KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2024/129
- Karar No
- 2026/27
- Karar tarihi
- 10 Mart 2026
Karar Metni
1.816 kelime·9 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/129 Esas
KARAR NO:2026/27
DAVA
Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 26/06/2024
KARAR TARİHİ: 10/03/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkil şirketin ----markası ile ------ yeralan eşyaların üretimi ve ticareti alanında --- sitesi sahibi olduğunu, ---- markalarının ------ nezdinde tescilli olduğunu, müvekkilinin----başvuru tarih ve ---- tescil ettirdiğini, Davalı şirketin, davacı müvekkili şirketin ---- distribütörlerinden olup, müvekkili şirkete ait markanın ---- kendi adına tescil ettirmek üzere hiçbir şekil ve surette izin verilmemiş olduğunu, davalının ---- markasını haksız ve hukuka aykırı surette adına tescil ettirdiğini,
bu nedenle ---sayı ile tescilli ------ SMK'nın 25/1 maddesi gereğince 6/1 ve 6/9. maddeleri gereğince hükümsüz kılınmasına karar verilmesini talep ettiklerini, sözkonusu markanın emtia listesindeki mallar ile “müvekkil şirketin --------- eşyalarının benzer olduğunu, hükümsüzlüğü talep edilen marka ---- sınıfında yer alan, ----- yer alan eşyaların bir araya getirilerek satışa sunulması hizmeti ile müvekkil şirket adına ---- sınıfta tescilli olan eşyalar benzer olduğunu,
----sınıftaki eşyaların bir araya getirilerek satışa sunulması hizmeti ile ------ eşyaların bir araya getirilerek satışa sunulması hizmetlerinin hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, Hükümsüzlüğü talep edilen marka müvekkil şirketin markasının aynısı olduğunu, eşyalar ve hizmetlerin benzer olduğunu ve markalar arasında karıştırılma ihtimali olduğunu, Davalının davaya konu ------ markası kötü niyetli şekilde tescil ettirilmiş olup markanın tümden hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini,
Müvekkil şirket tarafından davalı şirkete verilen Münhasır Yetki Sertifikası ile ----- arasında davalı şirketin --- tek yetkili temsilci olarak ---- markalı ürünlerin satılması, -------marka temsilcisi olarak yasal işlerine devam etmesi ve satış sonrası servislerden sorumlu olacağına dair bu sertifikanın sunulduğunu, her ne kadar başvuru tarihinden sonraki tarihli olsa da davalı şirketin -------tarihinde oluşturulmuş olup görüldüğü üzere müvekkil-------olarak tescilli olan logosunu ihtiva ettiğini, Davalı yan,
kendisine ait ----hesabından yaptığı aşağıdaki ---- paylaşımı ile ------ olarak davacı müvekkil şirketin yetkilisinden ödül aldığını ve böylelikle ----- markasının gerçek hak sahibinin müvekkil olduğunu da beyan ettiğini, Davalı yan yine müvekkile ait ---- markasını --------sınıfta tescil ettirmek üzere başvurmuş, davacı müvekkil şirket tarafından, davalı şirketin belirtilen başvurusuna itiraz edilmiş ve itiraz hem benzer marka nedeniyle ve hem de kötüniyet nedeniyle kabul edilerek başvurunun reddine karar verilmiş olduğunu, davalı şirketin itirazı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından reddedilmiş olduğunu,
davalı yanın kötü niyetli olduğu yönündeki kararın kesinleştiğini, Davacı müvekkil şirket yetkilisi ile davalı şirket yetkilisi arasındaki bir kısım yazışmalar da davalı şirketin markasını engelleme markası olarak davacı müvekkil şirkete karşı kullandığını gösterdiğini, davaya konu marka başvurusu ilk olarak --------- tarafından tescil edilmiş daha sonra davalı yana devredilmiş olduğunu, ancak gerek devreden firma gerekse devralan davalı firmanın tek yetkilisi ve yönetim kurulu başkanı---- olduğunu, Davalı yan yetkilisi ---- ile müvekkili arasında ---- yazışmalarını yapmış, müvekkili --------markalı ürün satmaması,
bütün gümrüklere yazdığını, satılan/satılacak olan ürünleri topladığını, kendisinden başka bir firmaya tekrar teklifte bulunulacak olursa yine yakalayacağını... ifade ederek haksız ve kötü niyetle elde ettiği marka tescilini müvekkil ve Müvekkil bayilerine karşı kullanmakta, müvekkil ekonomik faaliyetlerini engellemekte, müvekkili kendisiyle çalışmaya zorlandığını, Bu nedenlerle; ------- markasının gerçek ve üstün hak sahibi, markayı ihdas ve istimal eden Müvekkil şirketin her türlü tazminat, ihlal ve sair dava hakları ile şikayet hakkı saklı kalmak kaydıyla;
------ nezdinde davalı adına -----markasının hükümsüzlüğüne ve tescil kaydının-----terkinine, Yargılama sürerken davalı sıfatının değişmesinin önlenmesi ve davanın etkinliğinin sağlanması bakımından, hükümsüzlüğü talep edilen -----sayı ile tescilli --------marka tescilinin olası devrinin, kararın kesinleşmesi dahil dava sonuna dek önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve sicil kaydına ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ederim.
Davalı cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkilin ticaret unvanı ile tescil edilen marka uyumlu olup davacının unvana ilişkin yönelttiği bir husumet bulunmadığını, müvekkili ile davacı arasında imzalanmış olan distribütörlük anlaşması bulunduğunu, bu anlaşmanın tarafı olan davacı müvekkilinin kullanmış olduğu --------- unvanının seçilmesi konusunda herhangi bir ihtilaf söz konusu olmadığını, davacının öne sürmüş olduğu kötü niyet ve markanın benzerliği gibi iddiaları hiçbir suretle Müvekkilin isim seçiminde öne sürülmediğini, taraflar -davacının da dilekçesinde özellikle sunduğu üzere distribütörlük anlaşmasını yaparken herhangi bir ihtirazı kayıt öne sürmediğini,
bu durumun dahi başlı başına Davacının kötü niyet itirazlarının asılsız olduğu anlamı taşıdığını, Kabul anlamına gelmemekle ve birlikte bir an için hükümsüzlük talebinin hukuki dayanağı olduğu düşünüldüğünde bile, Müvekkilinin ---------belirteçli ticaret unvanını kullanması da marka hakkında tecavüz unsuru oluşturmasının beklenmesinin gerektiğini, davacının ilgili davayı ikame etmekteki saikinin müvekkile aralarında olan distribütörlük anlaşmasını baskılamak ve müvekkilin ticari faaliyetlerini sekteye uğratmak olduğunu, davacının, müvekkilin ticaret unvanına hiçbir itirazda bulunmaksızın bu unvan altında sözleşmeler akdetmesi,
yıllarca ticari ilişkiyi sürdürmesi ve bu süreçte herhangi bir hak kaybı veya zarar iddiasında bulunmaması karşısında, şimdi marka hakkına maddi ve manevi zarar verdiği iddiasıyla--------- markasının iptalini talep etmesi, açıkça abesle iştigaldir. Bu talep hem hukuki hem de ticari ahlaka aykırı bir kötü niyetin tezahürü olup, davacının müvekkil aleyhindeki gerçek niyetini ve samimiyetsizliğini gözler önüne serdiğini,SMK MD.
25/6 “marka sahibi, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerekti; hâlde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, sonraki tarihli marka tescili kötü niyetli olmadıkça, markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremez.” Hükmü uyarınca davacının sessiz kalma suretiyle hak kaybına uğradığını, bu hususlar dikkate alındığında müvekkilinin kötü niyeti olmadığı,
markasını veya ticari unvanını gizlemeye çalışmadığını aksine davacı ile tam uyum ve iş birliği içerisinde çalışmalarına devam ettiğinin anlaşılması gerektiğini, Müvekkilin ait ------olup, başvuru tarihi ----- olduğunu, ilana çıkış tarihi ----- olup, bu tarihten bu yana itiraza ve davaya kabil olduğu düşünülünce davacının dava tarihi ----tarihi olup İlgili dava tescil tarihinden itibaren ---- ilan edildiği tarihten itibaren ------ay sonra ikame edilmiş olduğunu, Davacının ---- faaliyetlerin tamamını Müvekkili üzerinden gerçekleştirdiğini,
distribütörlük anlaşması gereği üretiminin tamamının ---- yapıldığı ürünlerin----- satılmasının tek ve yegâne temsilcisi olup ----- yılından bu yana inhisar hakkına sahip olduğunu, Davacının internet sitesi olan -------- haliyle direkt olarak son kullanıcıya ilettiği bir satış pazarlama stratejisi de kurgulamadığını, Müvekkilinin amacının davacının markasının sahiplenilmesi ya da davacı gibi hareket edilmesi ----- üstlenilmesi olduğunu, Müvekkil ----- markasının tescili tam aksine davacıyı da koruduğunu, İlgili markanın kötü niyetli 3. Kişilerce de kullanılma, sahiplenilme olasılığının önüne geçilmiş olduğunu,
Davacı'nın müvekkilin tescil ettiği sınıflardan marka tescil başvurusunda bulunmamasının da sebebinin de bu olduğunu, Davacı stratejik kurgusunda ------- ürünlerin tamamen satış, pazarlama ve marka bilini, bırakmış bu sebeple de ilgili sınıflardan marka tescilinde bulunmadığını, Marka hukukunun temel amacı, tescil edilen markaların fiilen kullanılmasını ve bu kullanım ile ekonomik değer yaratılmasını sağlamak olup, Davacı tarafın, faaliyet göstermediği bir sınıfta marka tescili talep etmesi ya da bu sınıfta tescilli markayı tekelleştirme gayreti, açıkça kötü niyetli bir davranış olup hukuken korunamayacağını,
müvekkilinin----- ----Sınıftan faaliyetleri markanın bilinirliğini ve ulusal düzeyde yayılmasının önünü açtığını, Müvekkilin kötü niyetli olduğuna dair hiçbir somut delil sunulmadığını, sunulan söz konusu ------ yazışmalarının müvekkil şirkete veya yetkililerine ait olduğu dahi kesin olarak kanıtlanamadığını, bu yazışmaların ticari örf ve teamüllere göre bu tür belgeler delil olarak kabul edilemeyeceğini, Davacı tarafın sessizliği, ticari teamüller ışığında haklı bir güven ortamı yarattığını,
müvekkilinin ------ markasını tescilli olduğu sınıflarda açıkça ticari faaliyetlerinde kullandığını uzun yıllar boyunca bilmesine rağmen sessiz kaldığını, üstelik davacı, ----- başlıklı belge ile müvekkili yetkilendirerek hem müvekkilinin ticaret unvanını hem de ticari faaliyetlerini kabul ettiği Gösterdiğini Bu nedenlerle; davacı tarafın haksız ve kötü niyetli davasının reddine karar verilmesini talep edilmiştir.
DELİLLERVEGEREKÇE
Davalı adına tescilli ----- numaralı markanın SMK 6/1, --- maddeleri uyarınca hükümsüzlüğü davadır.
Mahkememizde aldırılan ---- tarihli bilirkişi raporunda; ---- harkasının ----tarihinden itibaren --- davacı adına tescil edilmiş olduğu, ---- markasının ---- davalı adına tescil edilmiş olduğu, Davacının --- Sınıfta yer alan ----- emtiaları açısından ilk ve gerçek hak sahibi olduğu, Davacının ----- markasının hükümsüzlük konusu marka başvurusunun yapıldığı tarih itibariyle tanınmış marka olmadığı, Davacının sessiz kalmak suretiyle hak kaybına uğramadığı, Hükümsüzlük davasına konu davalı adına tescilli markanın başvurusunun kötüniyetle dosyalandığı kanaatimizin oluştuğuna dair raporunu sunmuşlardır. Tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, tüm usuli eksiklikler giderilmiştir.
İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde.
Dava, davalı adına tescilli ------ ibareli markanın iltibas, ve kötü niyetli tescil sebebiyle hükümsüzlüğüne ilişkin olup davalı tarafından markanın ticaret unvanı ile ilgili olduğu ayrıca sessiz kalma yoluyla hak kaybının oluştuğu, davacı ile aralarındaki distribütörlük anlaşması kapsamında ticari faaliyette bulunduğu belirterek davanın reddini talep ettiği,mahkememizce aldırılan ---- tarihli bilirkişi raporunda davalı markasının ------Sınıfta yer alan bir kısım emtialar bakımından hükümsüzlük koşullarının oluştuğu,
sessiz kalma yoluyla hak kaybının oluşmadığı ayrıca kötü niyetli tescil konusunda kanaat oluştuğu yönünde görüş bildirildiği buna göre dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davacı şirketin ------ şekil ibareli markanın --- Sınıfta tescilli sahibi olduğu davalı şirketin ise davaya konu ---- numaralı ---ibareli markanın ----Sınıfta tescilli sahibi olduğu, buna göre öncelikle markalar karşılaştırıldığında markaların esas unsurlarının ------ olduğu ve taraf markalarının birebir aynı olduğu,
tescil sınıflarının ise farklı olduğu fakat davacı markasının tescilli olduğu --- Sınıftaki emtialar ile davalı markasının tescilli olan -------Sınıftaki emtialarla bağlantılı hizmetler yönünden iltibas nedeniyle kısmi hükümsüzlük koşullarının oluştuğu zira taraf markalarını gören tüketicilerin markaların aynı olması sebebiyle aynı kaynaktan doğmuş olacağını aynı kişiye ait algısına kapılabileceği bunun da karışıklığa sebebiyet verebileceği bu nedenle kısmi olarak SMK 6/1.
Maddesi uyarınca hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, davalı markasının tescil tarihinin ---olduğu, ----- tarihinde resmi marka gazetesinde yayınlandığı, bu şekilde SMK 25/6.
Maddesi gereğince 5 yıllık sessiz kalma sebebiyle hak kaybının oluştuğu öte yandan taraflar arasında geçmişe dayalı ticari ilişkinin mevcut olduğu davacı tarafça davalının tescilinin kötü niyetli olduğu davalı tarafça ise bu durumun bilindiği buna rağmen rıza gösterildiği, davacının kötü niyetli dava açtığı yönünde iddia ve savunmada bulunulduğu, buna göre kötü niyetli tescil iddiası değerlendirildiğinde, dava davaya konu ------- ibare olmayıp ayırt ediciliği yüksek tesadüfen bulunup tescil edilecek bir ibare olmadığı,
davalı tarafça sunulan sözleşmeler dikkate alındığında taraflar arasında distribütörlük sözleşmesinin mevcut olduğu davalı şirketin de bu kapsamda davacıya ait ürünlerin satış tanıtım ve pazarlamasını yaptığı, bu yönüyle değerlendirildiğinde,
davalı şirketin ----- markasının gerçek hak sahibinin davacı şirket olduğunu bildiği zaten aralarındaki sözleşmeler kapsamında da bilmesi gerektiği buna rağmen kendi adına tescil ettirdiği her ne kadar bu tescilin 3. Kişi taraflara karşı korunması kapsamında yapıldığı beyan edilmiş ise de davacı şirketin -------- numaralı markanın tescilli sahibi olduğu davalının da bu bildiği veya bilmesi gerektiği buna rağmen aynı ibare ile fakat farklı sınıflarda tescil sağlamak suretiyle markayı adına tescil ettirdiği kaldı ki davalı ticari faaliyetlerinin ----Sınıftaki emtialar ve bu emtialara ilişkin ---Sınıftaki hizmetlere ilişkin olduğu,
tescil sınıflarının ise------diğer hizmetleri de kapsadığı, marka hukukunda geçerli olan markanın tekliği ilkesidir, bir markanın ancak istisnalar dışında bir sahibi olur davaya konu ----- ibaresinin de gerçek hak sahibinin aynı zamanda tescilli marka sahibinin de davacı şirket olduğu,
birlikte marka tesciline ilişkin istisnaların dava konumuzda gerçekleşmediği ayrıca davacı ile davalı arasındaki yazışmalar incelendiğinde, davalı tarafından davacı markasının ------ başka firmalarca da ticarete konu edilmesinin engellenmesinin de amaçlandığı yönünde kanaat oluştuğu anlaşıldığından davalı markasının kötü niyetli tescil edildiği kanaatine ulaşıldığından SMK 6/9.
Maddesi uyarınca kötü niyetli tescil sebebiyle hükümsüzlüğüne karar vermek gerektiği, kötü niyetli tescil sebebiyle SMK 25/6. Maddesindeki savunmanın ileri sürülemeyeceği ayrıca tüm sınıflar bakımından hükümsüzlüğe karar verileceği anlaşıldığından davanın kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kuruldu.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/129, K. 2026/27, 10 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama