KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2024/106
- Karar No
- 2026/29
- Karar tarihi
- 10 Mart 2026
Karar Metni
813 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/106 Esas
KARAR NO: 2026/29
DAVA
Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 31/05/2024
KARAR TARİHİ: 10/03/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacı vekili dilekçesi ile Evvelemirde, Davalı adına kayıtlı ------- adlarına erişimin engellenmesi, ilave olarak anılan alan adlarının---- yönlendirici --- ----- yönlendirme yapmasının, ---- arama motorları ve sair mecralarda kullanımın engellenmesi/durdurulması/var olan kullanımların kaldırılması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, ----Sayılı İhtiyati Tedbir Kararı Ve ------İle Sübuta Erdiği Üzere,---------- İptali İle Terkine Karar Verilmesini talep ettiği anlaşıldı.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı mahkemenizde açılan davadan tedbir kararına ilişkin ara kararın------ tarihinde tebliğ edilmesi ile haberdar olduğunu, dava dilekçesi ve bilirkişi raporları müvekkile tebliğ edilmediğinden süresi içinde itiraz etme imkanı olmadığını, dosyada mevcut müvekkil bilgileri yazan tebligat parçasında teslim alanın adı soyadı ve teslim tarihi yazılı olmadığını, ancak ptt gönderi sorgulamada iş yerinde çalışana teslim edildi yazdığını, davalının,
kabul edilen müvekkil Adına Kayıtlı -------erişimin engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı'nın kaldırılması davalının talep sonucu olan ------- Adlarının İptali İle Terkin talebinin kabul edilmeyerek davanın reddine Karar Verilmesini talep ettiği anlaşıldı.
DELİLLERVEGEREKÇE
Dava, davalı tarafından kullanılan------ isimli alan adının davacı markalarına tecavüz teşkil edip etmediği ile alan adının iptaline ilişkin konularında anlaşamadıkları tespit edildi, tahkikatın bu uyuşmazlık konusuna ilişkin davadır.
Mahkememizde aldırılan -----tarihli bilirkişi raporunda. Davacı taraf -------- adlarına erişiminin engellenmesi ile ilgili alan adlarının iptalini ve terki yer alan ekran görüntülerinde de görüldüğü üzere davaya konu edilen alan adlarına halihazırda erişim mümkün olmamakta yalnızca------ ulaşılabilmektedir. Davalı taraf adına tescilli ---numaralı markanın kelime kısmı------ olup, ilgili internet sitesinde yer alan kullanım davalı adına tescilli talep etmiştir.
Raporun içerisinde markanın tescilli olduğu şekle uygunluk taşımaktadır.
İşbu sebeple ---------- alan adının davalı taraf adına tescilli markanın kullanım hakları sınırları çerçevesinde kalması sebebiyle davacı tarafın ticaret unvanı veyahut marka haklarına tecavüz oluşturmayacağı, Tüketicilerin markaları parçalayarak değil bir bütün olarak değerlendirdiği göz önüne alındığında davalı yanın ilgili internet sitesi içerisinde ------ şeklinde olan ve tescil sınırlarını aşan ------- ibaresinin bütüncül bir kavram olarak dershane,
kurs ve okulları kapsayan------ ibaresi ile karıştırılmaya yol açabileceği ve bu sebeple davacı yanın marka ve ticaret unvanında kaynaklı haklarına tecavüz teşkil edeceği şeklinde rapor sunulduğu görüldü.Mahkememizde aldırılan ---- tarihli bilirkişi raporunda.
Davalı tarafın------ incelendiğinde davalı tarafın kullanımının ---- müstakil olarak kapsayan bir tesciline rastlanılmamış olmakla birlikte ek olmaksızın yukarıda yer aldığı şekilde kullanımının tescilli markalarının kapsamında olmadığı, tüketiciler nezdinde karışıklığa neden olduğu ve davacı tarafın marka hakkına tecavüz teşkil ettiği şeklinde rapor sunulduğu görüldü.
Tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, tüm usuli eksiklikler giderilmiştir. İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacının çok sayıda --- ibareli markanın tescilli sahibi olduğu, davacının bu marka ile uzun yıllardır eğitim öğretim faaliyetinde bulunduğu, davalının ise ----dersanesi ibareli markanın ------- tescilli sahibi olduğu,
davalı tarafından kullanılan------adı kullanımlarının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği iddiası ile tecavüzün tespiti ve alan adlarına iptali yönünde talepte bulunduğu mahkememizce aldırılan ------ tarihli bilirkişi raporunda davalılarca kullanılan dava konusu internet sitelerine erişimin mümkün olmadığı fakat uzantılı olarak ------- ulaşıldığını bu kullanımın dersanesi ibaresi olması halinde tecavüz oluşturmayacağı fakat diğer kullanımların tecavüz oluşturacağı yönünde görüş bildirildiği,
mahkememizin ----- esas sayılı dosyası ile taraflar arasında davaya konu davalı tarafından kullanılan bilfen ibaresinin marka hakkına tecavüz teşkil edip etmediği yönündeki davada davalı kullanımlarının tescilli markası olan ----markasını aşar mahiyette tek başına----- şeklinde kullanıldığı ve bu kullanımların marka hakkına tecavüz teşkil ettiği şeklinde karar verildiği, yine o kararda davalı tarafça kullanılan ------- adlarının terkinine karar verildiği, davamıza konu alan adları mahkememizin ----sayılı kararında talep edilmediğinden davacı tarafça bu davada talepte bulunulduğu,
buna göre de davalı kullanımlarının tescilli markasını aşar mahiyette davacı markalarına tecavüz teşkil eder şekilde ortalama tüketiciler nezdinde karışıklığa sebebiyet verecek düzeyde kullanıldığı, bu durumun SMK 7 ve 29. Maddeleri uyarınca marka hakkına tecavüz oluşturduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiş her ne kadar davalı vekilince mahkememizin --- esas sayılı dosya ileri sürülerek derdestlik itirazında bulunulmuş ise de işbu davadaki alan adlarının o davaya konu edilmediği,
alan adları itibariyle o dava yönünden aynı talepler olmadığı anlaşıldığından bu yöndeki itirazların reddine, ayrıca esasa yönelik itirazlarıda mahkememizin ------ karar sayılı dosyasında ayrıntılı olarak değerlendirildiğinden farklı yönde de itiraz gerekçeleri sunulmadığından davalı vekilinin savunmalarına itibar edilmeyerek davanın kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kuruldu.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/106, K. 2026/29, 10 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama