İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/232 K.2025/244

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2024/232Karar2025/244Tarih18 Mart 2025Okuma9 dk · 1.834 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/232
Karar No
2025/244
Karar tarihi
18 Mart 2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.834 kelime·9 dk okuma·10 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO

2024/232 Esas

KARAR NO : 2025/244

DAVA

Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 13/03/2024

KARAR TARİHİ : 18/03/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

18.01.2024 tarihinde davalı şirket aleyhine ----------- Arabulucuk Bürosu'na başvuru yapıldığı, 21.02.2024 tarihinde gerçekleştirilen oturumda arabuluculuk süreci olumsuz sonuçlandığı ve 21.02.2024 tarihinde son tutanak düzenlendiği, davalı Sigorta Şirketi'nin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına ----------- poliçe ve---------- acente ile sahip olan ----------- plaka sayılı aracın, 23.04.2021 tarihinde sebebiyet verdiği maddi hasarlı trafik kazası sonucunda müvekkile ait -------- plakalı araçta büyük çapta maddi hasar ve değer kaybı meydana geldiği,

Somut olayımızda müvekkilin 10.06.2021 tarihinde davalı-borçlu sigorta şirketine --------- bildirim numaralı başvuru yapmış olmasına rağmen, sigorta şirketinin kanunun emrettiği 8 iş günü içerisinde ödemekle zorunda olduğu tazminatı ödemediği, --------- sayılı kesin kararı ile 4.500-TL hasar bedeli ve 8.289,73-TL değer kaybı tazminatı olmak üzere toplam 12.789,73-TL'nin davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verildiği, İlgili karar neticesinde tarafımızca --------- İcra Dairesi'nin ---------- E. Sayılı dosyası ile ilamlı icra takibi başlatıldığı, bu dosya neticesinde 16.11.2023 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından ödeme yapıldığı,

---------- dosyasında atanan bilirkişi tarafından 08.10.2023 tarihindeki araç fiyatı ve tazminatları ile kaza tarihindeki araç fiyatı ve zarar tazminatları arasından 4 katından fazla olduğu, Arz ve izah olunan nedenler ve Sayın Mahkemece resen nazara alınacak sair hususlar ışığında fazlaya ilişkin her türlü hak ve alacağımız saklı kalmak kaydıyla, Fazlaya dair hakların saklı kalmak kaydıyla, zararın uzman bilirkişiler tarafından tespit edilmesi neticesinde belirli hale getirilmek üzere müvekkilin geç ödeme sebebiyle uğramış olduğu şimdilik 500,00-TL munzam zararının avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline,

Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

Davacının iddiaları kötü niyetli olup gerçeği yansıtmadığı, Davacının açmış olduğu ilk dava olan ---------- E. Sayılı dosyasına karşı, müvekkil şirket tarafından hakkı olan kanun yolları kullanılmış ve ödemenin geciktirilmesi hedeflenmediği, müvekkil şirket tarafından yapılan incelemelerde araç çalınması olayının, Kasko Poliçesi Özel Şartları Anahtar ile Araç Çalınması Klozunda belirtilen araç çalınmasında teminata giren haller kapsamında değerlendirilmediğinden hasarın reddine karar verildiği, kabul manasında olmamak üzere müvekkil şirketin sorumluluğu kaza tarihindeki teminat limitleri ile sınırlı olduğu,

Dava konusu kazaya ilişkin olarak ---------- plakalı aracın hasar tazminat taleplerine istinaden davacı tarafa 24,434.26-TL hasar tazminat ödemesi yapıldığı, ------------ plakalı aracın değer kaybı taleplerine istinaden davacı tarafa 25,095.43-TL değer kaybı ödemesi yapıldığı, kabul manasında olmamak üzere müvekkil şirketin temerrüt tarihinin aşağıda belirtilen esaslara uygun olarak belirlenmesi ve faizin yasal faiz olması gerektiği, Davacının avans faizi talepleri mevzuata aykırıdır, açıkladığımız nedenlerden dolayı.

Davanın usulden esastan ve reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, munzam zarar talebine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının alacağını zamanında tahsil edememesi nedeniyle belirsiz alacak olarak 500-TL'nin avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 122/1. maddesinde, "Alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe, bu zararı gidermekle yükümlüdür." düzenlemesine yer verilmiştir.

Mahkememizce dosyanın makine mühendisi bilirkişiye tevdi edilerek rapor düzenlenmesine karrar verilmiş, alınan 07/02/2025 tarihli raporun sonuç kısmında,

"A-) Meydana gelen kaza sonucu ---------- plakalı araç üzerinde meydana gelen hasarın Trafik kazası tespit tutanağındaki bilgiler ve dosya içeriğinde bulunan ---------- ekspertiz tarafından belirlenmiş hasar bilgilerinin, araçta üzerinde oluşan hasarlı parçalar ile uyumlu olduğu değerlendirmesi yapılmıştır.

B-) Davacı tarafın derdest davaya konu ettiği talebin, davalı sigortacının, ------------ plakalı araç için düzenlediği ve riziko anında geçerli ve yürürlükte olduğu çekişmesiz olan --------- nolu 10/08/2020-2021 poliçe tarihli Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) Sigortası kapsamında 41.000,00 TL poliçe limiti mevcut olduğu,

C-) Yargıtay uygulamaları doğrultusunda ‘’aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının ne olduğunun, daha önce aracın karıştığı kazaların neler olduğu ve bunların değer kaybına etkisinin olup olmadığı’’, hususları çerçevesinde yapılan teknik incelemede:

Bu bilgiler dâhilinde ---------- plakalı, ---------- marka, ----------- tipi, ----------- model araçta oluşan Hasar ve Değer Kaybı bedeli için, derdest davaya konu ettiği ve davalının tazmin etmesini istediği toplam zararının, “ayrıntıları yukarıda açıklanan nedenlerle,

HASAR BEDELİ =21.152,31 TL

DEĞER KAYBI BEDELİ =25.000,00 TL

TOPLAM = 46.152,31 TL

4.500-TL hasar bedeli ve 8.289,73-TL değer kaybı tazminatı olmak üzere toplam 12.789,73-TL tutarın, 16.11.2023 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından ödeme yapıldığı (davacı tarafın kabulünde olduğu), ancak dekontların mevcut olmadığı, poliçe limitinin 41.000,00 TL – 12.789,73 TL = 28.210,27 TL bulunduğu" Yönünde rapor tanzim edilmiştir. Munzam Zararın İspatında Yargıtay'ın Tarihsel Yaklaşımı Değerlendirildiğinde;

Munzam zarar, borçlunun temerrüdü ile oluşmaya başlayan asıl borcun ifasına kadar zaman içinde artarak devam eden, asıl borçtan tamamen bağımsız yeni bir borç olup bu hukuki niteliği ve karakteri itibariyla, asıl alacak ve faizleri yönünden icra takibinde bulunulması veya dava açılmasıyla sona ermeyeceği gibi, icra takibi veya dava açılması sırasında asıl alacak ve temerrüt faizi yanında talep edilmemiş olması halinde dahi takip veya davanın konusuna dahil bir borç olarak kabul edilemez.

Bu nedenle asıl alacağın faizi ile birlikte tahsiline yönelik icra takibinde veya davada munzam zarar hakkının saklı tutulduğunu gösteren bir ihtirazî kayıt dermeyanına da gerek bulunmamaktadır. Ayrı bir dava ile on yıllık zamanaşımı süresi içerisinde her zaman istenmesi mümkündür.Munzam zararın ispatın somut olarak ispatının gerekip gerekmediği hususu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Özel Dairelerinin birbirinden farklı uygulamaları ile süregelmiştir.

Yargıtay uygulamalarındaki bu iki farklı görüş, munzam zararı ispatının sıkı ispat kurallarına bağlanıp bağlanmaması; maruf ve meşhur olayların “karine” olarak kabul edilip, edilemeyeceği ve maddi zararın belirlenmesi yöntemlerinde yoğunlaşmaktadır.Yargıtay'ın eskiden beri ağırlıklı olarak uyguladığı birinci görüşe göre; munzam zarar talep eden-davacı, temerrüde uğrayan alacağın varlığını, bu alacağın ödenmemesi sebebiyle temerrüt faizini aşan zararı bulunduğunu somut olarak ve yasal delilerle ispatlamak zorundadır.

Olumsuz ekonomik veriler (yüksek enflasyon, döviz kurlarındaki artış, piyasa yüksek faiz oranları) davacı-alacaklıyı ispat yükünden kurtarmaz. Geç tahsil edilen alacağın, iştigal konusu ticarette kullanılmasının tabiî olduğu varsayımı yeterli kabul edilip hüküm kurulamaz.

Alacaklının, munzam zararını yasal delillerle kanıtlaması halinde borçlu; ya alacaklının bir zarara uğramadığını ya da borç zamanında ifa edilmiş olsaydı bile, alacaklının değeri düşmeyecek bir yatırım yapmayacağını ispat ederek sorumluluktan kurtulabilir.

İkinci görüşe göre; munzam zarar alacaklısı, öncelikle temerrüde uğrayan asıl alacağın varlığını, bu alacağın geç veya hiç ifa edilmemesinden dolayı temerrüt faiziyle karşılanmayan zarar miktarını; zarar ile borçlu temerrüdü arasındaki uygun illiyet bağını kanıtlamalıdır.

Munzam zarar alacaklısı, normal durumlar ve fiili karineler ile maruf ve meşhur olaylara dayanıyorsa bunun ispatı istenmemeli, munzam zarar davalarında davacı-alacaklının ispat yükümlülüğü çok sıkı kurallara bağlanmamalı, enflasyonist ortamda, bireyin parasının değerini sabit tutmak ve kazanç sağlamak için bir çaba ve girişimlerde bulunması; örneğin, en azından vadeli mevduat veya kurları devamlı yükselen döviz yatırımlarında değerlendirilmesi, olayların normal akışına, hayat tecrübelerine uygun düşen bir karine olarak kabul edilmelidir.

Bu karinenin aksini, kusursuzluğunu ve sorumsuzluğunu ispatlamak borçlunun yükümlülüğündedir.

Yargıtay Daireleri arasında bu yolda oluşan içtihat aykırılığının giderilmesi istemi, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nca reddedilmiştir. Başından beri birinci görüşü uygulayan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, daha sonra ikinci görüşü benimsemiş, 2021 ve 2022 yıllarında verdiği kararlar incelendiğinde ise somut ispat kuralına geri döndüğü görülmüştür. İbranamenin Munzam Zararı Sona Erdirip Erdirmeyeceği Değerlendirildiğinde; -----------sayılı Kararında;

"Ayrıca sigortacının ibrası ister taraflar arasında akdedilmiş bir sulh sözleşmesi ile ister bağımsız bir ibra sözleşmesi ile kararlaştırılmış olsun, sözleşmede aksine hüküm yoksa sigorta tazminat borcu ile birlikte gecikme faizi ve munzam zarar gibi borçlar da ibra ile sona erer.

Sigorta tazminat borcuna ilişkin sulh-ibra sözleşmesi yapılırken iradesi sakatlanan (hata, hile, ikrah) sigorta ettiren, sigortalı bu sözleşmeyi iptal hakkına sahiptir.Ancak sigortalı hata,hile, ikrah ile iradesinin sakatlandığını ispat etmek zorundadır.

Aksi halde sigortalı “tazminat makbuzu-ibraname” “mutabakatname-ibraname”, “ibraname” başlıklı belge ile tespit edilen sulh ve ibra sözleşmesi ile bağlıdır." şeklindeki kararı ile aksine düzenleme bulunmadıkça ibranamenin munzam zarar borcunu da sona erdireceğine hükmedilmiştir.Ekonomik Olumsuzluklar Karine Yönünden Değerlendirildiğinde;

Gerek 818 sayılı mülga BK'nın 105.maddesinde ve gerekse 6098 sayılı TBK'nın 122/1. Maddesinde "FAİZ"den değil, "ZARAR"dan bahsedilmektedir. "Günümüz ekonomik koşullarıyla geçmişdeki ekonomik veriler değerlendirildiğinde; ekonomi düzeni içinde yer alan yatırım araçlarının hiçbir zaman istikrarlı gelir getirmediği ve dolayısıyla munzam zararın ispatında “karine” oluşturmadıkları sonucuna varılmaktadır.

Örneğin, belli bir zamanda getirisi olan döviz, başka bir zamanda zarar oluşturmaktadır. Borsalardaki yatırımlarda kâr sağlayabildiği gibi, zarara da sebebiyet vermektedir. Enflasyon oranı düştükçe, banka mevzuat faizi de düşmektedir.

O halde, ikinci görüşü benimseyen Yargıtay kararları ve hukuksal öğretideki görüşler, “karine” yönünden hukuksal dayanaktan yoksun kalmaktadır." Yakın bir tarihte yüksek döviz kurlarının bir gecede neredeyse yarı yarıya kadar düştüğü dikkate alındığında, dövize yatırımın her zaman gelir getirmeyeceği, bu nedenle olumsuz ekonomik verilerin karine sayılamayacağı görülmektedir.

Somut Olay ve Güncel Yargıtay Kararları Değerlendirildiğinde;Dava dilekçesinde davacının faizle karşılanmadığı ileri sürülen zararına ilişkin somut bir vakıa ve somut bir vakıaya ilişkin delil bildirilmemiştir.

Davacı vekili munzam zarar talebini enflasyon döviz artışı gibi olumsuz ekonomik verilere dayandırmış, alacak hesabının da bu verilen üzerinden hesaplanmasını talep etmiştir.----------sayılı kararında;"Yüksek enflasyon, dolar kurundaki artış, serbest piyasadaki faiz oranlarının yüksek oluşu davacıyı ispat yükünden kurtarmaz.

Davacı para alacağını zamanında alması halinde ne şekilde kullanacağını, uğradığı zararın kendisine ödenen temerrüt faizinden fazla olduğunu ispat etmek zorundadır." şeklindeki kararı ile somut ispatı aramıştır.-----------sayılı kararında;"Uğranılan zarar, yetkili merciin belirlediğinden fazla ve bu nedenle 105. maddeye dayanılarak munzam zarar istenecek ise, artık o merciin, zararın oranını belirlemek için kullandığı/dikkate aldığı/değerlendirdiği ölçülere ve bunların “maruf ve meşhur” oldukları olgusuna değil, davaya özgü somut vakıalara dayanılması gerekir.

Bunlar da, elverişli ve geçerli delillerle kanıtlanmalıdır."

----------sayılı kararında;

"Davacı tarafından ileri sürülen, ülkemizdeki belirli dönemlerde mevcut olan ekonomik olumsuzluklardan enflasyon, yüksek faiz, para değerindeki düşüş gibi olgulara dayalı aşkın (munzam) zarar talebi, zarar olgusunun delili olarak kabul edilemez. Zira ülkemizdeki belirli dönemlerde var olan ekonomik koşullardaki olumsuzluklar nedeniyle paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma, tek başına davacının temerrüt faizi dışında bir zararının varlığının ispatı değildir.

Dolayısıyla ekonomik şartlar sebebiyle ortaya çıkan yüksek enflasyon, döviz kurlarındaki dalgalanma, serbest piyasadaki faiz oranlarının yüksek oluşu, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma gibi olumsuzluklar, bir karine olarak kabul edilip davacıyı, kendi somut durumuna özgü vakıalarla oluştuğu iddia olunan zararı ispat yükümlülüğünden kurtarmayacağı gibi davacıya bu yönde herhangi bir ispat kolaylığı da sağlamaz.

Hâl böyle olunca, TBK’nın 122. maddesinde karşılanması öngörülen faizi aşan aşkın (munzam) zararın, genel ekonomik olumsuzlukların (ülkede cari enflasyon oranı, yüksek ve değişken döviz kurları, mevduat faizleri, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma) dışında davacının durumuna özgü somut vakıalarla ispatlanması gerekir."

Dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacının salt olumsuz ekonomik verilere dayanarak munzam zarar talebinde bulunduğu, somut olarak zarara uğradığına dair vakıa ve delil ibraz etmediği, Yargıtay'ın son dönemdeki kararlarına göre, munzam zararın somut olarak ispatının gerektiği, olumsuz ekonomik verilere üzerinden varsayıma dayalı hesap yapılamayacağı anlaşılmakla, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacının davasının REDDİNE,

2-Alınması gerekli 427,60-TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına gerek olmadığına,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı tarafça masraf yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

5-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı yararına takdir olunan 500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6-6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca ----------- tarafından karşılanan 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir olarak kaydedilmesine,

7-Tarafların artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,

Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 18/03/2025

İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/232, K. 2025/244, 18 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No
  4. Karar No : 2025/244
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 13/03/2024
  7. Karar Tarihi : 18/03/2025
  8. Gereği Düşünüldü
  9. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  10. Hasar Bedeli =21.152,31 Tl
  11. Değer Kaybı Bedeli =25.000,00 Tl
  12. Toplam = 46.152,31 Tl
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/232
Karar No
2025/244
Tarih
18 Mart 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/232 K.2025/284
  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/233 K.2025/245
  • İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/233 K.2025/193
  • Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/233 K.2025/242
  • İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/234 K.2025/245
  • Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/234 K.2025/177

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.