KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/744
- Karar No
- 2025/14
- Karar tarihi
- 9 Ocak 2025
Karar Metni
914 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/744 Esas
KARAR NO: 2025/14
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 02/10/2023
KARAR TARİHİ: 09/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
28.01.2023 tarihinde müvekkiline ait olup sürücü ---------- sevk ve idaresindeki ---------- plaka sayılı aracı ile kavşaktan dönüş yaparak düz seyir ile gönen istikametine seyir halinde iken aynı istikamette arkasında seyir halinde olan sürücü ---------- sevk ve idaresindeki ---------- plaka sayılı aracın belirtilen mevkide --------- plaka sayılı araca arkadan çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, karşı taraf sürücünün tam ve %100 kusurlu olduğunu, müvekkiline ait araçta kaza nedeni ile çok sayıda parça değişimin olduğunu ve değer kaybetmiş olduğunu,
ayrıca aracın onarımda olduğu süre içerisinde kullanılamamış olduğundan araç mahrumiyet zararının / kazanç kaybının oluştuğunu, bu vs. nedenler ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL araç mahrumiyeti, ve 100,00 TL değer kaybı tazminatının kaza tarihinden itibaren, işletilecek avans faizi ile birlikte tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Öncelikle dava şartı yokluğu nedeni ile davanın reddedilmesi gerektiğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğramış olduğunu, müvekkili tarafından 04.08.2023 tarihinde 24.999,98 TL Değer Kaybı ve 20.05.2023 tarihinde 95.000,02 TL hasar ödemesi yapılmış olduğunu, bu kapsamda gerekli ödemeler yapılmış olduğundan müvekkilinin sorumluluğunun kalmamış olduğunu, müvekkilin sorumluluğunun poliçe limiti ve sigortalısının kusuru ile sinirli olduğunu, ayrıca söz konusu araçta değer kaybının oluşmamış olduğunu, müvekkilin KDV den sorumlu olmadığını, araç mahrumiyet bedelinin poliçe kapsamında olmadığından müvekkilin sorumluluğunun bulunmadığını,
açıklanan nedenlerden dolayı davanın reddine karar verilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibariyle.
Davacıya ait ---------- plakalı araç ile davalı --------- ait ---------- plakalı aracın 28.01.2023 tarihinde karışmış olduğu kaza nedeniyle davacıya ait aracın, değer kaybına uğrayıp uğramadığı, değer kaybı var ise ne kadar olacağı, araç mahrumiyetinin olup olmadığı, var ise ne kadar olacağı, hasar tazminatı ödemesinin yeterli olup olmadığı, kazada araç sürücülerinin kusur durumu, KTK 97 md gereğince sigortaya başvuru yapılıp yapılmadığı, uyuşmazlık olduğu tespit edilmiştir.Taraflarca bildirilen tüm belge ve dokümanların toplandığı,
---------- merkezi kayıtları, araç trafik kayıtları, sigorta şirketine başvurduğuna ilişkin başvuru evrakları ile birlikte poliçe ve hasar dosyasının dosyaya celp edildiği, mahkememiz 14/03/2024 tarihli 1 nolu ara kararı gereği, dosyanın bir makine mühendisi bilirkişiye tevdine karar verildiği, 01/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...---------- plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, ----------- plakalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı,
aracın onarımda olduğu süre içerisinde kullanılmayacak olmasından kaynaklı kaza tarihi itibariyle 12 iş günüx750,00 TL =9.000,00 TL araçtan mahrum kalma ikame araç bedeli oluşacağı, söz konusu aracın günlük olarak 12 iş günü onarımda olduğu süre için amortisman payının 400,00 TL x 12 = 4.800,00 TL olacağı, bu kapsamda araçtan mahkum kalma ikame araç bedelinin Yargıtay istikrar bulmuş kararlarına istinaden Amortisman giderinin tenzili ile 9.000,00 TL - 4.800,00 TL = 4.200,00 TL olacağı.." şeklinde rapor sunulmuştur.
Taraf vekillerince bilirkişi raporuna karşı itiraz ve beyan dilekçeleri sunulduğu, bilirkişi raporunun denetime elverişli olması sebebiyle itirazların reddine karar verilerek, davacı vekiline dava değeri artırım dilekçesi sunması için süre verildiği, süresi içerisinde davacı vekili araç mahrumiyeti talebini 4.200,00 TL'ye artırdığını, dava değeri artırım dilekçesinin davalı tarafa tebliğ edildiği, itiraz dilekçesi sunulduğu görülmüştür.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde.
28.01.2023 tarihinde davalı sürücü tarafından davacıya ait araca kavşaktan dönüşü sırasında arkadan çarpmış olduğu, davalının %100 kusurlu olduğu, kaza nedeniyle 95.000,02 TL hasar oluştuğu, davalı sigortanın 16/10/2023 tarihinde 95.000,02 TL yapmış olduğu, işbu sebeple hasar ödemesi tamamlanmış olduğundan hasar ödemesi bulunmadığı, davacının aracında dava konusu kaza nedeniyle reel olarak 10.000,00 TL değer kaybı olduğu, davalı sigortanın ödemiş olduğu 24.999,98 TL ödediği, bu yönüyle değer kaybı ödemesi tazminat alacağının bulunmadığı, davalı aracının tamir süresinin 12 gün olduğu,
12x750,00 TL=9.000,00 TL araçtan mahrum kalma/ikame araç bedeli oluşacağı, söz konusu aracın günlük olarak 12 iş günü onarımda olduğu süre için amortisman payının 400,00 TLx12=4.800,00 TL olacağı, amortisman giderinin düşülerek 9.000,00 TL - 4.800,00 TL = 4.200,00 TL araçtan mahrum kalma/ikame bedelinin belirlenmiş olduğu anlaşılmış, değer kaybı tazminatının bulunmadığı bu yönüyle davanın reddine, 4.200,00 TL ikame araç bedelinin davalı ---------- tahsiline karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Davalı sigorta yönünden arabulucuk sürecinin dava şartı olduğu, diğer davalı yönünden arabuluculuk sürecinin dava şartı olmadığı, değer kaybı tazminatı talebi ile ilgili davalı sigorta yönünden davanın reddine karar verildiğinden arabuluculuk ücretininde davacı üzerinde bırakılması gerektiği anlaşılmıştır.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/744, K. 2025/14, 9 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama