KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/334
- Karar No
- 2025/320
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2025
Karar Metni
1.486 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/334 Esas
KARAR NO : 2025/320
DAVA
Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin)
DAVA TARİHİ : 05/05/2023
KARAR TARİHİ : 16/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı ---------- şirketinde 1.975.000,00 TL sermaye ile %16,7 oranında ortak olduğunu, davalı şirketin kalan ortaklık yapısının ise; toplam 10.000.000,00 TL sermaye içinde ...’un 4.384.500,00 TL ----------3.765.675,00 TL, ----------- 1.066.500,00 TL, ...’un
ise 658.325,00 TL şeklinde olduğunu, şirkette hakim pay sahibi ve müdürler kurulu başkanının ... olduğu, müdür ---------- ve ortak ---------- kardeş olup,
... da dahil olmak üzere ...'un talimatı ile birlikte hareket ettiğini, davalı şirketle benzer sermaye yapısına sahip ve davalı şirketle grup şirket ilişkili birçok şirket bulunduğunu, müvekkilinin grup şirketlerde müdürlük görevinin sona erdiği tarihe kadar--------- ve ------------ şirketlerinde kuruluşundan 2015 yılına kadar sadece müşteri ilişkileri (halkla ilişkiler) ve kurumlarla (belediyeler, tarım müdürlükleri gibi) olan ilişkileri takip ettiğini, müvekkili ile ... arasında 17-25 Aralık süreci sonrasında fikir
ayrılığı başladığını ve ------------ sonrasında husumet oluştuğunu, ------------ hakkında ----------- ile iltisaklı olduğuna ilişkin olarak 2016 yılında soruşturmalar açıldığını, müvekkilinin, ortaklıktan çıkmasına ilişkin açılan ----------- için ----------- E. ve ----------- için -----------, ------------ için------------ E. sayılı dosyalarında yargılamanın devam ettiğini, ----------- şirketlerindeki usulsüz yönetim nedeniyle ------------ E. sayılı dosyadan denetim kayyımı atanmasına karar verildiğini,
----------- hakkında güveni kötüye kullanma gerekse ----------- ile iltisaklı olma konusunda soruşturmalar yürütüldüğü nazara alındığında davalı şirkete yönetim kayyımı atanması için dava açmak gerektiğini, ..., hakkında 2 yıldır yurtdışına çıkış yasağı bulunduğunu 06.07.2022 tarihli YMM uzman raporu ile grup ----------- şirketlerinin özvarlığına oranla yüksek miktarda borçlandırıcı ve malvarlığın fiktif işlemlerle azaltıcı işlemlerin yapıldığı tespit edildiğini, ...’un, grup şirketlerden ------------ bir inşaat şirketindeki hisselerini kendi şahsi malvarlığına usulsüz bir şekilde geçirdiğini,
bu sebeple hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan dava açıldığını müvekkilinin şikayeti üzerine açılan soruşturmada, ...'un grup şirketlerden ---------- şirketinde gayrı
resmi kasa tutularak vergi usulsüzlüğü yapıldığının ortaya çıktığını, davalı ------------- şirketlerine ait taşınmazların önemli bir kısmında ipotek tesis edildiği, yeni alınan taşınmazlara dahi ipotek tesis edildiğini, grup şirketlere ait detaylı mizanların müvekkili ile paylaşılmadığını, paylaşılan mizan kayıtlarında müdürlerin şirketten yüklü miktarda paralar çektiklerini, ortaklar hesabında milyonlarca lira borçlu olduklarının ve faiz ödenmediğinin tespit edildiğini, davalı şirketin bir inşaat projesi finanse ettiğini,
buna karşılık projede şirkete ait olması gereken kısımların şirket adına kaydedilmediğini ve üçüncü şahıslar üzerinde tutulduğunu, müvekkilinin ayrılma akçesi davasında değerlemeye katılmaması için yapıldığını düşündüklerini, ...'un, müvekkilinin ayrılma davası akabinde müvekkilinin ortak olmadığı alt şirketler kurarak,
kendi sahip olduğu bu şirketlere örtülü kazanç aktarımı yaptığını, ---------- Şirketine, özel denetçi atanmasına karar verildiğini, -------------- Esas sayılı dosyada alınan 08.06.2022 tarihli bilirkişi raporu ile açıkça sabit geldiğini, ----------- şirketinin bağımsız bir şekilde denetlenmediğinin mahkeme kararıyla sabit olduğunu, ------------- Şirketinin bağımsız denetçi atanmasına ilişkin ------------- kararının Mahkemece iptal edildiğini,
------------ şirketinin ---------- kararının iptali için açtıkları ----------- iptali ve özel denetçi atanması davasında alınan bilirkişi raporuna göre şirkette ekonomik ve mali anlamda son 4 yılda ciddi bir gerileme olduğunun, şirket risklerinin yükseldiğinin, şirket aktiflerinin azalmaya başladığının, müdür ... tarafından izah edilen eylemler gerçekleştirildiğini ve hatta gerçekleştirilmeye devam edildiğini, ...'un şirketin yönetimi için gerekli yükümlülükleri yerine getirmediğini, şahsi menfaatleri lehine hareket ettiğini, TTK m.630 kapsamında aranan haklı sebebin oluştuğunu, tüm bu nedenlerle,
davalı şirketin hakim ortağı ve yetkilisi ... ve diğer ortakların yönetim hakkının ve temsil yetkisinin kaldırılarak davalı şirkete yönetim kayyımı atanmasını, davalı şirkete, hakkında --------- ve yaptığı usulsüz işlemler nedeniyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarından soruşturma ve kovuşturma devam eden hakim ortak ... tarafından yönetildiğini, yargılama boyunca davalı şirketin daha fazla zarara uğramaması için davalı şirkete denetim ve onay kayyımı atanmasına karar verilmesini, davalıların azli ile temsil yetkisinin kaldırılmasını, şirkete yönetim kayyımı atanmasına karar verilmesini,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davalılar vekilince huzurdaki davaya cevap olarak sunulan 21 sayfalık dilekçede dava dilekçesinde belirtilen iddiaların kabul edilmediği, müdürlerin azli koşullarının oluşmadığını, ---------- Esas sayılı dosyanın bekletici mesele yapılmasını, aksi halde davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE :Dava, davalı şirkete kayyım atanması ve müdürlerin azli istemlidir.Davalı şirketin 10.000.000 TL sermayeli olduğu, sermaye oranına göre %79,333 hissenin ...’a, %40 hissenin ...’a, %16,667 hissenin ...’a ait olduğu anlaşılmıştır. Davalılar ... ve ... münferiden, ------------ sınırlı olarak şirketi temsile yetkilidir.
(Davadan sonra 24/08/2023 tarihli genel kurul toplantısında ----------- da münferiden yetkili müdür olarak atanmıştır.)TMK'nın 427/b-4 madde hükmü uyarınca, tüzel kişiye yönetim kayyımı ancak kanunen gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa atanabilir. Bir başka anlatımla kanunen gerekli organları mevcut olmayan tüzel kişiye kayyım atanır.
“Gerekli organ” kavramı, ilgili tüzelkişinin malvarlığının yönetimi için varlığı zorunlu olan organdır, Anonim ortaklıklarda söz konusu organ yönetim kurulu limited şirketler de ise müdür veya müdürler kuruludur. Gerekli organın mevcut olmaması ile kastedilen bu organın gerçekten bulunmamasıdır.
Yönetim kurulunun süresi sona ermiş olmasına rağmen, yeni bir yönetim kurulunun seçil(e)memiş olması veya yönetim kurulu üyelerinin istifaları ile kurulun boşaldığı ve yerlerini doldurma imkânının da bulunmadığı hâllerde yönetim organının mevcut olmadığı kabul edilmelidir. Nitekim, Yargıtay’ın tüm yerleşik kararları da bu yöndedir.Eldeki talepte, davalı şirketin zorunlu organdan yoksun olmadığı sabittir.
Davacının iddiası yöneticinin, şirketi zarara soktuğu, kötü yönettiği ve mal varlığının kasıtlı olarak azaltıldığıdır.Buna göre kayyım talebi de müdürün azli talebinden bağımsız bir talep olarak değerlendirilemeyecektir.
Davacının tedbiren kayyım atanması istemi mevcut delil durumuna göre makul görünmediğinden, tedbir isteminin reddine karar verilmiş, bu karar istinaf edilmiş,----------- sayılı kararla incelemeden geçmiş, istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.Bildirilen deliller toplanmıştır. Davacının ortaklıktan çıkma istemli açtığı ------------Esas sayılı dosyası celp edilmiştir.
Bu dava yargılama boyunca takip edilmiş, davacının ortaklıktan çıkması halinde aktif husumeti kalmayacağından süreç izlenmiştir ancak dava derdesttir ve mahkememiz dosyasında karar tarihi itibariyle davacının husumeti mevcuttur.Davacının iddiaları ile davalıların savunması ve davalı şirketin defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılması karar verilmiştir.Bir bağımsız denetçi, bir mali müşavir bir nitelikli hesap uzmanı bilirkişi atanmıştır.
Bilirkişiler 31/10/2024 tarihli raporunda özetle, davalı şirketin defter ve kayıtlarına göre davalı şirketin ortaklara borcu yahut ortaklardan alacağının olmadığını, davacının ...’u ve ailesinin ortak olduğu şirketlere yüksek miktarda avans verildiği iddiasını destekleyen bir veri olmadığını, belirtilen şirketlerle sadece ticari ilişki kapsamında borçlandırıcı işlemler yapıldığını, dayanaksız veya ticari faaliyetin gereği olmayacak bir para transferine rastlanmadığını belirtmiştir.
Davacı itirazları yönünden tekrar ek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişiler 10/02/2025 tarihli ek raporda kök rapordaki görüşlerini koruduklarını, müdürün azli için, yönetimin çekilmez hale geldiğine işaret edecek haklı sebeplerin mevcut olduğuna dair somut bir veri veya bilginin olmadığını mütalaa etmişlerdir.
Kök ve ek bilirkişi raporuna karşı davalı vekili davanın reddini savunmuş; davacı vekili itirazlarını sunmuştur. Davacı vekilinin itirazları mahkememizce de irdelenmiş ve yeni bir heyetten tekrar rapor almaya gerek görülmemiştir. Davacının çift defter tutulduğuna ve varlıkları aşan ipotekler tesis ederek mal kaçırdığına dair iddiası, kendisinin uzman görüşü olarak 06/07/2022 tarihinde alıp ----------- Esas sayılı dosyaya sunduğu rapora dayanmaktadır.
Davacının dayandığı ceza davasında davacı ile davalının ----------- soruşturması kapsamında yargılandığı, 20/02/2025 karar tarihi itibariyle davacının beraatine, davalının mahkumiyetine karar verildiği görülmüştür. Müdür hakkında ----------- kapsamında yapılan yargılama tek başına müdürün azli sebebi sayılamayacağı gibi, ceza yargılamasındaki kararı tarihinin bu davadan sonra olduğu açıktır, yine bu ceza kararı henüz kesinleşmemiştir.
Ayrıca celp edilerek incelenen 113 sayfalık gerekli kararın tetkikinde, davalı müdürün bu davanın davalısı olan şirket ile bağlantı biçimde azlini gerektirecek çekilmez yönetimine dair bir tespite rastlanmamaktadır. Mahkememizce atanan bilirkişi heyetinin yaptığı incelemede şirketin 2019 yılından dava tarihine kadar gelişen aşamalarda karlılığını arttırdığı, usulsüz bir kayda rastlanmadığı görülmüştür.
Yine davacı vekili itirazlarında ...’a şirketten borç verildiğini ancak bunun defterlere kaydedilmediğini ileri sürmüştür. Kural olarak şirket defterinde kayıt yoksa( şirket ortağına borçlu görünmüyorsa) borçlu olmadığını kabul etmek gerekir. Kaldı ki davacı ortak, yöneticinin şirkete zarar verdiği iddiasında ise yöneticinin sorumluluğu davası açma imkanına sahiptir.
Davacının ek rapora kimi itirazları da (asit test oranına göre sektörde geri kalındığı)dava dilekçesinde yer almayan raporda derç edilen tablolara göre ileri sürülen iddialardır. TTK.nun 630 maddesinde müdür veya müdürlerinin yönetim ve temsil hakkının kaldırılması ve sınırlandırılmasının her ortağın mahkemeden isteyebileceği düzenlenmiştir.
Müdürlerin azil davasında tüm deliller toplandıktan sonra gerekli görüldüğünde ve fevkalade durumlar bulunduğu takdirde şirketi organsız bırakmamak amacıyla şirket müdürlerinin görevine devam edemeyeceği anlaşılırsa; şirkete temsil veya yönetim kayyımı atanması TTK hükümleri uyarınca mümkün olup yönetim veya denetim kayyımı atanması da geçici bir hukuki koruma tedbiridir.Müdürün azli için, müdürlerin özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlâl ettiğinin somut olarak ortaya konması gerekir.
Ancak iddialar soyut nitelikte kalmış yeter ölçüde delillerle desteklenememiştir. Davacının, özel denetçi raporu şeklinde ayrınıtılı bir denetim yapılması istemi davanın mahiyetine de uygun değildir.Bu sebeple ispatlanamayan müdürün azli davasının reddine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/334, K. 2025/320, 16 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama