KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2024/117
- Karar No
- 2025/258
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2025
Karar Metni
1.509 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/117
KARAR NO : 2025/258
DAVA
Marka (Tecavüzün Mevcut Olmadığının Tespiti İstemli)
DAVA TARİHİ : 12/06/2024
KARAR TARİHİ : 27/11/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Tecavüzün Mevcut Olmadığının Tespiti İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin sağlık sektöründe faaliyet göstermekte olup ----- sektörü olarak da bilinen gıda takviyeleri alanında, global markaları ve uzun yıllara dayanan tecrübesi ile tüketiciyle buluşturan, yeni nesil yönetim anlayışıyla kurulan bir ilaç şirketi olduğunu, Davalı tarafından müvekkili adına keşide ettirilen ---- Noterliği'nin 04.06.2024 T. ve ----- yevmiye no.lu ihtarnamesi ile müvekkilinin davalının marka hakkına tecavüz ettiğinin iddia edildiğini, Müvekkili tarafından gerçekleştirilen kullanımlar ile davalı adına herhangi bir benzerlik bulunmadığının sabit olduğunu, Davacı markasının ağırlıklı olarak isim markası olduğu,
müvekkilinin kullanımında ön planda olanın şekil olduğunu, markaların ve logolarının birbirinden bağımsız olduğu ve markalarda ön plandaki unsurun markaların logoları olduğunu, öte yandan, aleyhe hususları kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkiline ait kullanım ile davalı markası arasında ihtarnamede iddia edildiği şekilde benzerlik bulunmadığı gibi taraf marka ve kullanımları birbirinden bağımsız olduğunu, Davacının markası incelendiğinde markanın, sınıftaki hizmetlerde tescil edildiğinin görüleceğini, ancak müvekkiline ait kullanım ve ürün incelendiğinde ise, 5. sınıfta yer alan hizmetler için kullanıldığının görüleceğini,
nitekim müvekkiline ait --- adlı web sitesi incelendiğinde bu hususun tespit edileceğini, Davalı tarafından tescil ettirilen markanın genel bir ibare olduğunu, davalının dayanak gösterdiği “-----” ibaresi ingilizce bir kelime olup, “---”, “---- ve --- sesler” olarak tanımlandığını, bu durumda davalının, genel bir ibare niteliğinde olan markayı tescil ettirmiş olması aslında mutlak red nedeni olduğu gibi, ihtarnamenin de iyiniyetli olmadığına dair kanaat oluşturduğunu, bu durumda, davalı tarafından tescil ettirilen markanın, marka tanımına uymadığının sabit olduğunu, Müvekkilinin kullanımlarının,
davalının marka başvurusundan eskiye dayandığını, müvekkilinin sektöründe uzun yıllardır faaliyet göstermekte olup, 14.11.2023 tarihinde ihracat satış sertifikası aldığını, bu nedenle davalının, müvekkilinden sonra marka başvurusunda bulunduğu konusunda kanaat oluşmuş olup, davalının markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, Davalı adına TPMK nezdinde tescilli ----- başvuru numaralı ve ------ ibaresi içeren markalara müvekkilitarafından tecavüz edilmediğinin tespitine, Davalı adına TPMK nezdinde tescilli----- başvuru numaralı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin markasının hem tescilli olup, hem müvekkilinin öncelikli kullanım hakkına sahip olduğunu, Müvekkilinin -----adlı ürününün ilk olarak “----” adıyla 2018 yılında ----- kaydını gerçekleştirmiş olup, Ocak 2019 onay tarihinden itibaren doğal içerikli ve çocuklara yönelik bir vücut spreyi olarak piyasaya s dü, ürünün 2019 yılından itibaren satışta olduğuna dair stok çıkışları ve ürün gönderilen firmalara kesilen fatura tarihlerinin bu durumu açıkça doğruladığını, daha sonra,
Bakanlık tarafından “----” ibaresinin kullanımı yasaklanmış ve bu sebeple ürün ismi “----” olarak değiştirilmiş, ürün bu yeni adla satılmaya devam edilmiş olduğunu, Müvekkilinin markası ile davacı şirketin markası arasında yüksek derecede benzerlik bulunduğunu, kaldı ki Sayın Mahkemenizde görülen ----- esas sayılı dava ve işbu birleşen davada alınan iki bilirkişi raporunda da markalar arasında iltibasın açıkça ortaya konulduğunu, Müvekkilinin ----- davacının ürününden yıllar önce, 2018'den itibaren piyasada bulunduğunu, müvekkilinin öncelikli kullanımdan kaynaklı hakkının olduğunun su götürmez bir gerçek olduğunu,
Müvekkilinin -----adlı ürününün ilk olarak “------” adıyla 2018 yılında ÜTS kaydını gerçekleştirmiş olup, Ocak 2019 onay tarihinden itibaren doğal içerikli ve çocuklara yönelik bir vücut spreyi olarak piyasaya sürüdüğünün, sunulan delillerden de anlaşılacağı üzere, ürünün 2019 yılından itibaren satışta olduğuna dair stok çıkışları ve gönderilen firmalara kesilen fatura tarihleri, bu durumu açıkça doğruladığını, Daha sonra,
Bakanlık tarafından “----” ibaresinin kullanımı yasaklanmış ve bu sebeple ürün ismi -----” olarak değiştirilmiş, ürün bu yeni adla satılmaya devam edilmiş olduğunu, nitekim, davacının ise ürününü ancak 2023 yılında piyasaya sürdüğü açık kaynaklardan da görüldüğünü, davacının ne tescilden kaynaklı ne de öncelikli kullanımdan kaynaklı bir hakkı bulunmadığını, Davanın reddini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLERVEGEREKÇE
Dava, davalı adına tescilli ----- numaralı markanın genel bir ifade içerdiği iddiasıyla hükümsüzlük ayrıca davacı kullanımlarının davalı markasına yönelik tecavüz teşkil edip etmediği konusundadır.
Mahkememizde aldırılan 13/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; ----- tescil numaralı markaların davalı adına Türk Patent nezdinde 03. Sınıflarda yer alan mallarda tescil edilmiş olduğu, Davacının kullanımlarının davalının tescilli markası ile orta düzeydeki tüketici nezdinde iltibasa neden olabileceği, Davacının 03. Sınıfta yer alan "-----" ürünler üzerindeki kullanımlarının,
davacının ------ tescil numaralı markasının başvuru tarihi olan 23.02.2024 tarihinden daha önceki tarihlerde (2023 yılının MART ayında) başlamış olduğu ve bu suretle SMK 6/3 maddesi uyarınca davalıya göre öncelikli hak sahibi olduğu yönünde raporunu sunmuşlardır.Mahkememiz dosyasından aldırılan 21/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak: ---- başvuru numaralı “----- ibaresini ihtiva eden davalı markasının SMK m.5/1-c hükmünde geçen Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği,
hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler'den olmadığı, tescilli olduğu mal ve hizmetlerde tanımlayıcı nitelikte olmadığı, SMK m.S/l-c bakımından hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, ---- başvuru numaralı ----- ibaresini ihtiva eden davalı markasının SMK m.5/1-d hükmünde geçen Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler'den olmadığı,
SMK 5/1-d hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, --- başvuru numaralı “-----” ibaresini ihtiva eden davalı markasının tescilli olduğu 03.sınıftaki emtialar davalı markasında ihtiva edilen şekil unsurunun malın doğası gereği ortaya çıkan, teknik bir sonucu elde etmek için zorunlu olan veya mala asli değerini veren şekil ya da özelliğini içerdiğinden bahsedilemeyeceği, içerdiği kelime ve şekil unsurları da göz önüne alındığında,
--- başvuru numaralı “-----” ibaresini ihtiva eden davalı markasının SMK m.5/l-e hükmünde geçen Malın doğası gereği ortaya çıkan şeklini ya da başka bir özelliğini veya teknik bir sonucu elde etmek için zorunlu olan veya mala asli değerini veren şekli ya da başka bir özelliğini münhasıran içeren işaretler. 'den olmadığı, SMK 5/1-e hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı ---- başvuru numaralı ---- ibaresini ihtiva eden markasının başvuru tarihi 23.02.2024 olup davacı yanın eskiye dayalı kullanımlarına ilişkin sunmuş olduğu deliller incelendiğinde;
ilgili delillerin davacı yanın gerçekleştirdiği kullanımlar ile markasına dava konusu markaların başvuru konusu edildiği tarihlerden önce marufiyet kazandırdığını gösterir nitelikte olmadığı, davalı yanın markasının başvuru tarihinden önce gerçekleştirmiş olduğu kullanımlar da dikkate alındığında ------ başvuru numaralı “---- ibaresini ihtiva eden markanın SMK m.6/3 bakımından hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı,
Davalı markası ve ilgili markasal kullanımları ve kapsadıkları mal ve hizmetlerin benzer olarak nitelenebileceği, dava konusu marka ve markasal kullanımların arasında ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimaline sebebiyet verecek kadar benzerliğin var olduğu, ilgili markasal kullanımların davalının marka hakkına tecavüz teşkil eder nitelikte olduğunun değerlendirilebileceği yönünde görüş ve kanaatlerimiz oluştuğuna dair raporunu sunmuşlardır.Tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, tüm usuli eksiklikler giderilmiştir.
İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde.
Dava, davalı adına tescilli ---- numaralı ----- şekil ibareli markanın tanımlayıcı ibare olduğu ve gerçek hak sahipliği iddiasına dayalı hükümsüzlüğü ile davacı tarafından kullanıla------ ibareli kullanımın davalı markasına tecavüz teşkil etmediğinin tespitine ilişkin olup davalı ----- ibareli markanın 03. Sınıfta tescilli sahibi olduğu, davalı tarafından ise yine 03. Sınıf kapsamında ----- ibareli ürün satışının yapıldığı, aldırılan 13/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda taraf kullanımlarının iltibas teşkil ettiği fakat davacı kullanımlarının davacıya nazaran daha önce başladığı yönünde değerlendirmede bulunulduğu,
taraflar arasında görülen mahkememizin ---- esas sayılı dosyasında işbu dosyanın davalısı tarafından açılan işbu davanın davacısına yönelik marka hakkına tecavüz davasında aldırılan 10/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda davalı kullanımlarının davacı markasına benzer olduğu değerlendirildiğinden mahkememizce raporlar arasında da çelişki olduğundan mahkememizce aldırılan 21/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda ------ ibaresinin tescilli olduğu 03. Sınıftaki emtialar bakımından tanımlayıcı mahiyette olmadığı,
davacının davalıdan önce markayı kullandığı hususunun tespit edilemediği öncelikle dosya kapsamı değerlendirildiğinde davacı ve davalı markalarının 03. Sınıftaki emtialarda kullanıldığı, davacı kullanımlarında yer alan ---- ibaresi ile davalı markasında yer alan ------ ibaresinin benzer olduğu her ne kadar taraf markalarında başka ibareler var ise de bu ibarenin ayrı yazılmış olması ayrı şekilde ve farklı renkte kullanıldığı dikkate alındığında markanın esas unsurlarından birini ihtiva ettiği, bu nedenle ortalama tüketici nezdinde bu ibareyi gören tüketicinin yanılma karıştırılma ihtimali olabileceği,
içerisinde sektör bilirkişiside bulunduğu heyet tarafından ------ ibaresinin kullanıldığı, 03. Sınıftaki emtialar bakımından tanımlayıcı olmadığı belirtildiğinden bu yöndeki hükümsüzlük talebinin reddine karar vermek gerekmiş gerçek hak sahipliği yönünden ise davacıya ait internet sitesi üzerinde kullanım olduğu iddia edilen 15/10/2023 tarihli, 15/12/2023 ve 16/12/2023 tarihli internet arşiv kayıtlarında---- ibaresinin kullanıldığının tespit edilemediği,
aldırılan ilk bilirkişi raporlarında davacı markası ile ilgili çıkan gazete haberlerinde ----- ibaresi kullanılmış ve----- ibareli ürün örneği görülmüş ise de davacı tarafından yapılan kullanımların ----- şeklinde olduğu, gazete haberlerinde geçen 21/03/2023 tarihli haber içeriklerindeki görsellerin, ----- şeklinde olup, daha sonra yapılan kullanımların ise ------ şeklinde olup davalı markasındaki ----- ibaresine benzer olduğu,
kaldı ki o haberlerin markasal kullanım olarakta deerlendirilemeyeceği, bu şekilde hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı gibi davacı kullanımları ile davalı markası arasında benzer olan ----- ve ----- ibareli yönünden 03. Sınıftaki emtialar bakımından karıştırılma ihtimali mevcut olup kullanım halinde SMK 29. Maddesi uyarınca tecavüz teşkil edeceği kanaatine ulaşıldığından tecavüz olmadığının tespiti yönünden de davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kuruldu.
İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/117, K. 2025/258, 27 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama