KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/966
- Karar No
- 2024/925
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2024
Karar Metni
1.479 kelime·7 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/966 Esas
KARAR NO: 2024/925
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 06/12/2022
KARAR TARİHİ: 21/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. İç mimarlık hizmeti vermekte olan müvekkili ile davalı --------- Şti. arasında "-------- Mah.-------- Sitesi -------- Etap,-------- Cad. --------- Sok.
No:-------- ----------" adresinde bulunan ve davalı şirketin malik olduğu villada, bir kısım dış cephe ve havuz imalatının yapımına ilişkin taraflar anlaştıklarını, anlaşmaya göre işin toplam bedeli KDV hariç 591.540 TL, KDV dahil 667.661,70 TL olduğunu, akabinde ilave işler de yapıldığı ve yapılan ilave işler ile beraber Proje bedeli 883.049,95TL olduğunu, projeye konu işlerin yapılması sırasında davalı tarafça çeşitli tarihlerde 281.352,95 TL bakiye kaldığını, projenin tamamlanmasından sonra davalı yana 14/09/2021 tarihli KDV dahil 883.049,95 TL lik fatura düzenlendiği ve davalı tarafa gönderildiğini,
davalı yan faturanın tamamına itiraz ettiğini, müvekkilinin davalı tarafa keşide edilen --------- Noterliğinin 17/019/2021 tarih ve --------- yevmiye nolu ihtarnamesi ile müvekkilinin bakiye 281.352,94 TL alacağının ödenmesinin talep ettiğini, davalı yan ise müvekkiline ---------- noterliğinin 20/12/2021 gün ve ---------- yevmiye nolu ihtarnamesine davacı tarafça ----------- noterliği 07/01/2022 tarihli ----------- yevmiye no ile yanıt verdiğini, netice olarak müvekkilinin uzun süre uğraştığı ve yaptığı imalatın ve hizmetin bedelini alamadığını, ayrıca davacının yurtdışına yerleşme niyetinde olduğunu,
---------- bulunan tüm malvarlığını satmayı düşündüğünü, işbu sebeple ihtiyati haciz talep ettiklerini, açıklanan nedenlerden dolayı davanın kabulüne karar verilerek %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacı, müvekkili şirketin maliki olduğu natamam durumundaki villada, bir kısım cephe ve havuz imalatlarını, 05/04/2021 tarihinde doplam 591.540,00 TL bedele karşılık yapmayı kabul ettiğini, davacının bu taahhüdünden sonra, müvekkilinin davacıdan herhangi bir ek imalat talebi olmadığı gibi taraflar arasında bedel arttırımı konusunda da hiçbir anlaşma yapılmadığını, davacının aksi yöndeki iddialarını kabul etmediklerini, davacı tarafından dosyaya sunulan, müvekkili şirketin imzasını içermeyen 4.sayfası eksik olduğu anlaşılan 15/08/2021 tarihli bilgisayar çıktısının da hukuken geçerliliğinin olmadığını, müvekkili şirket,
sözleşme bedeli olan miktarın 601.697,00 TL lik kısmını, davacının banka hesabına gönderdiğini, müvekkili şirket tarafından, davacının üstlendiği edimi kusursuz, ayıpsız, hatasız ve eksiksiz yerine getirip kendisine teslim etmesi beklenirken, davacının işi gereği gibi yapmadığı, eksik ve hatalı yaptığı ve belirtilen yeri inşaat artıkları ve çöp yığınları ile bırakarak inşaat alanını terk ettiği, çevredeki insanlar tarafından bildirildiğini, bunun üzerine müvekkili şirket, davacı tarafından yapma borcu altına girilen eser üzerinde derhal inceleme yaptığı, ancak işin ayıplı ifa edildiği,
eksik ve hatalı yapıldığının tespit edildiğini, davacıya konuyla ilgili olarak ihtarname gönderildiğini,-----------Sulh Hukuk Mahkemesi vasıtası ile bilirkişi raporu alındığını, açıklanan nedenlerden dolayı davanın reddine karar verilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İncelenen tüm dosya kapsamına, tarafların iddia ve savunmalarına göre davanın, davacı tarafından davalı aleyhine---------- İcra Müdürlüğü’nün--------- E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından yöneltilen itirazın iptaline ilişkin olduğu, dava konusu icra dosyasının incelemesinde takip alacaklısının mahkememiz dosyasının davacısı, takip borçlusunun mahkememiz dosyasının davalısı olduğu, toplam 281.352,94 TL tutarlı ilamsız icra takibine davalı borçlunun süresinde itirazı doğrultusunda takibin durduğu, davanın itirazın iptali ve takibin devamı istemi ile açıldığı görülmüştür.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık ise; asıl davanın eser sözleşmesi kapsamında bakiye alacağının olup olmadığı, eserin eksiksiz ve ayıpsız teslim edilip edilmediği, davacının takibe konu fatura kapsamında alacağının olup olmadığı, davalının yapmış olduğu ödemelerin iş kapsamında yeterli olup olmadığı hususlarında uyuşmazlık olduğu tespit edilmiştir.Taraflarca bildirilen tüm deliller toplanmış, ---------- İcra Dairesi'nin --------- esas sayılı icra dosyası, ----------- Noterliğinin 20.12.2021 tarih ve ------------Yev No'lu ihtarnamesi, ------------ Noterliği'nin 17.09.2021 tarih ve ------------ Yev No'lu ihtarnamesi,
---------- Noterliği'nin 07.01.2022 tarih ve ----------- Yev No'lu ihtarnamesi, -------------- D. İş sayılı dosyası celp edilerek dosya içerisine alınmıştır.
Dosyanın mahkememiz 18/04/2023 tarihli 3 nolu ara kararı gereği bir mimar ve bir borçlar hukuku alanında nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişiye tevdiine karar verildiği, bilirkişi raporunda özetle; "..raporumuzun teknik kısmında;
tarafların birbirlerine gönderdikleri e-mail suretlerinde yer alan iş listeleri ve fiyat listeleri ve de davacının fiilen yapmış olduğu işin kapsamı değerlendirilmek suretiyle, taraflar arasında akdedilmiş olan eser sözleşmesine istinaden davacı/yüklenicinin 868.009,15 TL iş bedeline hak kazandığı sonucuna varıldığını, davalı/işsahibi, davacı/yüklenici tarafından yapılan işlerde ayıp ve eksiklikler olduğunu iddia ettiğini, davalının bu iddiası da raporumuzun teknik kısmında,
dava dosyasına sunulmuş olan delil tespiti raporu incelenmek suretiyle değerlendirilmiş ve davacının ayıplı ve eksik yapmış olduğu işlerden dolayı davalının sözleşme bedelinden 53.524,40 TL indirim yapmaya hak kazandığı, bu indirim yapıldığında, davacının davalıdan 814.484,40 TL tutarında iş bedeli alacağına hak kazandığı sonucuna varıldığını, yine raporumuzun teknik kısmında; davalının yapmış olduğu ödemelerin tutarının 601.697.00 TL olduğu tespit edilmiş olup, bu ödeme tutarı düşüldüğünde, davacının davalıdan bakiye 212.787,75 TL alacağı olduğu sonucuna varıldığını, sonuç itibariyle;
raporumuzun teknik kısmındaki tespit ve sonuçlara göre, davacının davalıdan, takip tarihi itibariyle, bakiye 212.787,75 TL iş bedeli alacağı bulunduğu, bu alacağın talep gibi taki, tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte tahsili gerektiği kanaatine varıldığı.." şeklinde rapor sunulmuştur.Taraflar arasındaki sözleşme niteliği gereği bir eser sözleşmesidir.
Ayıplı ifa, yüklenici tarafından meydana getirilen ve teslim edilen eserde dürüstlük kuralları gereği olması gereken veya sözleşmede belirtilen vasıfların ve niteliklerin bulunmaması, eserin kanun veya sözleşme ile öngörülen nitelikleri taşımamasıdır. Eser sözleşmesinde ayıplı ifa ile ilgili hükümler TBK 474 - 478 maddeleri arasında düzenlenmiştir. TBK 474/1. maddesi.
"İşsahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır." şeklinde, 477. maddesi. "Eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra, yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur; ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder.
İşsahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır.Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa işsahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır; bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır. " şeklinde düzenlenmiştir. Bu kanuni düzenlemeler dikkate alındığından iş sahibi tarafından eserin teslim alınmasından sonra makul süre içerisinde eseri gözden geçirmeli varsa ayıpları yükleniciye bildirmek zorundadır.
Teslimden itibaren makul süre geçtikten sonra herhangi bir ayıp bildirimi yapılmaz ise iş sahibi eseri kabul etmiş sayılır ve artık ayıp iddiasında bulunamaz.
Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında davalıya ait villada dış cephe ve havuz imalatı yapılmasına ilişkin ticari ilişki olduğu sabittir. Kural olarak eser sözleşmesinde yüklenici eserin meydana getirerek iş sahibine teslim ettiğini, iş sahibi ise ücret ödediğini ispatla yükümlüdür. Davacı taraf eseri meydana getirerek davalı tarafa teslim etmiştir. Teslim konusunda taraflara arasında ihtilafta yoktur.
Davalı taraf bir miktar ödeme yapmış ancak davacının bakiye ödeme talebini yerine getirmemiştir. Ödememe gerekçelerinin birincisi, sözleşme bedelinin 591.540,00 TL olduğu ile ikinci gerekçesi ise eserin ayıplı olduğu iddiasıdır.
Davalının ilk savunması olan dava konusu sözleşme bedelinin değerlendirilmesinde davalı her ne kadar sözleşme bedelinin 591.540,00 TL olduğunu iddia etmiş ise de, davalının kendi iddia ettiği sözleşme bedelinden daha yüksek olan 601.697,00 TL ödeme yaptığı, taraflar arasındaki mail yazışmaları incelendiğinde taraflar arasında birim fiyat belirlendiği, bu birim fiyat dikkate alınarak yapılan hesaplamaya göre davacının yapmış olduğu imalatların 868.009,15 TL olduğu, davalı tarafın ikinci iddiası olan ayıplı ifa yönünden ise, havuzun kenarında bulunan 2 adet mermerin kırık olması, havuz içi köşe çıtaların hatalı olması,
havuz depo kapağının dar olduğu, havuz dranaj hatlarının toplanarak ana rögar hattına bağlantısının yapılmadığı, makine dairesi içerisinde bulunan drenaj pompası çukurunun yeterince derin olmadığı ve geri tepme ventilinin olmadığı tespit edilmiş olup, bu tespitlerin ayıplı ifa olduğu, davalı tarafından süresince ihtarname göndererek ayıp ihbarında bulunduğu,
ayıplı imalatların giderilmesi için 53.524,40 TL harcama yapılması gerektiği, davacının toplam alacağının 814.484,40 TL olduğu (868.009,15 - 53.524,40 = 814.484,40 ) , davalının yapmış olduğu ödeme düşüldükten sonra 212.787,75 TL (814.484,40 - 601.697,00 = 212.787,75 ) alacağının kaldığı anlaşılmakla, davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiş, alacak likit olmadığından icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/966, K. 2024/925, 21 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama