KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/290
- Karar No
- 2024/86
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2024
Karar Metni
791 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/290 Esas
KARAR NO : 2024/86
DAVA
Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 20/04/2022
KARAR TARİHİ: 06/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin aleyhine-------- İcra Dairesi --------- Esas nolu dosyasıyla takip başlatıldığını, müvekkili ile davalı arasında hiçbir hukuki ilişki olmadığını, ilgili çek müvekkil tarafından kargoya verildikten sonra gerçekleşen hırsızlık neticesinde müvekkilin elinden çıktığını,------- Kargo ------- Şubesinde dağıtım personeli olarak çalışan --------- 02.08.2021 tarihinde dağıtım için -------- Mah. -------- Sk.
No:------- adresinde bulunan bir iş yerine evrak teslimi için gittiği sırada kapısı ve camı kilitli aracındaki 12 adet dosyanın çalındığı farkedildiğini, bahse konu iş yeri kamerasından durumu kontrol ettiğinde plakası olmayan ---------- renkli bir motosiklet ile gelen bir şahıs tarafından ilgili evrakların çalındığını tespit etmiş akabinde ivedilikle ---------Amirliğine gidip şikayette bulunulduğu, ---------Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından --------Ş.'nin sahibi olduğu,
------- Bankası --------- Şubesine kayıtlı ---------- seri numaralı 15.08.2021 vadeli, 10.500.00 TL tutarındaki senet hakkında ödemelerin tedbiren durdurulmasına karar verildiğini, bu sebepletalebimizin kabulü ile davalı ile müvekkil arasında herhangi bir borç ilişkisinin bulunmadığının tespitine, --------- İcra Dairesi -------- esas sayılı haksız icra takibi kapsamında çekin ödenmemesi için dava sonuna kadar ihtiyati tedbir kararı verilmesini, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla,
bu dava sebebiyle uğramış olduğumuz zararların yasa gereği alacağın yüzde yirmisinden az olmamak kaydıyla kötü niyetli davalıdan alınarak müvvekile verilmesine, vekâlet ücreti ve sair yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davacı keşidecinin çekteki imzasına itirazı bulunmadığını, çekteki imzasının inkar etmeyen bir kişinin dava dışı lehtar -------- adına iddia ve taleplerde bulunması enteresan ve hukuk mantığına aykırı olduğunu, dava dilekçesindeki iddiaya göre çeki çaldıran veya kaybeden kişi lehdar -------- ise bu dava ve iddiayı da bu kişinin gündeme getirerek dava konusu yapması gerektiğini, --------- tarafından açılan menfi tespit davası-------- E. Sayılı dosyası ile görüldüğünü, 6100 sayılı HMK`nın 114/1-h maddesine göre "hukuki yarar" dava şartı olup mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını,
davanın her aşamasında kendiliğinden araştınacağını, taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebileceğini, davacı keşidecinin huzurdaki menfi tespit davasının açmakta hiçbir hukuki yararı bulunmadığını, takibin teminat mukabilinde durdurulması sebebi ile davacı aleyhinde kötüniyet tazminat mahkum edilmesini, haksız ve mesnetsiz davanın özellikle davacı yönünden hukuki yarar yokluğu sebebi ile reddine, masraf ve ücret-i vekaletinde davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE: Dava, -------- İcra Müdürlüğü'nün --------- E sayılı dosyasında menfi tespit istemine ilişkin olduğu görüldü. -------- E. Sayılı dosyası, -------- Asliye Hukuk Mahkemesi -------- E. Sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır.------- Sorusturma dosyası ile daimi arama kararı verildiği görülmüştür.TTK'nın 818.maddesi yollamasıyla çeklerde de uygulanması gereken aynı Kanunun 677. maddesi uyarınca, poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kimselerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebep dolayısıyla bağlamayan imzaları içerirse,
diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez. İmzaların bağımsızlığı (istiklali) şeklinde tanımlanan bu ilke, poliçeye atılan her geçerli imzanın (keşidecinin, cirantanın, avalistin, kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını, geçersiz imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade eder.
Geçerli imzaların sahipleri, başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo sorumluluğundan kurtulamazlar, geçersiz imza, ciro zincirini de koparmaz. “İmzaların istiklali (bağımsızlığı)” ilkesine göre, senedin lehtarının imzasının sahte olması hali, diğer imza sahiplerinin (keşideci veya diğer cirantaların) senetten kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Çek üzerinde şekil bakımından tamam ve görünüşe göre sahibini bağlayan bir imzanın bulunması yeterlidir.
Somut olayda yukarıda belirtildiği üzere dava konusu çek çalınmış olsa dahi, imzaların istiklali ilkesi gereğince senetteki herhangi bir imzanın sahteliğinin dahi yalnızca imza sahibini ilgilendiren bir durum olup bu durum keşideciyi sorumluluktan kurtarmadığı, geçersiz imzaların ciro zincirini koparmadığı, hamilin ciro yoluyla senedi devraldıktan sonra cirantasını takip etme gibi yasal bir zorunluluğunun bulunmadığı, somut olayda senet metnine göre ciro silsilesinde şeklen bir kopukluk bulunmadığı anlaşıldığından keşidecinin dava konusu çek nedeniyle borcu devam etmektedir.
Dava konusu çek hakkında ödeme yasağının olması halinde ise, davacı tarafından mahkemeden tevdi mahallinin belirlenmesi istenilmeli ve ödeme tevdi mahalline yapılmalıdır. Davacı tevdi mahalli talep etmiş olsa ve bu tevdi mahalline ödeme yapmış olsa idi dava konusu çek nedeniyle borcundan kurtulmuş olacaktı. Davacı belirtilen bu hususa uygun hareket etmediğinden davanın reddine, tedbir kararı verildiğinden kötüniyet tazminatına hükmedilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/290, K. 2024/86, 6 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama