KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/711
- Karar No
- 2024/857
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2024
Karar Metni
1.130 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/711 Esas
KARAR NO: 2024/857
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 16/09/2022
KARAR TARİHİ: 20/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA: 21.12.2019 tarihinde davacıya ait ----------- plakalı araç ile yine aynı mevkide seyir halinde olan davalı sigortalı şirket ile sigortalanmış ---------- plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği belirttiği, Karayolları Trafik Kanunu madde 99 Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorunda olduğu,
davacının davalı-borçlu sigorta şirketine başvuru yapılmış olmasına rağmen sigorta şirketi kanunun emrettiği 8 iş günü içerisinde ödemekle zorunda olduğu tazminatı ödemediği, davacının haklarını (tazminatını) sebepsiz yere ödemeyerek ihlal ettiğini, ödemekle zorunlu olduğu tazminatı sürüncemede bıraktığını, tahsil edilmesi gereken tazminat alacağımız yasal süresinde tahsil edilmediği,
alacağın zamanında tahsil edilememesinden ve yasal faizi aşan zararın ortaya çıkmış olması sebebiyle aşkın zarar talebimize ilişkin davayı açma zarureti doğduğunu, bunun üzerine 02/02/2021 – ---------- sayılı dosyası ile tazminat bedeli talep edildiği dosya 21/05/2021 tarihinde – --------numarasıyla karar verildiği, davacı borcu tahsil etmek amacıyla 26.12.2019 tarihinde borçluyu temerrüde düşürmüş ancak borcunu 07.06.2021 tarihinde icra kanalı ile tahsil ettiği, davacının davalıdan talep ettiği tazminat bedelinin temerrüde düşürdüğü tarihteki alım gücü ile tahsil edeceği tarihteki alım gücü de aynı olmadığı,
ve davacının zarara uğrayacağını, Dosyada tahsil edilen faiz oranı ile alacaklı davacının zararını karşılar nitelikte bir bedel olmadığı, ülkedeki enflasyon ve alım gücünün düşmesi durumu göz önüne alınarak davacı yararına munzam zarar olduğuna, haklı davamızın kabulüne karar verilmesini saygılarımızla vekaleten talep ettiği anlaşılmıştır.
SAVUNMA
Davacı taraf, 17.12.2021 tarihinde meydana gelen ve şirketimizce sigortalı kasko İMM sigortacısı olduğu ---------- plakalı aracın ---------- plakalı araca vermiş olduğu iddia edilen maddi hasara ilişkin zararının tahsili talebiyle işbu davayı açtığı, mahkemeniz nezdinde açılan işbu haksız davanın reddi gerektiğini, Kazaya karışan --------- plaka sayılı araç davalı şirket nezdinde 01.02.2019-2020 başlangıç ve bitiş tarihli ------------ no’lu İMM teminatını havi Genişletilmiş KASKO Sigortası ile sigortalı olduğu, davalı Sigorta şirketinin Sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitleri ile sınırlı olduğu,
İlgili tahkim yargılaması neticesinde dava konusu araçta KDV Dahil 50.385,32-TL maddi hasar tespit edilmiş, hasar için dava öncesi ZMSS Trafik Sigortasını düzenleyen ----------- tarafından ödenmiş olan 22.000,00 TL tazminatın düşülmesi ile bakiye 28.385,00 TL tazminatın ---------- numaralı Genişletilmiş Kasko Poliçesi ile temin edilen İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında başvurana ödenmesine karar verilmediği davalı şirketin dava konusu olaya ilişkin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığının tespiti ile Davanın Esastan Reddine talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 122. maddesi hükümleri uyarınca açılan aşkın zararın tazmini talebine ilişkindir. ----------- İcra Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak, ------------ Esas sayılı dosya evrakları ve ------------- Esas sayılı dosya evrakları celp edilmiştir
Davacıya ait ------------ plakalı araç 22.12.2019 tarihinde geçirdiği kaza nedeniyle hasarlanmıştır.
Davacı vekilince Sigorta Kuruluşu -----------Ş. tarafından 01.02.2019-01.02.2020 vadeli, ----------- numaralı Genişletilmiş Kasko Poliçesi İMM teminatı kapsamında ----------- plaka sayılı araç ile başvuru sahibine ait ---------- plaka sayılı araç arasında 21.12.2019 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde davacıya ait aracın hasara uğradığı, öncelikle zarara neden olan araç ZMSS sigortacısına tazminat talebi ile müracaat edildiği, ZMSS sigorta şirketince teminat limiti kapsamında yapılan 22.000,00 TL tutarında ödemenin yetersiz olduğu,
bakiye tazminatın ödenmesi talebiyle ----------- başvuru yapılmıştır.----------- sayılı 21/05/2021 karar tarihli kararı ile Başvuru Sahibinin talebinin Kabulü ile, 28.385,00 TL tazminatın 11.01.2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı Sigorta kuruluşundan tahsil edilerek Başvuru Sahibine ödenmesine dair karar verilmiştir Davacı vekilince Sigorta Hakem Heyetinin 21.05.2021 tarihli kararına ilişkin 26.05.2021 tarihinde ---------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı dosyasından ilamsız icra takibi yapılmış ve alacak ödenmiştir.
Davacı vekilinin davalının ödemekle zorunlu olduğu tazminatı sürünceme de bırakarak tahsil edilmesi gereken tazminat alacağının yasal süresinde tahsil edilemediği, alacağın zamanında tahsil edilememesinden ve faizi aşan zararın ortaya çıkmış olması sebebiyle aşkın zarar taleplerine ilişkin olarak huzurdaki davayı açtığı görülmüştür.Davacı vekilinin TBK 122.maddesine dayalı tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmakla,
davacı vekiline alacağın kaynağı davalının temerrüdünü (alacağın tahsili ve geç tahsili) illiyet bağını ve bu nedenle mal varlığında azalmanın neye dayalı ve ne şekilde olduğunu yani iddia ve buna ilişkin dayanak delillerini somutlaştırmak üzere süre verilmiş, davacı vekilince verilin beyan dilekçesinde neticeten mahkemenin somut olarak delil talebine paranın gerçek kudretinin zaten somut ibare olduğu,
müvekkilin kredi çekmesi durumunda somut zararın olacağı lakin kredi yerine cebinde ki aktif varlığını kullandığında ise somut munzam zararın olmayacağı düşüncesi dürüstlük , açıklık ve eşitlik ilkesiyle hukuka aykırı olacağı, müvekkilin aktifinde ki azalmanın ortada olduğu, mahkemelerin davayı aydınlatma yükümlüğünün olduğu göz önünde bulundurularak dosyanın esasına girilerek bilirkişi atanarak zararın tespitinin talep edildiği görülmüştür.------------ sayılı ilamı ile;
munzam zarara ilişkin yapılan yargılama neticesinde, TBK'nın 122.maddesinde karşılanması öngörülen faizi aşan aşkın (munzam) zararın, genel ekonomik olumsuzlukların (ülkede cari enflasyon oranı, yüksek ve değişken döviz kurları, mevduat faizleri, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma) dışında davacının durumuna özgü somut vakıalarla ispatlanması gerektiği, burada kanıtlanacak olguların; ekonomik şartlar sonucu ortaya çıkan olumsuzluklar gibi genel ve soyut hususlardan ziyade geç ödeme nedeniyle davacının kendisinin, şahsen ve somut olarak uğradığı zarar olduğu,
davacının belirtildiği şekilde bir zarar olgusunun ileri sürülüp yasal çerçevede ispatlandığının söylenemeyeceği, ilk derece mahkemesince davanın reddine dair direnme kararının, temerrüt faiziyle birlikte davacıya ödenen anapara yanında temerrüt faizini aşan zararın, davacı tarafından kendi duruma özgü şekilde somut olarak ispat edilememiş olması nedeniyle yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Kanun maddesinde öngörülen alacağın geç veya hiç ifa edilmemesinden dolayı temerrüt faizi ile karşılanmayan zararın ödenebilmesi için, uğranılan zararın varlığı ile miktarının da kanıtlanması gerektiği, bu zarar muayyen paranın gününde ödenmemesinden doğan zarar olup davacının durumuna özgü somut vakıalarla ispatlanması gerekmektedir.
Burada kanıtlanacak olguların; ekonomik şartlar sonucu ortaya çıkan olumsuzluklar gibi genel ve soyut hususlardan ziyade geç ödeme nedeniyle davacının kendisinin, şahsen ve somut olarak uğradığı zarar olduğu, davacının belirtildiği şekilde bir zararı da ispatlayamadığı değerlendirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, Kanun maddesi, Hukuk Genel Kurulu kararı birlikte değerlendirildiğinde, davacının yukarıda açıklandığı şekilde dava konusu ettiği munzam zararı ispatlayamadığı değerlendirildiğinden davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/711, K. 2024/857, 20 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama