KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/511
- Karar No
- 2025/877
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2025
Karar Metni
1.610 kelime·8 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/511
KARAR NO : 2025/877
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/07/2024
KARAR TARİHİ : 11/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
2/01/2024, 24/01/2024, 18/03/2024, 21/03/2024, 22/03/2024, 22/03/2024, 03/04/2024 tarihlerinde davalı borçlu şirkete endüstriyel giyim ve iş ekipmanı ürünleri satılmış olduğunu, Satım konusu ürünlerin toplam bedeli 587.258,62 TL olup davalı borçlu şirket, müvekkil şirkete------numaralı faturalara dayalı yalnızca 312.564,51 TL ödeme yapılmış olduğunu, bütün ihtarlara rağmen 274.694,11 tl kalan tutar ödenmemiş olduğunu, Bunun üzerine bakiye borcun ödenmesi için müvekkil şirket çalışanlarının davalı şirket yetkilisi ile görüşmüşse de, Davalı şirket yetkilisi ürünleri üçüncü bir firmaya sattığını, parasını tahsil edemediğini,
bundan bahisle müvekkil şirkete de ödeme yapmayacağını, alacağın tahsili amacı ile dava yoluna gidilirse de davanın yıllarca sürüp paranın pul olacağını beyan etmiş olduğunu, davacı Şirket ----- tarafından ----- İcra Dairesi ------. Sayılı Dosyası ile alacağının tahsili için icra takibi başlatmış olduğunu.
Davalı tarafından işbu icra takibine itiraz edilmiş olduğunu, haklı icra takiblerinin durdurulmuş olduğunu , Takibin durdurulması akabinde ---- Arabuluculuk Bürosu ----- sayılı arabuluculuk dosyasında görüşme yapılmış olduğunu, yapılan görüşmelerde ödeme yapılmayacağının beyan edilmiş olduğunu, Bu beyanın üzerine anlaşmama tutanağı düzenlenerek işbu davanın açılması zarureti hasıl olduğunu, borcun likit bir borç olduğunu ve davalının tüm itirazları tamamıyla takibi uzatma amacına matuf, kötü niyetli olduğu iddialarında bulunarak ,
itirazlarının iptali ile takibin devamına ve karşı tarafın %20 den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davalı vekili İcra takibi ve dava konusu alacak ile ilgili müvekkilinin herhangi bir borcu bulunmamakta olduğunu, Alacaklı olduğunu iddia eden davacının bunu ispatlamasının gerekmekte olduğunu, davacı ticari defterlerini delil olarak sunmuş olsa da müvekkilinin ticari defterleri ile davacının ticari defterlerinin birbirini doğrulamadığından davacının ticari defterlerini lehine delil olarak kullanamayağı.
Davacının, alacak iddiasını kesin deliller ile ispat külfeti altında olduğunu, Dava, faturadan kaynaklanan satış nedeni ile alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptaline ilişkindir. Davacı satıcı, mal teslimini kanıtlamak zorundadır. Davada münhasıran karşı tarafın defterlerine dayanılmamıştır. Davacının kendi defterlerindeki kayıtlar dayanak belge ile doğrulanmadığı sürece mal teslimi hususunda tek başına delil olarak kabul edilemez.
Mahkemece, ispat yükünün davacıda olduğu kabul edilerek, davacının teslimine ilişkin kanıtları toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken; eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir., davacının dava dilekçesinde her ne kadar faturalara dayalı bir alacaktan bahsetmişse de faturaların tek başına alacağın varlığını kanıtlayamayacağını, Faturalarla birlikte aynı zamanda fatura konusu işlemin gerçekleştiğinin ispatlanması gerekmekte olduğu iddialarında bulunarak, müvekkili aleyhine açılmış davanın reddine,.... karar verilmesi talep edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İcra Dosyası: ... Tarafından ,----İcra Dairesi ----- Esas sayılı dosya ile ... adına İlamsız Takip Ödeme Emri tebliğ edildiği, toplam 319.849,31 TL alacak için icra takibi başlattığı, davalı vekilinin borca itiraz dilekçesi ile, borcun tamamına, faize ve her türlü fer’ilerine itiraz ettiği, takibin durduğu anlaşılmaktadır.
Bilirkişi Raporları:
------ Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığıyla alınan 17/03/2025 tarihli raporun sonuç kısmında,
"Taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi olmadığından aralarındaki ilişkinin açık hesap ilişkisi olarak değerlendirilebileceği,
Davacı tarafın defterlerinin kanuna / usule uygun olarak tutulmuş olup sahibi lehine delil teşkil etmekte olduğu ,Davalı taraf adına açılmış ------ kodla hesap planında takip edildiği,
Davacı tarafın alacağını 9 adet faturaya dayandırdığı, davalı adına düzenlenmiş olan 9 adet Mal ve Hizmet Satış faturasının ticari defter kayıtlarının yapıldığı ,
Davalı tarafça havale ile yapılan ödemelerin defter kayıtlarının yapıldığı,
Yine davacının davalıdan satın aldığı ürün bedellerinin,alacaktan mahsup kayıtlarının yapıldığı ,tarafların ticari ilişkilerinin yalnızca bu faturalara dayalı olmadığı, 2023 yılında da aralarında ticari ilişki olduğu tespit edilmiştir.
Davacının ticari defter kayıtlarına göre en son 30.04.2024 tarihinde davalı tarafından davacının hesabına havale yoluyla ödeme yapıldığı, Borç alacak durumunun deftere işlendiğini gösteren muavin hesaplarda 30.04.2024 tarihi itibariyle 271.694,11 TL tutarında alacak bakiye tutarının olduğu tespit edilmiştir.
Davacı tarafın ticari defter kayıtalrına göre, davalı tarafın takip konusu fatura bedellerinin 271.694,11 TL kısmını ödemediği, davacı tarafın davalıdan 271.694,11 TL tutarında alacaklı olduğu tespit edilmiştir."
Yönünde rapor tanzim edilmiştir.
Mahkememizce alınan 10/10/2025 tarihli raporun sonuç kısmında,"
A-Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden:Davacı şirketin talimat ile incelenen 2024 yılına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylıberatlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğununtalimat bilirkişisi tarafından tespit edilmiş olduğu,
Davalı şirketin tarafımdan incelenen 2024 yılına ilişkin ticari defterlerinin açılış tasdiklerininzamanında yapıldığı, GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerinegöre usulüne uygun tutulduğu,
Davacı Alacağı Yönünden:
Davacı tarafın düzenlediği 9 (dokuz) adet faturanın tamamının davalı defterlerinde kayıtlıolduğu, tarafların 2024 yılı sonu bakiyelerinin davacının başlattığı takipteki faiz öncesi tutarlaaynı olduğu (Takip tutarı 274.694,11 TL), eş deyişle davacının aynı tutardaki alacağınakarşılık davalının da aynı tutarda borçlu gözüktüğü, aksi yönde bir delilin (iptal, iade, ayıp,RED ya da ödeme gibi...) dosya kapsamında bulunmadığından fatura içeriği malin teslimininispatlandığı hususları topluca değerlendirildiğinde davacının 24.05.2025 takip tarihiitibariyle davalıdan 274.694.11 TL ana para alacağını talep edebileceği,
Faiz: Tacir olan taraflar arasında düzenlenmiş sözleşme ya da haricen başkaca somut belgedeödeme vadesi bulunmadığı ve davacının davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin tebliğ şerhinehavi ihtarname ya da eş eğer belge bulunmadığından, takip öncesinde davacı alacağınınmuaccel olmadığından davacının takip öncesi faiz talebi yerinde olmadığı,Ancak, Sayın Mahkeme'nin kısmen ya da tamamen Davacı/Alacaklının lehine hükümkurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının öncedenkararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağıiçin 3095 s.k m.2/2 kapsamında avans faiz talebinin yerinde olduğu,
İCRA İNKÂR TAZMİNATI VE sair hususlarıniçinde kaldığı"
Yönünde rapor tanzim edilmiştir.
Dava; hukuki niteliği itibariyle davacının davalıdan faturadan kaynaklı alacağı olduğu iddiasıyla başlatılan ----- İcra Dairesi ----- Sayılı icra dosyasının davalı tarafça yapılan itirazın ile takibin durduğu, davanın itirazın iptali ve takibin devamı istemi ile açıldığı görülmüştür.Dava, 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır.
Taraflar arasında alım satım ilişkisinden kaynaklanan bir ticari ilişki bulunduğu, düzenlenen fatura ve cari hesaptan kaynaklanan davacı alacağı nedeniyle davalı aleyhine takip başlatmış olduğu görülmüştür.
Davalı, davacıya borcu bulunmadığını, mal teslimini ispatlaması gerektiğinin ve davanın reddini savunmuştur.Tarafların tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporlarına göre;
Taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi olmadığından aralarındaki ilişkinin açık hesap ilişkisi bulunduğu,
Davacı şirketin talimat ile incelenen 2024 yılına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, Davalı şirketin tarafımdan incelenen 2024 yılına ilişkin ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu,
Davalı taraf adına açılmış ------kodla hesap planında takip edildiği, Davacı tarafın alacağını 9 adet faturaya dayandırdığı, davalı adına düzenlenmiş olan 9 adet Mal ve Hizmet Satış faturasının ticari defter kayıtlarının yapıldığı, davalı tarafça havale ile yapılan ödemelerin defter kayıtlarının yapıldığı, Yine davacının davalıdan satın aldığı ürün bedellerinin, alacaktan mahsup kayıtlarının yapıldığı, tarafların ticari ilişkilerinin yalnızca bu faturalara dayalı olmadığı, 2023 yılında da aralarında ticari ilişki olduğu,
Davacının ticari defter kayıtlarına göre en son 30.04.2024 tarihinde davalı tarafından davacının hesabına havale yoluyla ödeme yapıldığı, Borç alacak durumunun deftere işlendiğini gösteren muavin hesaplarda 30.04.2024 tarihi itibariyle 271.694,11 TL tutarında alacak bakiye tutarının olduğunun tespit edildiği, Davacı tarafın ticari defter kayıtalrına göre, davalı tarafın takip konusu fatura bedellerinin 271.694,11 TL kısmını ödemediği, davacı tarafın davalıdan 271.694,11 TL tutarında alacaklı olduğu, Davacı tarafın düzenlediği 9 (dokuz) adet faturanın tamamının davalı defterlerinde kayıtlı olduğu,
tarafların 2024 yılı sonu bakiyelerinin davacının başlattığı takipteki faiz öncesi tutarla aynı olduğu, davacının aynı tutardaki alacağına karşılık davalının da aynı tutarda borçlu gözüktüğü, aksi yönde bir delilin (iptal, iade, ayıp, red ya da ödeme gibi...) sunulmadığı, bu durumun fatura içeriği malin tesliminin ispatlandığı,
davacının 24.05.2025 takip tarihi itibariyle davalıdan 274.694.11 TL ana para alacağını talep edebileceği, Tacir olan taraflar arasında düzenlenmiş sözleşme ya da haricen başkaca somut belgede ödeme vadesi bulunmadığı ve davacının davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin tebliğ şerhine havi ihtarname ya da eş eğer belge bulunmadığından, takip öncesinde davacı alacağının muaccel olmadığı, davacının takip öncesi faiz talebi yerinde olmadığı, tarafların tacir olması, işin ticari iş olması,
temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında avans faiz talebinin yerinde olduğu anlaşılmakla. Davanın Kısmen Kabulüne, -----.
İcra Dairesi ------ Esas sayılı takibe yapılan itirazın iptali ile takibin asıl alacak olan 271.694,11- TL üzerinden devamına, Asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar 3095 sayılı yasanın 2/2 m. uyarınca faiz uygulanmasına, alacak likit ve belirlenebilir olduğundan ,Alacağın likit olduğu anlaşılmakla %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/511, K. 2025/877, 11 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama