KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/921
- Karar No
- 2024/871
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2024
Karar Metni
623 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/921 Esas
KARAR NO: 2024/871
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 30/11/2023
KARAR TARİHİ: 06/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalı tarafın İcra Müdürlüğü’ne yapmış olduğu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalının müvekkili şirkette temsil yetkisine haiz ortak konumundayken kendisine şirket işlerinde kullanılmak üzere iş avansları verildiğini, davalının şirketteki temsil yetkisi bittikten sonra söz konusu avansların kapatılması için davalı tarafından harcama belgesi ibraz edilmediği gibi harcanmamış avansların şirkete iadesi sağlanmadığını, iş bu avansların iadesi için davalı hakkında --------- İcra Dairesi --------- Esas sayılı dosyası kapsamında takibe geçildiğini, davalı tarafından ödeme emrine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini,
itirazın akabinde Arabulucu ---------- huzurunda gerçekleştirilen zorunlu arabuluculuk görüşmelerinde de bir anlaşma sağlanamadığını, takip konusu meblağ davalı tarafça gayet iyi bir şekilde bilinmekte olup, aynı zamanda likid bir alacak olduğunu belirterek davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili dava dilekçesinde özetle. Öncelikle usule ilişkin itirazları bulunduğunu, görev itirazında bulunduklarını, esasa ilişkin itirazlarında.
Davacı ile davalı arasında davalı anonim şirket yönetim kurulu başkanı ---------- el ürünü imzası bulunan adi ortaklık sözleşmesi mevcut olduğunu, -------- tarafından dava değeri 4.500.000 TL gösterilen belirsiz alacak davası ikame edildiğini, ---------- Esas sayılı dosyasında taraflar tacir ilan edilmiş ve yargılamada tahkikat aşamasına geçildiğini, davalı kurumun iş avansı olarak sunduğu dekontlar, davacının ortaklığa bağlı aldığı huzur hakkı ödemeleri olduğunu,
----------- tarafından davalı yan tanığı --------- müdürü şirket çalışanı ----------- 17.05.2022 tarihinde gönderilen "-------------- Her ay aldığım huzur hakkı ödemesini neden iş avansı diye gönderiyorsunuz. Bilgi rica edebilir miyim" içerikli elektronik postayı iddialarını ispatladıklarını belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE :Dava; hukuki niteliği itibariyle temel olarak 6102 sayılı TTK' nın 644/2 maddesi yollamasıyla TTK'nın 553-555 maddelerine dayanan bir davadır.TTK'nın 553. maddeye göre kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülükleri kusurları ile ihlal ettikleri takdirde kusurlarının bulunmadığını ispatlamadıkça hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar.
Şirket yöneticisi hakkında ortakların ve şirket alacaklılarının tazminat davası açma hakkını düzenleyen 6102 sayılı TTK'nın 555. maddesinde yer alan “Şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket ve her bir pay sahibi isteyebilir.
Pay sahipleri tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilirler.” hükmü uyarınca ortak, dolaylı zarar nedeniyle açtığı davada hükmedilecek tazminatın kendisine değil, ortaklığa verilmesi yönünde talepte bulunabilir.Eldeki davada davacı, şirket olup; tazminatın da şirkete ödenmesini talep etmesinde bir sakınca yoktur.
Ancak TTK hükümleri uyarınca şirket tarafından şirket yöneticisine karşı sorumluluk davasının açılabilmesi için şirket genel kurulunda kararı alınması dava şartıdır. (Limited şirketler için TTK.nun 618/3-c, Anonim Şirketler için TTK.nun 479. maddesi) Bu özel dava şartı tamamlanabilir olup; esasa geçilmesi için sunulması elzemdir.
Bu doğrultuda davacı şirket genel kurulunca bu yönde karar alınıp alınmadığı, alınmışsa sunulması için 24/05/2024 tarihli ara kararla davacıya süre verilmiş; bir genel kurul kararı alınmamış/alınamamış olduğu anlaşılarak HMK'nın 115/2. maddesi gereğince davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/921, K. 2024/871, 6 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama