KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/744
- Karar No
- 2025/828
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2025
Karar Metni
1.105 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/744 Esas
KARAR NO : 2025/828
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 25/09/2024
KARAR TARİHİ : 16/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
21.11.2019 tarihinde saat 16:45 sıralarında beyana------- Sokak -------Fabrikasının önünde müşteri almak için yolun kenarında park halinde bulunan sürücü -------- sevk ve idaresindeki --------- plaka sayılı aracın arka kısımlarına söz konusu aracın arka kısmında geri manevra yapmakta olan müvekkili şirkete sigortalı sürücü -------- sevk ve idaresindeki-------- plaka sayılı aracın çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, aynı zamanda -------plaka sayılı aracın beyana göre kaza mahallini terk etmiş olduğunu,
bu kapsamda sigortalı/ davalının kusuruna tekamül eden 13.932,81 TL nin müvekkili tarafından karşı tarafa ödenmiş olduğunu bu kapsamda alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin yapılan itiraz ile durdurulmuş olduğunu, bu vs. nedenler ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla itirazın iptal edilerek takibin devamına karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Davalı tarafa, usulüne uygun şekilde dava dilekçesi ile duruşma davetiyesinin tebliğine rağmen cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İncelenen tüm dosya kapsamına, tarafların iddia ve savunmalarına göre davanın, davacı tarafından davalı aleyhine -------- İcra Müdürlüğünün -------- E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından yöneltilen itirazın iptaline ilişkin olduğu, dava konusu icra dosyasının incelemesinde takip alacaklısının mahkememiz dosyasının davacısı, takip borçlusunun mahkememiz dosyasının davalısı olduğu, toplam 14.843,00 TL tutarlı ilamsız icra takibine davalı borçlunun süresinde itirazı doğrultusunda takibin durduğu, davanın itirazın iptali ve takibin devamı istemi ile açıldığı görülmüştür.Taraflar arasındaki uyuşmazlık ise.
21/11/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında sürücülerin kusur oranları-------- plakalı araçta ne kadar hasar meydana geldiği, --------- numaralı dosyası kapsamında davacı sigortanın yapmış olduğu ödemenin davalı sürücüden rücu şartlarının oluşup oluşmadığı, davalının olay yerini terk edip etmediği, tazminat miktarının kadrimaruf olup olmadığı hususlarında uyuşmazlık olduğu tespit edilmiştir.Poliçe, davacı ödeme yaptığına ilişkin hasar dosyası, araç trafik kayıtları, -------- numaralı dosyası,-------- Esas sayılı dosyası, -------İcra Müdürlüğü -------- Esas sayılı dosyası vs. tüm deliller dosya içerisine alınmıştır.
Taraflarca bildirilen tüm deliller toplanmış, mahkememiz 23/01/2025 tarihli 2 nolu ara kararı gereği dosyanın bir makine mühendisi bilirkişiye tevdi edilerek rapor düzenlenmesi istenilmiş, mahkememizce resen seçilen makine mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş, 05/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Dosya muhteviyatında------- plaka sayılı araç sürücüsü / maliki ------- vekili tarafından -------- Şirketine yazılmış olan talep yazısında araçtaki hasara yönelik 11.12.2019 tarihli Eksper Raporu ile tespiti yapılmış olan KDV dahil 4.169,79 TL nin ve 354,00 TL Ekspertiz ücretinin talep edilmiş olduğu,
Ayrıca --------- yapılmış olan 17.01.2020 tarihli müracaatta da 4.169,79 TL hasar bedeli talep edilmiş olduğunu ve ilgili sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmamış olduğunun belirtilmiş olduğu, ancak huzurdaki davada davacı tarafından yapılan ödemenin 73.932,87 TL olduğu ve icra takibinin bu rakam üzerinden yapılmış olduğunun görüldüğü, bu kapsamda -------- plaka sayılı hasarlı araç sür talebinin 4.169,79 TL iken neden 13.932,81 TL ödeme yapılmış olduğunun dosya muhteviyatından anlaşılamadığı,
bu kapsamda dosya muhteviyatına sunulmuş olan bilgi, belge ve dokümanların incelenmesi neticesinde davacının icra takibine konu edebileceği hasar miktarının 4.189,00 TL olacağı.." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.Bilindiği üzere sigortacı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95/2.maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B-4.maddesi uyarınca;
tazminat yükümlüğünün azaltılmasına ve kaldırılmasına ilişkin halleri 3.kişilere karşı ileri süremeyeceğinden, zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre tazminatın kaldırılmasını ve indirilmesini sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirenine rücu edebilecektir.
Bu rücu hakkı, kaynağını halefiyet ilkesinden almamakta, sözleşme ve yasa gereği sigorta ettirene karşı defi hakkı bulunan sigortacı, bu hakka dayanarak kendi sigortasına dönebilmesi kuralından kaynaklanmaktadır.6102 sayılı TTK'nın 1409/1. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı maddenin 2. fıkrası hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir.
Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının B.4. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir.Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları'nın rücuya ilişkin B-4. maddesinin (f) bendinde "Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı,
alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması" hali rücu sebebi olarak düzenlenmiştir.Bu genel açıklamalardan sonra somut olaya gelince. 21.11.2019 günü sigortalı -------- plakalı aracın hatalı geri manevra nedeniyle -------- plakalı araca çarptığı, bu çarpmanın etkisiyle ------ plakalı aracın arka tampon, arka panel ve stop lambası kısmında hasar oluştuğu anlaşılmıştır.
-------- plakalı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiğinin belirtildiği, davacı sigortacının; davalıya ait araç sürücüsünün olay yerini Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları'nın rücuya ilişkin B-4. maddesi kapsamında geçerli her hangi bir sebep olmaksızın terk ettiği ve bu suretle tutanak tanzim edilmesi ve alkol muayenesi vb. mevzuat gereği yerine getirilmesi gereken yükümlülükleri yerine getirmediği ve bu suretle de rizikonun teminat kapsamında olmadığı hususunu bu şekliyle ispat ettiği, davalının bunun aksine herhangi bir delilinin olmadığı, sigorta tarafından yapılan ödemenin rücu kapsamında olduğu anlaşılmıştır.
Kaza nedeniyle --------- plakalı araçta oluşan hasarın tespiti için yapılan eksper raporundaki belirlemelerin kazanın oluş şekline, hasarlı parçalara ve piyasa fiyatlarına uygun olduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiştir. Bilirkişi raporundaki tespitler denetime elverişli olması nedeniyle hükme esas alınmış, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı taraf her ne kadar icra inkar tazminatı talebinde bulunmuş ise de alacak yargılamayı gerektirdiğinden davacının bu talebinin reddine karar verilmiştir. --------- plakalı araçta oluşan hasar, İstanbul Anadolu --------- Esas sayılı dosyası kapsamında yapılan yargılama giderleri vekalet ücreti toplamından davalının sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır.
Ayrıca rücuen tazminat taleplerinden ödeme tarihinden itibaren herhangi bir ihtara gerek kalmadan borçlu ödeme tarihinden itibaren mütemerrit hale gelir. Bu bakımdan davalı taraf icra takip tarihine kadar işleyecek yasal faizden sorumlu tutulmuştur.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/744, K. 2025/828, 16 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama