KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/717
- Karar No
- 2025/835
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2025
Karar Metni
1.382 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/717
KARAR NO : 2025/835
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/09/2024
KARAR TARİHİ : 04/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilin davalıya verdiği danışmanlık hizmeti kapsamında fatura düzenlendiğini, borcun
ödenmemesi nedeniyle ----İcra Müdürlüğü ----- Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, davalı tarafından müvekkili şirkete yapılması gereken ödemelerin yapılmamış olup davalının icra takibine itirazının haksız olduğunun sabit olduğunu, taraflar arasında gerçekleşen ticari ilişki çerçevesinde,
müvekkili şirket tarafından davalıya belirli hizmetler verilmiş ve bu hizmetler çerçevesinde
faturalar düzenlendiğini, nitekim davalı tarafın müvekkili şirkete borcu olduğu, ekte sunulan
fatura ve cari hesap ekstresi incelendiğinde de tespit edileceğini, her ne kadar davalı tarafça bakiye borç miktarı ödenmemiş ve icra takibine itiraz edilmişse de
esasen taraflar arasında gerçekleşen hizmet satışı karşılığında düzenlenen faturalardan, müvekkilinin davalı şirketten alacaklı olduğunun sabit olduğunu, dava konusu alacağın likit olduğunu, davalı şirket ile yapılan arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını beyan ederek davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı şirketin itirazında kötü niyetli olması nedeniyle asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini taleple dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davaya konu uyuşmazlıkta davacı ----- tarafından müvekkili -----karşı alacaklı olduğu iddiasıyla ------İcra Müdürlüğü ---- dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, anılan icra takip dosyasında düzenlenen ödeme emrinin müvekkili Şirkete tebliğ edilmesi üzerine müvekkili Şirket tarafından davacı Şirkete karşı tek kuruş dahi borçlu olunmaması sebebiyle itiraz edilmiş ve bunun neticesinde takibin durduğunu, huzurdaki davada da davacı Şirket her ne kadar müvekkili Şirketten alacaklı olduğunu iddia etse de dava dilekçesinde iddia ve talep edilen hususlar hukuki dayanaktan yoksun ve haksız olduğunu,
müvekkili Şirketin merkez adresinin ------ yer aldığından Sayın Mahkeme yetkisiz olup yetkili mahkemenin ----- Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, esasa ilişkin olarak ise taraflar arasında herhangi bir sözleşme ilişkisi bulunmadığından davacı Şirketin müvekkili Şirketten herhangi bir alacak talebinde bulunması hukuken mümkün olmadığını, Mahkemece de takdir edileceği üzere temel ispat kuralları uyarınca huzurdaki uyuşmazlıkta davacı Şirketin davaya konu alacak sebebini ve alacak tutarını ispatla yükümlü olduğunu, üstelik davacı Şirket söz konusu ispat yükünü ancak senetle ispatlayarak yerine getirebileceğini,
buna karşılık davacı Şirketin Sayın Mahkemece de takdir edileceği üzere dava konusu alacağın varlığını kanıtlayan herhangi bir somut delili dosyaya sunamadığı gibi alacak talebini de ihtilafsız ve kabul edilebilir hiçbir delille kanıtlayamadığını, davacı Şirket tarafından taraflar arasında herhangi bir sözleşme bulunmamasına ve bu sebeple de müvekkili Şirkete karşı herhangi bir edim ve hizmet sunulmamasına rağmen davacı Şirket tarafından fatura düzenlenmiş olması olduğunu,
Sayın Mahkemece yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde de müvekkili Şirket ticari defter kayıtlarında davacı Şirket tarafından iddia edildiği şekilde herhangi bir borç kaydı bulunmadığını beyan ederek haksız davanın öncelikle yetkisizlik sebebiyle usulden reddine, davacı şirket aleyhine müvekkili şirkete ödenecek şekilde takip değerinin %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE: Dava; Hukuki niteliği itibariyle ----- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.Mahkememizce taraflara usulüne uygun tebligat yapılmış, ----.İcra Müdürlüğü'nün ------ Esas sayılı dosyası Uyap sureti, Ba/Bs formları dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilmek üzere dosya konusunda uzman mali müşavir bilirkişiye tevdii edilerek, rapor alınmıştır. 02/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle:"1. Davacı ticari defterlerin Vergi Usul Kanunun 183-184-185 maddeleri ve 6102 Sayılı TTK’nın
64.maddesinde belirtilen usul ve esaslara uygun olarak tutulduğu, kayıtların usulüne uygun
olarak gerçekleştirildiği, Vergi Usul Kanunu 223-224-225 maddeleri ile TTK’nın ilgili
hükümlerine uygun olarak noter açılış-kapanış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde alındığı,
dolayısıyla ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğu,
2. Davalıya ait 2023-2024 yılları yevmiye kebir defterlerinin Vergi Usul Kanunun 183-184-185
maddeleri ve 6102 Sayılı TTK’nın 64.maddesinde belirtilen usul ve esaslara uygun olarak
tutulduğu, kayıtların usulüne uygun olarak gerçekleştirildiği, ancak kapanış tasdiki niteliğinde
olan 2023 yılı Aralık ayı yevmiye kebir defterlerine ait GİB onaylı e-beratların, 10.05.2024
son yükleme tarihini aşar şekilde 13.05.2025 tarihinde Gelir İdaresi başkanlığı sistemlerine
yüklendiği, 2023 ve 2024 yılların ait envanter defteri noter açılış tasdik suretinin
sunulmadığı, bu tespitlere göre davalı ticari defterlerinin delil kabiliyeti ile ilgili nihai
değerlendirmenin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu,
3. Davacının düzenlediği fatura konusu danışmanlık hizmeti ile fiyat bilgisini içerir üzerinde
tarafların kaşe imza bilgisinin yer aldığı teklif formu ile faturaya konu belgelendirme
hizmetine dair yapılan başvuruyu içerir ekran görüntüsüne yukarıda yer verildiği, 4. Davacının davalı adına 2023 yılında toplamda 45.360,00 TL tutarlı e-arşiv fatura düzenlediği,
faturaların davacı nezdinde usulüne uygun olarak kayıtlı bulunduğu, faturalara 8 günlük süre
içerisinde itiraz edildiğini gösterir herhangi bir belgenin dosyada sunulu olmadığı, davalı
yanca yapılan herhangi bir ödemenin davacı ticari defterlerinde kayıtlı bulunmadığı, bu
itibarla 01.08.2024 takip tarihi itibariyle davacı nezdinde davalının 45.360,00 TL borçlu
olarak göründüğü,
5. Davalının davacıdan aldığı 13.12.2023 tarihinde 42.120,00 TL ile 14.12.2023 tarihinde
3.240,00 TL tutarlı faturaların usulüne uygun olarak ticari defterlerde kayıtlı bulunduğu,
29.03.2024 tarihinde davacı adına açıklama kısmının boş olduğu 24.840,00 TL tutarlı satış
faturası düzenlediği, bu işlemlere göre 01.08.2024 takip tarihi itibariyle davalı nezdinde
davacının 20.520,00 TL alacaklı olarak göründüğü, iade mahiyetinde olduğu anlaşılan
davalının düzenlediği 24.840,00 TL tutarlı faturanın 8 günlük süre içerisinde tanzim
edilmediği sonucuna gidildiği, söz konusu faturanın iade niteliğinde olmadığının ileri
sürülmesi halinde ise fatura açıklamasının boş olması nedeniyle davacıya ne tür bir teslim
yapıldığı hususunun şüpheden uzak makul bir şekilde ortaya konulması gerektiği,
6. İşbu raporda yer verilen tespit ve değerlendirmeler neticesinde takiple istenen 45.360,00 TL tutarlı alacak istemine iştirak edilmişse de hususla ilgili nihai değerlendirme Sayın
Mahkemenizin takdirinde olduğu, 7. Takiple birikmiş faiz talebinde bulunulmadığı, " tespit edilmiştir.
Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, taraf vekillerinin beyan dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Bilirkişi raporu denetime açık, karar vermeye yeterli ve elverişli mahiyettedir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından;Taraflar tacir olup HMK 222/2. maddesinde, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayı yaptırılmış, defter kayıtlarının birbirini doğrulaması koşulu ile tarafların ticari defterlerinin ticari davalarda delil olabileceği, 3. ve 4. fıkrasında; diğer tarafın aynı şartlara uygun tutulmuş defterlerindeki kayıtların aykırı olmaması koşulu ile sahibi lehine delil olacağı, fatura alacağının likit olduğu, 2023 yılına ait BS-BA analizlerinin incelenmesi neticesinde, davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olan ve BS-BA bildirim kapsamına giren tüm faturaların davalı şirketçe BA formu ile bildirildiği, dolayısıyla davalı şirketin bu faturalara konu mal ve hizmeti davacıdan aldığını kabul ettiği kanaatine varılmıştır.
Davalının BA formu ile bildirdiği faturalar içerisinde takip konusu faturaların tamamının bulunduğu tespit edilmiştir. Buna göre, davalı şirketin takip konusu tüm faturaya konu mal ve hizmet alımını kabul ettiği kanaatine varılmıştır. Davalının, davacı adına düzenlediği 24.840,00 TL tutarlı faturanın 8 günlük süre içerisinde tanzim edilmediği
ve iade niteliğinde olmadığı, fatura açıklamasının boş olması nedeniyle davacıya ne tür bir teslim yapıldığı hususunun
ispatlanmadığı gözetilerek dikkate alınmamıştır.
Davacının alacak talebine konu faturaların KDV dahil tutarlarının toplamının 45.360,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Davalı şirketin defterinde faturaların kayıtlı olduğu, mal ve hizmet satımı (BA) olarak 2023 yılında KDV hariç 37.800,00 TL beyan edildiği, 2023 yılında bs olarak davacı şirket adına bildirimde bulunmadığı, takibe konu alacağı oluşturan faturanın faturanın davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, tespit edilmiştir. Takip konusu fatura alacağının likit olduğu, asıl alacak yönünden davanın kabulü ile itirazın iptaline, icra inkar tazminatı talebinin kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/717, K. 2025/835, 4 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama