KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/449
- Karar No
- 2021/40
- Karar tarihi
- 19 Ocak 2021
Karar Metni
1.119 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2019/449 Esas
KARAR NO: 2021/40
DAVA
İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/07/2019
KARAR TARİHİ : 19/01/2021
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ------ müvekkili banka ile -----imzalayarak kredi kullandığını, davalı takip borçlusunun ise iş bu sözleşmeyi müşterek borçlu, müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını ve kredi borcundan sorumlu olduğunu, borcun gereği gibi ödenmediğinden kredi hesaplarının kat edilerek borcun ödenmesi talebiyle ------ yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesinin keşide edilerek banka alacağının ödenmesi aksi takdirde yasal işlem başlatılacağının tebliğ edildiğini ve davalının temerrüde düşürüldüğünü,
davalı borçlunun ihtarnameyi tebliğ almasına rağmen borcunu ödemediğinden hakkında ------- dosyası ile icra takibine başlandığını, davalı vekilinin borca, faize ve tüm ferilerine itirazı üzerine ----- başvurulduğunu ancak anlaşmaya varılamadığını, davalıdan talep edilen temerrüt faizinin yasaya ve sözleşmeye uygun olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin takip talebindeki şartlarla devamına, asıl alacaklara her bir kredi için takip talebinde belirtilen tarihler arasında ve takip talebindeki oranlar üzerinden akdi faiz ve temerrüt faizi işletilmesine,
asıl alacaklar ile birlikte tahsiline, davalı borçlu aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrar etmiştir.
Taraflara tebligat yapılarak taraf teşkili sağlanmıştır. Davalı taraf duruşmaya gelmedeği gibi her hangi bir cevap vermeyerek davayı inkar yolunu seçmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava,genel kredi sözleşmesine müteselsil kefalet nedeni ile itirazın iptali talebine ilişkindir.
Davacı ile dava dışı ---- müteselsil kefil sıfatı olan davalı tarafından davacı banka ile imza altına alınan --- limitli --- tarihli ---- sayfası ile davalının kefalet beyanının bulunduğu. ---- tarihli dava dışı ---- davalı adına keşide edilen kat ve ödenmesi ihtarnamesinin keşide edildiği, --- numaralı Arabuluculuk son tutanağının bulunduğu, -----davacı tarafından ---- sayılı dosyasının bulunduğu ,davalının itirazı üzerine eldeki davanın mahkememize ikame edildiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasında imzalanan ---------
TBK 582. maddesi gereği müteselsil kefaletin nakdi ve gayri nakdi kredi riskleri başta olmak üzere Sözleşme sebebiyle doğmuş her türlü borcu kapsadığı gibi aynı mahiyette ileride doğması muhtemel borçları da kapsayacağı, sözleşmede aksi bir madde bulunmadığı müddetçe TBK'nın kefalet sözleşmesine ilişkin tüm hükümlerinin uygulanacağı ---------Her bir kefil bu sözleşmenin özellikle teminatlarla ilgili maddeleri ile Banka ile Müşteri arasındaki iş bu sözleşmenin tamamının kendisi hakkında da aynen uygulanmasını, maddelerdeki borçluyu borç altına sokan tüm hususları aynen garanti ve taahhüt ettiğini beyan ve kabul eder" şeklinde madde düzenlendiği görülmüştür.
TBK Madde 583- "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır. " hükmüne amir olduğu, taraflar arasında imza altına alınan---- davalı tarafın müteselsil kefil sıfatı ile ---- limit ile sınırlı olmak üzere aynı tarihte el yazısı ile maddede yer alan ifadeleri yazmak suretiyle imza altına aldığı tespit edilmiştir.
Bu durumda davalı tarafın davacı bankada imza altına alınan ----- limiti dahilindeki dava dışı şirketin borçlarından müteselsilen sorumlu olduğu anlaşılmıştır.
Davacı Banka tarafından dava dışı ---- müteselsil kefili olan davalı .--------- yevmiye numaralı "Aşağıda kaydedilen hususların muhataplara tebliğini havidir." konulu ihtarnamesi keşide edilmiştir.
İhtarnamenin dava dışı ---- yer alan adresinden --- tarihinde; davalının---- adresinden farklı bir adresten ----- tarihinde bila tebliğ iade döndüğü görülmüştür.
Taraflar arasında imza altına alınan --------- Müşteri ve/veya kefiller Sözleşmede yer alan hususların yerine getirilmesi ve Banka 'ca gerekli tebligatların yapılabilmesi amacıyla yapılacak olan bütün ihbarlar, talepler ve diğer yazışmalar için tarafların aşağıda yazılı adresleri kanuni ikametgâhları kabul edilir ve bu adreslere yapılacak tebligatlar şahıslarına yapılmış sayılır.
Sözleşme imza tarihinden sonra kanuni ikametgâhlarının değişmesi halinde yeni adreslerin derhal noter aracılığıyla Bankaya bildirilmesi gerekir. Aksi takdirde aşağıda belirtilen adreslere yapılacak tebligatlar geçerlidir ve hukuki sonuç doğurur. " maddesine göre davalıya sözleşmede yazılı adres dışında farklı bir adrese ihtarnamenin gönderildiği, tüm dosya kapsamında yer alan adreslerin incelemesinde davalı adreslerinin ----------kanuni ikametgâh adresinin değişmediği görülmekle bu noktada ihtarnamenin davalıya tebliğ edilmediği değerlendirilmiş ve bankanın bu noktada temerrüt faizinin başlangıcına yönelen tarihin yanılgı arz eylediği tertip edilen bilirkişi raporu ile ayrıca anlaşılmıştır.
Davacının talebi ile rapor içeriğinde hesaplanan tutar arasındaki farklılık bakiye tutar ihtarda talep edilen temerrüt öncesi işlemiş faiz ve işlemiş temerrüt faizinden kaynaklandığı davacı bankanın asıl alacağa anapara üzerinden faiz işlettiği buna karşın --------kararlarında da açıkça vurgulandığı üzere faizin kat tarihindeki asıl alacak üzerinden hesaplanması gerektiği anlaşılarak davacı vekilinin ek rapor içeriğine yönelen itirazlarının dinlenilebilir bulunmadığı anlaşılarak neticeten ek rapor içeriğinde bilirkişi tarafından rapor edilen tutar aşağıdaki şekilde hüküm altına alnınmıştır.
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/449, K. 2021/40, 19 Ocak 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama