KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/194
- Karar No
- 2024/649
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2024
Karar Metni
2.402 kelime·12 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/194 Esas
KARAR NO: 2024/649
DAVA
Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ: 20/03/2023
KARAR TARİHİ: 17/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 01/04/2022 günü, müvekkilin arkasında seyreden davalı --------- Şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile teminat altında olan, davalı --------Ş'ye ait olan sürücüsü davalı ---------- olan ------------ plakalı kamyon, müvekkilin --------- PLAKALI aracına çarptığını ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kazada müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmamasına rağmen tutulan tutanakta --------- plakalı kamyon sürücü ----------- müvekkilinin hatalı olduğunu iddia ettiğini,
ancak kaza yerindeki --------- görüntüleri alınıp incelendiğinde müvekkilin ana yolda seyir halinde olduğu ve kamyon sürücüsünün asli kusurlu olduğunun görüleceğini, ayrıca kaza yeri krokisinde çizimde hata yapılarak karşı tarafın kullanmış olduğu kamyon müvekkilin aracının sağ arkasından çarpmış gibi çizildiğini, kamera görüntülerinin dosyaya kazandırılmasından sonra alınacak bilirkişi raporu ile ve Sayın Mahkemece yapılacak yargılama sonucunda tüm bu hususlar açıklığa kavuşacağını, gelinen aşamada her ne kadar öncelikle sigorta şirketine 24/10/2022 tebliğ tarihli olarak başvuru yapıldığını,
akabinde ise arabuculuk kapsamındaki görüşmeler gerçekleştirilmiş olsa anlaşmaya varılamadığını ve Müvekkilin zararının karşılanmadığını belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL (yirmi bin türk lirası) maddi tazminatın ve araç değer kaybının kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı --------- Şirketi vekilinin dava dilekçesinde cevabında, özetle; müvekkil şirkete ait aracın davalı ----------- Şirketi nezdinde hem ZMMS 1 Trafik Poliçesi hem de Kasko Sigorta Poliçesi ile kaza tarihinde teminat altında olduğunu ve davacı tarafın talep etmiş olduğu maddi zararların davalı sigorta şirketinden talep edilmesi gerektiğini, davacı taraf her ne kadar onarım bedeli ve değer kaybı zararlarının olduğundan bahisle işbu davayı ikamet etmişse de;
diğer davalı ----------- firması ile yapılan yazışmada da görüleceği üzere, davacı tarafça araç ekspertiz için servise bırakılmadığı için onarım bedeli ve değer kaybı ödemesi sigorta ve kasko poliçeleri kapsamında diğer davalı ----------Ş tarafından yapılamadığını, diğer davalı ---------Ş' ye müzekkere yazılarak işbu hususun teyitine yönelik belgelerin dosyaya celbini talep ettiklerini, ayrıca aracın Tramer kayıtlarının dosyaya kazandırılarak kazadan önce veya sonra başkaca bir kazaya karışıp karışmadığının tespitini talep ettiklerini,
dava dilekçesi ekinde bakım - onarım işlemlerinin yapıldığı servis firması olan ---------- Şti.' ye ait proforma fatura sunulduğunu, işbu sebeple ilgili servis firmasına müzekkere yazılmasını ve davacı tarafça sunulan işbu proforma faturada yer alan tamirat işlemlerinin 01/04/2022 tarihinde gerçekleşen kazaya ilişkin olup olmadığının sorulmasını talep ettiklerini, taraf kusurlarının şüpheye mahal bırakmayacak şekilde tespiti gerektiğini, her ne kadar kaza tespit tutanağında Müvekkil Şirket aracını sevk ve idare eden ----------- %100 kusurlu bulunduğu ifade etmesi gerektiğini,
Müvekkil şirket aracının trafik sigorta ve kasko poliçelerinin yaptırıldığı diğer davalı --------Ş' Ye müzekkere yazılarak hasar dosyalarının ve poliçelerin celbi ile varsa yapılan ödemelere ilişkin dekontların celbini talep ettiklerini, ayrıca davacı araç sigortacısı olan ---------Ş' ye müzekkere yazılarak hasar dosyasının, poliçelerin ve davaya konu kaza sebebiyle değer kaybı adı altında herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmasının gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.Davalı Sigorta Şirketi vekilinin davaya cevap dilekçesinde, özetle.
Kazaya karıştığı iddia ---------- plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde ---------numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile 15/11/2021 -15/11/2022 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve azami poliçe limiti 50.000 TL ile sınırlı olduğunu, bu nedenle öncelikle kazadaki kusur durumunun tespitinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte değer kaybının uzman bilirkişi marifetiyle 01.06.2015 tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında belirtilen hususlar doğrultusunda değerlendirilmesini talep ettiklerini,
sayın mahkeme aksi kanaatteyse reel piyasa koşullarına göre yapılacak olan hesaplamanın kaza tarihi verileri esas alınarak yapılmasını talep ettiklerini, davacı tarafa ait aracın işbu davaya konu kazadan daha öncesinde bir kazaya karışıp karışmadığının ve aynı bölgede hasar almış olup olmadığının tespitinin gerektiğini, davacı yana ait aracın aynı yerde birden fazla hasarının olması veya araç geçmişinde 3 ve daha fazla hasar olması hallerinde değer kaybı oluşmayacağını, ayrıca aracın ağır hasar halinin olup olmadığı tespit edilmesini, ağır hasar kaydı bulunması halinde değer kaybı talebinin reddinin gerektiğini,
davacıya ait aracın kilometre ve yaş bilgisi davaya konu taleplerin tespiti için önem arz ettiğini, Davacının kaza tarihindeki kasko sigortası bulunan sigorta şirketinden ödeme alıp almadığı ve kaza kapsamında zararının işbu poliçe kapsamında karşılanıp karşılanmadığının netleştirilmesini;
ilgili hasar dosyasının celbini talep ettiklerini, aynı zarara ödemenin sebepsiz zenginleşmeye neden olacağı, davacı tarafın müvekkil şirketin anlaşmalı götürmediğini, eğer müvekkil şirketin anlaşmalı olduğu onarım merkezinde arabanın tamiri yapılmış olsaydı iskontolu bedel üzerinden parça tedarik edileceği gözetilerek değerlendirme yapılmasını talep ettiklerini, gerçek zararın giderilmesi ilkesi uyarınca, müvekkil şirketin KDV'den sorumlu tutulabilmesi için zarar görenin aracını onarırken KDV ödediğini ispatlaması ve yansıtma faturası kesmesi gerektiğini, bu nedenle,
parça ve işçilik fiyatlarına KDV dahil edilerek hesaplanacak hasar bedelinin tarafımızca kabulü mümkün olmamakla talebin reddinin gerektiğini, dava konusu olay bir haksız fiil olan trafik kazasından kaynaklanmakta olduğunu ve temerrütten söz edilmeyeceğini ve faiz talep edilemeyeceğini belirterek, davanın reddini talep ve beyan etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE : ----------, ----------- İlçe Emniyet Müdürlüğü, ----------, ----------- Noterler Birliği Başkanlığına müzekkereler yazıldığı görüldü. Sigorta bilirkişisi -------- ve Makine Mühendisi ---------- 20/10/2023 tarihli raporunun dosyaya ibraz edildiği görülmüştür. Bilirkişi -------- 02/02/2024 tarihli raporunun dosyaya ibraz edildiği görülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava, davacının mülkiyetindeki --------- plakalı araç ile davalı ---------- sevk ve idaresindeki, davalı ----------- Şti mülkiyetindeki ve davalı -----------Ş 'nin zmms sigortacısı olduğu ------------- plakalı aracın karıştığı 01/04/2022 tarihli trafik kazası nedeniyle açılan maddi hasar ve değer kaynaklı maddi zarara ilişkin tazminat davasıdır.
Sigorta bilirkişisi ------------ ve Makine Mühendisi ----------- 20/10/2023 tarihli raporunda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür:Mahkememizce dosyada mevcut kaza anına ilişkin CD görüntülerinin çözümü amacıyla dosya bilirkişiye verilmiş, bilirkişi ----------- 02/02/2024 tarihli raporunda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür: Her ne kadar davalı tarafça kusur raporları arasında çelişki olduğu ileri sürülmüş ise de, yukarıda da ortaya konulduğu üzere ilk raporun kazanın oluşumuna ilişkin kesin tespit ve değerlendirme yapılmaksızın ihtimalli olarak düzenlendiği,
ikinci raporda ise kamera görüntülerinin incelenerek ve çözümünün yapılarak kazanın oluşumunun kesin olarak tespit edildiği, ikinci rapor ile olayın ilk raporun kusur durumuna ilişkin kısmının birinci ihtimalinde belirtilen şekilde gerçekleştiğinin kesin olarak tespit edildiği, her iki raporda da bu durumda tespit edilen kusur oranları arasında çelişki olmadığı kanaatine varıldığından, davalının kusur durumunun tespiti amacıyla dosyanın yeniden bilirkişiye gönderilmesi talebi uygun görülmemiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473/1 maddesi uyarınca "Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder."6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1478 maddesi uyarınca "(1) Zarar gören, uğradığı zararın sigorta bedeline kadar olan kısmının tazminini, sigorta sözleşmesi için geçerli zamanaşımı süresi içinde kalmak şartıyla,
doğrudan sigortacıdan isteyebilir."Kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir.
Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir."Kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesi uyarınca "Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri,
sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar."Kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesi uyarınca "(1)Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanunda öngörülen usul ve esaslara tabidir.
Bu tazminatlardan; a) Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı dikkate alınarak, (...) Hesaplanır.
Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanunda ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır."Kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi uyarınca "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi,
doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar."6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. Maddesi uyarınca "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. (...)"6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50. Maddesi uyarınca "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61. Maddesi uyarınca "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır."Mahkememizce yapılan değerlendirmede,
davanın davacının mülkiyetindeki ---------- plakalı araç ile davalı ---------- sevk ve idaresindeki, davalı ---------- Şti mülkiyetindeki ve davalı -----------Ş 'nin zmms sigortacısı olduğu ----------- plakalı aracın karıştığı 01/04/2022 tarihli trafik kazası nedeniyle açılan maddi hasar ve değer kaynaklı maddi zarara ilişkin tazminat davası olduğu, davanın davalı gerçek kişi yönünden haksız fiilden genel hükümlere göre ve davalı şirket yönünden araç işleteni olmasından dolayı KTK md. 85 kaynaklı ve diğer davalı sigorta şirketi yönünden zmm sigorta poliçesi kaynaklı olduğu,
davalı ----------- sorumluluğundan bahsedebilmek için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiilinin bulunması, davacının zarara uğramış olması ve zarar ile fiil arasında nedensellik bağının bulunması gerektiği, yine davalı sigorta şirketinin de hasarın sigorta poliçesi kapsamında kalması durumunda ---------- plakalı araç sürücüsünün kusuru oranında zarardan sorumluluğunun olacağı, yine diğer davalının da KTK 85 uyarınca sorumluluğunun olacağı, yine davalıların sorumluluğunun tespit edilmesi halinde yukarıda atıf yapılan TBK 61 ve KTK 85 maddesi uyarınca müteselsil sorumluluklarının bulunduğu,
davacının dava açılmadan önce KTK 97 uyarınca davalı sigorta şirketine 24/10/2022 tarihinde başvuru yaptığı, özel dava şartının somut olayda yerine getirildiği, mahkememizce alınan bilirkişi raporlarına raporuna göre -yukarıda da ayrıntılı şekilde ortaya konulduğu gibi- davalı ------------ olayın gerçekleşmesinde tamamen kusurlu olduğu, raporların somut olayın gerçeklerine uygun olması nedeniyle mahkememizce de bu rapora itibar edilebileceği, yukarıda atıf yapılan bilirkişi heyet raporuna göre gerçek zarar miktarının 17.076,01 TL + KDV olduğu, ancak dava dışı kasko sigortacısı ----------Ş tarafından zararın tamamının karşılanmış olduğu,
bu sebeple davacının maddi hasar nedeniyle tazminat alacağının bulunmadığı, yine aynı rapor ile davacının 7.500,00 TL değer kaybı zararının bulunduğunun tespit edildiği, değer kaybı hesabının kaza nedeniyle oluşan hasarın nitelik ve niceliği, aracın modeli, markası, kaza tarihindeki yaşı, kilometresi gibi hususlar gözönünde bulundurularak, kaza tarihi itibariyle serbest piyasadaki 2. el piyasa rayiç değeri (hasarsız haliyle) ile aracın hasarı onarıldıktan sonraki haline göre serbest piyasadaki 2. el piyasa değeri arasındaki fark (aradaki farkın değer kaybı olarak kabul edilmesi) esasına uygun olarak yapıldığı,
mahkememizce de bu esasa göre hesaplama yapılmasının hukuka uygun bulunduğu, zira kaza tarihi itibariyle KTK'nun 90. Maddesindeki “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş olduğu, kaldı ki Yasa'nın eski halinde "ve" kelimesi kullanılmakla normlar hiyerarşisine göre değer kaybı hesabının yasada ifade edildiği üzere "aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı dikkate alınarak," hesaplanması gerektiği, bilirkişi raporunun bu esasa uygun ve denetime açık şekilde düzenlendiği,
bu sebeple hükme esas alınabileceği, zarar ile davalı ---------- hukuka aykırı ve kusurlu fiili arasında nedensellik bağının bulunduğu (bilirkişi raporunda zararın fiile uygun olduğunun tespit edildiği), zira zararın fiil neticesinde gerçekleştiği, tüm bu sebeplerle yukarıda belirtilen esaslarla davalıların tespit edilen 7.500,00 TL değer kaybı zararından müşterek ve müteselsilen sorumlu oldukları,
davacının hasarsızlık indiriminden faydalanamayacak olması nedeniyle maddi tazminat talebi yönünden ise davacının dava dilekçesinin açıklamalar kısmının son cümlesinde açıkça "Kaza sonrası aracında hasar oluşan ve maddi zarara uğrayan müvekkilin onarım ve değer kaybı zararlarının tazmini için işbu davayı açma zorunluluğumuz hasıl olmuştur." ifadesini kullandığı görümekle, hasarsızlık indirimine yönelik tazminat talebinin iddianın genişletilmesi yasağına tabi olduğu, davalıların bu yöndeki maddi tazminat talebine açık muvafakatinin bulunmadığı, bu sebeple mahkememizce değerlendirilmediği,
yine davacı tarafça dava dilekçesinde ve sonraki beyanlarında maddi tazminat kalemleri ayrıştırılmamış ise de davacı vekilinin dava dilekçesinde maddi hasar ve değer kaybı olmak üzere toplam 20.000,00 TL maddi tazminat talep ettiği, yapılan yargılama sonucunda davacının 7.500,00 TL'si yönünden haklılığının sabit olduğu, bu sebeple bu miktar yönünden davanın kabul edilip kalan kısmı yönünden reddedilmesinde usul hukuku yönünden bir hukuka aykırılık bulunmadığı,
yine her ne kadar davacı vekilinin hazırlamış olduğu dava dilekçesinde talep sonucu "davamızın kabulüne" şeklinde formüle edilmiş ise de dilekçenin konu kısmında açıkça "fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL (yirmi bin türk lirası) maddi tazminatın ve araç değer kaybının kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili" ifadesi belirtilmiş olmakla davacının talep sonucunun konu kısmında ifade edildiği şekilde kabul edilmesi gerektiği, aksinin aşırı şekilci yaklaşım olacağı ve hak arama özgürlüğü ile bağdaşmayacağı,
bu kapsamda davalılar ---------- ve ---------- Şirketi yönünden temerrütün olay tarihi olan 01/04/2022 günü davalı sigorta şirketi yönünden ise temerrütün başvuru tarihinden (24/10/2022) 8 iş günü sonrası olan 05/11/2022 tarihinde gerçekleştiği, yine davacının talebi doğrultusunda alacağa yasal faiz işletilmesi gerektiği kanaatine varılmış, tüm bu gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/194, K. 2024/649, 17 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama