KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/510
- Karar No
- 2025/51
- Karar tarihi
- 21 Ocak 2025
Karar Metni
644 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/510 Esas
KARAR NO: 2025/51
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 03/07/2024
KARAR TARİHİ: 21/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Taraflar arasında 21.01.2018 tarihinde akdedilen Yakıtmatik Sözleşmesi’nin, yine tarafların müzakereleri sonucunda feshedilmesi üzerine davacı müvekkili tarafından, sözleşmede kararlaştırıldığı üzere Taşıt Kimlik üniteleri’nin davalı şirkete kargo yoluyla iade edilmesine rağmen davalı tarafından davacı adına ----------- numaralı, 14.03.2023 tarihli, 16.904,68 TL bedelli fatura tanzim edilmiş ve işbu tutarın davacı müvekkilinin banka hesabından hukuka aykırı olarak tahsil edildiğini, söz konusu bedelin,
sözleşmenin feshedilmiş olması zımnında haksız ve hukuka aykırı surette tahsil edilmiş olmasına binaen davacı şirket tarafından ----------- numaralı, 14.03.2023 tarihli, 16.904,68TL bedelli iade faturası düzenlenmiş olup işbu iade faturasına karşı davalı şirket tarafından haksız şekilde ------------ numaralı, 28.04.2023 tarihli iade faturası tanzim edildiğini,
bunun üzerine davacı şirketin,---------- İcra Dairesi’nin ----------- Esas numaralı dosyası kapsamında icra takibi başlatıldığını ve icra dosyasında borçlu sıfatını haiz --------- Şirketi tarafından 03.07.2023 tarihinde borca itiraz edildiğini,borca itiraz talebinin hukuka aykırı ve mesnetsiz olduğu açıklanan nedenlerle itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davanın öncelikle mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddine ve dosyanın yetkili ----------- Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini, davanın esasa ilişkin nedenlerle de esastan reddine, davacı aleyhinde haksız ve kötü niyetli olarak takip açmış olması nedeniyle alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasına, yargılama giderinin ve avukatlık ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; hukuki niteliği itibariyle itirazın iptali davasıdır.Davalı vekilince süresi içerisinde yetki itirazında bulunularak, taraflar arasında imzalanan Yakıtmatik Sözleşmesinin 16. maddesi gereği ------------ Mahkemelerinin ve İcra Dairelerinin yetkili olduğunu ileri sürülmüştür.Taraflar arasında imzalanan Yakıtmatik Sözleşmesinin 16.maddesi incelendiğinde:"İŞbu sözleşme Türkiye Cumhuriyet kanunlarına tabi olup, Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre yorumlanacaktır.
İş bu sözleşmeden doğacak her türlü uyuşmazlıkta ---------- mahkemeleri ve icra müdürlükleri yetkilidir" düzenlemesi mevcuttur. HMK'nun 17. Maddesinde. “Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.” hükmü yer almaktadır.
Bu hükme göre, yetki sözleşmesi (veya yetki şartı) yapan taraflar, aksine bir düzenleme yapmamışlarsa, dava sadece yetki sözleşmesinde kararlaştırılmış olan mahkemede açılabilir. Diğer bir deyişle, aksi belirtilmediği sürece, HMK, yetki sözleşmesinde gösterilen mahkemenin münhasır yetkili mahkeme olacağını kabul etmiştir. Bu şekilde yapılmış olan, yetki sözleşmesinin münhasır yetkili olacağı madde gerekçesinde de açıkça belirtilmiştir.
Görüldüğü üzere, taraflar, salt bir münhasır yetki sözleşmesiyle, kanunun öngörmüş olduğu genel ve özel yetkili mahkemelerin yetkisini kaldırmış olmaktadırlar. Taraflar, bu sonucun ortaya çıkmasını istemiyorsa, yani genel ve özel yetkili mahkemelerin yetkisinin devam etmesini istiyorlarsa yetki sözleşmesinde bunu ayrıca belirtmek zorundadırlar.
Buna göre, münhasır yetki sözleşmesinden kasıt, tarafların yetki sözleşmesi ile kararlaştırılan mahkemeden başka bir mahkemede dava açılamaması üzerinde anlaşmalarıdır.Taraflar tacir olup, yapmış oldukları yetki sözleşmesi HMK 18.madde uyarınca göre geçerli bulunmaktadır.
HMK nın 17. maddesinde; tacirler ve kamu tüzel kişilerinin aralarında doğmuş ve doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilecekleri, taraflarca aksi kararlaştırılmamış ise davanın sözleşme ile yetkili kılınan bu mahkemede açılacağı düzenlemesi karşısında sözleşmede başkaca bir yetki şartı getirilmediği anlaşıldığından davalının yetki itirazı yerinde bulunmakla mahkememizin yetkisizliğine, dosyanın yetkili ----------- Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/510, K. 2025/51, 21 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama