KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2024/72
- Karar No
- 2025/39
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2025
Karar Metni
902 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/72
KARAR NO : 2025/39
DAVA
Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan), Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/08/2022
KARAR TARİHİ : 15/04/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan), Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
Dava dilekçesi: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, ----- Cumhuriyeti'nde merkezi bulunan, çevirimiçi internet üzerinden finansal hizmetler ve para hizmetleri, sanal para hizmetleri, menkul kıymetler alım-satım hizmetleri, elektronik para transteri, bankacılık hizmetleri, çevrimiçi bankacılık hizmetleri, finansal hizmetler ve para hizmetleri, finansal bilgi hizmetleri, kredi hizmetleri (finansman) ve sair ağlar arası mal ve hizmet sunan uluslararası nitelikte bir ticari işletmeye haiz tüzel kişisi olduğunu, müvekkili şirketin, 6769 sayılı kanunun 4'ncü maddesi uyarınca,
"-----" biçimindeki markasının 08.01.2020 başvuru tarihli ve ------- No'lu Marka tescili gereği, 28, 36 ve 41. sınıflarda Türkiye Cumhuriyeti'nde hak sahibi olup teşebbüs aidiyetine hasredilmiş ve ayırt edici niteliği tescillenmiş markanın gerçek sahibi olduğunu, buna karşın, ... olarak bilinen davalı yanın, ----- No'lu ve 28.03.2022 tescil tarihli "-----" adlı aynı markayı 38. sınıfta tescil ettirdiğini ve takibinde, müvekkili şirketin sahibi -----E-Posta adresi üzerinden iletişime geçerek,
"------" markasının yasal hak sahibi olduğunu, münhasıran kullanım yetkisini müvekkili şirkete ücreti mukabilinde devretme tekliflerini icap ettiğini, davalının tescilin sağladığı koruma aracılığıyla müvekkiline zarar verme ve bundan haksız menfaat elde etme amaçlı eylemlerde bulunduğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, dava ve tazminat hakları saklı kalmak kaydıyla, marka tecavüzünün men'ine ve ... tarafından tescile konu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmek suretiyle sicilden terkinine, yargılama giderlerinin karşı yana yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap dilekçesi: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin Türk Patent ve Marka Kurumu'nun----- No'lu ve 28/03/2022 tarihli marka tescil belgesi ile ''-----'' adlı markanın 38. sınıf mal ve hizmetlerinin tescilli sahibi olduğunu, süreç içerisinde hiçbir şekilde başka bir markanın hakkının zedelenmesi,
hakka tecavüz edilmesi veya kötü niyet söz konusu olmayıp Sınai Mülkiyet Kanunu'nun bütün gerekliliklerinin yerine getirildiğini, davacının dava dilekçesinde de belirttiği gibi, davacıya ait olan 28,36 ve 41. sınıf mal ve hizmetlerin kapsamı ile müvekkilinin sahip olduğu 38. Sınıf mal ve hizmetlerin içerik ve kapsamlarının birbirinden tamamen farklı olduğunu, dava dilekçesinde ısrarla belirtilmiş olan marka devrinin tamamen asılsız olduğunu, müvekkilinin sahibi olduğu marka üzerinde rahatlıkla tasarrufta bulunabileceği gibi iş bu markasını hiçbir 3. kişiye devretmediğini belirterek yetki itirazının kabulüne, mahkememizin yetkisizliğine,
dosyanın yetkili ------ Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, davanın husumet itirazı nedeniyle reddine, haksız, mesnetsiz, gerçeğe aykırı davanın tümü ile reddine, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretlerinin davacı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERVEGEREKÇE
Dava, hükümsüzlüğe ilişkin davadır. Tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, tüm usuli eksiklikler giderilmiştir.
İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; dava davalı adına tescilli ----- numaralı ------ markasının gerçek hak sahipliği iltibas ve kötüniyetli tescil sebebiyle hükümsüzlüğüne ilişkin olup davalı tarafından davanın reddinin talep edildiği dosya kapsamında inceleme yapılması için davacı vekiline bilirkişi ücreti yatırılmasına dair ihtaratta bulunduğu fakat bilirkişi ücreti yatırılmadığı için mahkememizce dosya sunulan deliller içeriği incelenerek değerlendirildiği buna göre davalının ----- numaralı chiliz ibareli markanın 38. Sınıfta haberleşme hizmetleri (internet servisi sağlama hizmetleri
dahil) tescilli sahibi olduğu, markanın 28/03/2022 tarihinde tescil edildiği, başvuru tarihinin ise 25/10/2021 tarihi olduğu, davacı şirketin ise --- numaralı ----- ibareli markanın 28,36,41.
Sınıfta tescilli sahibi olduğu markalar karşılaştırıldığında kelime yapısı itibariyle birebir aynı olduğu, bu yönüyle iltibasın mevcut olduğu fakat tescil sınıflarının farklı olduğu, bu yönüyle markalar benzer olsada tescil sınıflarının farklı olması sebebiyle iltibas nedeniyle hükümsüzlük talebinin reddinin gerektiği, gerçek hak sahipliği bakımından ise davacının davaya konu ----- markasının yurtdışında davalıdan önce kullandığını ve yine ----- numaralı marka tescilinin de daha önce olduğu,
davacının davalıya nazaran gerçek hak sahibi olduğu fakat tescil sınıflarının farklı olması sebebiyle iltibas tehlikesinin oluşmayacağı değerlendirilmiş bu yönüyle gerçek hak sahipliği talebi yönünden de ret kararı da vermek gerekmiş kötüniyetli tescil iddiası yönünden ise asıl olan iyiniyet olup kötüniyeti iddia edenin bu durumu ispat etmesi gerekmekte olup iyiniyet subjektif bir kavram olduğundan iyiniyetin değerlendirilmesinde marka tescilinden önceki ve sonraki eylem ve davranışların incelenmesi gerektiği,
buna göre davacı tarafından dosyaya sunulan deliller incelendiğinde davalı tarafından davacı şirket yetkilisine mail gönderilerek kendisine ait ----- markasının ücreti mukabilinde devretmek istediğini belirttiğini mail tarihinin 30/03/2022 olup davalının markasının tescil tarihinden iki gün sonraya denk geldiği,
yine davalı tarafından dava dışı ----- 30/03/2022 tarihinde mail gönderdiği ve davaya konu markasını satmak istediğini belirttiği, bütün bu hususlar değerlendirildiğinde öncelikle ----- ibaresi yabancı bir kelime olup tesadüfen bulup tescil edilecek markalardan olmadığı gibi davacının bu markayı yurtdışında davalıdan çok daha önceki tarihlerde kullandığı gibi TPMK nezdinde de tescil ettirdiği,
davalının bu markanın tescilinde iki gün sonra markayı davacıya ve dava dışı ----- satma girişimi değerlendirildiğinde esasen davalının amacının markayı kullanmak marka ile ilgili ticari faaliyette bulunmaktan ziyade markanın tescil edilerek yedekleme suretiyle satışını sağlayıp gelir elde etme amacında olduğu kanaatine ulaşıldığı, bu nedenle de davalı tescilinin kötüniyetli tescil olduğu anlaşıldığından SMK 6/9.
Maddesi uyarınca markanın hükümsüzlüğüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/72, K. 2025/39, 15 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama