KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/229
- Karar No
- 2024/972
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2024
Karar Metni
4.853 kelime·24 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/229 Esas
KARAR NO: 2024/972
DAVA
Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 21/03/2022
KARAR TARİHİ: 18/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili 21.03.2022 tarihli dava dilekçesinde özetle.
Davacı müvekkilinin, müseccel adresinde 15 yıldır "Cam" işi yaptığını, bu kapsamda küçük büyük ölçekli binaların ve yapıların "cam takma" işini sürdürdüğünü, bu iş kapsamında yeni başlayan büyük inşaat firmaları ile anlaşıp, onların ileride tamamlanacak olan inşaatının pencere ve cam işlerini yapma, takma işini aldığını, bu alımla birlikte, cam tedarikçisi ile anlaşma sağlamakta ve ileriye dönük alacağı camın fiyatını ve miktarı belirlediğini, davalı ------- da cam tedarikçisi büyük bir firma olduğunu, davacı müvekkilinin, dava dışı anlaşmış olduğu inşaat firmasının yapmaya başladığı,
binasının pencere - cam işini aldığını ve bu kapsamda cam tedarikçisinden fiyat ve cam miktarını belirleyerek anlaşma sağladığını ve bu anlaşmasını sözleşme ile imza altına aldığını, taraflar arasından belli miktar ve nitelikte cam alım satımı konusunda sözleşme imzalandığını, taraflar arasında varılan mutabakat çerçevesinde 31.07.2021, 19.10.2021 ve 22.12.2021 tarihli üç sözleşme imzalandığı ve satıma konu malların cinsi, adeti, metrekaresi ve birim fiyatı belirlendiğini, A-) Sözleşmeye Göre Satın Alınan Camlar: 31/07/2021 tarihli Sözleşmeye göre;
- 131.299,80TL tutarında --------- ebatlı, birim fiyatı 143,22-TL/m2, 56 adet, 916,77 m2 cam, - 48.535,20TL tutarında --------- ebatlı, birim fiyatı 56,00TL/m2, 45 adet, 866,70 m2 cam, 19/10/2021 tarihli Sözleşmeye göre; - 113.274,00TL tutarında --------- ebatlı, birim fiyatı 42,00TL/m2, 400 adet, 2.697 m2 cam, - 121.338,00TL tutarında -------- ebatlı, birim fiyatı 42,00TL/m2, 400 adet, 2.889 m2 cam, 22/12/2021 tarihli Sözleşmeye göre;
- 216.736,50TL tutarında --------- ebatlı, birim fiyatı 46,50TL/m2, 660 adet, 4.661 m2 cam, -mim fiyatı 42,00TL/m2, 400 adet, 2.697 m2 cam, - 121.338,00TL tutarında --------- ebatlı, birim fiyatı 42,00TL/m2, 400 adet, 2.889 m2 cam, 22/12/2021 tarihli Sözleşmeye göre; - 216.736,50TL tutarında ----------- ebatlı, birim fiyatı 46,50TL/m2, 660 adet, 4.661 m2 cam, -m fiyatı 42,00TL/m2, 400 adet, 2.697 m2 cam, - 121.338,00TL tutarında ----------- ebatlı, birim fiyatı 42,00TL/m2, 400 adet, 2.889 m2 cam, 22/12/2021 tarihli Sözleşmeye göre;
- 216.736,50TL tutarında --------- ebatlı, birim fiyatı 46,50TL/m2, 660 adet, 4.661 m2 cam, - 23.161,60TL tutarında -------- 160X220 ebatlı, birim fiyatı 70,00TL/m2, 94 adet, 330,88 m2 cam, - 66.775,51TL tutarında -------- 214X365 ebatlı, birim fiyatı 532,84TL/m2, 16 adet, 125,32 m2 cam, - 11.538,88TL tutarında --------- ebatlı, birim fiyatı 339,00TL/m2, 28 adet, 34,038m2 cam, - 7.511,40TL tutarında -------- ebatlı, birim fiyatı 195,00TL/m2, 2 adet, 38,52m2 cam, tarafların, hesaplanan toplam tutar+kdv şeklinde anlaştığını, nakliyenin davalıya ait olduğunu, sözleşmeye göre peşin satışlarda mal bedeli ödendikten sonra sevkiyatın yapılacağı,
cam termin tarihinin ortalama 15 iş günü olacağı kararlaştırıldığını, B-) Davalıya Teslim Edilen ve Ödenen Çeklere Dair Bilgileri.
Müvekkili şirketin --------Ş -------- hesaplı: --------- Seri numaralı 01.11.2021 keşide tarihli 53.000,000-TL bedelli çeki, ---------- Seri numaralı 01.12.2021 keşide tarihli 53.000,000-TL bedelli çeki, ----------- Seri numaralı 01.01.2022 keşide tarihli 53.000,000-TL bedelli çeki ve ----------- Seri numaralı 20.01.2022 keşide tarihli 53.000,000-TL bedelli çeki davalı firmaya 31.07.2021 tarihinde teslim etmiş ve ödeme gününde çekler ödenmiştir.
Toplamda 212.000,00-TL ödeme yapılmıştır.
Yine müvekkili şirketin --------Ş. ---------- hesaplı: ---------- Seri numaralı 06.05.2022 keşide tarihli 50.000,000-TL bedelli çeki, ------------ Seri numaralı 24.05.2022 keşide tarihli 50.000,000-TL bedelli çeki,----------- Seri numaralı 10.06.2022 keşide tarihli 75.000,000-TL bedelli çeki, ----------- Seri numaralı 20.06.2022 keşide tarihli 75.000,000-TL bedelli çeki,---------- Seri numaralı 28.06.2022 keşide tarihli 50.000,000-TL bedelli çeki, ----------- Seri numaralı 30.06..2022 keşide tarihli 75.000,000-TL bedelli çeki,
----------- Seri numaralı 10.07.2022 keşide tarihli 75.000,000-TL bedelli çeki,---------- Seri numaralı 20.07.2022 keşide tarihli 75.000,000-TL bedelli çeki, ---------- Seri numaralı 16.07.2022 keşide tarihli 50.000,000-TL bedelli çeki ve---------- Seri numaralı 30.07.2022 keşide tarihli 75.000,000-TL bedelli çeki yukarıda bilgileri yazılı sözleşme kapsamında toplam 650.000,00 TL tutarında çeki davalı şirkete teslim ettiğini, davalı gibi büyük cam tedarikçisi firmaların, evraksız işlem yapmadığından dolayı,
tarihleri yazılı sözleşmelerdeki tutarların toplamı olan 862.000,00 TL lik tutarlı parçalı çekler keşide edilerek davalı firmaya teslim edildiğini, böylelikle, davacı müvekkilinin anlaşmış olduğu inşaat firmalarına takacağı camların birim fiyatı ile metrekaresini sabitlemiş ve ödemesini çek aracılığı ile peşin olarak yaptığını, dolayısıyla, davacı alacağı cam miktarını ve birim fiyatını sabitlemiş, dava dışı inşaat firması ile yapmış olduğu anlaşmaya karşı kendisini güvence altına almaya çalıştığını, davacı müvekkilinin toplamda 862.000,00 TL lik çek ödemesinden, 212.000,00 TL lik çeklerin ödemesini yaptığını,
kalan 650.000,00 TL lik çek ödemesinin ise henüz yapılmadığını ve çek ödeme gününü beklediğini, C-) Sözleşmede Kararlaştırılan Camlar Teslim Edilmemiştir: Davalı cam tedarikçisi---------, yukarıda bilgileri yazılı sözleşmelerdeki "cam" ları ya hiç teslim etmediğini, ya da çok geç teslim etmek sureti ile davacıyı zarara uğrattığını ve uğratmaya devam ettiğini, sözleşmelerde yazılı olduğu üzere "cam termin" süresinin 15 gün olarak kararlaştırılmış ise de davalı ----------, sevkiyatı yapmış olduğu camları davacının anlaştığı inşaat firmasının şantiyesine hiç bir zaman süresinde teslimini sağlayamadığını,
davalı firmanın tüm talep ve ihtarlara rağmen malları müvekkili şirkete teslim etmediğini, sürekli bir oyalama geçiştirme politikası uyguladığını, müvekkili şirketin işbu çeklerin tamamını Sözleşmeler karşılığında yükümlendiği ücret borcu için verdiğini, taraflar arasında başkaca bir ticari ilişki bulunmadığını, aşağıda detaylı olarak açıklandığı üzere çeklerin Sözleşme kapsamında verildiği davalı firmanın da kabulünde olduğunu, müvekkili şirkete gönderilen ancak süresi içinde itiraz edilen faturaların da bu hususu doğruladığını, davalı şirket ticari defterlerin incelenmesi sonucunda da haklılıklarının ispat edileceğini,
teslim edilmeyen mallara ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığını, davalı tarafın ticari defterleri incelendiğinde çeklerin fatura tarihlerinden önce avans niteliğinde kayıt altına alındığı, müvekkiline söz konusu malların teslim edilmediği; müvekkili ticari defterleri incelendiğinde ise teslim edilmeyen mallara ilişkin gönderilen faturalara itiraz edildiği, malların teslimine dair herhangi bir kayıt bulunmadığı ispat edilmiş olacağını, haklılıklarının ispatı, tarafların ticari defterleri incelendiğinde kati olarak ortaya çıkacağını, D-) Davalı --------- Sözleşme Gereği Edimlerini Yerine Getirmemiştir.
Davalı ---------, yukarıda bilgileri yazılı sözleşme gereği ödeme tutarı olan 862.000,00 TL yi (Kdv hariç) peşin olarak aldığını, Kdv'nin fatura kesildikçe ödendiğini, davacı müvekkilinin, davalı şirketten ısrarla cam sevkıyatı talep ettiğini, davalının, 15 günlük termin süresi öngörmüş ise de asla ve asla bu sürede camları temin edip teslim etmediğini, müvekkilinin ısrarına rağmen, davalı camları göndermeyince, davacı işlerini teslim etmesi gerektiğinden "başka bir firmadan tedarik edeceğim, gönderip göndermeyeceğini kati olarak bildir" demesi üzerine bir miktar cam gönderdiğini, davacı müvekkilinin,
davalı şirkete duyduğu güvenden dolayı cam sevkiyatı ile birlikte kesilen faturaları kontrol etmediğini, davacının sözleşme gereği camları talep ettiğinde ise "ödediğin tutar ile kesilen faturaları kontrol et, biz senden alacaklıyız şeklinde" bir itirazla karşılaştığını, davacının faturaları kontrol ettiğinde anlaşmış olduğu cam birim fiyatlarının bazı faturalarda 5 kat ve üzerine şeklinde tutar yazmak sureti ile borçlandırıldığını tespit ettiğini, davalı şirketin, faturalarda sevkiyatı yaptığını iddia etmiş olduğu 3210x2500 4MM camın teslim olmadığını, bu tespit üzerine derhal şirket ile görüşmüş, yaptığının ticaret,
ticaret ahlakına sığmadığını ve derhal kalan çeklerini iade etmesi gerektiğini söylediğini, ancak davalı vereceğini söylemiş ise de devamlı bir oyalama ve geçiştirme şeklinde çeklerin ödeme gününün yaklaşmasını beklediğini, telefonda vereceğini söyleyen davalı şirketin, sonralarında telefonlarına bakmaz olmuş ve cam fabrikasına gidildiğinde ise bir şekilde görüşmemek için ortadan kaybolduğunu, davacı müvekkilinin, davalı şirketin çekleri tahsil ederek,
haksız kazanç elde edeceğini anlayınca da öncelikli olarak arabuluculuk müessesine başvurulduğunu, telekonferans ile yapılan görüşmede, şirketin sahibi ve ortağı olan aynı zamanda avukatlık görevini de yürüten vekilleri tarafından "biz sizden alacaklıyız ne çek iade etmesi" şeklinde sözleri ile "anlaşmama" şeklinde tutanak tutulduğunu, davalının çekleri iade etmemesi üzerine, haksız kazanç elde edeceği, fazladan gelir elde edeceği ve sözleşme gereği edimlerini ifa etmeden aldığı ödemelerin uhtesinde kalmış olmasından dolayı, fazladan tahsil etmiş olduğu ödemelerin (çek yapraklarının) aynen müvekkiline iade edilmesi,
müvekkilinin yargılama sırasında işbu çekleri ödemek durumunda kalması durumunda ise ödenen bedelin ticari avans faizi ile birlikte aynen ödenmesine karar verilmek üzere iş bu dava ikame edildiğini, E-) Çekler Tutarında Borçlu Olmadığımızın Tespitini Talep Ederiz. Davayı Açmakta Hukuki Yararımız Bulunmaktadır.
Davalı şirketin kusuru ile temerrüde düşmüş ve sözleşmeye uygun teslimatların yapılmaması nedeniyle müvekkili zarara uğrattığını, yukarıda açıklandığı üzere söz konusu malların müvekkiline teslim edilmediğini, malların teslim edilmemesi nedeniyle müvekkilinin mağdur olduğu gibi aynı zamanda vermiş olduğu çeklerin vadesinin yaklaşmasından dolayı zor durumda kalabileceğini, anlaşmayla ilgili olarak tüm yükümlülüklerin müvekkili tarafından yerine getirildiği halde davalı taraf edimlerini bir takım bahanelerle yerine getirmediğini, davacının, ahde vefa ilkesi gereğince karşı tarafın edimini ifa edeceğine olan güveni kapsamında sözleşme kurmuş,
3.kişilere verdiği taahhütler dolayısı ile mağdur olmuş ve zarara uğratıldığını, davalının temerrüde düşmesi ve sözleşmede belirtilen nitelikteki malları teslim etmemesi nedeni ile müvekkilin uğradığı tüm zararları, gecikme tazminatı ve kusuru ile oluşan diğer tüm zararların tazmini için her türlü talep ve dava hakları saklı tutulmak kaydı ile ayrıca talep edileceğini, davaya konu çeklerin ödenmesi halinde davanın istirdat olarak devam ettirilecek ve ödenen çeklerin vade tarihinden itibaren avans faizi ile taraflarına ödenmesi talep edileceğini,
İİK 72.md gereğince borçlu menfi tespit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa davaya istirdat davası olarak devam olunacağını, F-) Malların Teslim Edildiğine Dair İspat Yükü Davalı Satıcı Üzerindedir. Yukarıda da detaylı olarak bahsedildiği üzere müvekkil şirket toplamda 650.000,00-TL bedelli çekleri davalıya avans olarak teslim etmiştir. Müvekkili şirkete bu çekler kapsamında mal teslim edilmemiştir.
Malların Sözleşmeye uygun olarak teslim edildiği dolayısı ile semene hak kazanıldığı davalı satıcı tarafından ispat edilmelidir. Yüksek Mahkemenin bu konuda bir çok kararı bulunmaktadır. Davalı firma malları teslim etmediği gibi müvekkil şirkete bir takım faturalar göndermiş ve fatura tutarlarının ödenmesini talep etmiştir. Söz konusu faturaların hiçbir şekilde kabul edilebilir bir yönü bulunmamaktadır.
Yukarı izah edildiği üzere sonradan fahiş birim fiyatları ile kesilen faturaların tamamına 21/02/2022 tarih ve --------- nolu iade fatura kesildiğini, G-) Çeklerin İcraya Konulup Takibe Başlanması Söz Konusu Olabileceğinden Teminatsız Olarak Öncelikle İhtiyati Tedbir Kararı Verilmesini Neticede Dava Konusu Çeklerin İptaline Karar Verilmesini Talep Ediyoruz.
Müvekkil şirket --------Ş. --------- hesaplı: -------- Seri numaralı 06.05.2022 vade tarihli 50.000,000-TL bedelli çeki,--------- Seri numaralı 24.05.2022 vade tarihli 50.000,000-TL bedelli çeki,-------- Seri numaralı 10.06.2022 vade tarihli 75.000,000-TL bedelli çeki, --------- Seri numaralı 20.06.2022 vade tarihli 75.000,000-TL bedelli çeki, ---------- Seri numaralı 28.06.2022 vade tarihli 50.000,000-TL bedelli çeki, --------- Seri numaralı 30.06..2022 vade tarihli 75.000,000-TL bedelli çeki, --------- Seri numaralı 10.07.2022 vade tarihli 75.000,000-TL bedelli çeki,
--------- Seri numaralı 20.07.2022 vade tarihli 75.000,000-TL bedelli çeki, ---------- Seri numaralı 16.07.2022 vade tarihli 50.000,000-TL bedelli çeki ve --------- Seri numaralı 30.07.2022 vade tarihli 75.000,000-TL bedelli çek için teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilerek çekler için ödemeden men kararı verilmesini ve bu konuda ilgili bankaya müzekkere yazılmasını ve neticede çeklerin iptalini talep ediyoruz.
Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceğini, davalı şirketin teslim edilen çekleri ciro alayacağı veya kredi işlemleri için teminat verebileceği tartışmasız olduğunu, davalı şirketin karşı edimini ifa etmeyerek kötü niyetli bir şekilde çekleri vadesinde tahsil edilebileceği için müvekkilin zarara uğratılacağı açıktır.
Söz konusu çekler kapsamında herhangi bir teminat alınmadan ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ederiz. Zira ticari defter incelemesi ile dahi söz konusu malların teslim edilmediği defterlerde bu yönde herhangi bir kayıt bulunmadığı tespit edilebilecektir. H-) Faturalar İle Teslim Edilen Camlar: ---------- FATURALARI: --------- nolu 15/09/2021 tarih ve --------- nolu ve 1409/2021 tarihli faturalar dava konusu sözleşmelerden öncedir.
Bu nedenle hesaplamaya dahil edilmeyecektir. --------- nolu 18/10/2021 tarihli fatura ile --------- 616,73m2 cam alınmış ancak birim fiyatı 125,32 TL yerine 222,56 TL olarak yazılmıştır. --------- nolu 18/10/2021 tarihli fatura ile nakliye bedeli faturası- sözlemede alınmayacağı kararlaştırılmış ise de fatura edilmiştir. ---------- nolu 22/10/2021 tarihli fatura ile 4mm -------- 173,34m2 cam alınmış ancak birim fiyatı 56,00TL yerine 88,50TL olarak yazılmıştır. --------- nolu 28/10/2021 tarihli fatura ile 4MM ---------- 231,12m2 cam alınmış ancak birim fiyatı 56,00TL yerine 101,77TL olarak,
4MM --------- 3,05m2 cam alınmış ancak birim fiyatı 56,00TL yerine 134,25TL olarak, yazılmıştır.------- nolu 23/11/2021 tarihli fatura ile 4MM -------- 96,30m2 cam alınmış ancak birim fiyatı 56,00TL yerine 134,25TL olarak, 6MM --------- 117,48m2 cam alınmış ancak birim fiyatı 125,32TL yerine 430,64TL olarak, yazılmıştır. ------- nolu 24/11/2021 tarihli fatura ile 6MM --------- 15,66m2 cam alınmış ancak birim fiyatı 125,32TL yerine 430,64TL olarak, yazılmıştır.-------- nolu 22/12/2021 tarihli fatura ile 6MM --------- 54,82m2 cam alınmış ancak birim fiyatı 125,32TL yerine 684,00TL olarak,
yazılmıştır. --------- nolu 27/12/2021 tarihli fatura ile 6MM --------- 70,49m2 cam alınmış ancak birim fiyatı 125,32TL yerine 684,00TL olarak, yazılmıştır. -------- nolu 28/12/2021 tarihli fatura ile -------- 38,52m2 cam alınmış ancak birim fiyatı 339,00TL yerine 622,03TL olarak, --------- 10,65m2 cam alınmış ancak birim fiyatı 339,00TL yerine 622,03TL olarak, rodaj bedeli 46,65m2 alınmış (itirazımız yoktur), 4MM ------- 154,08m2 cam alınmış ancak birim fiyatı 56,00TL yerine 150,00TL olarak, yazılmıştır. --------- nolu 30/12/2021 tarihli fatura ile ------- 19,26m2 cam alınmış ancak birim fiyatı 339,00TL yerine 445,00TL olarak,
------- 3,85m2 cam alınmış ancak birim fiyatı 339,00TL yerine 445,00TL olarak, yazılmıştır. ---------- nolu 14/01/2022 tarihli fatura ile -------- 202,24m2 cam alınmış ancak birim fiyatı 46,50TL yerine 121,00TL olarak,, 4MM-------- 123,20 m2 cam alınmış ancak birim fiyatı 70,00TL yerine 101,00TL olarak, 4MM-------- 108,00m2 cam alınmış ancak birim fiyatı 70,00TL yerine 101,00TL olarak, yazılmıştır.
Yukarıda miktarı yazılı olan camları müvekkil teslim almış ve bu camlara karşılık olarak hesaplanan tutar olan KDV dahil toplam 212.000,00TL di davalı şirkete ödemiştir. Davalı şirket, camların birim fiyatını adeta 3-4 katına çıkarmak sureti ile 650.000TL olarak ödenen tutarın, camlara karşılık geldiğini ve daha fazla cam vermeyeceğini açıkça söylemiştir.
Sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına açıkça aykırı olarak davranan davalı, telefonlara cevap vermez, fabrikaya gidildiğinde ise müvekkilin karşısına çıkmaz olmuştur.
Bu nedenle avans olarak ödenen çeklerin aynen iadesi, haciz baskısı altında ödenmesi durumuna karşılık tedbir almak amaçlı çeklerin blokeye alınması, ödemeden men yasağı verilmesi, ödenmesi halinde aynen ve faiziyle birlikte iadesi, işbu çeklerden dolayı borçlu olmadığımızın tespiti için davayı açmak zorunluluğu hasıl olduğundan bahisle yukarıda açıkladıkları nedenlerle ve fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile.
Menfi Tespit Davalarının Kabulüne, --------Ş. ------- hesaplı: ---------- Seri numaralı 06.05.2022 keşide tarihli 50.000,000-TL bedelli çeki, ----------- Seri numaralı 24.05.2022 keşide tarihli 50.000,000-TL bedelli çeki, ----------- Seri numaralı 10.06.2022 keşide tarihli 75.000,000-TL bedelli çeki, ----------- Seri numaralı 20.06.2022 keşide tarihli 75.000,000-TL bedelli çeki, ------------ Seri numaralı 28.06.2022 keşide tarihli 50.000,000-TL bedelli çeki, ------------ Seri numaralı 30.06..2022 keşide tarihli 75.000,000-TL bedelli çeki, ------------ Seri numaralı 10.07.2022 keşide tarihli 75.000,000-TL bedelli çeki,
------------ Seri numaralı 20.07.2022 keşide tarihli 75.000,000-TL bedelli çeki, ------------- Seri numaralı 16.07.2022 keşide tarihli 50.000,000-TL bedelli çeki ve ----------- Seri numaralı 30.07.2022 keşide tarihli 75.000,000-TL bedelli çeklerin karşı yan tarafından bankaya ibrazında ödenmemesine ilişkin öncelikle teminatsız.
Mahkeme aksi kanaatte ise teminatlı olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine, Yukarıda bilgileri yazılı çeklerin bankaya ibrazı halinde, tedbir kapsamında çeklerin ödemeden men yasağı kararı verilmesini ve --------Ş. -------- şubesine müzekkere yazılmasına, Yukarıda bilgileri yazılı çeklerden dolayı davacının borçlu olmadığının tespiti ile davalının uhdesinde bulunan çek asıllarının aynen davacıya iadesine, Davaya konu çeklerin haciz ve icra baskısı ya da bankanın çekleri yazmaması için (kara listeye girmemek için) ödenmesi halinde ödenen çeklerin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davacıya ödenmesine,
yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 25/04/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle. Dava haksız ve hukuki mesnetten yoksundur. Müvekkil ile davacı arasında, davacı yanın da kabulü ile sabit olduğu üzere cam alımına ilişkin bir satış sözleşmesi yapılmıştır. Müvekkilinin, davacı yana sözleşmede yazılı olan camların teslimatını yapmış, davaya konu çekleri de bu teslimatlara istinaden almıştır.
Davacı yanın dava dilekçesinde iddia ettiği gibi mal teslim edilmediği veyahut çeklerin bedelsiz kaldığı iddialarına katılmamız mümkün değildir. Davacı yana mal teslimatı yapılmış, faturalar kesilmiş ve davacı yan da fatura içeriklerine itiraz etmemiştir. Yine davacı yanın iddia ettiği gibi 5 kat fatura kesilmesi, davacı yanın müvekkiline güvenmediğinden faturaları kontrol etmemesi gibi bir durum da söz konusu değildir. Kaldı ki bu durum hayatın olağan akışına da aykırıdır.
Davacı yan tarafından mal teslimatının yapılmadığı veyahut geciktirildiği için sözleşmeden dönüleceği ya da çeklerin kendilerine teslim edilmesi taleplerini içeren herhangi bir mail, mesaj ya da ihtarname de gönderilmemiştir. İzah edildiği gibi alınan çekler davacı cari hesabından düşülmüş olup, davacının müvekkiline 1.326,68 TL bakiye borcu bulunmaktadır.
Bu bağlamda müvekkilinin 2021 yılı muavin defterlerinde görünen 1.326,68 TL'nin (müvekkili tarafından teslim edilen mal bedeli) alacaklısı konumundadır. Buna ilişkin talep ve dava haklarımız saklıdır. Davacı yan, davaya konu çeklerin davalı müvekkiline mal alımı için önceden verildiğini ileri sürüp, bir kısım malların teslim edilmemesi nedeniyle çeklerin bedelsiz kaldığını iddia etmiştir.
Bilindiği üzere 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. Maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Kural olarak bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur. (TMK m.6). İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir.
Yani menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir. Öte yandan çek bir ödeme aracı olup, kural olarak mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verilir.
Somut olayda olduğu gibi aksinin iddia edilmesi bir başka ifade ile çekin avans olarak verildiği, ancak karşılığında mal teslim edilmediğinin iddia edilmesi halinde ispat yükü malın teslim edilmediğini iddia eden yana düşmektedir. TBK'nun 207. Maddesi uyarınca davacının, davalıya mal alımı için avans ödemesi yaptığının usulüne uygun delillerle ispatı gerekir. Aslolan peşin satış olup satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdür.
Ödeme amacı olan çekin borcun tediyesi amacıyla verildiğinin kabulü gerekir ve aksini iddia eden, çeklerin sipariş edilen mallara karşılık avans olarak verildiği ve mal teslim edilmediğini iddia eden davacı tarafından bu durumun yazılı delillerle ispatı gerekir. Fakat davacı bu iddiasını ispat edebilmiş değildir. -------- sayılı kararında 'İspat yükünü düzenleyen 6100 sayılı HMK'nun 190.
Maddesine göre (1) İspat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf kanuni karinenin aksini ispat edebilir. 1086 sayılı HMK'nun 290. Maddesinde yer alan senette ispat kuralı 6100 sayılı HMK'da 201. Maddede yer almıştır.
Buna göre senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen, senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemlerin kanunda belirtilen miktardan az bir miktarda olsa bile tanıkla ispat edilemeyecektir. 2004 sayılı İİK'nun 72. Maddesine göre borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığının tespiti için menfi tespit davası açabilir. Peşin satışta mal ve bedel aynı anda ödenir ve BK'nun 182.
Maddesine göre aslolan da peşin satıştır. Başka bir anlatımla, alıcı ve satıcının yüklendiği edimler aynı anda ifa edilmektedir. Hiç şüphesiz ki bono bu tür satışlarda borcun nedenini tüketmek amacıyla ödeme vasıtası olarak kullanılabilir. Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelince, kural olarak menfi tespit davalarında ispat yükü davalı olan alacaklıdadır. Ancak bu kuralın bazı istisnaları bulunmaktadır.
Örneğin menfi tespit davasında takibe konu kambiyo senedinin bedelsizliğini ileri süren davacı olan borçlu bu iddiasını ispat ile mükelleftir. Eldeki davada davacı, kömür karşılığı düzenlenen bononun, kömürün teslim edilmemesi nedeni ile bedelsiz kalmasına rağmen takibe konu edildiğini belirterek, bono nedeni ile borçlu bulunmadığının tespitini istemiştir.
Şekli açıdan unsurları tam olan bono üzerinde taraflar seçimlik olarak senedin hangi amaçla düzenlendiğine ilişkin bir kayıt eklememişlerdir. Hukuki ilişkiden mücerret olan senetteki keşideci imzası da inkar edilmemiştir. Bu durumda davacı BK'nun 182. Maddesinde düzenlenen peşin satışa dayanmış ve ödeme vasıtası olarak düzenlenen bononun avans olarak verilmesine rağmen malın teslim edilmediğini iddia etmiştir.
Bu durumda ispat yükü yer değiştirmiş ve somut olayda edimlerin aynı anda ifası gerektiğinden, bu karinenin aksini ispat külfeti davacıya geçmiştir.
Kambiyo senedi hukuken geçerli olduğundan eldeki menfi tespit davasında davacı-borçlunun bononun kömürün tesliminden önce avans olarak verildiğini, malın teslim edilmediğini ve senedin bedelsizliğini de usul hükümleri gereğince yazılı delille ispatlaması gerekmektedir.' şeklinde hüküm kurulmuştur. -------- sayılı kararı ve yerleşik birçok üst mahkeme kararlarında da davacı yanın iddiasının yazılı delille ispat edilmesi gerekliliği ve bu davada ispat yükünün davacı yanda olduğu belirtilmiştir.
Bu bağlamda davacı yanın ihtiyati tedbir talebi de kötü niyetli ve haksızdır. HMK 389/1 maddesi 'Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.' denilmektedir.
İşbu dava bakımından müvekkilin borçlu değil alacaklı olduğu sabit olmakla ihtiyati tedbir kararı verilmesi kanımızca hatalıdır. Tedbir kararının ivedilikle kaldırılması gerekmektedir. Zira davacı ihtiyati tedbir kararının verilebilmesi yolunda somut ve inandırıcı delil sunmamıştır.
Davacının tedbir kararı kötü niyetli olup, yargılama sonucunda haklılıkları ortaya çıkacak olduğundan alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ile müvekkili lehine tazminata hükmedilmesini de mahkemeden talep ettiklerini, yukarıda arz ve izah etmeye çalıştıkları sebep ve gerekçelerle haksız ve hukuki mesnetten yoksun davaya karşı cevaplarını sunma gereği hasıl olduğundan bahisle haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddi ile müvekkili lehine alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ile tazminata hükmedilmesine,
yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Ön inceleme tutanağındaki uyuşmazlık konularının araştırılması kapsamında şirket defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılması için dosyanın biri mali müşavir bilirkişi, diğeri nitelikli hesaplamalar uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiştir.
Bilirkişiler Mali Müşavir--------- ve Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı ----------tarafından sunulan 01.08.2023 tarihli raporda özetle. "6-S O NU Ç: Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerle, tarafların defter ve belgelerinin incelenmesi, Sayın Mahkemece bilirkişi heyetine verilen görev ile sınırlı olarak mezkûr surette tahakkuk eden değerlendirme neticesinde. A- Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden.
Davacı şirkete ait ticari defterlerin incelenmesinde, 2021 yılına ilişkin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, 2022 yılına ilişkin açılış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, kapanış tasdik süresinin henüz gelmediği, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, Davalı şirkete ait ticari defterlerin incelenmesinde, 2021-2022 yılına ilişkin ticari defterlerinin GIB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu,
B-Davacı Şirketin Menfi Tespit ve İstirdat Talepleri Yönünden: Detayları Raporumuzun Genel Değerlendirme bölümünde açıklandığı üzere, nihai ve hukuki değerlendirme Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, Davacı şirketin birim fiyat itirazının yerinde görülmesi halinde.
Taraflar arasında imzalanan Satış Sözleşmelerinde belirlenen birim fiyatlar üzerinden yapılan hesaplama doğrultusunda, davalı şirket tarafından, davacı şirkete teslim edilen ürünlerin KDV dahil toplam tutarı 323.002,69 TL olarak hesaplanmış olduğu, bu tutara kadar ödenen çek bedeli yönünden talebin yerinde olmadığı, bu tutarı aşan kısım yönünden, bedeli ödenen çekler için istirdat talebinin, bedeli ödenmeyen çekler için menfi tespit taleplerinin yerinde olduğu, bu doğrultuda;
-------- Bankası, -------- Şubesi, 01.11.2021 keşide tarihli, -------- no.lu 53.000,00 TL tutarlı, 01.12.2021 keşide tarihli, ---------- nolu 53.000,00 TL tutarlı, 01.01.2022 keşide tarihli, --------- nolu 53.000,00 TL tutarlı ve 01.01.2022 keşide tarihli, ----------- no.lu 53.000,00 TL tutarlı çekler ile, --------, --------- Şubesi, 06.05.2022 keşide tarihli, ---------- no.lu 75 000,00 TL tutarlı çekler yönünden davacı şirketin menfi tespit ve istirdat taleplerinin yerinde olmadığı, 24 05.2022 keşide tarihli, --------- nolu 50.000,00 TL tutarlı çek yönünden 36.002,69 TL'lik kısmı yönünden istirdat talebinin yerinde olmadığı,
13.997,31 TL'lik kısmı yönünden istirdat talebinin yerinde olduğu ve bu bedele dava tarihinden itibaren avans faizi talep edebileceği, 10.06.2022 keşide tarihli, --------- no.lu 50.000,00 TL tutarlı, 20.07.2022 keşide tarihli, --------- nolu 75.000,00 TL tutarlı ve 30.07.2022 keşide tarihli, -------- nodu 50.000,00 TL tutarlı çekler yönünden istirdat talebinin yerinde olduğu ve bu bedele dava tarihinden itibaren avans faizi talep edebileceği, Banka yazı cevabında ödeme yasağı konulduğu bildirilen.
20.06.2022 keşide tarihli, -------- no.lu 75.000,00 TL tutarlı, 28.06.2022 keşide tarihli, ---------- no.lu 75.000,00 TL tutarlı, 30.06.2022 keşide tarihli, --------- no.lu 50.000,00 TL tutarlı, 10.07.2022 keşide tarihli, ---------- no.lu 75.000,00 TL tutarlı ve 16.07.2022 keşide tarihli, ----------- nolu 75.000,00 TL tutarlı çekler yönünden menfi tespit talebinin yerinde olduğu, sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı kanaatlerine ulaşılmıştır.
Yukarıda yapmış bulunduğumuz açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi ve 6100 sayılı HMK'nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, kanaatimizi arz ederiz." kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Heyete cam konusunda uzman sektör bilirkişi eklenmesine, bilirkişilerin taraflar arasındaki sözleşmede geçen "açık hesaplara gelen zam farkı uygulanır" sözleşme maddesini de göz önünde bulundurarak ek rapor vermelerinin istenmesine karar verilmiştir. Bilirkişiler Mali Müşavir ---------, Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı -------- ve Metalurji ve Malzeme Mühendisi --------- tarafından sunulan 08.10.2024 tarihli ek raporda özetle.
"5-S O N U Ç: Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesi, Sayın Mahkemece bilirkişi heyetine verilen görev ile sınırlı olarak mezkür surette tahakkuk eden değerlendirme neticesinde.
Davacı Şirketin Talepleri Yönünden: Detayları Raporumuzun Genel Değerlendirme bölümünde açıklandığı üzere, nihai ve hukuki değerlendirme Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, Heyet üyesi teknik bilirkişi tarafından belirlenen birim fiyatlar üzerinden yapılan hesaplama doğrultusunda, davalı şirket tarafından, davacı şirkete teslim edilen ürünlerin KDV dahil toplam tutarı 425.924,61 TL olarak hesaplandığı, Davacı vekilinin bilirkişi raporuna beyan dilekçesinde, menfi tespit talebinde bulundukları çeklerin ödemelerinin tamamının yapılmış olduğu,
bu sebeple davanın istirdat davasına dönüştüğünün belirtildiğini, Bütün çeklerin ödendiğinin araştırılması Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, ödendiğinin kabulü halinde, davacı şirket tarafından yapılan çek ödemelerinin toplam tutarının 862.000,00 TL olacağı, bu tutara karşılık davalı şirket tarafından teslim edilen ürünlerin tutarı olarak hesaplanan 425.924,61 TL'nin düşümü yapıldığında, davacı şirketin 436.075,39 TL (862.000,00 - 425.924,61)'nin istirdadını talep edebileceği sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı, kanaatlerine ulaşılmıştır.
Yukarıda yapmış bulunduğumuz açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi ve 6100 sayılı HMK 'nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, kanaatimizi arz ederiz" kanaatine varıldığı bildirilmiştir. -------- Şirketi ve -------- Şirketi'nden sorulduğunda, dava konusu çeklerin tümünün ödendiği bildirilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava, satış sözleşmelerinden kaynaklı verilen avans çeklerinin iadesi, çeklerin ödenmesi halinde ise bedelinin iadesi istemine ilişkindir.
Taraflar arasında 31.07.2021, 19.10.2021 ve 22.12.2021 tarihli satış sözleşmelerinin imzalandığı, satış bedelinin KDV hariç 871.493,89 TL tuttuğu, davacı tarafça avans olarak toplam bedeli 862.000,00 TL olan vadeli çekler verildiği, davalı tarafça satılanın bir kısmının teslim edildiği ancak kalanının teslim edilmediği, taraflar arasındaki uyuşmazlık konusunun avans olarak verilen çeklerin teslimi yapılan camların bedelini karşılayıp karşılamadığı noktasında toplandığı görülmüştür.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Satış Sözleşmesi Birinci Ayırım Genel Hükümler A. Tanımı ve hükümleri başlıklı 207 nci maddesi "Satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler.
Durum ve koşullara göre belirlenmesi mümkün olan bedel, kararlaştırılmış bedel hükmündedir." hükmünü düzenlemiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 222 nci maddesi "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.
Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." hükmünü düzenlemiştir.
Somut olayda; kural olarak çek bir ödeme vasıtası olup, mevcut bir borcun tediyesi amacı ile verildiğinin kabulü gerekir. Taraflar arasında satış sözleşmeleri düzenlenmiş, vadeli çekler verilmiş ve peyderpey ürün teslimi kararlaştırılmıştır. Vadeli çekle yapılan ödeme peşin ödeme sayılmaz bu sebeple sözleşmelerde, "açık hesaplara gelen zam farkı uygulanır" şartı bulunduğu ve bu şartın taraflar arasında uygulanması gerektiği anlaşılmıştır.
Yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu, ödemelerin yapıldığı tarihlerdeki camların rayiç bedeli tespit edilmiş buna göre sözleşme kapsamında davalı tarafça teslim edilen ürün bedeli toplam 425.924,61 TL olarak hesaplanmıştır. Davacı tarafça avans olarak verilen çek bedeli toplam 862.000,00 TL olup avans karşılığı teslim edilmeyen ürün bedeli 436.075,39 TL olarak bulunmuştur. Dava süreci içerisinde dava konusu edilen çeklerin tamamının tahsil edildiği görülmüştür.
Davalı satıcının satış sözleşmesi gereği makul süre içerisinde kalan ürünün zilyetliğini davacı alıcı tarafa teslim etmediği ve temerrüde düştüğü, alıcının avans olarak verdiği bedelin bakiyesini talep ettiği, davalı tarafın kalan satılanı teslim etmemekte kusurlu bulunduğu anlaşıldığından talebin 436.075,39 TL'lik kısmı üzerinden davanın kısmen kabulüne, çeklerin ödeme tarihlerinden itibaren avans faizi işletilmesine, İcra Ve İflas Kanunu'nun 72 (4) maddesindeki şartlar oluşmadığından davalı tarafın tazminat talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/229, K. 2024/972, 18 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama