İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2024/512 K.2025/1317

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

Esas2024/512Karar2025/1317Tarih18 Kasım 2025Okuma10 dk · 2.031 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
18 Kasım 2025
Dosya no
2024/512
Karar no
2025/1317
İncelenen kararın mahkemesi
BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
07/02/2024
Numarası
2022/1097 Esas, 2024/140 Karar
Davanın konusu
İtirazın İptali
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.031 kelime·10 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili, davalı şirket ile müvekkili şirket arasında 27/12/2012 tarihinde asansör montaj sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme kapsamında müvekkil şirket ile davalı şirkete ait merter keresteciler sitesinde bulunan binalara ait 4 adet insan asansörü temin işi için 108.000,00TL üzerinden anlaşmaya vardıklarını, müvekkili şirketin sözleşmede belirtildiği şekilde işi eksiksiz olarak teslim ettiğini, yapmış olduğu iş için 127.440,00TL fatura tanzim ederek davalı şirkete tebliğ ettiğini, kalan bakiye için bir çok kez davalı taraf ile görüşüldüğü ancak sonuçsuz kaldığını,

bunun üzerine İstanbul Anadolu 24. İcra Müdürlüğünün ... esas üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın itirazı üzerine takibin durdurulduğunu belirterek, icra takibine yapılan itirazın iptaline, takiben devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, davacı tarafın işlerini tam ve eksiksiz olarak tamamlamadığını, aksine davacı tarafın sözleşemeye aykırı hareket ettiğini, edimlerini yerine getirmediğini, işi eksik ve yarım bıraktığını, teslim tarihinden uzunca bir süre geçtiğini,

müvekkili şirketin asansörün kullanılabilir hale gelmesi için üçüncü bir şahısla anlaşarak işi tamamlatmak durumunda kaldığını, bu iş karşılığı şahsa da 50.000,00TL ödeme yapıldığını, davacı taraf işi tamamladığını bilmesine rağmen kötü niyetli olarak üzerinden 10 yıl süre geçmiş bir işe "ya tutarsa" mantığıyla mesnetsiz iddialar ileri sürerek haksız menfaat teminini amaçladığını, davacı tarafın talebinin zamanaşımına uğradığını belirterek,

davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, itirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü sürede açılması gerektiği, davacı tarafın icra müdürlüğü dosyasında 02.10.2015 tarihli "dosyada mevcut itiraz sebebiyle İstanbul Anadolu Ticaret Mahkemesi nezdinde açacağımız itirazın iptali davasında ödeyeceğimiz harcın belirlenmesi için dosyaya ödenen peşin harcın iş bu dilekçemiz ekinde derkenar olunmasını saygılarımızla talep ederiz" içerikli dilekçesinin bulunduğu, davacının bu dilekçe tarihinde icra dosyasındaki davalı itirazından haberdar olduğu,

aksinin kabulünün TMK 2 maddesine uygun olmayacağı, davacının davayı 20.12.2021 tarihinde bir yıllık hak düşürücü süreden sonra açtığı, zamanaşımından farklı olarak hak düşürücü sürelerin durması ve kesilmesinin söz konusu olmadığı, itirazın iptali davasının bir yıllık hakdüşürücü sürede açılmamış olması nedeniyle açılan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.Davacı vekili tarafından mahkeme kararı istinaf edilmiştir.

Dairemiz, 01.11.2022 tarih 2022/2685 esas ve 2022/1822 karar sayılı ilamı ile, "Somut olayda, davacı tarafça başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edilmiş, ancak icra müdürlüğü tarafından itiraz dilekçesi davacıya tebliğ edilmemiştir. İcra takip dosyasında davacı tarafından sunulan 02.10.2015 tarihli dilekçe ile itirazın iptali davası açılacağından ödenen peşin harcın dilekçeye derkenar olarak belirtilmesi istenmiştir. İİK'nın 67/1.

Maddesinde, alacaklının, kendisine itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde itirazın iptali davası açabileceği hükme bağlanmıştır. Buna göre, itirazın iptali davasında hak düşürücü süre itirazın varlığını öğrenme ile değil, ancak itirazın davacıya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği tarihte başlayacaktır.

Dosya kapsamına göre, davacıya itiraz dilekçesinin tebliği yapılmadığı anlaşıldığından, hak düşürücü süre henüz başlamadan açılan itirazın iptaline ilişkin davanın süresinde açıldığının kabulü gerekmektedir. " mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

Mahkemece, davacı tarafın eser sözleşmesinden kaynaklı bakiye ücret talebinde bulunması için davaya konu işi yapıp teslim ettiğini ispat etmesi gerektiği, davalı tarafın icra takibinden sonra gönderdiği ihtardan asansörlerin teslim edildiği ancak çalışmadığının belirtildiği, işin 3. Kişiye yaptırıldığına ilişkin davalı taraf savunmalarına, yapılmayan ve de eksik kalan işin ne olduğu, maliyet keşfinin detaylandırılarak çıkartılmamasından kaynaklı itibar edildiği, davacı tarafın 2013 yılında işin muayenesine ilişkin Belediye'ye başvuruda bulunduğu,

davacı tarafça sunulan asansör bakımlarına yönelik kayıtlarda asansörün montaj yılının 2013 yılı olduğu 2016 yılına ilişkin bakımlarının yapıldığı ve kontrol sonucu uygun bulunduğunun tespit edildiği, bilirkişinin yerinde incelemesinde asansörlerin çalıştığının tespit edildiği, davacı tarafın asansörleri yapıp davalı tarafa eksiksiz şekilde teslim ettiğinin değerlendirildiği, he rne kadar asansör teslimi için ruhsat alınması gerektiği belirtilmiş ise de inşaatların bulunduğu binanın 14.09.2012 tarihinde ruhsatının onaylandığı, sözleşmenin bu tarihten sonra yapıldığı, davacı tarafça asansörlere ilişkin alınan bir ruhsat olmadığı,

bununla birlikte davalı tarafın yapının tamamına ilişkin 2019 yılında yapı kayıt belgesi alması hususu da birlikte değerlendirilerek bu durumun davacının bakiye alacağını talep etmesine engel olmayacağı kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.

Davacı vekili istinafında, 09.10.2023 tarihli Bilirkişi Heyet Ek raporu ile karşı tarafın sözleşme konusu işi tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini iddiasının gerçeklere aykırı olduğu bir kez daha tespit edildiğini, davacı taraf asansör imalatını sözleşmeye uygun olarak tam ve eksiksiz olarak tamamlamadığını, aksine davacı taraf sözleşmeye aykırı hareket ettiğini, sözleşmenin üzerine yüklediği edimleri yerine getirmediğini, işi eksik ve yarım bıraktığını ayrıca öngörülen teslim tarihini uzunca bir süre geçtikten sonra teslim ettiğini, davalı şirket eksik işleri üçüncü bir kişiye yaptırmak suretiyle asansörü kullanabildiğini,

dosyada mevcut protokol müvekkil şirket yetkilisi ... ile ... arasında akdedilmiş olup; protokolün konusunu davacı tarafın sözleşme uyarınca edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle meydana gelen eksik işlerin tamamlanması olduğunu, yani davacı taraf edimlerini yerine getirmemiş ve asansörün kullanılabilir hale gelmesi için müvekkil şirket yetkilisi ..., üçüncü bir şahısla anlaşarak işi tamamlatmak durumunda kaldığını, bu işin karşılığı olarak da 3. Şahsa 31.10.2013 tarihinde 50.000 TL ödeme yapıldığını, davacı taraf, işi tamamlamadığını bilmesine rağmen, kötü niyetli olarak,

üzerinden 10 yıl süre geçmiş bir işe ilişkin 'ya tutarsa ' mantığıyla mesnetsiz iddialar ileri sürerek haksız menfaat teminini amacıyla dava açtığını, kök ve ek rapor itibariyle davacı yüklenici Belediyeden teslim tarihi itibarıyla, işletme ruhsatını almadığı anlaşıldığını, davalı şirkete ait bina inşaat ruhsatı olan bir yapı olup, iskan alındığını, bu durumun Asansör Ruhsatı alınıp alınmaması ile bir ilgisi bulunmadığını, aksine düşünce hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu, İstanbul'daki mevcut binaların büyük bir bölümünün iskanı olmasa bile Asansör Ruhsatı bulunmakta olduğunu,

İskan alınmamış olmasa bile Asansör imalatı yapan firmanın Belediyeye başvurarak asansörü eksiksiz ve çalışır vaziyette kullanıma hazır olduğunu ispatlayarak tescil için belediyeye müracaat ederek Asansör için Ruhsat alması gerekmektiğini, davacı asansörü tamamlamadan sözleşmeye aykırı bir şekilde işi yarım bırakması nedeniyle Belediyeye Asansör Ruhsatı için başvurmadığını, bilirkişilerce asansör İşletme Ruhsatı alınmadığı değerlendirilmesi yapıldığını, Bakırköy 13. Noterliği 16.09.2013 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamede, davacı tarafın işi süresinde bitirmediği, asansörün çalışır durumda teslim edilmediği,

davacı tarafın edimlerini yerine getirmemesi halinde cezai şart uygulanacağı davacı tarafa ihtar edildiğini, ayrıca eser sözleşmesinde bedelin ödenmesi borcu eserin teslim edilmesiyle doğacak olup; bilirkişi raporunda yer alan tespitlerden de anlaşılacağı üzere eser teslim edilmediğini, bu sebeple muaccel bir alacaktan bahsedilemeyeceğini, davacı tarafın dava dilekçesi incelendiğinde sadece ticari defter kayıtlarına dayandığı ancak işi eksiksiz tamamlayıp müvekkil firmaya teslim ettiğine dair bir delil dosyada mevcut sunmadığını, karşı tarafın mutabakat formlarına dayanması da yerinde olmadığını,

zira mutabakat formları muhasebe departmanın mutat olarak yaptığı bir işlem olduğunu, davacı tarafın teslim şartlarını yerine getirmemesi nedeniyle zamanaşımı itirazımızda hukuka uygun olduğunu, davacı taraf sadece muhasebesel bir takım işlemlerden yola çıkarak hak etmediği bir bedeli işin üzerinden 10 yılı aşkın bir süre geçtikten sonra kötü niyetli olarak tahsil etmeye çalıştığı yargılama sürecinde bir kez daha ortaya çıktığını, tüm dosya kapsamında davacı tarafın ağır kusurlu olduğunu, sözleşmede kararlaştırılan ve Bakırköy 13. Noterliği 16.09.2013 tarih ... yevmiye numaralı ihtarname ile talep ettiği cezai şart alacağı bulunduğunu,

davacı tarafça asansörlerin sözleşmeye uygun bir şekilde tamamlanıp teslim edilmediği dosyada mübrez müvekkil şirket tarafından Bakırköy 13. Noterliği 16.09.2013 tarih ... yevmiye numaralı ihtarname ile yine müvekkil şirket yetkilisi ...'ün üçüncü bir şahısla anlaşarak işi tamamlatmak için 3. Şahsa 31.10.2013 tarihinde 50.000 TL ödeme yaptığına ilişkin belge ile ispatlanmış iken ve karşı tarafın asansörün teslime ilişkin herhangi bir belge sunamadığı gibi buna ilişkin bir tespitinde de mevcut olmadığını,

haksız alacak iddiasının üzerinden 10 yıla yakın bir süre geçmesi gerçeği de göz önüne alındığında Mahkemece verilen kararın gerçeklere ve hukuka aykırı olup, mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.

Davada davacı, taraflar arasında 27.12.2012 tarihinde sözleşme imzalandığını, sözleşme gereğince davalıya ait işyerindeki asansör montaj işi yapılacağı iş bedeli 108.000,00 TL + KDV olduğu, edimi tamamlamak suretiyle teslim ettiklerini, 09.04.2013 tarihli fatura düzenlediklerini, davalı 80.000,00 TL kısmını ödedikleri ancak bakiye iş bedelini ödemediklerini, girişilen icra takibi itiraz edilmesi sebebiyle takip durduğunu belirterek itirazın iptalini talep etmiştir.

Davalı, davacı edimini tam olarak tamamlamadığını, taraflar arasında imzalanan protokol'de işin eksik yapıldığı belli olduğunu, eksik kalan işler sebebiyle dava dışı üçüncü kişiye 50.000,00 TL ödemek zorunda kaldıklarını, davacı tarafa 16.09.2013 tarihli ihtarname gönderdiklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Mahkeme, taraflar arasında eser sözleşme imzalandığı, davalı tarafından gönderilen 16.09.2013 tarihli ihtarname ile davalı eksiklerin tamamlanması istenildiğini, belediyeden gelen yazıda 2019 tarihli yapı kayıt belgesi olduğu ve asansörlerin fiilen çalışır durumda olduğu tespit edildiği, davalının eksik işleri dava dışı üçüncü kişilerce yapıldığı hususu ispat edilmediğini, BA-BS kayıtları itibariyle alacağın varlığı teyit edildiğini, sözleşme gereği davacı edimini büyük oranda tamamlamak suretiyle teslim edildiği,

eksiklik ve kusur iddiaları somut belgelerle ispat edilmediğini kabul ederek bilirkişi raporu doğrultusunda 47.440,00 TL asıl alacak üzerinden davanın kabulüne, alacak likid olması sebebiyle %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar vermiştir. Taraflar arasında 27.12.2012 tarihli asansör montaj sözleşmesi imzalanmıştır.

Sözleşme gereğince sözleşmede belirtilen teknik özelliklere sahip 4 adet makina dairesiz insan asansörün yapılması, ve çalışır durumda teslim edilmesi, işin 6 ila 8 hafta sonunda bitmiş ve çalışır vaziyette teslim edilmesi, iş bedeli 108.000,00 TL +KDV olduğu ve sözleşme imzalandığında işin bedeli peşin olarak ödeneceği kararlaştırılmıştır. Davalı şirket tarafından davacı şirkete Bakırköy 13. Noterliğinin 16.09.2013 tarih ... yevmiye numaralı ihtarname gönderilmiştir.

İhtarname ile, "...bu güne kadar sözleşme hükümlerini yerine getirilmemiştir. .... Yüklendiğiniz işi en geç 27.02.2013 tarihinde teslim etmiş olmanız gerekmekteydi fakat teslim etmediğiniz ve asansör şuan çalışmamaktadır. Sözleşme 4. Sayfasında cezai şart düzenlemesi bulunmakta olduğunu, ... Teslim süresinde bitirmediğiniz işi, işbu ihtarnamenin elinize geçtiği tarihten itibaren 7 gün içerisinde tamamlamanız ve tarafımıza teslim etmenizi talep ediyorum..." bildirilmiştir.

Davalı vekili tarafında dava dosyasına 31.10.2013 tarihli ... ve ... arasında imzalanan sözleşme ibraz edilmiş olup, sözleşmede, " ... Eksik işler nedeniyle kullanılamaz durumda olan asansörün eksik işlerin tamamlanarak kullanılabilir hale getirilmesi oluşturmaktadır. Taraflar arasında varılan anlaşma uyarınca ... tarafından aşağıda belirtilen işler yapılacaktır.

Tamamlanmamış parçaları gelmiş asansörlerin montajı, eksik akalan asansörlerle alakalı elektrik tesisat işlemleri, gerekli görüldüğünde eksik kalan parça ve malzemenin tedariki, bu işlemlere ait tüm işçilik ve malzemelere karşılık olarak, bu işlerin toplam bedeli 50.000,00 TL'dir. Bu tutara parça bedelleri, nakliye ve montaj dahildir. Taraflar işin yapım süresini sözleşmenin imza altına alındığı tarihten itibaren 2 ay olarak kararlaştırmışlardır. " kararlaştırılmıştır.

Taraflar arasında 27.12.2012 tarihli asıl sözleşme ve akabinde davalı şirket yetkilisi ile dava dışı ... arasında 31.10.2013 tarihli sözleşme imzalanmıştır. Davacı tarafından iş bedeli için 29.04.2013 tarihli fatura düzenlendiği ve davalı tarafa tebliğ edildiği, davalı tarafta ticari defterlerinde bu husus kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Bilindiği gibi taraflar arasında yapılan sözleşme gereğince edim yüklenici tarafından yapılmış olduğu karine olarak kabul edilir.

Ancak bu karine aksi yasal deliller ile ispat edilebilir. Davalı taraf, dava dosyasına bir kısım işlerin dava dışı ... tarafından yapıldığını savunarak 31.10.2013 tarihli sözleşme sureti sunmuş isede, asansör'ün dava dışı ... tarafından yapıldığına ilişkin yasal deliller ile ispat edilememiştir. Sadece dava dışı üçüncü kişiyle sözleşme imzalanması karinenin aksini ispat etmeye yeterli değildir.

Ayrıca davalı taraf cevap dilekçesinde yemin deliline dayanmadıklarından, yemin delili kullanamamışlardır. Üstelik taraflar arasında BA-BS kayıtları üzerinde mutabakat oldukları anlaşılmaktadır.

Mahkemece, bilirkişi raporu ve dosya kapsamı itibariyle, toplam iş bedeli 127.440,00 TL kabul edilerek, ödenen iş bedeli olan 80.000,00 TL düşüldüğünde bakiye alacak miktarı 47.440,00 TL olup, mahkemece bu miktar üzerinden davanın kabul edilmesi, sözleşme ile alacak miktarı ve ödenen miktar belli olması sebebiyle bakiye alacak likit olması sebebiyle icra inkar tazminatına hükmedilmiş olması doğru olmuştur.

Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1 - Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/02/2024 tarih ve 2022/1097 Esas, 2024/140 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2 - Alınması gereken 3.237,89 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 809,47 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.428,42 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3 - Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4 - İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 18/11/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2024/512, K. 2025/1317, 18 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/512
Karar No
2025/1317
Tarih
18 Kasım 2025

İlgili Kararlar

  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2024/512 K.2025/1424
  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/512 K.2025/1152
  • İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/512 K.2025/894
  • Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/513 K.2025/728
  • İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/513 K.2025/928
  • Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/514 K.2025/773

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.