KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/46
- Karar No
- 2024/211
- Karar tarihi
- 22 Mart 2024
Karar Metni
836 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/46 Esas
KARAR NO: 2024/211
DAVA
Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 11/01/2024
KARAR TARİHİ: 22/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Alt Yüklenici sıfatıyla müvekkili “-------- Şti.” ile davalılardan ------- şirketi arasında davalılardan ------ dışındaki diğer davalıların maliki bulunduğu------- ili, -------- ilçesi, -------- Mah. ------- pafta, -------- ada, ---------- parsel numarasında kayıtlı bulunan -------- projesi kapsamında, ------- kat ile ------ katta bulunan bağımsız bölümlere ilişkin olarak.
1- --------, 2- --------, 3- ---------- projelerine ilişkin mimari proje çizimi ve buna bağlı tüm tamir ve tadilat işlemlerinin gerçekleştirilmesini teminen, 23.01.2023 ve 10.04.2023 tarihlerinde imzalanan üç adet Eser Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmelere --------Ş.’ni temsilen davalılardan -------- imza vazettiğini, davalılardan -------, ------- ve --------- kardeş olup, tüm kardeşler ---------Ş.'de dahil olmak üzere diğer davalı tüm şirketlerin yönetim kurulunda görev yaptıklarını, taraflar arasındaki tüm ticari ve organik bağın teferruatı ile arz edileceğini,
kardeşlerin kurdukları şirketler üzerinden kendilerine nasıl menfaat sağladıklarının bütün açıklığı ile otaya konulacağını, işin başlangıcında müvekkiline Alt Yüklenici sıfatını veren davalılardan --------- şirketi, müvekkilinin istihkaklarına ilişkin alacaklarını düzenli ve gereğine uygun olarak yapmakta iken, 2023 yılı Eylül ayından anılan sözleşmelere bağlı tüm yükümlülüklerini yerine getirmekten ısrarlı olarak imtina ettiğini ve müvekkilinin hakedişlerini ödemediğini, bu itibarla davalı ------- şirketine -------- Noterliği’nin 29.11.2023 tarihli ve -------- yevmiye numaralı ihtarı [Ek-4] gönderilerek,
söz konusu aksaklıkların derhal giderilmesi ve müvekkiline olan borcun derhal ödenmesi ihtar ve ihbar edildiğini, sonrasında --------- Noterliği’nin 07.12.2023 tarihli ve --------- yevmiye numaralı ihtarı ile [Ek-5], yine müvekkiline olan borçların ödenmesi gerektiğini, ------- şirketi tarafından sistem üzerinden reddedilen faturalar asıllarının gönderilmesi sureti ile,
bakiye borcun ödenmemesi halinde sözleşmeden ve kanundan kaynaklanan tüm haklarımızın kullanılacağı ihtar ve ihbar olunmuş ve fakat ------- şirketi tarafından müvekkkiline olumlu bir dönüş ve ödeme yapılmadığını, müvekkili tarafından ifa edilen iş ve işlemler ile malzemelere ilişkin olarak düzenlenen faturaların davalı ------- şirketi tarafından reddedilmesi sebebi ile,
müvekkili tarafından şimdiye kadar yapılan tüm iş ve işlemler ile malzemelere ilişkin olarak temel faturalar düzenlendiğini ve fakat [temel faturalar elektronik sistem üzerinden reddedilemediği için] ------- şirketi tarafından bu defa aynı tutarda iade faturası düzenlendiğini, bu sebeple, ------- Noterliğinin 28.12.2023 tarihli ve -------- yevmiye numaralı ihtarı [Ek-6] ile daha önceki ihtarnamelerdeki taleplerini tekrar eden müvekkilinin haksız ve hukuka aykırı şekilde düzenlenmiş olan iade faturalarına itiraz ettiğini,
anılan ihtarname tadilatların gerçekleştirildiği taşınmazların malikleri olan ------- şirketi dışındaki diğer davalılara da bilgi için gönderildiğini ancak müvekkilinin bu ihtarnamesi de tüm davalılarca yanıtsız bırakıldığını, nitekim 29.12.2023 tarihinde müvekkilinin çalışanları, sözleşmenin ifa edildiği mahalden -------- şirketi yetkilisi kişiler tarafından, bağımsız bölümlere ilişkin kilit değiştirilmek sureti ile zorla çıkarıldığını,
işi yürütmelerinin engellendiğini ve taraflar arasındaki sözleşme ------- şirketi tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak fiilen feshedildiğini belirterek asıl alacaklar ve kazanç kaybı ve olası munzam zarar taleplerimiz bakımından fazlaya ilişkin tüm hakları saklı tutulmak kaydıyla yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı --------ve ---------vekili cevap dilekçesinde özetle.
Öncelikle alacak taleplerine ilişkin ticari davalarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartı olup 6325 sayılı hukuk uyuşmazlıklarında arabuluculuk kanunu'nun ("6325 sayılı kanun") 18/a maddesi gereğince anlaşmama tutanağının aslının sunulmasının gerektiğini, --------- tarafından dava şartı yerine getirilmediğinden huzurdaki davanın usulden reddine karar verilmesinin gerektiğini,
işbu davada davacı --------- ile müvekkilleri arasında hiçbir zaman bir anlaşma gerçekleştirilmediğinden davanın müvekkillerimiz yönünden pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek her halükarda haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE :Dava. Hukuki niteliği itibariyle eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve tazminat davasıdır.
İcra İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 7445 sayılı Kanun'un 01/09/2023 tarihinde yürürlüğe giren 31 inci maddesi ile 03/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere eklenen maddeye göre:MADDE 5/A- (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.Ara kararla, davacıya,
davadan önce yasa gereği ara buluculuğa başvurduğuna ve anlaşılamadığına dair ilişkin son tutanağın sunulması için kesin süre verilmiş; davacı vekili 25/02/2024 tarihli beyan dilekçesi ile sehven ara buluculuğa başvuru yapılmadığını belirterek ivedi dosyanın neticelendirilmesini talep etmiştir.Tüm dosya kapsamı incelendiğinde davanın, 6102 Sayılı TTK.'nın 5/A maddesinin 1. fıkrasına göre, arabulucuya başvurunun dava şartı olarak düzenlendiği davalardan olduğu ve arabuluculuya başvuru yapılmadan dava açılmış olduğu anlaşıldığından,
davanın HMK. m. 114/2 ve 115/2 gereği dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/46, K. 2024/211, 22 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama