KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/861
- Karar No
- 2024/804
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2024
Karar Metni
2.007 kelime·10 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/861 Esas
KARAR NO: 2024/804
DAVA
Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 25/03/2023
KARAR TARİHİ: 15/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ------------ şubesine ait 12.000TL bedelli, 10.02.2014 tarihli ----------- nolu çekin müvekkilinin uhdesinden rızası dışında çıktığını, 2022 yılında ilamsız icraya konu edildiğini, müvekkili aleyhine ---------- İcra Müdürlüğünde ----------- sayılı dosyada icra takibi başlatıldığını, borca itirazlar ettiklerini ve takibin durdurulduğunu, fakat davalı ...'in sınırlı yetkili ----------- E. Sayılı dosyasından açtığı dava ciro silsilesi bozuk olmasına rağmen itirazın kaldırılmasına karar verildiğini, bu kararın istinaf edildiğini,
icra hukuk mahkemesi sınırlı yetkiye sahip olduğundan ve kesin hüküm teşkil etmeyeceğinden menfi tespit davası açılmasında müvekkilinin hukuki menfaatinin bulunduğunu, müvekkilinin hırsızlık sonucu elinden çıkan bu çek ile ilgili seneler sonra haksız ve hukuka aykırı olarak borçlu konumuna getirildiğini, davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, müvekkilinin 10.02.2014 tarihli, 12.000 TL bedelli ve ----------- şubesine ait ----------- nolu çek vasfını kaybetmiş belge hakkında başlatılan ---------- İcra Müdürlüğünün ---------e. sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla,
bu dava sebebiyle uğramış olduğu zararların yasa gereği alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla davalı alacaklı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Dava konusu 12.000,00 TL bedelli, 10.02.2014 Tarihli, ----------- Şubesine ait çekin müvekkiline ciro edildiğini ve çekin son ciro alacaklısının müvekkili olduğunu, müvekkili tarafından ----------- İcra Müdürlüğünün ----------- Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını , borçlu davacı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak iş bu takibe itiraz edildiğini, -----------İcra Mahkemesi ------------ Esas sayılı dosya ile itirazın kaldırılması davası açıldığını ve mahkemece davanın kabulü ile davalının ---------- İcra Dairesi’nin ----------- Esas sayılı takibine yönelik itirazının kaldırılmasına, takibin devamına karar verildiği,
--------- Şti.'nin müvekkilinin babasına ait bir şirket olduğunu, müvekkilinin babası ceza evindeyken babasına maddi olarak destek verdiğini ve ailesine baktığını, bunun sonucunda müvekkilinin babasının maddi desteğinin karşılığı olarak elinde bulunan çekleri müvekkili ...'e ciro ettiğini, müvekkilinin iyi niyetli 3. Kişi konumunda olduğunu açıklanan nedenlerle davanın reddine, davacı - borçlu tarafın haksız ve kötü niyetli olarak huzurdaki davayı açmasından sebep müvekkil alacağının tahsili için dava neticesini bekleyecek olmasından davacı hakkında %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine,
yargılama gider ve masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Görevsizlik Kararı:Dava ---------- Asliye Hukuk Mahkemesine tevzi edilmiş, 28/03/2023 tarih --------- Esas ---------- Karar sayılı kararı ile Görevsizlik kararı verilerek dosya mahkememize tevzi edilmiş, mahkememizin ----------- Esas sırasına kaydedilmiştir.İcra Dosyası:---------- İcra Müdürlüğü' nün ---------- esas sayılı dosyasında.
Davalının davacı aleyhine 10.01.2024 tarih ----------- seri nolu 12.000TL bedelli çek nedeniyle kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatmış olduğu anlaşılmıştır--------- SAyılı kararı:"... Mahkememizce yapılan değerlendirmede; alacaklı tarafından kambiyo senedi vasfını taşıyan 10/01/2014 düzenleme tarihli 12.000,00 TL bedelli çeke dayanılarak ilamsız icra takibi başlatıldığı, davacı alacaklının yetkili hamil konumunda olup takip hakkının bulunduğu,
yukarıda bahsedilen Yargıtay ilamı uyarınca kayıtsız şartsız para borcu ikrarını içeren çeke dayalı olarak başlatılan ilamsız icra takibinde borçlunun itirazı vuku bulduğu taktirde alacaklının icra mahkemesinde itirazın kaldırılmasını talep edebileceği, borçlunun itirazını ancak İİK'nin 68. Maddesinde belirtilen mahiyetteki belgelerden birine dayandırdığı taktirde itirazının haklılığını öne sürüp ispatlayabileceği, borçlu tarafından bu nitelikte herhangi bir belge sunulmadığı, itirazını haklı bir gerekçeye dayandıramadığı anlaşıldığından,
davanın kabulü ile davalının --------- İcra Dairesi’nin ---------- Esas sayılı takibine yönelik itirazının kaldırılmasına, takibin devamına, takip konusu alacağın %20'sine karşılık gelen 5.291,47 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...." ---------- Sayılı Kararı:" katılanın ----------- sanıkların davacı ... ve dava dışı ---------- olduğu, suçun Başkasına Ait Banka veya Kredi Kartının İzinsiz Kullanılması Suretiyle Yarar Sağlama suçu olduğu,...
Davacı ... ---------- Beraat ettiği, kararın kesinleştiği analşılmıştır.
---------- Karar nolu Kararı:" katılanın ------------ sanıkların davacı ... ve dava dışı ----------- olduğu, suçun Başkasına Ait Banka veya Kredi Kartının İzinsiz Kullanılması Suretiyle Yarar Sağlama suçu olduğu,...Müştekiyi olay tarihinde ---------- numaralı telefondan arayan kişinin yaptırmış olduğu hayat sigortasının iptali için kredi kartı bilgilerine ihtiyaç duyulduğunu söylediği, müştekinin ----------- Bankasına ait kredi kartı bilgilerini ve telefonuna gelen şifreyi telefondaki şahsa verdiği ve bunun üzerine kredi kartından 490,00 TL para çekme işlemi yapıldığı, ----------Bankasının cevabi yazılarına göre;
müştekinin kredi kartından 12/06/2014 tarihinde 490 TL tutarında ------------ adlı şirketten alışveriş yapıldığının bildirildiği, şirket yetkilisinin sanık ----------- olduğunun tespit edildiği, sanık ------------ savunmalarında, harcamayı yapanın ... olduğunu, sadece olayda kendisinin sanal pos cihazı kullanıldığını beyan ettiği ve sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hileli hareketlerle haksız menfaat temin ettikleri iddia olunan somut olayda, ...
Sanık ... hakkında hapis ve adli para cezası verildiği, cezanın kesinleştiği anlaşılmıştır. Dava; hukuki niteliği itibariyle keşidecisi davacı olan ------------ Şubesine ait 12.000-TL bedelli 10/02/2014 keşide tarihli çekin davacının rızası dışında elinden çıktığı iddiasıyla başlatılan ----------- İcra Müdürlüğünün ----------- E. Sayılı icra dosyasında başlatılan takipte davacının borçlu olup olmadığının tespiti istemli açılan menfi tespit davasıdır.
Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır.
Menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitine yöneliktir. Başka bir deyişle hukuki yararın bulunması koşuluyla sonuçta alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığının tespiti amaçlanır. Dayanılan hukuki ilişkinin gerçekten mevcut olmadığı icra takibine maruz kalmadan önce ileri sürülebileceği gibi, icra takibinden sonra da ileri sürülebilir.
Borçlunun icra takibinden önce veya sonra menfi tespit davası açabilmesi için borçlu olmadığının tespitinde hukuki yararının bulunması şarttır. Buna rağmen, borçlunun, alacaklının harekete geçmesini beklemeden borçlu olmadığının tespitinde korunmaya değer bir yararı bulunabilir. Bu tür bir yararının bulunması hâlinde borçlu, borçlu olmadığının tespiti için dava açabilir.
Bunun dışında, icra takibi taraflar arasındaki maddi ilişkiyi tespit edecek nitelikte olmadığından, alacaklının takibe girişmesinden sonra, hatta takip kesinleştikten sonra da borçlunun, borçlu olmadığının tespitini mahkemeden istemesi mümkündür. Borçlu, belirtilen şekilde takipten önce veya sonra alacaklıya karşı bir menfi tespit davası açar; bu davayı kazanırsa, hakkındaki icra takibi iptal edilir ve borcu ödemekten kurtulur.
Ancak, borçlu borcunu icra dairesine ödedikten sonra, artık menfi tespit davası açamaz. Bu hâlde, borçlunun sırf borçlu olmadığının tespitinde, hukuki bir yararı yoktur. Bundan sonra, ödediği paranın geri alınması için bir dava açması söz konusu olur ki, bu da istirdat davasıdır. Menfi tespit davası, normal bir hukuk davası gibi açılır. Borçlu, itirazın kaldırılması sırasında icra mahkemesinde (m.
68-68a) ileri sürüp ispat edemediği itiraz ve def’ilerini menfi tespit davasında yeniden ileri sürebilir; çünkü itirazın kaldırılması kararı, menfi tespit davasında kesin hüküm teşkil etmez. Nitekim aynı ilkeler ----------- tarihli ve --------- E., ------- K. sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.Menfi tespit davalarında ispat yükümlülüğü kural olarak davalı alacaklıya düşer.
Ancak imzası ikrar edilmiş bono alacağın varlığını ispatlayan kesin delil niteliğinde olup bu kez borçlunun borcunun bulunmadığını, usulüne uygun delillerle kanıtlaması gerekir. Bono, ödeme vaadi niteliğinde kambiyo senedi olup, bağımsız borç ikrarını içerir.
Bonoda kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa aittir, ispat külfeti davacı taraftadır.Bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak uygun bir asıl borç ilişkisine, bir illi ilişkiye dayanır. Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir gayeye ulaşmak istemektedir.
İşte bu gaye bir kambiyo senedinde mündemiç hakkın doğumu ve devri açısından hukuki sebebi teşkil eder. Kambiyo senedi düzenlenmesi dolayısıyla ortaya çıkan ilişki “kambiyo ilişkisi” ismiyle anılmaktadır. Kambiyo senedi vermek suretiyle borç altına giren borçlu “kambiyo taahhüdü”nde bulunmuş olur. Kambiyo ilişkisinin altında esas itibariyle bir asıl /temel borç ilişkisi vardır.
Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır.
TTK 790 ' Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir.
Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır.'Tüm Yasal Düzenlemeler ve dosya kapsamına göre: Davacı; senetteki ilk ciro ------------ ait olup kendisi tarafından ciro çizilerek iptal edildiği,.
Başkaca ciro bulunmadığından ve ilk ciro yapan ----------- isimli şirketin de lehtar olmadığından söz konusu bu çekte davalının yetkili hamil ve alacaklı olmadığı , davaya konu çek kambiyo vasfına sahip olmadığı gibi hamili için adi bir senet olarak da işlem göremeyeceği, ciro silsilesinin kopuk olduğu, Çekin arka sayfası incelendiğinde ------------ tarafından yapılan cironun çizildiği, çizilmiş ciroların yazılmamış hükmünde olduğu,.
Daha sonra lehtar ----------- tarafından yapılan başka bir ciro bulunmadığı, Lehtar tarafından ciro yapılmadan yapılan ciro silsilesi kopuk olacağını ileri sürmektedir.Davalı; çekin son ciro alacaklısının müvekkili olduğunu, müvekkili tarafından ----------- İcra Müdürlüğünün ----------- Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını , borçlu davacı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak iş bu takibe itiraz edildiğini, ----------- Esas sayılı dosya ile itirazın kaldırılması davası açıldığını ve mahkemece davanın kabulü ile davalının ----------- Esas sayılı takibine yönelik itirazının kaldırılmasına,
takibin devamına karar verildiği, ----------- Şti.'nin müvekkilinin babasına ait bir şirket olduğunu, müvekkilinin babası ceza evindeyken babasına maddi olarak destek verdiğini ve ailesine baktığını, bunun sonucunda müvekkilinin babasının maddi desteğinin karşılığı olarak elinde bulunan çekleri müvekkili ...'e ciro ettiğini, müvekkilinin iyi niyetli 3. Kişi konumunda olduğunu açıklanan nedenlerle davanın reddini savunmuştur.Dosyaya celb edilen ----------- Esas Sayılı dosya ve ----------- Esas sayılı dosyalarında her ne kadar davacı ... ---------- sanık olarak yargılanmış ve hüküm verilmiş ise de, ceza davalarının davamız konusu,
------------- şubesine ait 12.000TL bedelli, 10.02.2014 tarihli ---------- nolu çek ile ilgili olmadığı anlaşılmaktadır.Here ne kadar ----------- Sayılı kararı ile, dava konusu 10/01/2014 düzenleme tarihli 12.000,00 TL bedelli çeke dayanılarak ilamsız icra takibi başlatıldığı,
icra mahkemesinde itirazın kaldırılmasını talep edebileceği, borçlunun itirazını ancak İİK'nin 68. Maddesinde belirtilen mahiyetteki belgelerden birine dayandırdığı taktirde itirazının haklılığını öne sürüp ispatlayabileceği, borçlu tarafından bu nitelikte herhangi bir belge sunulmadığından davanın kabulü ile davalının ----------- Esas sayılı takibine yönelik itirazının kaldırılmasına, takibin devamına karar verilmiş ise de,Dava konusu çekin incelenmesinde; keşidecinin davacı ..., lehdarın ------------ olduğu, lehdarın ciroladığı ancak cironun üzeriinin çizildiği ve iptal edildiği,
sonraki cironun ------------ Şti.'ne ait olduğu son ciroyu davalının yapmış olduğu görülmüştür.------------ SAyılı İlamı;"...
Borçlu vekili, takibe konu çekin daha önce bankaya ibraz edilmesine ve müvekkilinin çekten kaynaklı borcu ödemesine rağmen keşide tarihi değiştirilmek ve müvekkilden önceki ciroların çizilmesi suretiyle yeniden tedavül ve takibe konulduğunu belirterek takibin iptalini talep etmiş, mahkeme, cirantacı borçlunun, keşidecinin imzasının keşideciye ait olmadığını ve paraflanan keşide tarihinin tahrifata uğradığını ileri süremeyeceğini belirterek talebi reddetmiştir.İİK.’nun 170/a-2 maddesi gereğince, mahkeme,
müddetinde yapılan şikayet veya itiraz dolayısıyla usulüne uygun olarak kendisine intikal eden işlerde alacaklının kambiyo hukuku gereğince takip hakkına sahip bulunup bulunmadığını re’sen incelemek zorundadır. Somut olayda borçlunun itirazı süresinde olduğuna göre, mahkemece yasanın yukarıda açıklanan hükmünün re’sen uygulanması zorunludur. Takip dayanağı çek, --------- ----------- adına keşide edilmiştir.
Nama yazılı çeklerde çekin el değiştirmesi için lehdarın cirosunun olması zorunludur. Çekte, ilk ciro lehdara ait iken çizilerek iptal edilmiştir. Çizilmiş cirolar 6102 sk. TTK.’nun 686/1 maddesi gereğince yok hükmündedir. Buna göre ciranta borçlunun cirosundan önce lehdarın cirosu bulunmadığından ciro silsilesinde kopukluk olup bu çek yönünden, alacaklının, borçlu şirketi takip hakkı yoktur.
O halde, mahkemece, İİK.nun 170/a-2.maddesi uyarınca, borçlu yönünden, takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile aksi yönde hüküm tesisi isabetsizdir..." Emsal Yargıtay ilamında da görüldüğü üzere, Çizilmiş ciroların 6102 sk.
TTK.’nun 686/1 maddesi gereğince yok hükmünde sayıldığı, Buna göre ciranta borçlunun cirosundan önce lehdarın cirosu bulunmadığından ciro silsilesinde kopukluk olduğundan bu çek yönünden, alacaklının, borçluyu takip hakkı bulunmadığı kanaati ile davacının davasının kabulüne, davalı takip alacaklısının senet metninden anlaşılan ve ciro silsilesinin kopuk olduğunu bilerek takip yaptığı ve kötü niyetli olduğu kabul edilerek, İcra dosyasındaki asıl alacağın %20'si oranında kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/861, K. 2024/804, 15 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama