KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/432
- Karar No
- 2025/514
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2025
Karar Metni
754 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/432 Esas
KARAR NO : 2025/514
DAVA
İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/05/2025
KARAR TARİHİ : 26/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacı şirket ile ile davalı arasında, 22.07.2024 tarihinde; davalıya ait "--------- İli, -------- İlçesi, -------- Cad. -------- Bulv.
No.------- -----------" adresli işyerinde "poliüretan ısı izolasyon uygulaması" yapmak üzere taraflarca imzalı "İş Sözleşmesi" akdedildiğini, iş Sözleşmesi ile davacı şirketin davalıya ait işyerinde, poliüretan ısı izolasyon uygulaması işi yapmayı taahhüt ettiği, sözleşmenin bu haliyle "eser sözleşmesi" niteliğinde olduğunu, davacı şirketin davalıya karşı yüklendiği taahhüdünü aynı gün yerine getirdiğini, davalının işyerinde oluklu saç tavan + duvar yüzeyde yaptığı uygulamayı 22.07.2024 tarihli "İş Teslim Tutanağı" marifetiyle davalıya teslim ettiğini,
iş bitimi kontrol edilerek teslim alınmayan uygulamanın sorumluluğunun işverene ( davalıya) ait olduğunu, davacının sözleşme gereğince yüklendiği işi eksiksiz tamamladığı ve davalıya gereği gibi teslim ettiğini, davalının da bugüne kadar yapılan işi teslim almadığına, işin eksik olduğuna dair müvekkiline ulaşan bir itirazının da olmadığı,
işin tamamlanmış olduğunun davalının kabulünde oldpğunu, müvekkilinin, davalıya karşı 45.600 TL'lik iş bedeli alacağını tahsil etmek için icra takibi başlattığını, davalının, sözleşmeye konu edilen poliüretan ısı izolasyon uygulamalarını teslim almaktan kaçınmasının söz konusu olmadığı gibi, davalının hiç bir zaman Sözleşmeye aykırılık ihbarı, sözleşmeden dönme bildirimi yapmadığını, edel indirimi talep etmek dahil hiç bir yasal yola başvurmadığını, borcunu ödememeyi haklı gösterecek hiç bir geçerli def'i - itiraz da ileri sürmediğini, borcun davalının kabulünde olduğunu,
davalının borcunu ödemediğini ve hakkında başlatılan icra takibine de kötü niyetli olarak itiraz ettiğini açıklanan nedenlerle davalı tarafından itiraz edilen ve icra takibi duran--------İcra Müdürülüğü --------- E. Sayılı dosyasına vaki itirazın iptaline, takibin devamına, haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz eden davalı aleyhine takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; hukuki niteliği itibariyle itirazın iptali davasıdır. Görev dava şartı olup, Mahkemece her aşamada re'sen nazara alınması gerektiğinden, öncelikle Mahkememizin görevli olup olmadığını tartışmak gerekmiştir.Bilindiği gibi, bir davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nisbi ticari davalardan olması gerekmektedir.
Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nun 4. Maddesi uyarınca TTK'da düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nun 4. Maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalardır. Nisbi ticari davalar ise, her iki tarafın tacir olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu davalardır.
Öte yandan 6335 sayılı Kanunun 2. Maddesi ile 6102 Sayılı TTK.'nın 5. maddesinin 3 ve 4 nolu fıkraları değiştirilerek Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki iş bölümü ilişkisi görev ilişkisine dönüştürülmüştür ve görev hususu HMK'nun 114/c maddesi uyarınca dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır.
Eldeki davanın, fatura alacağına ilişkin başlatılan icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı istemi olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle dava, mutlak ticari dava değildir. Bu durumda işbu dava bakımından nisbi ticari dava koşullarının araştırılıp değerlendirilmesi gerekmektedir.
Mutlak ticari davalar; kanunda sınırlı sayıda sayılmış olup, nispi ticari davalar da her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın ticari işletmelerine ilişkin olması şartına bağlı tutulmuştur. İşyeri olan her şahsın aynı zamanda tacir olduğu söylenemez.
Tarafların, esnaf olup olmadığının araştırılarak görev hususununu değerlendirmek gereklidir.İlgili vergi dairesine müzekkere yazılarak davalının hangi usulle defter tuttuğu (bilanço-işletme) yıllık mal alış satış miktarı, esnaf sınırını aşıp aşmadığı, tacir olup olmadığı hususunda bilgi verilmesi istenmiştir. ---------- Vergi Dairesi cevabında davalının gayrimenkul kiralanması ve işeletilmesi faaliyetini yürüttüğü, gelirinin Gayrimenkul Sermaye İradından kaynaklandığı, gerçek uısulde ticari faaliyetinin olmadığı, tacir olmadığı bildirilmiştir.
Açıklanan nedenlerle davalının tacir olmadığı anlaşıldığından, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine,HMK.'nın 20. maddesi uyarınca, iş bu kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık süre içerisinde başvuru halinde, dava dosyasının görevli ----------- Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/432, K. 2025/514, 26 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama