KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/143
- Karar No
- 2025/482
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2025
Karar Metni
777 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/143 Esas
KARAR NO : 2025/482
DAVA
Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : 14/02/2025
KARAR TARİHİ : 18/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili, terkin edilen ve ihyasını talep ettiğimiz, ---------- Şirketi isimli şirkette pay sahibi ve aynı zamanda yönetim kurulu başkanı olduğunu, ----------- Şirketi isimli şirketin ----------- terkin edildiğini, şirketin adresi, ----------- olduğunu, söz konusu şirketin Türk Ticaret Kanunu’nun ilgili hükümleri gereğince, ----------noterliği 07.02.2024 tarih ve ---------- sayı ile tasdikli, 06.02.2024 tarihli 1 sayılı genel kurul kararı ile re’sen terkin edildiğini, şirketin tüzel kişiliğinin ticaret sicilinden silinme ile sona ereceğini, tüzel kişiliğin sona ermesi için de, tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerektiğini, şayet,
tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmışsa, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile, şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulünün olanaksız olduğunu, somut davada şirketin tasfiye dışında kalmış menkul olarak üzerine kayıtlı ---------- plakalı -------- model ---------- marka aracın sabit olduğunu, dolayısıyla usulsüz olarak tasfiye edildiğini bu nedenle------- Şirketi’nin ihyasını dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Ticaret Sicili Müdürlüğü, TTK m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yapıldığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirketin tasfiye memurunda olduğunu, muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiğini, bu işlemler yapılmadan tasfiye süreci sonuçlandırılmış, bakiyeler mevcut pay sahiplerine dağıtılmış ve şirket kayıtları sicilden terkin edilmiş ise, terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliği ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebileceğini,
şirketin ek tasfiyesine ilişkin karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkili davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini,davanın reddini, sayın mahkemeniz aksi kanaatte ise müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE :Dava, tasfiye sonucu terkin edilmiş olan şirketin son yetkilisi tarafından, şirkete ait aracın devrinin sağlanabilmesi için ihyası isteğine ilişkindir. Davacı, dava dışı terkin olunan şirketin terkinden önceki yetkilisi ve ortağıdır.UYAP TAKBİS kayıtlarından ---------- plakalı aracın terkin olunan şirket üstüne kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.Ticaret siciline yazılan ve gelen cevaba göre dava dışı ----------- ŞİRKETİ'nin 09/02/2024 tarihinde resen terkin edildiği anlaşılmıştır.
TTK'nun 547. maddesinde "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, yönetim kurulu üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı düzenlenmiştir.Tasfiye sonucu terkin olan şirkette husumetin sicille beraber tasfiye memuruna yöneltilmesi gerektiği açıktır.
Ancak eldeki davada davacı aynı zamanda terkin olan şirketin tasfiye memuru olup, bu durum sehven gözden kaçmış ve davacıya tasfiye memuruna karşı birleştirme istemli dava açması için süre verilmiş; davacı da itiraz etmeksizin dava açmış, ---------- sayılı dosyası mahkememiz dosyası ile birleştirilmiştir. Birleşen davanın davacısı olarak terkin olmuş şirket gösterilmiş, davalı olarak da tasfiye memuru olan asıl davanın davacısı gösterilmiştir.
Esasen birleşen davada aktif dava ehliyeti olmadığı gibi hukuki yarar da yoktur. Bu durumun fark edilmesiyle yargılamanın gereksiz uzamaması için dosya resen ele alınarak duruşma günü verilmiştir.Toplanan bilgi ve belgelerden,--------- plakalı aracın trafik tescil kaydına göre tasfiye sonucu terkin olan şirket adına (eski ünvanı adına) kayıtlı olduğu görülmüştür.
Davacının ihya isteminde hukuki yararı olduğu, davasında haklı olduğu anlaşılmış, asıl davanın kabulüne karar verilmiştir. Araç satış, devir her türlü tescil işlemleri için bir tasfiye memuru atanması elzem olduğundan, davacı tasfiye memuru olarak atanmıştır. Öte yandan yukarıda da açıklandığı üzere sehven açıldığı anlaşılan birleşen davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/143, K. 2025/482, 18 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama