KÜNYE
T.C.
- Mercii
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/401
- Karar No
- 2024/416
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2024
Karar Metni
5.222 kelime·26 dk okuma·7 bölüm
İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/401 Esas
KARAR NO: 2024/416
DAVA
Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali)
DAVA TARİHİ: 06/06/2023
KARAR TARİHİ: 29/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
avacı 06/06/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle;
Davalı kooperatifin ---------- numara ile kayıtlı ortağı olduğunu, davalı kooperatifin 2022 yılına ait mali genel kurul toplantısının 12/02/2023 tarihinde nisap yokluğundan -------- görevlisi tarafından iptal edildiğini, tekrarı olarak 07/05/2023 tarihinde yapıldığını ve bu toplantıya katılarak gündemin 7. madde, 10. madde ve 11. maddesine ret oyu vererek kabul etmediğini, bu maddelerle ilgili şerhlerinin divan kurulu başkanlığı imzası ile tutanağa geçirildiğini, davalı kooperatifin yıllardır, ana sözleşmeye iyi niyet kurallarına ve kooperatif kanununa aykırı olarak 38 senedir varlığını devam ettirmekte ve kat irtifak tapuları verilmiş olan,
--------- olarak bilinen siteyi, kooperatif yönetiminin ısrarla yönettiğini, bu konuda açmış oldukları, ---------- Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2020/2021 yıllarını içeren 27.03.2022 yılında yapılan genel kurul kararlarının iptali davası, Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklanan davalar (Kooperatif genel kurulunda site yönetimi ile ilgili karar alınmaması, yönetici atanması istemli) ve ---------- Sulh Hukuk Mahkemesinde kooperatif yönetiminin site yönetiminden el çekmesi ile ilgili davaların devam etmekte olduğunu, genel kurul tutanağında “oy birliği ile kabul edilmiştir” ibarelerinin gerçeği yansıtmadığını, çünkü;
yönetimin azil teklifi 224 oyla kabul edildiğini, --------- başkanı ---------, azil kelimesini ağır bulup kargaşa çıkardığını ve toplantıya ara verildiğini, yetkisiz bir kişi tarafından azil ve seçim maddesi geri çekildiğini, bunun üzerine azil dilekçesinde imzası bulunan 137 kişi ve evet oyu verenlerin çoğunluğunun salonu terk ettiğini, çok sayıdaki üyenin salonu boşaltmasından sonra ne bakanlık görevlisi ne de divan kurulunun, her zamanki gibi nisabı tesbit etme yoluna gitmediğini, salonda misafir ve üye yakınları kendilerine ayrılmış yerden kalkıp üyelerin arasına dağıldığını,
lobide bekleyen yönetimin tanıdıklarının salona üyelerin arasına alındığını, muhalif olan 8-10 kişinin toplantının gidişatına tanık olmak için salonda kaldığını ve oylamalarda ret oyu kullandığını, salonda olan bir çok üyenin de ret oyu verdiğini, vekalet oyların kooperatif yönetimi tarafından Hisar evlerinde oturmayan ortaklardan, evlerine giderek toplandığını ve kullanacak vekilin isminin salonda yazıldığını ve kendi taraftarlarına dağıtılarak oy kullandırıldığını, tutanakta görüleceği üzere verilen ret veya kabul oylarının hiçbir şekilde sayılmadan yazıldığını, adı geçen 2 saymandan 1 tanesi salonda bulunmadığını,
tutanakta da imzası olmadığını, bakanlığa gönderilen tutanağın daha sonra çağrılarak imzaladığını, oylamanın kamera görüntülerinden tesbitini de talep ettiğini, Gündemin 7. Maddesinin.
Kooperatif çalışanlarından --------- kapsamına girenler hakkında bilgi verilmesi ve bu kişilere ödenecek kıdem tazminatı ödenmesi konusunda gerekli kararın alınması olduğunu, üyelerden toplam 1.500.000,00 TL'nin alınmasının şaibeli ve düşündürücü olduğunu, daha önce çıkan personelin tazminatlarının ödendiğini, ---------- ile ayrılacak olan personelin ödemelerinin bu kadar tutmayacağından dolayı incelemeye tabi tutulmasını, fazladan toplanan 1.000.000,00 TL'nin ne amaçla toplandığının tespitini talep ettiklerini,
özel güvenlik hizmetlerine dair her şeyin 5188 sayılı Kanunun uygulamasına ilişkin yönetmelik ve --------- 17/07/2012 tarihli özel güvenlik hizmetleri birleştirilmiş genelgesinin 2. maddesinde; ancak, “cadde ve sokak gibi kamuya açık her an herkesin gelip geçtiği, genel kolluğun gözetim ve denetiminde bulunan yerlerde yetki karmaşasına mahal verilmemesi açısından özel güvenlik izni verilmeyecektir" hükmü bulunduğunu, site olmadıkları için valilik tarafından bariyerlerin kaldırıldığını, yolların kamuya açık olduğunu, özel güvenliğin kamuya açık olan yollarda herhangi bir yetkisi ve etkisi olmadığını,
genel kurul kararı olmadığı halde uzun süredir özel güvenlik bulundurulduğunu, özel güvenlik adı altında bulundurulan kişilere bu yönetim tarafından büyük baskı uygulandığını, bu kişilerin işlerini kaybetme tehdidi ile bugünkü yönetimin diğer personelde olduğu gibi her türlü yalan ifade ve iftiralarına alet edildiğini, kamuya açık yollarda güvenlik çalıştırılamayacağından genel kurul kararı alınmadığını, bugüne kadar ortaklardan yetkisiz bir şekilde milyonlar alınıp harcandığını,
bir arsa ve konut yapı kooperatifinin kamusal alanda güvenliği sağlamak gibi yetki ve görevi olmadığı halde ana sözleşmeye aykırı bir şekilde genel kurul kararı olmadığı halde alınan güvenlik parasını ortak olduğu tarihten itibaren kendisine iade edilmesini talep ettiğini, Gündemin 10. Maddesinin.
İleriye dönük sitenin yönetilmesi (konut yapı kooperatifi, site yönetimi, site yönetim planı, vs) konularında ortakların görüşü alınarak gerek görülmesi halinde bu konularla ilgili kararın alınması olduğunu, tüzel kişilerde fiili ehliyet açısından geçerli “ultra vires, ihtisas” ilkesinin (yani amaçla sınırlı hukuki işlem ve faaliyet amaçlarının dışına çıkmalarını yasaklayan ilke) dışına çıkamayacağını, konut yapı kooperatifi olarak site yönetimini, kat mülkiyetine sayı ve arsa payı çoğunluğuyla yönetici olarak atanmadan yönetemeyeceğini, yapı kooperatifi.
Kooperatif Kanunu m.81 uyarınca kooperatif dağılmış sayılmakla; bu yönde görevlerini özen yükümlülüğü çerçevesinde yerini getirmemekte, ünvanını “Tasfiye halinde” şeklinde değişiklik yapmayarak ve de ferdileşmeyi, kat irtifakı tapusu dağıtmakla tamamlamış olmasına dayalı olarak KMK m 17/ son uyarınca kat mülkiyeti hükümlerinin uygulanma zorunluluğuna rağmen kat malikleri kurulunu veya temsilciler meclisini blok yöneticilerinden oluşturmadığını, çünkü 2 yılda bir yapılması gereken yönetici seçimini yapmadığını, böylece toplu yapı yönetim organı da doğmadığını,
bu arada kat irtifak tapusunu tüm üyelere dağıtılmasına rağmen 5711 sayılı Kanunla değişik KMK m.66 ve de hükümlerine göre kolaylaştırılmış çoğunluk ile uyarlama olsa dahi böyle bir girişimde bulunmayarak (Zaten kat mülkiyeti organları oluşturulmama sonucu mümkün olmamakta) Yönetim planı, yetkisiz temsilci sıfatı ile Kooperatif Yönetim kurulu imzaları ile değiştirmiş gözüktüğünü, bu yüzden yönetim planının “yokluğu” nun dahi tartışılacağını, KMK madde 33 de geçen “mutlak butlanla maluliyet” olarak ifade edilmiş kesin hükümsüzlüğün tespiti istenerek TMK m. 5, KMK m.9 atfı ile TBK m. 27 hükmü uyarınca talep edileceğini, bu konuda,
TMK m. 427 /1. Kanunu gereği bölüm 4 uyarınca kooperatif yönetiminin sürdürdüğü kanuna aykırı yönetimin varlığı ve de yaptığı işlemlerin bağlayıcı olmaması karşısında kat mülkiyeti yöneticiliği sıfatını hiçbir kanuni temeli olmadan sürdürüyor olması karşısında dağılmış sayılmasına rağmen hiçbir tasfiye işlemine niyetli olmaması, ferdileşmeyi tamamlamasına rağmen Koop.
K m.81 /İl son “Konut kooperatiflerinde yapı kullanma izninin alınmasına müteakip en geç bir yıl içinde ortakların Kat Mülkiyeti Kanununa göre ferdi münasebet işlemleri sonuçlandırır” şeklinde hükmünü yanlış yorumlayarak yönetim kurulu kararı ile 30 yıl sonunda sona ermiş kooperatif yönetimi tüzel kişiliğinin süresini on yıl daha uzatmış bulunduğunu, bu konuda organların, tasfiye yönetim kurulu ve denetim kurulu olarak oluşmadığının açık olduğunu, bu sonucun kayyum atanmasını zorunlu kıldığını, Gündemin 11. Maddesinin.
Kamu kurum ve idarelerine taahhüt ve/veya teminat verilmesi, sitenin kooperatif tüzel kişiliğince yönetilmesi, yönetimin kat malikleri kurulu adına dava açması, site yönetim planının uygulanması, 6331 sayılı İş Sağlığı Ve Güvenliği Kanunu kapsamında gerekli güvenlik önlemlerinin alınması, kooperatif taşınmazlarının ve uygun görülen yerlerin kiraya verilmesi ve kira gelirlerinin sitenin hizmetlerinde kullanılması,
tapusunu almayan ortakların tapusunun verilmesi konularında yönetim kuruluna yetki verilmesi olduğunu, Yapı Kooperatifleri Kanunu madde 81 uyarınca kooperatifin dağılmış sayılmakla bu yönde yönetim görevlerini özel yükümlülüğü çerçevesinde yerine getirmemekte ünvanını “tasfiye halinde” şeklinde değişiklik yapmayarak ve de ferdileşmeyi önce kura çekimi, şerefiye tespiti, sonra kat irtifak tapusu dağıtmakla (koop olarak yapacak hiçbir işi kalmadığından) tamamlamış olmasına dayalı olarak KMK madde 17/son uyarınca KM hükümlerinin uygulanma zorunluluğuna rağmen.
Kat malikleri kurulunun yerine geçen temsilciler meclisini blok yöneticilerinden oluşturmadığını, çünkü 2 yılda bir yapılması gereken blok yönetici seçimini yapmadığını, böylece toplu yapı yönetim organı da doğmadığını, bu arada kat irtifak tapusunun tüm üyelere dağıtmasına rağmen. 5711 sayılı Kanunla değişik KMK mad.
66 ve de hükümlerine göre kolaylaştırılmış çoğunluk ile uyarlama olsa dahi böyle bir girişimde bulunmayarak (zaten kat mülkiyeti organları oluşturmaması sonucu) yönetim planını yetkisiz temsilci sıfatı ile kooperatif yönetim kurulu imzaları ile değiştirilmiş gözüktüğünü, bu yüzden yönetim planının “yokluğu” dahi tartışılacak, Kat Mülkiyeti Kanunu madde 33 de geçen mutlak butlanla maluliyet olarak kesin hükümsüzlüğün tespiti istenerek,
TMK madde 9 atfı ile TBK madde 27 hükmü uyarınca yönetim planı değişikliğine karşı sulh hâkiminin müdahalesi talep edileceğini, 11. maddede istenen yetkilerin, yapı kooperatiflerinin sıkı sıkıya bağlı olduğu ciddi müeyyideleri olan “ultra vires” ilkesi, ihtisası (amaçlarının dışına çıkmalarını yasaklayan ilke) gereği, kat malikleri kurulunu toplamadan, kat malikleri kurulu tarafından KMK 34. Madde sayı ve arsa payı çoğunluğu ile yönetici tüzel kişi atanmadan (kaldı ki bu şekilde alınsa bile sadece kat malikleri kurulunun yapılmasına karar verdikleri kararları uygulayabilirler.) yapamayacağını,
bu şekilde verilecek yetkinin boşluk oluşturacağını, dava açma yetkisine gelince. Kooperatif yönetiminin istediği, açık uçlu ve çok geniş kapsamlı vekalet olduğunu, yine kooperatife her türlü taahhüt ve teminat yetkisi verilmesi, sitenin kooperatif lüzel kişiliğince yönetilmesi, kat malikleri adına şu an bilmedikleri / bildirilmemiş davalar açması, kooperatil taşınmazlarının kiraya verilmesi ve bu gelirin site giderlerinde harcanması,
sitenin kooperatifçe yönetilmesini içeren 11. Madde, kanuni olmamakla birlikte sonucunu bilmedikleri, art niyetle kullanılabilecek yetkiler içerdiğinden iptalini talep ettiklerini, sayısız açılmış/açılan davaların çoğu, özellikle konutlardaki imara aykırı olan davalar olduğunu, kooperatif binalarının -------- Belediyesince kaçak ve yıkım kararları olan bloklar olduğunu, kaçak ve yıkım kararı olan bu bloklar/konutlar/villalar için davalar açılmakta, bu davaların mahkeme giderleri, avukatlık ücretleri, bilirkişi ücretleri ödenerek kooperatifi zarara uğrattıklarını,
imara aykırılığın ve eski hale getirmenin tek yetkili kurumu ---------- Belediyesi olduğunu, belediyeye telelonla yapılacak ihbar için kooperatif bütçesi çarçur edilerek üyeler zarara uğratıldığını, bu dava dosyalarının --------- Belediyesince görüşlerinin alınmasını, imar affına girmiş diğer davalı konutların davalarının neden devam ettirildiğini, kooperatife ne kâr ve zararının olduğunun tesbitini talep ediyor ve hiçbir şekilde kooperatife hiçbir şey için vekalet / yetki vermediğini ve verilen yetkinin iptalini talep ettiğinden bahisle davalı kooperatifin,
yukarıda izah edilmiş ve edilecek nedenlerle 07/05/2023 tarihli genel kurul toplantısının yok hükmünde olduğu ve iptali, aksi takdirde --------- nolu gündem maddesi kararlarının; ilgili kanuna, ana sözleşmeye iyi niyet kurallarına aykırı olması nedeniyle iptaline, yargılama, harç giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 06/07/2023 tarihli cevap dilekçesiyle özetle; davacının sürekli kooperatif aleyhinde faaliyet göstererek genel kurul iptal davası açması nedeniyle 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 53. maddesi hükmü gereği müvekkili kooperatifin muhtemel zararlarına karşı mahkemece uygun görülecek tutarda teminat göstermesini talep ettiklerini, müvekkili kooperatifin kuruluş hukuki statüsünün konut yapı kooperatifi olması nedeniyle bütün iş ve işlemlerini (bu kapsamda genel kurul iş ve işlemleri) 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’na ve bu kanunun 88. maddesine göre --------- hazırlanan örnek anasözleşme hükümlerine tabi olduğunu,
2021/2022 yılı ---------- Kooperatifi Olağan Genel Kurul toplantısına ilişkin gündemi içerir çağrı mektuplarının yasal mevzuata ve usule uygun şekilde kooperatif ortaklarına süresi içerisinde tebliğ edildiğini, ---------- Müdürlüğü’ne gerekli tüm yasal başvuruların yapıldığını, öncelikle kamu görevlisi olan ---------- Temsilcilerinin gözetimi ve imzası ile düzenlenen Genel Kurul Tutanağında belirtilen hususların hatalı olduğuna ilişkin davacı yanın soyut ve delilden uzak iddilarına karşı cevap verme gereği dahi duymadıklarını,
müvekkili kooperatif yönetim kuruluna karşı sebepsiz bir husumet besleyen davacı yan tarafından delilden ve hukuki dayanaktan yoksun şekilde dava dilekçesinde sayılan soyut iptal gerekçelerinin tamamına itiraz ettiklerini ve bu hususların hiçbirinin gerçeği yansıtmadığını mahkemeye bildirdiklerini, her ne kadar davacı yan tarafından pek çok mesnetsiz iddia dile getirilmiş olsada bu hususlara ilişkin hiçbir somut delil sunulamadığını, davacı müvekkilin kooperatif tarafından dairesinde yaptığı projeye ve imara aykırı değişiklikler nedeniyle açılan dava nedeniyle yıllardır müvekkili kooperatif yönetimine husumet duyduğunu,
huzurdaki dava davacısı --------- müvekkili kooperatif ve müvekkili kooperatif yönetim kuruluna yıllardır sebepsiz bir husumet beslemekte ve müvekkili kooperatifte karşı ----------, Cumhuriyet Savcılıkları, -------- Mahkemeleri, -----------, -------------, ------------ Belediyesi, ---------- Büyükşehir Belediyesi ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarına defalarca kez şikayette bulunduğunu, bununla da kalmayan davacı ----------- düzenli olarak kooperatif yönetim kurulu,
ofis ve saha çalışanları üzerinde baskı kurmaya çalışmakta ve bu kişileri düzenli olarak mesnetsiz şikayetlerde bulunduğunu (Bu konuda kooperatif bordrolu çalışanları dahi pek çok şikâyette bulunmuştur), davacının bu eylemlerini artık müvekkil kooperatif çalışanlarının dahi işlemlerini yapmasını zorlaştıracak duruma ve katlanılmaz hale geldiğini, davacının son 2 yıllık süreçte müvekkili kooperatif kayıtlarına göre 300'ün üzerinde kez kooperatif merkezini aradığını, 100’e yakın e-posta gönderdiğini, 10’a yakın ihtarname gönderdiğini,
yönetim kurulu üyelerinin özel telefon numaralarını öğrenip ---------- merkezli farklı telefon numaralarından sürekli mesajlar gönderdiğini, 30’un üzerinde ıslak imzalı dilekçe verdiğini, defalarca kez kooperatif çalışanları ve yönetim kurulu hakkında mesnetsiz savcılık ve karakol şikayetinde bulunduğunu (Davacı tarafından yapılan mesnetsiz ve hayal ürünü şikayetlerin tek bir tanesi için dahi Ceza Davası açılmadığını, tamamı için takipsizlik kararı verildiğini ve şu aşamada müvekkili kooperatife karşı açtığı tüm davaların aleyhine sonuçlandığını), sitede takılı olan kameralardan sürekli takip edildiğini ve izlendiğini düşünen davacı,
önce kooperatif güvenlik bariyerlerini şikayet eden davacının bu kez de Valilik İzni ve Emniyet Müdürlüğü onayı ile yürütülen Özel Güvenlik faaliyetinin en önemli unsuru olan Güvenlik Kameralarını kaldırtmaya yönelik davalar açtığını, davacı tarafından sunulan bilgisayar çıktısı şerh dilekçelerinin tamamı genel kurul toplantısında o konuda ne karar alınacağı dahi bilinmeden, yalnızca sonuç ne olursa olsun muhalefet etme saikiyle toplantıdan önce ortaklara gönderilen toplantı gündemi esas alınarak hazırlandığını,
genel kurul kayıtları ile de sabit olduğu üzere davacı toplantının yapılacağı salona işbu davaya delil olarak sunulmuş olan bilgisayar çıktısı şerh dilekçeleri ile geldiğini, davacı yan tarafından mahkemeye sunulan şerh dilekçelerinin tamamının sonunda “…. Madde ile alınacak / alınan tüm kararlara aykırı oy veriyorum.
Muhalefet şerhimin de tutanağa geçirilmesini istiyorum.” ibaresinin yer aldığının da sabit olduğunu, özetle davacının toplantıda ilgili gündem maddesi hakkında kooperatif ortakları tarafından ne karar verileceğini dahi bilmeden kötü niyetli bir şekilde neredeyse tüm gündem maddelerine muhalefet şerhi koyduğunu, bu husus dahi tamamiyle davacının kötü niyetini göstermekte olup açıkça kanununi hakkın kötüye kullanılmasına örnek teşkil ettiğini, davacı yan tarafından sunulan dava dilekçesinde Toplantı Tutanağının 7. Maddesinin iptali talep edildiğini,
söz konusu maddede alınan karar ile ----------- kayıtlarında müvekkili kooperatif bordrosunda kayıtlı bulunan ve hak kazanan tüm güvenlik, temizlik, teknik ve ofis çalışanları için ----------- düzenlemesi kapsamında kıdem tazminatları için para toplanmasına karar verildiğini, yıllarca kooperatif ortaklarına hizmet eden kooperatif çalışanlarına yasal olarak ödenmesi gereken kıdem tazminatları için para toplanmasına yönelik madde aleyhine iptal davası açılmasının taraflarınca çok büyük şaşkınlık ile karşılandığını,
nitekim 1163 sayılı K.K. ve yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca Kooperatif bordrosunda kayıtlı çalışanların yasal işçilik alacaklarının ödenmesi için Genel Kurul kararı alınması dahi gerekmemekte olup söz konusu işçilik alacakları kanundan doğan bir ödeme yükümlülüğü olduğundan doğrudan Yönetim Kurulu kararı ile dahi yapılabileceğini, kaldı ki kooperatif bünyesinde 20 yıldan uzun süredir çalışan personeller dahi bulunmakta olup geçmişten bugüne kadar oluşturulmuş bir “Kıdem Tazminatı Fonu” bulunmadığı için ne yazık ki kanunundan doğan bu ödemelerin ortaklardan tek parça halinde toplanması ve personellere ödenmesi gereği hasıl olduğunu,
söz konusu maddenin iptali halinde yıllardır emekleri ile kooperatife ve ortaklara hizmet eden pek çok çalışanın kıdem tazminatını alamaması ve en önemlisi ilgili çalışanların yasal haklarını alabilmek adına dava açmaları halinde söz konusu tazminat bakiyeleri dava sonucunda faiz, karşı vekalet ücreti, yargılama giderleri ile neredeyse iki katının üzerine çıkacak ve kooperatif ortakları için telafisi güç bir ekonomik zarar doğacağını, davacının dilekçesinde belirtilen müvekkili kooperatifin “Özel Güvenlik Yetkisi Ve İzni Olmadığı” iddiasının ise hiçbir şekilde gerçeği yansıtmamakta olup açıkça mahkemeyi yanıltmaya yönelik olduğunu,
nitekim inşası müvekkili kooperatif tarafından gerçekleştirilmiş olan, ------------- yılında yaşamın başladığı, yönetimi her yıl alınan genel kurul kararları doğrultusunda müvekkili kooperatif tarafından gerçekleştirilen kamuoyunda ------------ adıyla bilinen sitede --------- Valiliğinden alınmış izin ve --------- Emniyet Müdürlüğü Özel Güvenlik Şube Müdürlüğünce belirlenmiş koruma planı ve emniyet özel güvenlik şube denetimi ile özel güvenlik hizmeti müvekkili Kooperatif tarafından verildiğini,
Kooperatife 122.000 m2 alan üzerinde 702 konutta yaklaşık 2500 kişinin yaşadığı alanda --------- Valiliği Özel Güvenlik izni ile koruma planı doğrultusunda güvenlik şube müdürlüğünün denetim ve kontrolünde yapılan özel güvenlik hizmeti kapsamında cana, mala zarar verme, hırsızlık olaylarını önleyici ve caydırıcı amaçlı olarak kameralar bulunduğunu, davacı yanın özel güvenlik hizmetlerinin kamu kurumlarından izin alınmaksızın yerleştirildiği iddiasının mahkemeyi yanıltmaya yönelik olup ekte yer alan Özel Güvenlik İzin Belgesi,
---------- Emniyet Müdürlüğü ve --------- Valiliğine sunulmuş Koruma planı ilgili kamu kurumları tarafından onaylandığını, davacı yan tarafından toplantı tutanağının 10. Maddesinde yer alan maddenin iptali talep edilmiş olsada davacının talebi taraflarınca tam olarak anlaşılamadığını, nitekim söz konusu maddenin kooperatifin hali hazırdaki durumu nedeniyle amacını tamamlamamış olması nedeniyle tasfiye olamaması,
kat mülkiyeti tapularına geçişin mümkün olup olmadığı vs. gibi konularda ortaklara bilgi verilmesi ve konunun müzakere edilmesi amacıyla yazılmış bir madde olup söz konusu maddede somut bir kararda alınmadığını, söz konusu maddede karar alınmamakla birlikte bir sonraki genel kurul toplantısında bilgi vermek üzere;
müvekkili kooperatif danışmanlarından ve konu hakkında teknik bilgi sahibi olan avukat, mali müşavir, mimar vs. gibi mesleklere mensup kooperatif ortaklarından oluşan bir komisyon kurulduğunu, bu nedenle söz konusu maddede herhangi bir karar alınmamış olduğu toplantı tutanağı ile sabitken davacıya söz konusu maddede hangi kararın iptalini istediğini açıklaması için kesin süre verilmesini talep ettiklerini, yine davacı yan tarafından sunulan dava dilekçesinde Genel Kurul Toplantı tutanağının 11. Maddesinde alınan kararın iptali talep edildiğini, söz konusu maddenin Kooperatif Yönetim Kuruluna,
kooperatifin ve sitenin işleyişi açısından çeşitli iş ve işlemlerin yerine getirilebilmesi için verilen yetkilere ilişkin alınan bir karar olduğunu, önemle belirtilmeli ki müvekkili Kooperatifin bütün iş ve işlemlerinin 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu ve bu kanunun 88. maddesine istinaden hazırlanan anasözleşme hükümleri ile genel kurul kararlarına istinaden yerine getirildiğini ve getirilmekte olduğunu, hatta bu konuda yasal yükümlülükleri olmamasına karşın ortaklarına karşı daha şeffaf ve açık olabilmek adına her genel kurul toplantısında ilgili madde ortaklara sunulmakta ve bu konuda her yıl tekrar tekrar karar alınması talep edildiğini,
söz konusu 11. Maddeye ilişkin iptal talebinin değerlendirilmesinde bu konuda karara bağlanmış mahkeme ilamları ve tapuda tescilli Yönetim Planının söz konusu uyuşmazlığa doğrudan etkisi olduğundan bu hususlar hakkında detaylı beyanda bulunma gereğimiz hasıl olduğunu, şöyle ki, davacı yanın kooperatifin siteyi yönetemeyeceğine ilişkin iddialarına yönelik beyanlarının, ---------- 2009 yılında başlandığını, bugün itibariyle tapu tescili yapılamayan ortaklarınında mevcut olduğunu, ayrıca kooperatifin mülkiyetinde ortak bağımsız bölümler bulunduğunu,
ayrıca müvekkili kooperatifin taraf olarak davacı veya davalı olduğu çok sayıda davanın devam ettiğini, müvekkili Kooperatifin, ortaklarını konut sahibi yapmak amacıyla kurulmuş olup, bu amacını gerçekleştirme aşamasına geldiğini, bu nedenle bundan sonraki süreçte henüz tapusu verilmeyen az sayıda konutların tapusunun verilmesi ile amacı gerçekleşmiş olacağını,
Kooperatif inşaatını -------- parsel üzerinde gerçekleştirmiş olup,-----------parselin birlikte yönetilmesi esasına göre (toplu yapı) ve amacını gerçekleştirdikten sonra işletme kooperatifine dönüşeceği göz önünde tutularak hazırlanan yönetim planı tapuya tescil edildiğini ayrıca kooperatif mülkiyetinde sosyal ve müşterek tesis kapsamında bağımsız bölümler bulunmakta olup, bu yerlerin kira gelirleri genel kurul kararı ile sitenin genel hizmetlerinde kullanıldığını,
her ne kadar 1960’lı yılların şartlarına göre apartman yönetimleri dikkate alınarak 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’na göre 8’den fazla bağımsız bölüm olan yapılarda tapu tescilini müteakip kat mülkiyeti mevzuatının belirlediği organların oluşturulması şartları oluşmakta ise de, kooperatifler eliyle yapılaşan ve çok sayıda bağımsız bölümlerden oluşan sitelerde bu uygulamaya amaç ve tür değişikliği yapılarak işletme kooperatifine dönüşülmesi nedeniyle (KK.81), ya da kooperatifin iş ve işlemlerinin tamamlanmasına kadar bu görevlerin kooperatif organları tarafından yerine getirilmesi nedeniyle geç olarak gerçekleştiğini, kaldı ki,
634 sayılı KMK’nu değiştiren 5711 sayılı kanun da bu doğrultuda yapılan uygulamaya imkan veren hükümler içerdiğini, ayrıca kooperatiflerin maliki olduğu ortak taşınmazların site yönetiminin tüzel kişiliğinin olmaması nedeniyle adı tescil olamadığından, genel kurul kararı ile bunların da kooperatifin mülkiyetinden çıkarılması gerektiğini, davacının mesnetsiz iddialarına karşı hali hazırdaki durumun yasal dayanaklarının tespiti açısından tapuya tescilli ve halen yürürlükte olan Yönetim Planının incelenmesi gerektiğini, davacı yan tarafından sunulan dava dilekçesinde Yönetim Planının Yok hükmünde olduğu,
Kooperatifin tasfiye olması gerektiği, kooperatifin yönetim yetkisi olmadığı, kooperatif organlarının oluşmadığı, kooperatife kayyum atanması gerektiği vs. gibi mesnetsiz ve gerçekten uzak iddiaları dava konusu ile hiçbir ilgisi olmadığı halde ----------- Hukukuna atıflar ve adeta hukukun temel ilkelerinin öğretmeye çalışır bir üslupla dile getirildiğini, davacı yanın iddiaları aksine müvekkili Kooperatifin amacının, ortaklarını konut sahibi yapmak olup, bu amacını gerçekleştirdikten sonra ya amaç ve tür değiştirip işletme kooperatifine geçecek, bu mümkün olmadığı taktirde fesih ve tasfiye kararının alınmasını müteakip,
site yönetimi oluşturulacağını, ancak müvekkili kooperatifin hali hazırda amacını gerçekleştiremediği bu nedenle fesih veya tasfiye olarak kat mülkiyetine geçişinin mümkün olmadığı yine huzurdaki dava davacısı ------- müvekkili kooperatif aleyhine açtığı --------- sayılı gerekçeli kararı ile sabit olduğunu, Kooperatifin henüz amacını gerçekleştiremediği bu nedenle kooperatifin tasfiyesinin ve Kat Mülkiyetine geçilme şartlarının henüz oluşmadığının açıkça belirtildiğini, ancak davacının bu karara rağmen -------- Esas sayılı davayı ikame ettiğini ve bu dava ile “Yönetim Boşluğunun Tespiti,
kooperatifin site yönetimine müdahalesinin sonlandırılmasını ve siteye yönetici atanması” talep edildiğini, söz konusu davanın ise ------ Kararı ile reddedildiğini ancak henüz gerekçeli kararın yazılmadığını, özetle davacının kooperatifin tasfiyesinin gerektiği, yönetim boşluğu olduğu, KMK uyarınca organların kurulması gerektiği, Yönetim Planının yok hükmünde olduğu,
kayyum atanması gerektiği vs. gibi mesnetsiz iddiaları ile ilgili -------- sayılı ilamı, --------- tarihli kararları mevcut olup söz konusu kararlar ile davacının işbu davada belirttiği iddiaların gerçeği yansıtmadığı açıkça karara bağlandığını, 23.07.2009 tescil tarihli ve halen yürülükte olan Kooperatifin tapuda tescilli yönetim planına göre Kooperatif-Site ilişkisine yönelik beyanlarının, --------- yer alan konutların “yönetim tarzını, kullanma maksat ve şeklini yönetici ve denetçilerin alacakları ücreti ve yönetime ait diğer hususları düzenler.
Yönetim planı, bütün kat maliklerini bağlayan bir sözleşme hükmündedir.” hükmüne istinaden hazırlanan ve 23/07/2009 tarihinde tapuya tescil edilen yönetim planının konuya ilişkin bazı maddelerine aşağıda yer verildiğini, “Ek Madde 2- Mülkiyetin ve Ortaklıh Hakkının Birlikte Devri Hususu -------- Kooperatifi, yani --------- yer alan ve ortaklar adına ferdileşen bütün konutlar ortaklık yöntemi ile iktisap edildiğinden, ortaklık hakkı ile mülkiyet hakkı birlikte işlem görecektir.
Bu nedenle, konutunu tapudan devir eden kişiler ortaklığınıda konutunu devrettiği kişiye devretmiş sayılacaktır.Ortakların buna bir itirazı olmayacaktır.”, “Ek Madde 3- Ortak Tesislerin Yönetimi Ortaklara tahsis edilen ve tapuda ortaklar adına tescil edilen konutların dışında kalan tapuya tescilli veya tescilsiz bölümlerin yönetimi de site ile birlikte yapılacaktır.
Bu bağımsız bölümlerin gelirleri sitenin genel giderlerinde kullanılacaktır.”, “Ek madde Madde 5-Anataşınmazın Kooperatif Tüzel Kişiliğince Yönetimi: Anataşınmaz üzerindeki bütün yapılaşmanın tamamlanması ve kat mülkiyetinin kurularak ortaklar adına tapuda tesciline kadar olduğu gibi, bu iş ve işlemlerin tamamlanmasından sonra da.
KMK ve iş bu yönetim planının uygulanması ile ilgili olarak --------- Kooperatifi genel kurulu, toplu yapı kat malikleri genel kurulunu, kooperatif yönetim kurulu toplu yapı kat malikleri yönetim kurulunu, kooperatif denetim kurulu toplu yapı kat malikleri denetim kurulunu ifade eder ve bu kurulların görev ve yetkilerini kullanır. Kooperatif tür değişikliği yaparak işletme kooperatifine dönüşmesi durumunda da yukarıdaki hükümler uygulanır.
Bu nedenle kooperatif eliyle inşaatı gerçekleştirilen konutların ortaklar adına ferdileştirilmesinden sonra, kooperatif varlığını yapı kooperatifi ve/veya işletme kooperatifi olarak sürdürdüğü sürece kat mülkiyeti mevzuatına göre organların oluşturulmasını isteyemezler.
Bu yönüyle kat malikleri kurulu, işbu toplu yapı yönetim planı ile toplu yapı genel kurulu ile toplu yapı yönetim ve denetim kurullarına ait olan bütün hak, yetki ve görevlerini kooperatif organlarına devretmiştir. Kat maliklerinin bu uygulamaya bir itirazı olamaz.
Ancak yapı kooperatifi ve/veya işletme kooperatifi varlığı devam ettiği taktirde blok kat malikleri kurulu ile blok yönetici ve denetici seçme hak ve yetkilerini kullanıp kullanmamakta serbestirler.” ve “Ek madde Madde 7- Yönetim Planı - Kooperatif İlişkisi Kooperatif tüzel kişiliği devam ettiği sürece ferdi ilişki kurulmuş olması halinde dahi, tüm bağımsız bölüm malikleri anataşınmazın yönetiminde KMK’nun amir hükümleri saklı kalmak koşuluyla kooperatifler mevzuatı hükümlerinin uygulanmasını kabul etmişlerdir.",
mahkemecede açıkça görüleceği üzere ilgili olağan genel kurul toplantısında alınan kararlar açısından karar nisap sayısı yönünden veya kanunda belirtilen toplantı usulü yönünden herhangi bir usuli eksiklik bulunmadığını, gerekli tüm başvurular ve çağrılarda yasal prosedürlere uygun şekilde yapıldığını, bununla birlikte ilgili Yönetim Kurulunun kendi ibralarında oy kullanmadığı hususununda açıkça tutanakta belirtildiğini, davacı yan tarafından sunulan muhalefet şerhindeki ve dava dilekçesindeki ifadeler ile herhangi bir kararın iptali değil, kooperatifin işlerini eleştirdiğini,
bu hususlar dışında davacı yanın iddiasını ispatla yükümlü olup alınan genel kurul kararının yasaya, anasözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu ispat etmek zorunda olduğu halde sunulan şerh ve dava dilekçelerinde bu hususta tek bir delil dahi yer almadığını, yukarıda açıklanan ve mahkemece reesen ele alınacak gerekçeler ile öncelikle davanın usulden reddini, taleplerinin reddi halinde ise yukarıda genel kurul gündeminde ve alınan kararlarda kanuna,
anasözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı herhangi bir husus söz konusu olmadığından davanın esastan reddini talep etme gereği hasıl olduğundan bahisle davanın esasına girilmeden davanın usulden reddine, mahkemece davanın görülmesine karar vermesi halinde, genel kurulda alınan kararların tamamının kanuna, anasözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı bir yönü bulunmadığından,
kaldı ki muhalefet şerhindeki ifadelerin herhangi bir kararın iptali değil, kooperatifin iş ve işlemlerini eleştirdiğinden davanın esastan reddine, mahkemece davanın görülmesine karar verildiği taktirde, müvekkili kooperatifin oluşması muhtemel zararlarının karşılanması için davacının mahkemece uygun görülecek tutarda teminat göstermesini, yargılama ücreti ve yasal vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dosyanın konusunda uzman nitelikli hesaplamalar uzmanı ve mali müşavir bilirkişilere tevdi ile yerinde de inceleme yapmak sureti ile bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir. Bilirkişiler Mali Müşavir --------- ve Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı -------- tarafından sunulan 03.04.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle.
"Davalı kooperatifin 07.05.2023 tarihinde --------- Temsilcileri --------- ve --------- gözetiminde yapılan 2022 yılına ait olağan genel kurul toplantısında alınan kararların karar nisap sayısı yönünden veya kanunda belirtilen toplantı usulü yönünden herhangi bir usuli eksiklik bulunmadığı, olağan genel kurul toplantısı için gerekli tüm başvurular ve çağrıların yasal prosedürlere uygun şekilde yapıldığı görülmüştür.
6.1 Dava konusu 07.05.2023 tarihli 2022 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan -------nolu gündem maddesi yönünden: Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında; --------- kapsamında emekli olan ve daha sonrasında bu kapsamda emekli olacak personellerin tazminat maliyetlerinin karşılanması amacıyla üyelerden 1.500.000,00 TL toplanmasına karar verildiği, davalı kooperatifin 2022 dönemi gelir gider tablosu incelendiği zaman toplam giderlerinin 5.274.311,43 TL, gelirlerinin 5.110.269,87 TL olduğu gelir gider farkının (5.274.311,43 - 5.110.269,87)= negatif (-) 164.041,56 TL olduğu,
kooperatifin gelirlerinin giderlerini karşılamadığı bu yönüyle Kooperatifler Kanunu m. 31'de ortakların ek ödeme yüklemi ile sorumlu tutulabileceği düzenlendiği, bu düzenlemeler kapsamında gündemin 7. Maddesine konu tazminatların ödenebilmesi ve personellere ait yükümlülüklerin yerine getirilebilmesi amacıyla oluşan maliyetlerin ortaklardan toplanmasının 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 31. Maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği değerlendirilmiş olup; bu değerlendirmeler çerçevesinde işbu maddenin iptalini gerektirir bir durumun olmadığı,
6.2 Dava konusu 07.05.2023 tarihli 2022 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan ---------- nolu gündem maddesi yönünden: Genel kurul toplantı tutanağının incelenmesinde, iş bu maddenin kooperatif mali müşaviri ---------- teklifi üzerine oluşturulmuş düzenlenmiş ve niteliği itibariyle temenni niteliğinde bir düzenleme olduğu görülmektedir.
İş bu maddeye ilişkin olarak ---------, --------, ---------, -----------, --------, ------------, ------------, ------------, ------------ oluşan bir komisyon heyeti oluşturulmuş ise de iş bu komisyon tarafından Sayın Mahkemeye ve dosya münderecatına sunulmuş herhangi bir rapor bulunmamaktadır. Kaldı ki düzenlenecek olan muhtemel bir raporun içeriği ve hükümlerinin ne olacağı da belirsiz olup somut uyuşmazlığın çözümüne bir katkı sağlayıp sağlamayacağı da meçhuldür.
Bu değerlendirmeler çerçevesinde iş bu maddenin iptalini gerektirir bir durumun olmadığı, 6.3 Dava konusu 07.05.2023 tarihli 2022 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan 11 nolu gündem maddesi yönünden: Kooperatifler kanunun çerçevesinde kabul edilmiş olan 11 maddedeki düzenlenme yönetime birtakım yetkiler verilmesini düzenlemektedir.
Ret oyu kullanan davacının işbu maddeye aykırılık sebebiyle talepte bulunma hakkı olmakla birlikte aynı zamanda bu yetkinin kötüye kullanıldığını ispat külfeti de bulunmaktadır. Dosya münderecatın da yönetim yetkisinin herhangi bir konuda kötüye kullanıldığı somutlaştırılıp ispat edilememiştir. Belirttiğimiz üzere bu husustaki ispat külfeti davacı taraftadır.
Sonuç olarak bu değerlendirmeler çerçevesinde işbu maddenin iptalini gerektirir bir durumun olmadığı sonucuna varılmıştır. Yukarıda yapmış bulunduğumuz açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi ve 6100 sayılı HMK'nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Sayın Mahkemeye ait olmak üzere kanaatimizi arz ederiz." şeklinde olduğu görülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava, davalı --------- Kooperatifi'nin 07/05/2023 tarihinde yapılan 2022 Yılına Ait Olağan Genel Kurul Toplantısı'nın yok hükmünde olduğu aksi takdirde -------- No’lu gündem maddelerinin iptali istemine ilişkindir.Davacı tarafça dava konusu edilen --------- nolu gündem maddesinin --------- kapsamında emekli olacakların tazminat ödemeleri için üç taksitte toplam 1.500.000,00 TL toplanmasına ilişkin olduğu ve oy çokluğuyla kabulüne karar verildiği görülmüştür.
Davacı tarafça dava konusu edilen --------- nolu gündem maddesinin çeşitli konularda görüş hazırlamak üzere komisyon oluşturmak olduğu ve herhangi bir karar alınmadığı görülmüştür. Davacı tarafça dava konusu edilen --------- nolu gündem maddesinin yönetim kuruluna bir kısım yetkiler verilmesine ilişkin olduğu ve oy çokluğuyla kabulüne karar verildiği görülmüştür.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 3. Ek ödeme yüklemi başlıklı 31 nci maddesi "Anasözleşme, ortakları ek ödemelerle yükümlendirebilir. Ancak, ek ödemelerin yalnız bilanço açıklarını kapatmada kullanılması şarttır. Ek ödeme yükleme sınırsız olabileceği gibi belirli miktarlarla veya iş hacmi ile veya paylarla orantılı olarak sınırlandırılabilir.
Kooperatifin iflası halinde ek ödemeleri isteme hakkı iflas idaresinindir.", Kararların bozulması ve şartlar başlıklı 53 ncü maddesi "Aşağıda yazılı kimseler kanuna, anasözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile Genel Kurul kararları aleyhine, toplantıyı kovalıyan günden başlamak üzere bir ay içinde, kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeye başvurabilirler.
1. Toplantıda hazır bulunup da kararlara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa geçirten veya oyunu kullanmasına haksız olarak müsaade edilmiyen yahut toplantıya çağrının usulü dairesinde yapılmadığını veyahut gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediğini yahut da Genel Kurul toplantısına katılmaya yetkili olmıyan kimselerin karara katılmış bulunduklarını iddia eden pay sahipleri. 2. Yönetim Kurulu.
3. Kararların yerine getirilmesi Yönetim Kurulu üyeleri ile denetçilerin şahsi sorumluluklarını mucip olduğu takdirde bunların her biri. Bozma davasının açıldığı ve duruşmanın yapılacağı gün, Yönetim Kurulu tarafından usulen ilan olunur. Birinci fıkrada yazılı bir aylık hak düşüren sürenin sona ermesinden önce duruşmaya başlanılamaz. Birden fazla bozma davası açıldığı takdirde, davalar birleştirilerek görülür.
Mahkeme, kooperatifin isteği üzerine muhtemel zararlarına karşı davacıların teminat göstermesine karar verebilir. Teminatın mahiyet ve miktarını belirtmek mahkemeye aittir.
Bir kararın bozulması bütün ortaklar için hüküm ifade eder." ve F) Anonim şirket hükümlerine atıf başlıklı 98 nci maddesi "Bu kanunda aksine açıklama olmıyan hususlarda Türk Ticaret Kanunundaki Anonim şirketlere ait hükümler uygulanır." hükmünü düzenlemiştir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun G) Genel kurul kararlarının iptali I - İptal sebepleri başlıklı 445 nci maddesi "(1) 446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde,
şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler.", II - İptal davası açabilecek kişiler başlıklı 446 ncı maddesi "(1) a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın;
çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, c) Yönetim kurulu, d) Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri, iptal davası açabilir." ve H) Butlan başlıklı 447 nci maddesi "(1) Genel kurulun, özellikle;
a) Pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, b) Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, c) Anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan, kararları batıldır." hükmünü düzenlemiştir.
Davacının, davalı Kooperatifin 07/05/2023 tarihinde yapılan 2022 Yılına Ait Olağan Genel Kurul Toplantısı'na katıldığı, --------- No'lu gündem maddelerine muhalif kalıp tutanağa geçirttiği görülmüştür.
Bu suretle davacının, davalı Kooperatifin 07/05/2023 tarihinde yapılan 2022 Yılına Ait Olağan Genel Kurul Toplantısı'nın ---------- No'lu maddelerin iptalini talep etme hakkı vardır.Davacı tarafça dava konusu edilen, --------- nolu gündem maddesinin -------- kapsamında emekli olacakların tazminat ödemeleri için üç taksitte toplam 1.500.000,00 TL toplanmasına ilişkin olduğu,
yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu 500.000,00 TL toplanmasının yapılacak işçilik ödemeleri için yeterli olacağı anlaşıldığından gündem maddesinde belirtilen işçilik tazminatlarını aşacak şekilde 1.500.000,00 TL toplanmasına karar verilmesinin Kanun, anasözleşme ve dürüstlük kuralına aykırı olduğu anlaşıldığından gündemin --------- numaralı maddesinin iptaline karar verilmiştir.
Davacı tarafça dava konusu edilen, --------- nolu gündem maddesinin çeşitli konularda görüş hazırlamak üzere komisyon oluşturmak olduğu ve genel kurulca alınan herhangi bir karar bulunmadığından iptali talebinin reddine karar verilmiştir.Davacı tarafça dava konusu edilen, -------- nolu gündem maddesinin kamu kurum ve idarelerine taahhüt ve/veya teminat verilmesi, sitenin kooperatif tüzel kişiliğince yönetilmesi, yönetimin kat malikleri kurulu adına dava açması, site yönetim planının uygulanması, 6331 sayılı İş Sağlığı Ve Güvenliği Kanunu kapsamında gerekli güvenlik önlemlerinin alınması,
kooperatif taşınmazlarının ve uygun görülen yerlerin kiraya verilmesi ve kira gelirlerinin sitenin hizmetlerinde kullanılması, tapusunu almayan ortakların tapusunun verilmesi konularında yönetim kuruluna yetki verilmesine ilişkin olduğu, verilen yetkilerin Kanun, anasözleşme ve dürüstlük kuralına aykırı bir yönü bulunmadığı, kooperatifin işleyişine ilişkin olduğu anlaşıldığından gündemin --------- numaralı maddesinin iptali talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacının, dava konusu ettiği maddelerle ilgili inceleme yapılmış ayrıca dava konusu edilen maddeler yönünden, Kanun'un emredici kurallarına aykırılığı iddia edilen kararlar bakımından kararın şekil ve kurucu unsurları açısından emredici kurallara aykırılık hali bulunmadığından yokluk kararı verilmemiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/401, K. 2024/416, 29 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama