıkları görüşmeler neticesinde ise öngörülen sıkı ticari kurallara harfiyen uyulmasına rağmen bu işletmelerin de personel giderlerini, kirayı ödeyemeyecek duruma geldiklerini, sürekli zarar ettiklerini öğrendiklerini,
buradan da davacı tarafça kuralları tek taraflı olarak belirlenen ticari faaliyetler ile elde edilen ciroların işletmenin ayakta kalmasına uygun olmadığının somut biçimde ortaya çıktığını, davacı tarafça önerilen hammaddelerin tek marka olmadığını, farklı markalar olduğundan, markaları altında pazarlanan aynı ürünlerin şubeden şubeye değişen bir kalitesi olduğunu, yine her ----------- işletmesinin kafasına göre fiyat belirleyebilmesi ve davacı tarafında buna sessiz kaldığı için adil ve verimli bir fiyat politikasının da bulunmadığını, bu durumun ise sözleşmeye açıkça aykırılık teşkil ettiğini,
bayi toplantılarının yapılmadığını davalı işletmenin çok ciddi biçimde zarar ettiğini gördüğü halde halen davalının elde ettiği cüzi ciro tutarı üzerinden dahi sözleşmenin 9.1 maddesine göre %5 +KDV tutarında fatura kesildiğini, davalının gidişatın ticareten sürdürülemez hale geldiğini beyan ettiğinde ve öneriler dile getirdiğinde tek taraflı düzenlemeler öngören ve TBK genel işlem koşullarına aykırı, uygulamada kelepçeleme sözleşmesi olarak dile getirilen 18.06.2019 Tarihli -------- sözleşmesi hükümlerine dayalı olarak taraflarının ticari önerilerini reddedildiğini,
yeni ve yüksek maliyetli makinalar ile ---------gibi küçük bir ilde kimsenin tanımadığı ürünleri satma yoluna gidilmesi ve taraflarının ceza vb... uygulamakla tehdit edilmesinin taraflar arasındaki var olan sözleşmenin işlem temelini çökerttiğini, basiretli davranan hiçbir tacirin /esnafın, ticari dürüstlüğüne uygun olmayan, tek taraflı sömürgüyü öngören 18.06.2019 tarihli ---------- sözleşme ilişkisinin sürdürülmesinin bu koşullarda hukuken ve hakkaniyet gereği mümkün olmadığının taraflarınca defaatle ifade edildiğini, ancak en sonunda --------yevmiye nolu ihtarnamesi ile;
öncelikle 18.06.2019 tarihli -------- sözleşmesinin geçerliliğini kabul etmemekle birlikte sözleşmede davacı tarafın üzerine düşen edimleri yerine getirmemesi, -------- işletmeleri arasında adil ve eşit bir kalite ve fiyat ----------sağlayamaması, satılmasına İzin verdiği ürün çeşitlerinin ve reklam faaliyetlerinin ticari işletmenin temel maliyetlerini dahi karşılayabilecek düzeyde ciro ve karlılığa elverişli olmaması, davalının işletmesinin sürekli zarar etmesi nedeniyle istemiş oldukları tüm yardım taleplerinin cevapsız kalması, hiçbir yardım ve destek faaliyetinde bulunulmaması,
davalının zarar ettiği ve cüzi tutardaki cirolar görüldüğü halde kelepçeleme sözleşmesi hükümlerini tatbik ederek ciro üzerinden sözleşmenin 9.1 maddesine göre %5 +KDV tutarında fatura kesilmesi, işletmenin açıldığı beri her ay sürekli zarar ediyor olduğu, personel maaşları ve kirayı dahi karşılayamaz hale gelinmesi ve bugüne kadar ki zararlarının işletme sermayesi ile birlikte 275.000.00TL' yi geçmesi nedenleriyle sözleşmenin geçerliliğinin kabulü ile devam etmesinin davalıdan beklenemez hale gelmesi sebebiyle bildirdiklerini, Savunarak, Yukarıda ayrıntıları ile belirtilmiş olan cevap ve taleplerin kabulü ile;
öncelikle belirsiz. alacak davası olarak açılmış olduğundan, bu konudaki eksiklik de süre verilerek tamamlanamayacağından, davanın hukuki yarar yokluğundan reddedilmesine; esasa girilmesi halinde ise 18.06.2019 tarihli ----- sözleşmesinin gerekleri davacı şirket tarafından gerçekleştirilmediği ve bu sözleşme ile her geçen gün mali ve itibar olarak sürekli kayba uğranması nedeniyle.
18.06.2019 tarihli geçersiz sözleşmeyi 21.10.2019 tarihi itibariyle haklı nedenlerle feshettiklerinin kabulü ile bu sözleşme dönemi içerisinde kaybettikleri mali ve ticari itibarları için maddi ve manevi tazminat davası açma ve talepte bulunma haklarını da ayrıca saklı tutarak hukuka ve hakkaniyete aykırı davanın esastan reddine masraf ve avukatlık ücretinin de keza davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizden verilen ------ tarih ve --- sayılı kararı ------- Karar sayılı ilamıyla KALDIRILMIŞTIR. ----------- Karar sayılı ilamında Görevsizlik kararıyla dosya kendisine gelen İlk Derece Mahkemesince, ---------- tarihli celsede; davacı vekilinin ----- tarihinde çekilme dilekçesi verdiği, çekilme dilekçesi ve yeni duruşma gününün davacı şirketin adresine----- tarihinde tebligat muhtara bırakılmak kaydı ile yapıldığı değerlendirilerek, dosya işlemden kaldırılmış, daha sonra 3 ay içinde dosyanın yenilenmediği gerekçesiyle HMK'nun 150/5. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de;
dosyaya sunulan ve Mahkemece davacı vekili tarafından sunulduğu değerlendirilen ----- tarihli vekillikten istifa dilekçesi incelendiğinde; dilekçenin ------ tarafından sunulduğu, adı geçenin dosyaya sunulan ----- sayılı vekâletnameye göre davalı vekili olduğu, ancak istifa dilekçesini sehven davacı vekili adına sunduğu, ----- sistemine de sehven davacı vekili olarak kaydedildiği, dosyanın işlemden kaldırıldığı duruşma gününün, bu istifa dilekçesi nedeniyle davacı vekiline değil davacıya tebliğ edildiği görülmekle, Mahkemece usûlüne uygun sunulmuş vekâletname uyarınca gerçek davacı vekilinin ----------- sistemine kaydı ile,
bundan sonra yapılacak tebligatların doğru vekile yapılması ve yargılamanın bu şekilde yürütülmesi gerekirken hatalı bir şekilde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildikten sonra, dosyanın 3 aylık sürede yenilenmemesi nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince esasa münhasır delil toplanmadan, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesinin, usul ve yasaya aykırı olması ve ilk derece mahkemesi kararının tüm istinaf sebepleriyle birlikte değerlendirilmesinin gerekmesi karşısında, istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün bulunmamakla davacının istinaf başvurusunun kabulüne 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
DELİLLERVEGEREKÇ E
Dava, ---- sözleşmesinden kaynaklı cezai şart ve mahrum kalınan kar ve manevi tazminat taleplidir.Mahkememizde aldırılan 07/08/2023 tarihli bilirkişi raporunda.
Davalının eylemlerinin marka ihlali ve marka lisansının kapsamını genişletmek kapsamında olmadığı, ancak sözleşmeye aykırılık kapsamında yer alıp almadığının hukuki takdirinin Sayın Mahkeme'nin takdirinde olduğu, Delillerin takdiri sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere dosya kapsamında davacının marka hakkı kapsamı haricinde kalan iddialarının, sözleşmenin davalı yanca feshinin haklı olup olmaması,
zarar tayin ve takdiri, dava taraflarının kusuru, cezai şart gibi hususlar hukuki meseleler olup, bunların hukuki değerlendirme ve takdirinin Savın Mahkemeye ait olduğuna dair raporunu sunmuşlardır.Mahkememiz dosyasından aldırılan 25/03/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda: Kök raporumuzda. 25.03.2021 tarihli Bilirkişi raporunda davalının defter ve belgeleri üzerinde yapılan incelemede. Davalının ------- yılında brüt satış gelirinin 89.054,22 TL.
Olduğu brüt satışlarının ne kadarının -------- şubesine ait olduğunun tespit edilemediği, yine davalının ticari defter kayıtlarında davacı tarafın hak ettiği ciro prim bedellerinin 439,00 TL.+ KDV olduğu, bu bedelin bu bedelin nakit ödenmiş olarak kayıtlara alındığı tespiti yapılmıştır.
Ek raporumuz için yapılan yeniden incelemede ---------- şubesinde elde edilen satış gelirini gösterir yeni bir bilgi ve belge yer almadığında Kök raporumuzdaki görüşümüzde bir değişiklik olmadığı, Yine kök raporumuzda da belirtildiği gibi;
-------- kendi kusurunda ve iş bu sözleşmeye aykırı iş veya işlemlerine dayanan nedenlerle veya sözleşmenin ----- tarafından haklı nedenle fesih edilmesi halinde yahut ----------tarafından haksız olarak süresinden önce fesih edilmesi durumunda sözleşmenin feshi nedeniyle iş bu kapsamında yer alan------ doğmuş ve doğacak tüm alacakları muaccel olur ve --------85.000,00TL cezai şartı kayıtsız şartsız ödemeyi gayrikabili rücu kabul beyan ve taahhüt eder. -------- sözleşmeye aykırılığının franchisee tarafından tespiti halinde ancak 1 yıl içerisinde gerçekleştirilecek 2 haklı ihtara dayanılarak fesih edilebilir.
İş bu ihtar ile---------- aykırılığın giderilmesi için en az 30 gün süre verilir. Davalı vekili tarafından davacıya 22.10.2019 tarihinde ---- ihtarname gönderilerek----- sözleşmesinin fesih edildiği bildirilmiştir.
Sözleşmenin --------maddesinde yer alan 85.000,00TL cezai şart bedeli sözleşmenin fesih edilmesinden ötürü tazminat bedeli olarak hesaplanabileceği görüşümüzde bir değişiklik olmadığı, sözleşme feshinin hukuki değerlendirilmesinin Sayın Mahkeme'nin takdirinde olduğu kanaati oluştuğu, Davalının eylemlerinin marka ihlali ve marka lisansının kapsamını genişletmek kapsamında olmadığı, ancak sözleşmeye aykırılık kapsamında yer alıp almadığının hukuki takdirinin Sayın Mahkeme'nin takdirinde olduğu,
Delillerin takdiri sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere dosya kapsamında davacının marka hakkı kapsamı haricinde kalan iddialarının, sözleşmenin davalı yanca feshinin haklı olup olmaması, zarar tayin ve takdiri, dava taraflarının kusuru, cezai şart, TBK. M.
30-İrade fesadı halleri, sözleşmedeki haksız genel işlem şartları, sözleşmenin kelepçeleme sözleşmesi olması, işlem temelinden çökme gibi hususlar hukuki meseleler olup, hukuki değerlendirme ve takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğuna dair ek raporunu sunmuşlardır. Tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, tüm usuli eksiklikler giderilmiştir.İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde.
Dava -------- sözleşmesinden kaynaklı cezai şart ve mahrum kalınan kar ve manevi tazminat taleplidir.
Davacının ------------- ibareli markanın ---- sahibi olduğu, davalı ile aralarında ----- tarihli ------------ sözleşmesi imzalandığı, davalının --------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile işlerin iyi gitmediği belirtilerek sözleşmenin feshedildiği ve davalı tarafından iş yerinin kapatıldığı, davacı tarafından bu fesih nedeniyle sözleşmeden kaynaklı cezai şart ve mahrum kalınan kar ayrıca iş yerinin erken kapatılması sebebiyle markanın zarar gördüğü iddiasıyla manevi tazminat talebinde bulunulduğu,
mahkememizce aldırılan 07/08/2023 tarihli bilirkişi raporunda davalının sözleşme feshi nedeniyle cezai şartı ödemesi gerektiği kanaatine varıldığına dair görüş bildirildiği, itiraz üzerine aldırılan 25/03/2024 tarihli ek bilirkişi raporunda da kök rapordaki görüşlerin muhafaza edildiği, dosya kapsamına göre davalının feshe ilişkin gerekçeleri incelendiğinde, davacı tarafça vaat edilen cironun sağlanamadığı,
yeterli desteğin verilmediği bu sebeple davanın zarar ettiği, bu nedenle iş yerini kapatmak zorunda kaldığı yönünde savunmada bulunmuş, taraflar arasında imzalanan 18/06/2019 tarihli-------- sözleşmesi incelendiğinde, sözleşmede ---------- olarak gösterilen davacının, davalıya ticari kar elde edeceği şeklinde taahhüdünün bulunmadığı yine feshe ilişkin diğer gerekçeler incelendiğinde bunların davacının sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle oluşmamış olduğu,
kaldı ki bir takım eksiklikler olsa bile davalının bu eksiklikleri gidermesi için davacıya belli bir mehil verip bu mehil sonrasında belirtilen eksiklikler giderilmediği takdirde fesih yoluna gidilmesi imkanı varken herhangi bir süre verilmeden sadece esas olarak kar elde edilmemesi sebebiyle sözleşmenin feshedilmesinin mahkememizde oluşan kanaate göre haksız fesih olduğu anlaşıldığı buna göre de taraflar arasındaki sözleşmenin 12.6 maddesi gereğince sözleşmenin franschise tarafından feshedilmesi halinde 85.000,00 TL cezai şart ödeneceğinin belirtildiği,
davalının sözleşmedeki bütün maddeleri kabul ederek ticari faaliyet amacıyla tacir sıfatıyla imzaladığı bu nedenle davacının cezai şart talebinde haklı olduğu, cezai şart ödenerek sözleşme feshedildiğinde artık maddi zarar talep edilemeyeceğinden maddi zarar yönünden talebin reddine karar verildiği,
manevi tazminat yönünden ise davacıya ait markanın sözleşme kapsamında yaklaşık 4 ay boyunca kullanılıp daha sonra iş yerinin erken kapatılması nedeniyle davacı markasının tüketici nezdinde itibarının zedelenebileceği zira 4 ay gibi kısa sürede kapatılan iş yerinde kullanılan davacıya ait markanın tüketiciler nezdinde olumsuz bir intiba uyandıracağı anlaşılmakla, 3.000,00 TL Lik manevi tazminatın dosya kapsamı, sosyal ekonomik durum tespit tutanağı da dikkate alındığında uygun olacağı anlaşılacağından manevi tazminat yönünden davanın kabulü ile neticeten davanın kısmen kabul kısmen reddi ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/27, K. 2024/221, 17 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama