KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/914
- Karar No
- 2025/298
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2025
Karar Metni
953 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/914 Esas
KARAR NO : 2025/298
DAVA
Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/03/2015
KARAR TARİHİ : 10/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili firmanın 2003 yılından bu yana fiziksel engelliler için araç imalatı ticareti ve servisi konularında faaliyet gösterdiğini, bu nedenle engelli akülü araç üretimi gerçekleştirmek üzere aküler kullandığını, davalıdan çeşitli zamanlarda kullanım ve talebe göre aküler satın aldığını, ancak söz konusu akülerin ilk muayene esnasında sağlam gibi görünmelerine rağmen kullanımlarından yaklaşık bir ay aralıklarla fabrikasyon hatalarından ve akülerden kaynaklı şikayetlerden müşterilerine satmış olduğu aküleri iade almak zorunda kaldığını,
müvekkili şirketin söz konusu akülerin ayıplı çıkması ve arıza vermesi sebebiyle satın alınan ürünlere istinaden iade faturası ile davalıya akülerle birlikte iade ettiğini, ilk etapta ayıplı aküler sebebiyle 17/08/2012 tarihinde ----------- sıra numaralı 4.900,30-TL bedelli iade faturası düzenlediğini, davalının numune istediğini, numunelerin gönderildiğini ancak dönüş yapılmadığını, müşterilerinin iadesi sebebiyle haksız yere mağdur edildiğini, davalı aleyhine ---------- D.İş sayılı tespitinin gerçekleştirildiğini, bu ürünlerin ayıplı olduğunun ortaya çıktığını,
davalıya bu hususların defalarca iletilmesine rağmen hiçbir şekilde yanıt alamadığını beyanla ayıplı mallar sebebiyle uğranılan zararın fazla çıkması halinde artırılmak üzere şimdilik 12.303,56 TL'nin tespit tarihi olan 07/11/2012 tarihi itibariyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Bilirkişi raporunun akademik düzeyde hiçbir tespit içermeyen, yüzeysel, ciddi hiçbir bilimsel kritere dayanmadığından gizli ayıp değerlendirilmesinin teknik açıdan mümkün olmadığını, akü cihazlarının incelenmesi gerektiğini, davacının akü cihazlarına yönelik olmak üzere soyut ve hukuki dayanaktan yoksun iddialarda bulunduğunu, davacı tarafın TTK 23/1-c hükmü gereğince muayene ve ihbar yükümlülüğünü yasal süre içinde yerine getirmeyen taraf durumunda olduğunu ve açıkladığı nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; hukuki niteliği itibariyle taraflar arasında akdedilen akü alım-satım ilişkisi kapsamında davacıya satılan akülerin ayıplı çıktığından bahisle açılan ayıplı mal için ödenen bedelin tahsili istemli alacak davasıdır. Mahkememizin --------- Esas, ---------- karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş olup, davacının temyizi üzerine ------------ sayılı kararında özetle "...1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının 17.08.2012 tarihli iade faturasına konu mallar bakımından süresinde ayıp ihbarında bulunmadığının anlaşılmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Davanın açılmasından önce davacı vekilinin talebiyle davacıya ait iş yerinde delil tespiti yapılmış olup raporu hazırlan bilirkişi, davacının iş yerinde bulunan "----------" markalı akülerde gizli ayıp bulunduğunu mütala etmiş ve bu akülerin değerini 7.403,26 TL olarak hesaplamıştır. Delil tespiti üzerine hazırlanan bilirkişi raporunun davacıya 30.11.2012, davalıya ise 20.11.2012 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.3.
Mahkemece, davacının, toplam değeri 7.403,26 TL olarak hesaplanan akülerdeki ayıbı ilk defa delil tespit raporunun kendisine tebliği edildiği 30.11.2012 tarihinde öğrendiği ancak davanın açıldığı 31.12.2013 tarihine kadar davalıya ayıbı ihbar etmediği,
ayıp ihbarının bizzat alıcı tarafından yapılması gerektiğinden delil tespitini yapan Mahkemece bilirkişi raporunun satıcıya tebliğ edilmesinin ayıp ihbarı olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle 7.403,26 TL değerindeki aküler bakımından da süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığı sonucuna ulaşılmış ise de ayıp ihbarı şekle tabi olmayıp içeriği itibariyle karşı tarafın ayıptan haberdar olmasını sağlayan her tür ve şekildeki ihbarın ayıp ihbarı olarak kabulü mümkündür.
Delil tespitinin bizzat davacının talebi üzerine yapıldığı, delil tespiti sonucu düzenlenen raporda yukarıda zikredilen akülerin ayıplı olduğunun mütala edildiği ve bu raporun davalıya tebliğ edildiği gözetildiğinde davacının süresinde ve usulüne uygun olarak ayıp ihbarında bulunduğunun kabulü gerekmekte olup aksi yöndeki Mahkeme gerekçesinde isabet bulunmamaktadır.
4. Bu itibarla Mahkemece, davaya konu olan ve delil tespit raporunda toplam değerlerinin 7.403,26 TL olduğu mütala edilen aküler bakımından işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir. ..." şeklinde gerekçe ile bozulduğu, dosyanın mahkememize gönderilerek yukarıdaki esasa kaydedildiği anlaşılmıştır.Bozma sonrası yapılan yargılamada, ----------- sayılı kararına uyma kararı verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Delil tespiti dosyasında davalıya ait ----------- marka akülerinin ayıplı olduğu, ayıbın kullanırken ortaya çıkabileceği, bu nedenle gizli ayıp olduğu belirlenmiştir. Yargıtay kararında da belirtildiği üzere delil tespiti dosyasındaki bilirkişi raporunun davalıya tebliği ile ihbar külfeti yerine getirilmiştir. Tazminat miktarı belirlenmesinde ayıplı olan akülerin birim fiyatları dikkate alınmıştır.
Davacı delil tespiti dosyasında alınan bilirkişi raporunda belirtilen 12 adet 40 AMP, 8 adet 55 AMP ve 19 adet 80 AMP aküler yönünden ayıp nedeniyle sözleşmeden dönme ve bedelin iadesini talep etmektedir. Sözleşmeden dönme ve bedel iadesi seçimlik hakkının kullanıldığına dair davadan önce davalıya herhangi bir ihtar yapılmamıştır. Bu nedenle davalının dava açıldığı tarihte temerrüde düştüğü kabul edilmiş ve dava tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmiştir.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/914, K. 2025/298, 10 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama