İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/1025 K.2018/1237

T.C. İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Esas2018/1025Karar2018/1237Tarih12 Aralık 2018Okuma6 dk · 1.162 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/1025
Karar No
2018/1237
Karar tarihi
12 Aralık 2018
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.162 kelime·6 dk okuma·9 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

ESAS NO

2018/1025 Esas

KARAR NO : 2018/1237

DAVA

Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 29/08/2018

KARAR TARİHİ : 12/12/2018

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı ile davalının kardeş olduğunu, davacı, davalı ve dava dışı ağabeyleri --------- ve ---------- ilkokul sonrası babaları --------- ait olan --------- ünvanlı işyerinde çalışmaya başladıklarını, merdiven ustası olduklarını, hayat boyu bu mesleği icra ettiklerini, babalarının 1993 yılında işten el çektiğini, 1997 yılında dava dışı -----------dışındaki kardeşlerin yani davacı, davalı ve dava dışı ------------- Ünvanlı şirketi kurduklarını, sonrasında 1999 yılında dava dışı -------- hisselerini davacıya devrettiğini, 2006 yılında sermaye artırımına gittiklerini ve hisselerin eşitlendiğini,

davacının tasarım, imalat ve montaj işlerini, davalının şirketin yönetim ve finansal işlerini üstlendiğini, bu nedenle davalının şirketin temsilci ortağı olduğunu, sonra davacı ve davalının emekli olabilmek için tüm hisselerini dava dışı şirket çalışanları ----------- ile --------- devrettiklerini, davacı ve davalının da kendi şirketlerinde sigortalı çalışan olarak işe giriş bildirgesi verdiklerini, ancak davalı ...'nın şirketi temsilen müdürlük görevinin devam ettiğini, sonrasında davalının davacıya haber vermeksizin dava dışı çalışanlara devrettikleri hisselerini üzerine aldığını,

ancak davacının davalıya güvenerek bu durumu mesele yapmadığını, davalının 2018 yılı Ocak ayında davacıya ortaklığa son vermek istediğini bildirdiğini, ancak davacıya hiçbir ödeme yapmaya yanaşmadığını, davalının ortaklık adına dava dışı ağabeyleri ------------mh. ---- ada, --------- parsel, --- numaralı bağımsız bölümü satın aldığını, ancak kendi üzerine tapuya kaydettirdiğini, aynı şekilde ----------- ilçesi, ------------ mevkii, ---------- parseldeki arsayı davalının kendi üzerine tescil ettirdiğini, sonrasında 2010 yılında dava dışı eşi üzerine devrettiğini, yine ----- ilçesi,---- mevkii,

----- parseldeki arsayı yine davalının üzerine yapıldığını, sonra ------ tarihinde dava dışı 3. Kişiye devir ve temlik ettiğini, bu şekilde davalının davacının hakkını yediğini, tüm bu nedenlerle taraflar arasındaki mevcut adi ortaklığın mal varlığının tespitini, adi ortaklığından sona ermiş olması hasebiyle TBK 642.

Vd. hükümleri gereğince tasfiyesine ve tasfiye bedeli olarak şimdilik 10.000 TL'nin davalıdan tahsili ile davacı müvekkiline verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın görevsizlik nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkili ile davacı kardeşi arasında devam etmekte olan yazılı ya da yazılı olmayan yollarla kurulmuş herhangi bir ortaklık ilişkisi bulunmadığını, davalı müvekkilinin bu yönde hiçbir irade beyanı veya sarih, sımni bir kabulünün de bulunmadığını, davacı tarafın da dava konusu talebinde her ne kadar adi ortaklığın mevcudiyetinden bahsetmiş ve tasfiyesini talep etmişse de taraflara arasında adi ortaklığın mevcudiyetine tarafların bu yöndeki iradelerinin bulunduğuna ilişkin herhangi bir yazılı delil de sunmadığını,

davacının tanık dinletmesinin mümkün olduğunu iddia ettiği, davacı tarafça mevcudiyeti iddia edilen adi ortaklığın ispatinin ancak yazılı delil ile mümkün olduğunu, davacı tarafın adi ortaklığın tasfiyesini talep etmesinin mümkün olmayacağını, mevcut olmayan bir adi ortaklığın tasfiyesinin mümkün olmadığını, mahkememizin görevsiz olduğunu, taraflar arasında adi ortaklık bulunmadığından davacının işbu davayı açmakta hukuki menfaati bulunmadığını, harcın eksik yatırıldığını, dava dışı şahıslara ait taşınmazlarla ilgili davalının aktif(pasif demek istiyor) husumet ehliyetinin bulunmadığıını, esasa ilişkin olarak da,

genel olarak tarafların ortağı olduğu limited şirketin kurulduğunu, ancak sonrasında başkalarına devrolunduğunu, davalının devrolunan şahıslardan şirketi satın aldığını, taraflar arasında bağ kalmadığını, 2010-2018 yıllları arası tarafların aynı işyerinde ayrı ayrı iş yaptıklarını, bu nedenle aralarında adi ortaklık olmadığından davanın esastan reddini talep etmiştir.

DAVANIN VE GÖREVLİ MAHKEMENİN TESPİTİ, İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi, kazanç payının davalıdan tahsili istemlerine ilişkindir.

Uyuşmazlığa konu dava, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra, 15/12/2017 tarihinde açılmıştır.

6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılması için, uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır.

6335 Sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemesi Kanununun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkindir. Bu bakımdan işbu davaya bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemesine ait olup olmadığının incelenmesi gereklidir.

Adi ortaklık sözleşmesi, iki yada daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. (TBK. 620/1 md.)

Adi ortaklık ilişkisi, TBK'nun 639.maddesinde sayılan sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesi ile sona erer. Bu şekilde ortaklığın sona ermesinin başlıca iki sonucu ortaya çıkar. Bunlardan ilki, yöneticilerin görevlerinin sona ermesi, diğeri de ortaklığın tasfiyesidir.

Bu sözleşme türü Borçlar Kanunu'nda düzenlenmiştir. Bu nedenle, adi ortaklığın feshi ve tasfiyesine ilişkin davalara bakma görevi de genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemelerine aittir.

Yüksek Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 29.12.2014 tarih ve 2014/7550 esas, 2014/17429 karar sayılı ve yüksek Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 20/01/2015 tarih ve 2014/23113 esas, 2015/688 karar sayılı ilamları da bu yöndedir.

Yine Asliye Ticaret Mahkemesince görevsizlik kararı ile Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilen ve Asliye Hukuk Mahkemesince bakılarak sonuçlandırılan yüksek Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 19/02/2018 tarih ve 2016/13291 esas, 2018/1260 karar sayılı, aynı yüksek Dairenin 11.12.2017 tarih, 2016/9849 esas, 2017/17383 karar sayılı ilamlarından Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmaktadır.

Ayrıca Yüksek Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 14/06/2016 tarih ve 2016/2192 esas, 2016/6889 karar sayılı ilamı ve yine Yüksek Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 14/10/2015 tarih ve 2015/6858 esas, 2015/9208 karar sayılı ilamlarından anlaşıldığı üzere, adi ortaklığın tasfiyesi istemli davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakabilmesi için adi ortaklığın taraflarından en az birinin şirket olması ve istemin her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgisi olması gereklidir.

HMK 114/1-c maddesi uyarınca görev dava şartıdır.

HMK.nun 115. maddesine göre Mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırmak zorundadır.

Tüm bu nedenlerle mahkememizin görevsizliğine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince görev dava şartı noksanlığından DAVANIN USULDEN REDDİNE,

2-HMK'nın 20. Maddesi uyarınca MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, görevli Mahkemenin ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNA, HMK'nun 20. maddesindeki yasal şartlar yerine getirildiğinde dosyanın görevli İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesi Tevzi Bürosuna GÖNDERİLMESİNE,

3-HMK 20.maddesi uyarınca süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak karar kesinleşmişse kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde taraflardan birinin Mahkememize başvurarak dosyanın görevli Mahkemeye gönderilmesini talep etmesi aksi takdirde Mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA,

4-HMK 323/1-a, ğ madde ve bentleri uyarınca yargılama giderinden olan karar ve ilam harcı, vekalet ücreti ve diğer yargılama giderlerinin HMK 331/2 maddesi uyarınca görevsizlik kararından sonra davaya devam edecek olan İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesince hükmedilmesine, görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmez ise talep halinde yargılama giderleri hakkında Mahkememizce karar verilmesine,

Dair, HMK'nın 345/1. maddesi uyarınca tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin ilgili Hukuk Dairesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.12/12/2018

İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1025, K. 2018/1237, 12 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No
  4. Karar No : 2018/1237
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 29/08/2018
  7. Karar Tarihi : 12/12/2018
  8. Gereği Düşünüldü
  9. İddia
  10. Savunma
  11. Davanın Ve Görevli Mahkemenin Tespiti, İnceleme Ve Gerekçe
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/1025
Karar No
2018/1237
Tarih
12 Aralık 2018

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2018/1025 K.2018/1869
  • İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/1025 K.2018/1305
  • İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/1026 K.2018/1255
  • İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/1026 K.2018/1396
  • Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/1027 K.2018/1190
  • Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/1027 K.2018/1413

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.