KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/741
- Karar No
- 2025/516
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2025
Karar Metni
1.719 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/741 Esas
KARAR NO : 2025/516
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/09/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalılar aleyhine Merkezi Takip Sistemi sayılı dosyasından faturaya dayalı alacağa dayanarak takip başlatıldığını, borçlu şirket ve şahsın hiçbir gerekçe göstermeksizin haksız ve mesnetsiz olarak işbu icra dosyasına itiraz ettiğini, davalı şirket ile müvekkili şirket arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu;
taraflar arasında Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesinin akdedildiğini ve bu sözleşmeye bağlı olarak davalı şirketin elektrik kullandığını, davalı şahsın ise davalı şirketin yetkilisi olduğunu, sözleşmede ticari kefaletinin mevcut olduğunu, davalı şirketin elektrik tüketimi yapmış olmasına rağmen takibe konu faturaları ödemediğini, davalı şirketin imzaladığı sözleşmedeki sözüne uymadığını faturaları ödememesinin basiretli tacir ilkesiyle bağdaşan bir davranış olmadığını, müvekkili şirketin alacağının likit bir alacak olduğunu, yargılama neticesinde ortaya çıkabilecek, belirsiz bir alacak olmadığını,
zira müvekkili şirketin alacağı faturaya dayalı, somut ve belirli bir alacak olduğunu. davalının tükettiği elektrik bedelinin kendisine fatura edildiğini, davalının bunu ödemediği gibi, müvekkili şirketin alacağına kavuşmasını geciktirmek için dosyaya itiraz ettiğini, bu sebeplerden haksız itirazın iptaline ve takibin devamını, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gider ve ücreti vekaleti davalıların üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalılar herhangi bir cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.Birleşen ----------- Esas sayılı dosyasında dava dilekçesinde özetle.
Davalı şirket ile müvekkili şirket arasında ticari ilişki mevcut olup taraflar arasında Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi ve imza sirküleri akdedildiği ve bu sözleşmeye bağlı olarak davalı şirketin elektrik kullandığını, davalının davalı şirketin yetkilisi olup, sözleşmede ticari kefaleti bulunduğunu, davalı şirketin elektrik tüketimi yapmış olmasına rağmen takibe konu faturaları ödemediğini, borcun ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını, davalıların tarafın itirazı nedeniyle takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu açıklanan nedenlerle davalıların yaptığı haksız itirazın iptaline ve takibin devamına, borçluların,
% 20’den aşağı olmamak üzere, icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine,yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen ---------- Esas sayılı dosyasında dava dilekçesinde özetle.
Davalı şirket ile müvekkil şirket arasında ticari ilişki mevcut olduğunu, taraflar arasında Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi akdedildiğini ve bu sözleşmeye bağlı olarak davalı şirket elektrik kullandığını, davalı/borçlu şahıs ise, Davalı/borçlu şirketin yetkilisi olduğunu, ayrıca, müvekkil şirket ile imzalanan Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi'nde de ticari kefaleti bulunduğunu, ancak ticari kefaleti bulunmasına rağmen takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini belirterek davalılar tarafından itiraz edilmesi üzerine durdurulan takibin devamına,
%20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE :Asıl dava ile birleşen diğer iki davada, elektrik satışından kaynaklanan faturaya dayalı alacak için başlatılan icra takiplerine itirazın iptali istenmiştir.
Zorunlu arabuluculuk son anlaşamama tutanaklarının mevcut olduğu, taraf teşkilini sağlandığı, dava şartlarının tamam olduğu anlaşılmış, esasa geçilmiştir.
Taraflar arasında Elektrik enerjisi satış sözleşmesi akdedilmiştir. Sözleşme 04/12/2022 tarihli olup, 01/01/2023 tedarik başlangıç tarihinden itibaren 12 ay sürelidir. Davacının lisanslı tedarik şirketi olarak fesih tarihine kadar elektrik satmaya devam ettiği anlaşılmıştır. Takibe konu faturalar satış faturaları ile sözleşmenin20. Maddesine göre kesilen ceza faturalarıdır.
Davacı bakiye faturalar sebebiyle icra takipleri başlatmıştır.Davalı taraf, dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilmiş olmasına rağmen davaya yazılı bir cevap dilekçesi sunmamış, duruşmalara katılmamıştır. Öte yandan davalılar, icra takibine yaptığı itirazda ----------- yetkili olduğundan bahisle yetkiye, borca, faize ve ferilerine itiraz etmiştir.
Dosyamıza celp edilen icra takipleri incelendiğinde;Asıl davaya konu ----------- esas sayılı takibin 24/05/2023 tarihinde iki borçlu aleyhine 4 adet fatura için 4 kalem de işlemiş faiz ile birlikte 2.388.442,06 TL üzerinden başlatıldığı, ödeme emrinin borçlu şirkete 31/05/2023 te tebliğ edildiği,
diğer borçlunun kendiliğinden o gün haberdar olarak her iki borçlu yönünden 06/06/2023 tarihinde borçluların yerleşim yerinin ---------- olması sebebiyle yetkiye, borca, faize, ferilerine itiraz ettiği görülmüştür.Birleşen --------- Esas sayılı dosyaya konu --------- Esas sayılı takibin 541.544,23 TL'lik asıl alacak, 2.670,63 TL işlemiş faiz olmak üzere 1 adet fatura sebebiyle toplam 544.214,91 TL üzerinden 25/06/2023 tarihinde iki borçlu aleyhine başlatıldığı,
ödeme emrinin tebliği olmadan her iki borçlunun da 11/07/2023 tarihli itiraz dilekçesinde takibi öğrendiklerini belirterek borçluların yerleşim yerinin ----------- olması sebebiyle yetkiye, borca, faize, ferilerine itiraz ettiği görülmüştür.Birleşen ----------- Esas sayılı dosyaya konu ----------- Esas sayılı takibin 1.460.000 TL'lik asıl alacak(cezai şart faturası), 9.600 TL işlemiş faiz olmak üzere 1 adet fatura sebebiyle toplam 1.469.600 TL üzerinden 07/07/2023 tarihinde iki borçlu aleyhine başlatıldığı,
ödeme emrinin tebliği olmadan her iki borçlunun da 11/07/2023 tarihli itiraz dilekçesinde takibi öğrendiklerini belirterek borçluların yerleşim yerinin ----------- olması sebebiyle yetkiye, borca, faize, ferilerine itiraz ettiği görülmüştür.Yetki itirazı bakımından sözleşmenin son sayfasında---------- mahkemelerinin ve icra dairelerinin yetkili kılındığı,
tarafların tacir olmakla HMK.nun 17. Maddesine göre yetki sözleşmesine uygun takip yapıldığı görülmüştür (Sözleşmedeki yetki şartı başta fark edilmemiş, ön inceleme duruşmasında para alacağı olan alacaklının akdi ilişki kapsamında yaptığı icra takibinde kendi yerleşim yerinin de yetkili olması sebebiyle icra dairesinin yetkisine olan itiraz reddedilmiştir)Davalı ----------- sözleşmede borçlunun yanında müteselsil kefil olarak borçlu olduğu görülmüştür.
Davaya konu satım sözleşmenin akdedildiği tarihte yürürlükte bulunan TBK. m. 583 hükmü uyarınca kefalet tarihinin, kefil olunan miktarın ve müteselsil kefil olunması halinde bu yönde bir ibarenin kefilin kendi el yazısı ile yazılması gerektiği açıktır. TBK'nun 583.maddesindeki bu koşullar, geçerliliğe ilişkin şekil şartı kabul edildiğinden, bu unsurlarda eksiklik bulunması halinde, herhangi bir yoruma ihtiyaç kalmadan kefalet sorumluluğu da geçersiz sayılır.
Somut olayda BK nın 583 maddesine uygun kefalet ilişkisi kurulduğu görülmüştür.Davalının defter ve kayıtlarının incelenmesi için ----------- ATM’lerine talimat yazılmış, ------------Talimat sayılı dosyada bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi 19/10/2024 tarihli raporunda özetle, davalının defterlerini ibraz etmediğini, ancak BA ve BS formlarının uyumlu olduğunu belirtmiştir.
Davacının defter ve kayıtları ile tüm dosya kapsamında inceleme yapılmak üzere bir mali müşavir bir elektrik mühendisi bilirkişi atanmıştır. Bilirkişiler 21/03/2025 tarihli raporda özetle takibe konu toplam 6 faturanın BA ve BS formlarında kayıtlı olmakla her iki tarafın ticari defterlerinde mevcut olduğunu, davacının defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu, toplamda 4.160.042,90 TL alacaklı göründüğünü belirtmişlerdir.
Teknik bilirkişi fatura bedelini takiptekinden az bir miktar eksik hesaplamış, böylece teknik bilirkişinin hesabına ve mali müşavirin hesabına göre seçenekli şekilde asıl alacak ve işlemiş faizler hesaplanmıştır.Davacı vekili rapora karşı itirazlarını sunmuş, alacağına bir an önce kavuşmak için itirazları gözetilerek tam kabul kararı verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise ek rapor alınmasını talep etmiştir.
Davalılara rapor tebliğ edilmiş ancak itiraz sunulmamıştır.Bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, olayın oluşuna uygun olduğu anlaşılarak itibar edilmiştir.
6100 sayılı HMK’nun 222. maddesinin ikinci fıkrasına göre “Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır”.
Aynı maddenin üçüncü fıkrasına göre de “İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
(Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.
Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz” onaylarını içerdiği, usulüne uygun tutulduğu, defterdeki kayıtların çelişkili olmadığı, davalının da tebligat yapılmasına rağmen kendi defter ve kayıtlarını ibraz etmediği, bu durumda HMK.nun 222/3 maddesi uyarınca davacının kendi defterleri ile iddiasını ispatlamış kabul edilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Somut olayda faturaların taraf defterlerine itirazsız şekilde kaydedilmiş olması sebebiyle mali müşavir bilirkişinin yaptığı hesaplamaya itibar edilmiş, aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Sözleşme ile yıllık %60, aylık %5 oranında faiz kararlaştırılmış olduğu nazara alınmış, ayrıca faturaya dayalı ve sözleşmeye göre hesaplanabilir alacağın likit olması sebebiyle icra inkar tazminatına da hükmedilmiştir.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/741, K. 2025/516, 25 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama