KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/539
- Karar No
- 2024/1008
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2024
Karar Metni
1.533 kelime·8 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/539 Esas
KARAR NO: 2024/1008 GEREKÇELİ KARA
DAVA
Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 22/07/2022
KARAR TARİHİ: 17/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili ile davalı arasında imzalanan yapı denetim hizmet sözleşmesi gereği davalıya ait --------- ili -------- belediyesi, ---------- Mah. ---------- Cad. No:--------- ---------- adresinde bulunan ve tapunun ------------ pafta, ---------- ada, ---------- parsel numarasında kayıtlı arsa/arazi üzerine yapılacak toplam 6526 m2 inşaat alanına sahip üretim tesisi yapısının, müvekkili tarafindan projelerinin incelenmesi,
ruhsata ve eklerine uygun olarak yapılmasının denetlenmesi hizmetinin verileceğinin kararlaştırıldığını, sözleşmeye konu inşaat projelerinden su deposu projesi, yapı denetim hizmet sözleşmesinin de imzalandığı gün olan 08.11.2017 tarihinde Ulusal Yapı Denetim Sistemi’ne tanımlandığını, diğer yapılara ilişkin sözleşmelerin 13.10.2017 tarihinde imzalanarak aynı şekilde sisteme tanımlandığını, akdedilen sözleşmelerde işin tamamlanması için öngörülen sürenin 12 ay olmasına rağmen işin uzadığını ve yaklaşık 2 yıl geçmesine rağmen hiç başlanmadığını,
bununla ilgili olarak kota maliyetlerinin karşılanmasının talep edildiğini ve birçok telefon görüşmesi, e-posta yazışmaları sonunda yüz yüze görüşmeler yapıldığını, davalının ---------- Noterliği 11 Şubat 2020 tarihli ---------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile yapı ruhsatının süresinin dolmasını ve pandemi sürecinin sebebiyet verdiği ekonomik sıkıntılar sebebiyle sözleşmeyi tek taraflı feshettiğini belirttiğini, Yapı ruhsatı 18.12.2017 tarihinde alınmış olsa da yapı ruhsatının alınmasının akabinde,
inşaata devam edilip edilmeyeceği belli olmadığından sözleşmenin bu süre zarfında bir nevi askıda olup bu askı süresinin ne zaman sona ereceğinin müvekkili şirket açısından belirsizlik arz etmekte iken yine bu süre zarfında inşaat devam edilmediğinden müvekkilinin hak ediş düzenleyemediğini ve müstakbel ücret alacağından mahrum kaldığını,
müvekkili şirket tarafından davalı tarafa gönderilen 17.10.2019 tarihli mail ve ekinde talep dilekçesi ile "sözleşmelere konu projeler sebebiyle şirket kotasının 8.524 m2'sinin işgal edildiği ve buna ilişkin zararın karşılanması amacıyla nihai kararın bir an evvel verilmesi gerektiği" ihtar edilmişse de davalı tarafından herhangi bir geri dönüş olmadığını, davalı ile Yapı Denetim Sözleşmeleri'nin imzalandığı tarihlerden yaklaşık 2 ay sonra ruhsat alındığını, ruhsat alındıktan sonra ise herhangi bir inşaat yapılmayarak projenin takipsiz kaldığını,
sözleşmenin gereği gibi ifa edilmemesi sebebiyle müvekkili şirketin kota ve sair maliyetlerden kaynaklı zararının 2017 yılında 9.477,03 TL, 2018 yılında 50.433,67 TL ve 2019 yılında 57.322,48 TL olmak üzere toplamda 117.233,18 TL'dir.
Bu tutarın ticari işlerde uygulanan temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilmesi amacıyla işbu davayı açma zarureti hasıl olduğunu, müvekkiline sözleşme ile bağlı kaldığı süre zarfında yapı denetim sistemi üzerinden iş ataması yapılamadığından müvekkilinin yoksun kalınan karının mevcut olduğunu, müvekkili şirketin sözleşmelerin imzalandığı tarih olan 13.10.2017 ve 08.11.2017 tarihleri ile feshedildiği tarih olan 11.02.2020 tarihi arasında yapı denetim sisteminde proje bazlı kotası işgal olarak gözüktüğünden yeni bir iş ataması yapılamadığını,
müvekkilinin bu nedenle hem kota işgaline hem de maddi külfete katlanmış olup kotası yapı denetim sisteminde işgal edildiği için yeni bir iş alamaz hale geldiğini, dava konusu sözleşmeye aykırılık nedeniyle müvekkilinin 2017,
2018 ve 2019 yıllarında Yıllık --------- oranında artırım yapılarak yeni sözleşme yapma imkanını kaybettiğini işbu nedenle uğranılan zararın da tazmininin gerektiğini beyan ederek sözleşmenin yerine getirilmemesinin sebebiyet verdiği kota işgalinden kaynaklı olarak şimdilik 1.000,00 TL'nin ve mahrum kalınan kardan kaynaklı olarak şimdilik 1.000,00 TL'nin sözleşmelerde kararlaştırılan iş bitiş sürelerinde belirtilen tarihten itibaren işletilecek ticari işlere uygulanan temerrüt faiziyle birlikte tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini taleple dava etmiştir.
Davalı vekili 12.09.2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle.
Davacı tarafından müvekkili şirkete hiçbir hizmet sunulmadığını, iddia edildiği gibi davacının kota işgalinden kaynaklı bir zararının gerçekleşmediğini, herhangi bir kar mahrumiyetinin doğmadığını, Yapı denetim sözleşmelerinin, inşaatın yapıldığı yerde ilgili idareye bildirilmek ve -------- nezdinde kayıt altına alınması gerektiğini, öncelikle inşaatın yer aldığı----------- ve ----------- Müdürlüğünden müvekkiline ait inşaata ilişkin kayıtlardan sorularak davacı tarafından yapılmış herhangi bir işlem, bildirim olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini,
davacının kotası dolu olmasından dolayı iş yapamamış olması hususunun ispatı gerektiğini, Yasa gereği Yapı denetimi hizmeti için belirlenen bedelin üzerine çıkılmasının mümkün olmamasına rağmen davacının müvekkilinden fazladan ve haksız bedel talep ettiğini, davacı şirketin, bünyesinde çalışan personelin sadece müvekkili şirkete ait inşaat kapsamında yapı denetim hizmeti verdiği varsayımı ile tamamının maliyet hesabı üzerinden gerçekleşmiş zarar gibi müvekkilinden talep ettiğini, ancak aynı personelin aynı anda birçok yapı denetim hizmeti alan firma ve inşaata hizmet verdiğini,
kanunda ifade edildiği üzere yapı denetim hizmet bedelinin kanunda ve yönetmelikte öngörülen usulle hesaplandığını ve yapı sahibince il muhasebe birimlerinde açılacak emanet hesabına yatırıldığını, müvekkili tarafından bu bedellerin yatırıldığını, kanun uyarınca --------- firmasının, yapı sahibinden başka bir ad altında ayrıca hiçbir bedel talebinde bulunamayacağını, bu usulle belirlenen yapı denetim hizmet bedellerinin, dilekçe ekinde sundukları 17.10.2017 tarihli davacı firmanın antetli kağıdı ile müvekkile,
davacı şirket tarafından bildirildiğini ve müvekkili tarafından kanunla belirtilen şekilde ----------- Müdürlüğü'nün hesabına ödendiğini, buna ilişkin dekontları sunduklarını, toplam yapı denetim hizmet bedelinin 10.660,50 TL olduğunu, yasa gereğince ----------- firmasının, yapı sahibinden bu bedel dışında başkaca bir bedel talebinde bulunamayacağını, müvekkilinin bedel olarak yükümlülüklerini yerine getirdiğini, yapı denetim hizmet bedelinin toplam 10.660 TL olmasına rağmen davacının 170.000 TL civarında zarar olduğunu iddia ettiğini, davacının 360.000 m2 olan kotasının dolup dolmadığının araştırılması gerektiğini belirtmiş olup,
hukuki ve fiili dayanaktan yoksun davanın reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE: Dava, kota işgalinden kaynaklı kâr kaybı ve alacak istemine ilişkindir. ---------- Müdürlüğü tarafından gönderilen yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilmek üzere dosya nitelikli hesaplama uzmanı, sözleşme uzmanı ve mali müşavir bilirkişi heyetine tevdii edilerek, rapor alınmıştır.
13/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle: Taraflar arasındaki yapı denetim sözleşmelerinin sözleşme süresinin dolması nedeniyle kendiliğinden sona ermiş olduğu, davacının sözleşme süresi boyunca alacak talep edebileceği, sözleşmelerde sürenin kendiliğinden sona ereceği öngörülmüş olduğundan bunu aşan bir tazminat talebinin mümkün olmadığı, teknik inceleme davacının sözleşmeye dayalı bakiye alacağının 53.949,44.-TL+KDV olarak hesaplanmış olduğu, davalı taraf temerrüde düşürülmemiş olduğundan işlemiş faiz talebinin mümkün olmadığı,
tespitinde bulunmuştur.Mahkememizce davacı tarafından sunulan 2019 yılı sonu itibarıyla toplam 117.233,18.-TL tutarlı Hizmet Maliyeti Tablosundaki aylık gider ve maliyetler değerlendirilmek üzere dosya mali müşavir bilirkişiye tevdii edilerek, rapor alınmıştır.
13/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle: Davacı şirketin 2017 yılına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, 2018 yılına ilişkin ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, kapanış tasdiklerinin bulunmadığı, 2019 yılı defterlerinin vergi incelemesinde olduğu bildirildiğinden incelemesinin yapılamadığı, davalı şirketin 2017-2018-2019 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, herhangi bir tespit yapılamadığı,
şeklinde raporunu sunmuştur. Mahkememizce tarafların itirazları değerlendirilmek üzere ek rapor alınmıştır. 23/10/2023 tarihli ek bilirkişi raporunda kök rapordaki tespitlerle bağlı kalındığı bildirilmiştir.Davacı vekili tarafından ıslah dilekçesinin sunulduğu davalı tarafa tebliğ edildiği davalı vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu görüldü.Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından.
Davacı taraf, davalı ile aralarında yapı denetimi sözleşmesi bulunduğunu, sözleşmelerde işin tamamlanması süresinin 12 ay olarak kararlaştırıldığını, buna rağmen işin uzadığını ve davalının 11/02/2020 tarihinde sözleşmeyi feshettiğini, bu sırada iş alma kotasının dolmuş olduğunu ve başkaca iş alınmadığını beyanla, sözleşmenin yerine getirilmemesi ve kota işgalinden kaynaklanan zarar ile mahrum kalınan kârın ödenmesini istemiştir.Taraflar arasında ----------- İli, ----------- Belediyesi, ------------ Mahallesi, ----------Cadde No:--------- ---------- adresinde yapılacak 5 adet binanın yapı denetim hizmetleri için 5 ayrı sözleşme imzalanmıştır.
4 Sözleşmenin tarihi 13.10.2017, bir sözleşmenin tarihi ise 08.11.2017 olup, davacı taraf dava dilekçesinde yapı ruhsat tarihinin 18/12/2017 tarihinde alınmış olduğunu beyan etmiş olup, taraflar arasındaki her iki sözleşmeni de 18/12/2019 tarihinde kendiliğinden sona ermiş olduğunun kabulü gerektiği, davacı tarafından 11/02/2020 tarihli noter ihtarında yapı ruhsatının 18/12/2019 tarihinde sona erdiğini, projeye devam etmenin imkânsız olduğunu ve yapı denetim sözleşmesinin feshedildiğini davalı tarafa bildirmişse de, zaten kendiliğinden sona ermiş bir sözleşmenin feshi mümkün olmadığına kanaat edilmiş,
yapıların bitirilmesi için 12 aylık bir süre öngörüldüğü belirtilmiş ve denetim hizmet bedelleri ayrı ayrı hesaplanarak sona erme tarihine göre davacının işin yapılmaması nedeniyle davacının alamadığı % 90’a karşılık gelen kısımların sözleşmeler nedeniyle KDV dahil 63.660,33 TL alacaklı olduğuna kanaat edilmiştir.
Davacının kotasının dolması nedeniyle veya inşaata başlanmaması nedeniyle zarara uğradığını, kârdan yoksun kaldığını iddia etmesi mümkün olmadığından bu talebin reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/539, K. 2024/1008, 17 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama