KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2024/287
- Karar No
- 2026/18
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2026
Karar Metni
814 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/287 Esas
KARAR NO:2026/18
DAVA
Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 24/12/2024
KARAR TARİHİ: 24/02/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkil Şirketin----- isimli ilk restoranını açmış, --- yılı aşkın sürede --- ------ çok şubeye ulaştığını, ---- faaliyet gösteren Müvekkil Şirket, kendisine işletme adı olarak seçtiği ----- markasını ---- nezdinde tescil ettirmeye başlamıştır.
Müvekkil Şirket'in--- isimli markası,--- tescil numarası ile-------koruma tarihinden, ----- tescil numarası ile --- koruma tarihinden, ---- tescil numarası ile ---- koruma tarihinden,---- tescil numarası ile ---- koruma tarihinden, ---- tescil numarası ile----koruma tarihinden, --- tescil numarası ile --- koruma tarihinden, ---- tescil numarası ile --- koruma tarihinden, --- tescil numarası ile ---- koruma tarihinden, ------ koruma tarihinden ve ---- tescil numarası ile ---- koruma tarihinden beri tescilli şekilde birçok şekilde korunmakta olduğunu, davacının------Sınıflarda tescilli sahibi olduğu,
davalı tarafından kullanılan --------- ibaresinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini belirterek tespitini, menini, İlgili mevzuat kapsamında Davalı'nın marka hakkı ihlali ve haksız rekabete yol açan faaliyetlerinin Müvekkil Şirket'in marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, engellenmesine ve derhal son verilmesine, davalı'ya ait işletme tabelası dahil olmak üzere marka hakkı ihlali oluşturan her türlü tanıtım öğelerinin/iş evrakının imha edilerek kullanımının engellenmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı'ya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Davacı kendilerine ait tescilli ---- markalarının olduğunu---- şubeleri olmadığını ancak müvekkilimizin ise ------ adında işletmesi olduğunu bu sebeple marka hakkının tecavüz edildiğini iddia etmiştir. Dosya kapsamında aldırılan -------- tarihli bilirkişi raporu ise benzerliğin varlığından hareketle tecavüz niteliğinde olduğuna kanaat getirmiştir. Söz konusu bilirkişi raporuna katılmak mümkün değildir.
Bu husus da öncelikle belirtmemiz gerekir ki; müvekkilimiz işletmesine ------- tabela adını koyarken --------adında bir marka isminin olduğundan dahi haberdar değildir. Dolayısıyla anılan markanın pazar payını kullanmak müşteri portföyünden yararlanmak gibi bir iradesi de yoktur.
Kaldı ki söz konusu markanın konsepti menüleri ------- karşısında müvekkilimizin işletmesi oldukça sıradan basit konseptli ucuz maliyetlerle açılmış menü olarak da çiğ tavuğun ya da tüm tavuğu çevirerek pişirmek suretiyle satıldığı bir işletmedir. Bu bağlam da müvekkilimize gelen müşterilerin de işletmeyi -------- olarak düşünüp gelebilmesi ihtimal dahilinde bile değildir.
Bu bağlam da özetle markalar arasındaki benzerlik ile mal ve hizmetler arasındaki benzerlik birbirini desteklemelidir. işaret ile tescilli marka arasındaki düşük benzerlik, mal veya hizmetler arasındaki yüksek benzerlik ile telafi edilebileceği gibi bunun tersi de mümkündür. davalının -------- firma olduğunu, karıştırılma ihtimali olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERVEGEREKÇE
Dava, davalı tarafından kullanılan ---- ibaresinin davacı markasına tecavüz ve haksız rekabet teşkil edip etmediği taleplidir. Mahkememizde aldırılan -------tarihli bilirkişi raporunda.
Davacı markaları ve incelemelerimiz ile tespit edilen ihtilaf konusu markasal kullanımları ve kapsadıkları mal ve hizmetlerin benzer olarak nitelenebileceği, dava konusu marka ve söz konusu markasal kullanımların arasında ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimaline sebebiyet verecek kadar benzerliğin var olduğu, ilgili markasal kullanımların davacının marka hakkına tecavüz teşkil eder nitelikte olduğunun değerlendirilebileceği yönünde görüş ve kanaatlere varıldığına dair raporunu sunmuşlardır.
Tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, tüm usuli eksiklikler giderilmiştir.
İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirketin ---- unsurlu çok sayıda markanın ---- Sınıfta tescilli sahibi olduğu, davalı tarafından kullanılan ---- ibaresinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, meni ve refini talep ettiği, davalı tarafından çiğ ürün satılan bir firma olduğunu, karıştırılma ihtimali olmadığı iddiası ile davanın reddinin talep edildiği,
aldırılan -------- tarihli bilirkişi raporunda davalı kullanımlarının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği yönünde görüş bildirildiği buna göre dosya kapsamı değerlendirildiğinde davacı şirketin ----numaralı markanın -------- Sınıfta tescilli sahibi olduğu,
davalıya ait işyerinin tabela kısmında büyük harflerle ve görünür şekilde --------- ibaresinin kullanıldığı bu ibareyi gören tüketicinin davalı markası ile ilişki kurabileceği, davalı kullanımlarının davacı markasının temsilcisi, bayisi veya lisans sözleşmesi kapsamında olduğunu düşünerek davacıya ait algısı yaratabileceği bu durumun karışıklığa sebebiyet vereceği ve SMK 7 ve 29. Maddesi kapsamında marka hakkına tecavüz teşkil ettiği anlaşıldığından tecavüz bakımından davanın kabulüne karar vermek gerektiği,
davacı tarafından haksız rekabet yönünden de talepte bulunulmuş ise de ---- yeni içtihatlarında tecavüz davası ile birlikte haksız rekabet talebinin ileri sürülemeyeceği belirtildiğinden haksız rekabet yönünden davanın reddi ile neticeten davanın kısmen kabul kısmen reddi ile aşağıdaki şekilde hüküm kuruldu.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/287, K. 2026/18, 24 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama