KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2026/45
- Karar No
- 2026/337
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2026
Karar Metni
377 kelime·2 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/45
KARAR NO : 2026/337
DAVA
Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız))
DAVA TARİHİ : 16/01/2026
KARAR TARİHİ : 14/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı asil dava dilekçesinde özetle: ---- Şubesi, 15.01.2026 Tarihli Keşide Yeri: ------, Miktar: 9.000.000,00-TL Keşideci: ------Şirketi , Lehtar: ...
Seri No:--- çeklerin keşidecisi olarak bulunan ----- Şirketinde lehtar müvekkili ... hissedar olduğunu, müvekkilinin hissedarı olduğu işbu şirket -----adresinde faaliyet göstermekte olup söz konusu adreste dava konusu çekler kaybolduğunu, firma yetkilileri tarafından yapılan tüm aramalara rağmen mezkur çek yaprakları bulunamamış olup, çeklerin çalınmış olması yahut kötü niyetli kişilerin eline geçmesi kuvvetle muhtemel olduğunu, çeklerin kötü niyetli kişilerin eline geçmesi halinde müvekkili firmanın ticaret hayatını bitirebilecek şekilde telafisi güç veya imkansız zararların doğacağının muhakkak olduğunu,
işbu nedenle çeklerin kaybolması üçüncü kişiler tarafından kötü niyetli olarak kullanılma riskini doğurmuş olduğundan, Türk Ticaret Kanunu'nun 662. maddesi uyarınca ayrıca dava konusu çekler için ödemeden men yasağı talep ettiklerini, netice olarak davanın kabulü ile dava konusu çekler hakkında tedbiren ödemeden men kararı verilmesine, dava konusu çeklerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 23/02/2026 tarihli dilekçesi ile davadan feragat isteminde bulunduğu görüldü.
İNCELEME ve GEREKÇE :
Dava hukuki niteliği itibariyle TTK. 818/s. maddesi yollamasıyla aynı yasanın 757-765. maddelerine göre açılmış bir zayi nedeniyle çek iptali davasıdır.Davacının 23/02/2026 tarihli dilekçesinde, davadan feragat ettiğini, feragat nedeniyle dosyada işlem yapılmasını talep etmiştir.
Davacı vekilinin vekaletnamesi incelenmiş, davadan feragate ilişkin yetkinin bulunduğu görülmüştür.6100 Sayılı HMK.'nın 309. maddesinde "Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır." düzenlemesi bulunmaktadır. Bu itibarla, davacının açılan davadan feragat etmiş olduğu gözetilerek yukarıda açıklanan hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/45, K. 2026/337, 14 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama