KÜNYE
T.C.
- Mercii
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/250
- Karar No
- 2018/488
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2018
Karar Metni
1.034 kelime·5 dk okuma·10 bölüm
İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
2017/250 Esas
KARAR NO : 2018/488
DAVA
Adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi, alacak
DAVA TARİHİ : 01/03/2017
KARAR TARİHİ : 16/05/2018
Mahkememizde görülmekte bulunan adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi, kazanç payının davalılardan tahsili istemlerine ilişkin davanın yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;---- isimli yeri davacının kiraladığını ve çalışma izninin davacıya ait olduğunu, bu işyerinin 21.12.2015 tarihinde yapılan yazılı adi ortaklık sözleşmesinde---- Restaurant olarak davacınının ruhsatı ile ortaklık anlaşması ile davalı şahısların faaliyet göstermesinin kararlaştırıldığını, ortaklığın %80 payının davalı ...'e, %19 payının davalı .----'a, %1 payının ise davacıya ait olduğunu, 21.12.2015 tarihli adi ortaklık sözleşmesinin Beykoz ---- Noterliğinin 21 Aralık 2015 tarihli, --- yevmiye numarası ile tasdik edildiğini, ancak davacıya ticari faaliyetten dolayı hiçbir ödeme yapılmadığını,
tüm kazancın davalı ortaklar arasında paylaşıldığını, davacının işyerine girişi ve çalışmasının engellendiğini, ortaklıktan beklenen amacın konusunun kalmadığını, bu nedenlerle ortaklık sözleşmesinin fesi, davacı adına olan restaurantın BK 634.
Maddeye göre davacıya teslim edilmesi, aksi halde BK 639/7. maddeye göre fesih tasfiye ile tazminat istemli dava açılacağının davalılara tebliğ edildiğini, tüm bu nedenlerle ortaklığın feshinin tespiti ile ortaklığa taşınmaz mal olarak konan restaurantın davacıya teslimine, davacının kazanç payının tespiti ile şimdilik 10.000 TL kazanç payının davalılardan müştereken ve müteselsilen 31.5.2016 tarihinden itibaren ticari faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında ---- Restaurant'ın Adi Ortaklık Sözleşmesi ile işletilmesi konusunda anlaşma yapıldığını, sözleşme gereği müvekkilinin %80, diğer davalının %19, davacının %1 hisseye sahip olduğunu, sözleşmeye istinaden 250.000 TL peşin, kalanı seri senetler halinde olmak üzere diğer davalı ile davacıya 550.000 TL hisse bedeli ödendiğini, taraflar arasında yapılan anlaşmaya istinaden müvekkilinin işyerinde yenileme amacıyla tadilat ve yatırılmar yapmaya başladığını, yaklaşık 300.000 TL civarında yatırım yaptığını,
davacı ... tarafından Kadıköy ---- Noterliği'nin 06/05/2016 tarih ve --- yevmiye sayılı ihtanmesi ile ortaklığı fesh ettiğini bildirir ihtarname gönderdiğini, taraflar arasında anlaşmaya konu işletmenin halen çalıştığını, ancak kimin adına çalıştığının tespit tarihi itibariyle belli olmadığını, bu konuda --- Sulh Hukuk Mahkemesi'nin --- D.
İş sayılı dosyası ile tespit yapıldığını, ayrıca diğer davalı ... tarafından da Beykoz ---Sulh Hukuk Mahkemesi'nin --- Esas sayılı dosyası ile de huzurda görülen dava ile aynı konuda dava açıldığını, burada zarara uğrayanın müvekkili oduğunu, davacı ve diğer davalının hiçbir zararının söz konusu olmadığını savunarak; açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Usulüne uygun yapılan tebligata rağmen diğer davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
DAVANIN TESPİTİ, İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi, kazanç payının davalılardan tahsili istemlerine ilişkindir.
Uyuşmazlığa konu dava, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra, 01/03/2017 tarihinde açılmıştır.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılması için, uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır.
6335 Sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemesi Kanununun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkindir. Bu bakımdan işbu davaya bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemesine ait olup olmadığının incelenmesi gereklidir.
Adi ortaklık sözleşmesi, iki yada daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. (TBK. 620/1 md.)
Adi ortaklık ilişkisi, TBK'nun 639.maddesinde sayılan sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesi ile sona erer. Bu şekilde ortaklığın sona ermesinin başlıca iki sonucu ortaya çıkar. Bunlardan ilki, yöneticilerin görevlerinin sona ermesi, diğeri de ortaklığın tasfiyesidir.
Bu sözleşme türü Borçlar Kanunu'nda düzenlenmiştir. Bu nedenle, adi ortaklığın feshi ve tasfiyesine ilişkin davalara bakma görevi de genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemelerine aittir.
Yüksek Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 29.12.2014 tarih ve 2014/7550 esas, 2014/17429 karar sayılı ve yüksek Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 20/01/2015 tarih ve 2014/23113 esas, 2015/688 karar sayılı ilamları da bu yöndedir.
Yine Asliye Ticaret Mahkemesince görevsizlik kararı ile Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilen ve Asliye Hukuk Mahkemesince bakılarak sonuçlandırılan yüksek Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 19/02/2018 tarih ve 2016/13291 esas, 2018/1260 karar sayılı, aynı yüksek Dairenin 11.12.2017 tarih, 2016/9849 esas, 2017/17383 karar sayılı ilamlarından Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmaktadır.
Ayrıca Yüksek Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 14/06/2016 tarih ve 2016/2192 esas, 2016/6889 karar sayılı ilamı ve yine Yüksek Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 14/10/2015 tarih ve 2015/6858 esas, 2015/9208 karar sayılı ilamlarından anlaşıldığı üzere, adi ortaklığın tasfiyesi istemli davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakabilmesi için adi ortaklığın taraflarından en az birinin şirket olması ve istemin her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgisi olması gereklidir.
HMK 114/1-c maddesi uyarınca görev dava şartıdır.
HMK.nun 115. maddesine göre Mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırmak zorundadır.
Tüm bu nedenlerle mahkememizin görevsizliğine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
16/05/2018
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/250, K. 2018/488, 16 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama