İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/777 K.2025/68

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2023/777Karar2025/68Tarih29 Ocak 2025Okuma17 dk · 3.446 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/777
Karar No
2025/68
Karar tarihi
29 Ocak 2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.446 kelime·17 dk okuma·7 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO

2023/777 Esas

KARAR NO: 2025/68

DAVA

Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)

DAVA TARİHİ: 01/11/2023

KARAR TARİHİ: 29/01/2025

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA

Davacı ------- tarihli dava dilekçesinde özetle; %40 hissedarı bulunduğu-------tarihinde gerçekleştirilen genel kurulun yok hükmünde olduğunun tespitinin kabul görmesi halinde 23/10/2023 tarihli genel kurulun iptali talebi olduğunu,-------- sayılı dosyasında konkordato sürecinde olduğunu, mahkeme tarafından 3 konkordato komiseri atandığını, konkordato komiserlerinin genel kurul yapılmasını talep ettiğini,------tarihinde genel kurul yapılmasının kararlaştırıldığını----- %20 hisse sahibi --------- hakkında 2 adet suç duyurusunda bulunulduğunu,

ancak 1 yıl sonra %40 hisse sahibi -------- birlikte hareket etmeye başladığını ve kötüniyetli olarak genel kurulda karar aldıklarını, ---- ile birlikte yapmış olduğu müzakereler neticesinde, ------soruşturma sayılı dosyası ile ------ imza yetkisinin bittiği 04.08.2022 tarihinden sonra geçmişe yönelik olarak karşılıksız senetler keşide ettiğini, kötüniyetli arkadaşlarına cirolattığını, senetler için ------- D.İş dosyası kapsamında ihtiyati haciz talep edilmesi,

ihtiyati haczin --------sayılı dosyasında icraya konulması sebepleriyle cezalandırılması gerektiğinin talep edildiğini, savcılık makamı bilirkişi raporu alınmasını istediğini, bu bilirkişi raporunda ise senette ciro silsilesinde yer alan şirketler ise------ arasında bir bağlantı bulunmadığı ve taraflara ait ticari defterlerde de mevcut alacak kalemlerinin yer almadığı ortaya çıktığını, senetler ile ilgili olarak ---------- sayılı dosyasında menfi tespit davası açıldığını, yargılamanın devam ettiğini, tüm bu işlemlerin ------ yararına,

tarafı ve------- ortak kararıyla alındığını,------ hukuk ve ceza-i sorumluluğuna sebebiyet veren işlemlerine bağlı olarak;------ ile tarafınca, ------------- dosyasından konkordato kararı alındığını, komiser heyetince 27.03.2023 tarihinde sunulan geçici konkordato raporunda, senetlere konu olan malların faturası ve irsaliyesinin mevcut olmadığını, malların nevilerinin ve markalarının neler olduğu ve adetlerinin kaçar tane olduğu hakkında komiser heyetince ------adreslerine yazılar gönderildiğini, bu yazılara davalı --------- tarafından cevap verilmediğini, bu durumun, söz konusu senetlerle, ------- ilgisinin olmadığının ortaya çıktığını,

komiser heyetince dosyaya sunulan 22.05.2023 tarihli komiser heyeti raporunda da ----- diğer firmaların ticari kayıtlarında olmadığının açıkça belirtildiğini, % 20 ortak ----- hakkında tarafınca ------- soruşturma sayılı dosyası üzerinden suç duyurusunda bulunulduğunu, burada -------şirketten usulsüz para çıkışları yapması ve zimmetine para geçirmesi hususları ayrıntılı olarak belirtildiğini, soruşturmanın halen devam ettiğini, --------- Soruşturma sayılı dosyasındaki şikayetten 31.10.2023 tarihinde vazgeçtiğini, bu dosyadaki şüphelilerin, sahte evrakla------- ortadan kaldırmaya yönelik eylemler gerçekleştirdiğini,

şüphelilerin kamu davası niteliğindeki eylemlerine rağmen şikayetten vazgeçme dilekçesinin verilmesinin ----- genel kurulda tek başına yetki almasının anlamını ortaya koyduğunu, yine----- dosyasındaki konkordato davasından, 31.10.2023 tarihinde feragat ettiğini, feragat dilekçesinde 7.1. maddede belirtmiş olduğu alacaklılarla mutabakat sağlandığının belirtildiğini, % 40 ortak olarak net bir şekilde bu sahte alacaklılarla herhangi bir mutabakat sağlanmadığını, bu dilekçenin ----genel kurulda tek başına yetki almasının anlamını ortaya koyduğunu,

savcılık soruşturması ve konkordato talebinden vazgeçen ------ sayılı dosyasının icraya konulması sonrasında açılan, ------- menfi tespit davasından da feragat ederek, ------ortadan kaldıracağını, tüm bu anlatılanların yaşanırken, ----- anlaşılamayan bir sebeple----- beraber hareket etmeye başladığını, ----tamamen yok etmeye çalışan ----- katılmasının, yasal mevzuata aykırı işlemlerde----- de bulunduğunu ortaya koyduğunu, tarafınca bu hukuka aykırı amacın önünde geçilmesi gayesiyle------ dosyasında şirket yönetimine kayyım atanmasının talep edildiğini, bu talebine karşı --------ortak vekil ile anlaştığını görmüş olduğunu,

bugüne kadar kendisi ile birlikte --- karşı hareket eden ------kendisinin dilekçesine karşı ortak vekiller ile birlikte itiraza yönelik dilekçe yazmasının işbu dilekçesine konu olan genel kurulun iptalini zorunlu hale getirdiğini, bu dilekçede kendisinin -----suçladığının belirtildiği, yani bu dilekçenin içeriğini ----- de uygun gördüğünü, ----- bu durumda ------- üçüncü kişiler üzerinde boşaltmak gayesinde olduğunu açıkça gösterdiğini,------- husumetli olduğunu, bu sebeple TTK.

393. maddesi gereğince genel kurula katılıp oy kullanmaması gerektiğinin dikkate alındığında, ---------- genel kurula katılması ve oy kullanmasının genel kurulun ve genel kurulda alınan kararların iptalini gerektir nitelikte olduğunu, kararlaştırılan genel kurul kararından önce --- % 40 hissedarı ve birlikte müşterek imza ve ilzam yetkilisi bulunduğu ----------- şirkete ait karar defterini ve şirketin tüm mali verilerini tarafından kaçırdığını, genel kurulun gündeminde bulunmayan husular karar altına alındığını, Yüksek Mahkeme kararına göre genel kurul gündeminde bulunmayan müdürlerin azli kararının iptali gerektiğini,

23.10.2023 tarihinde yapılan hukuka aykırı genel kurul ile müdürlüğe---seçildiğini, daha önce imza yetkisinin tarafıyla birlikte ---- alındığını ve müşterek imza yetkisinin tarafıyla birlikte ------ verildiğini, işlerin bu şekilde ilerlerken, iptalini talep ettiği genel kurulda imza yetkisinin sadece---- verildiğini, ---- de bu yönde oy kullandığını, ---- TTK.

396. maddesinde düzenlenen rekabet yasağına aykırı olarak hareket ederek kendi firması olan------ üzerinden ------ müşterileriyle ticari ilişki içerisinde olup, tarafından herhangi bir onay almadığını, aynı şekilde ----- üzerinden ------- ticari ilişki içerisinde olduğunu, tarafından herhangi bir onay almadığını, TTK.

449. maddesi gereği ve yaklaşık ispat şartı sağlandığının değerlendirmesi yapılarak -------- yönünden gerçekleştirilen 23.10.2023 tarihli genel kurulun ve genel kurul kararlarının icrasının mahkemece bir karar verilinceye kadar tedbiren durdurulmasını, tedbir boyunca --------- faaliyetine genel kuruldan önceki haliyle devamını,

netice itibariyle yukarıda arz ve izah olunan gerekçeler kapsamında ------------Yönünden gerçekleştirilen 23.10.2023 tarihli genel kurulun ve genel kurul kararlarının yok hükmünde olduğunun tespiti ile mahkeme aksi kanaatte ise bile genel kurulun hukuka aykırı şekilde gerçekleştirilmiş olmasından dolayı iptaline karar verilmesini, yargılama giderinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı şirkete usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş, şirketçe cevap verilmemiş ayrıca güncel yöneticiden vekaletname alan bir vekilde vekaletname sunmamıştır.

(Davacının da içinde olduğu eski yöneticiler tarafından verilen vekaletname taraflar arasında menfaat çatışması olacağından kabul edilmemiştir) Kararların yürütülmesinin geri bırakılmasına kaşı diyeceği sorulduğunda, dava tarihinde davalı şirketin yönetim kurulu üyesi olan----- tarihli beyan dilekçesinde özetle; dosya kapsamında davacı ----- tarafından şirket merkezinde yapılan 23.10.2023 tarihli genel kurulunun iptali davası açılmış ve açılan davada TTK md. 449 gereğince ihtiyati tedbir istemiştir.

Ancak söz konusu dava ve ihtiyati tedbir talebi kötüniyetli ve tamamen şirketin işleyişini durdurmak amacıyla yapılmış taleplerden ibarettir. Şöyle ki, davacı ------- tarihli genel kurul toplantısında TTK md. 420 gereğince toplantının ertelenmesini talep etmiş ve netice olarak genel kurul toplantısı ertelenmiş ve ertelenen genel kurul toplantısı şirket merkezinde 23.10.2023 tarihinde gerçekleştirilmiştir.

Gerçekleştirilen 23.10.2023 tarihli genel kurulda oyçokluğuyla (% 20 hissedar ----- ile % 40 hissedar ----- oyları ile) müvekkili, münferiden ------ imza ve ilzam yetkilisi seçilmiştir. Dava konusu 23.10.2023 tarihli genel kuruldan önce şirket yönetiminde %40 hissedar olarak ---- %40 hissedar müvekkil -------- müştereken bulunmuştur. Ancak bu süre zarfında çift başlılık oluşmuş ve şirket gün gittikçe mali olarak kötü zamanlar geçirmiştir.

Hatta şirketin mali yapısı o derece bozulmuştur ki müvekkilinin şuan yetkilisi bulunduğu şirket ---- sayılı dosyasında konkordato talep etmek zorunda kalmıştır. Müvekkili ile davacı ----- birlikte müştereken yetkili bulunduğu dönemde şirkette meydana gelen çift başlılık ve----aslında kendisi namına çalışan ancak ticari kayıtlarda kayın pederi----- üzerine kayıtlı olan --------firmasına el altından mal vermesi üzerine şirket genel kurul yapmak zorunda kalmıştır.

Yani anlaşılacağı üzere kötüniyetli davacı işçileri tembihleyerek iş yapmalarına engel olmuş şirketin istikrarını ve mali yapısını bozmak suretiyle kendisine menfaat elde etmek adına şirkete ait ürünleri kendi namına çalıştırdığı-------- aktarmıştır. Ancak davacı------- bu hususların ortaya çıkmaması ve şirketin tekrardan istikrarsız bir şekilde devam etmesi adına mahkeme nezdinde ki davayı açmıştır.

Açmış olduğu dava sonucu olarak ve istemiş olduğu tedbirin yegane sebebi, şirketin işleyemez bir hale gelmesini sağlamaktan ibarettir. Ayrıca davacı tarafın şirket hissedarlarından olan ------ hakkında dava dilekçesinde belirtmiş oldukları isnatlar herhangi bir yargı merci tarafından karar altına alınmadığı gibi, şirket ortaklarından----- genel kurula katılmasına herhangi bir engel de bulunmamaktadır.

Bu sebeple şirket hissedarlarından olan -----genel kurula katılmak suretiyle görüş ve oy bildirmesi de doğal olanıdır. ----------ilamında "Dava, limited şirket ortaklar kurulu kararının uygulanmasının durdurulması yolunda ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. Mahkemece, istemin içeriği ve dosya kapsamına göre tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.

Ancak talep tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 622.maddesi yollamasıyla uygulanması gereken 449.maddesine göre, ortaklar kurulu kararı hakkında iptal ya da butlan davası açıldığı takdirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verir. Bu itibarla davalı şirketin Yönetim Kurulu üyelerinin veya Müdürlerinin dinlenilmeden karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Ayrıca, HMK 389/1.maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakınca yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi halinde ihtiyati tedbir kararı verebilir. " belirtilmiş olduğu gibi mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesi önemli bir ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakınca yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi halinde ihtiyati tedbir kararı verilebilir.

Söz konusu ---- yönünden değerledirildiği vakit müvekkilin yetkilisi olduğu ------ticari hayatına devam ettiği, müdürlük görevinde bulunan müvekkilin yapmış olduğu tüm iş ve işlemlerin şirketin ticari kayıtlarına işlendiği,

davacı tarafın Türk Ticaret Kanunu kapsamında her zaman şirket nezdinde denetçi talep edebileceği gözetildiğinde Hukuk Genel Kurulu'nun belirlemiş olduğu kıstasların mevcut olmadığı anlaşıldığından bahisle müvekkilinin müdürlük görevinde bulunduğu----ticari hayatına devam edebilmesi adına ve kötüniyetli davacı------hayalini kurduğu kötü emellerinin gerçeklememesi için davacı tarafından talep edilen ihtiyati tedbir kararının reddine karar verilmesini ve netice olarak haksız davanın reddine ve yargılama gideri ile ücreti vekaletin davacı yana tahmil edilmesini talep etmiştir.Tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda yerinde de inceleme

yapmak suretiyle bilirkişi raporun hazırlanmasının istenmesine, bu konuda nitelikli hesaplamalar uzmanı, mali müşavir ve elektrik-elektronik mühendisi bilirkişiden oluşacak heyetten rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişiler ---------- tarihli raporda özetle. "Madde 1-2 Değerlendirme: Davalı şirket olağan genel kurul toplantısının çağrı usulü, toplantı ve karar yeter sayıları bakımından. “TTK Madde 617- (1) Genel kurul müdürler tarafından toplantıya çağrılır.

Olağan genel kurul toplantısı, her yıl hesap döneminin sona ermesinden itibaren üç ay içinde yapılır. Şirket sözleşmesi uyarınca ve gerektikçe genel kurul olağanüstü toplantıya çağrılır. (2) Genel kurul, toplantı gününden en az onbeş gün önce toplantıya çağrılır.

Şirket sözleşmesi bu süreyi uzatabilir veya on güne kadar kısaltabilir.” İle “TTK Madde 620- (1) Kanun veya şirket sözleşmesinde aksi öngörülmediği takdirde, seçim kararları dâhil, tüm genel kurul kararları, toplantıda temsil edilen oyların salt çoğunluğu ile alınır.” Kurallarına uygun olduğu anlaşılmaktadır., Madde 3 ve 10 Değerlendirme: Limited şirket ortağının sahip olduğu haklar; mali haklar, yönetim hakları ve koruyucu haklar olarak sınıflandırılabilir.

Ortağın sahip olduğu mali haklar; kâr payı alma hakkı, rüçhan hakkı, hazırlık dönemi faizi, tasfiye payı alma ve ayrılma akçesi talep haklarıdır. Bu haklardan kâr payı hakkının yasal dayanağını iktibas edecek olursak, TTK'nın “Kâr Payı ve Yedek Akçeler” başlıklı 608. Maddesi şöyledir: “MADDE 608 (1) Kâr payı, sadece net dönem kârından ve bunun için ayrılmış yedek akçelerden dağıtılabilir.

Kâr payı dağıtımına ancak, kanun ve şirket sözleşmesi uyarınca ayrılması gereken kanuni yedek akçelerle, şirket sözleşmesinde öngörülmüş yedek akçeler ayrıldığı takdirde karar verilebilir. (2) Şirket sözleşmesi ile aksi öngörülmedikçe, kâr payı, esas sermaye payının itibari değerine oranla hesaplanır; ayrıca yerine getirilen ek ödeme yükümlülüklerini tutarı da kâr payının hesaplanmasında itibari değere eklenir.

(3) Şirket genel kurulu, kanun ya da şirket sözleşmesinde öngörülmeyen veya öngörüleni aşan tutarlarda yedek akçelerin ayrılmalarına sadece; a) Zararların karşılanması için gerekliyse, b) Şirketin gelişimi için yatırım yapılması ihtiyacı ciddi bir şekilde ortaya konulmuşsa, bütün ortakların menfaati böyle bir yedek akçe ayrılmasını haklı gösteriyorsa ve bu hususlar şirket sözleşmesinde açıkça belirtilmişse, Karar verebilir.” Kâr payı dağıtımı konusunda yetkili organ genel kuruldur.

TTK md. 616/1-e uyarınca kâr payı dağıtım yetkisi, genel kurulun devredilmez yetkileri arasındadır. Kâr payı dağıtımı hakkında özel bir karar nisabı öngörülmemiştir. Bu sebeple, şirket ana sözleşmesinde aksi öngörülmediği sürece, genel kurul kâr payı hususundaki kararını, TTK'nın 620. maddesi çerçevesinde, genel kurulda temsil edilen oyların salt çoğunluğu ile alır.

Limited şirkette ortakların kâr payı hesaplanırken, anonim şirketlerin finansal tablolar ve yedek akçelere ilişkin TTK'nın 514 ila 527. maddeleri uygulama alanı bulur (TTK m. 610). Ortağa ödenecek olan kâr payı, TTK md. 608 uyarınca “net dönem kârından ve bunun için ayrılmış yedek akçelerden” karşılanacaktır. Kâr payı hakkı nispi müktesep hak niteliğinde olduğundan sınırlandırılabilir, ancak kâr payı hakkının tamamen kaldırılması mümkün değildir.

3 nolu genel kurul kararıyla, bilanço ve gelir tabloları kabul edilmiş olup. TTK madde 610” da (1) Anonim şirketlere ilişkin 514 ilâ 527'nci madde hükümleri limitet şirketlere de uygulanır. Hükmü bulunduğu bu bağlamda.

TTK Madde 514- (1) Yönetim kurulu, geçmiş hesap dönemine ait, -----------------öngörülmüş bulunan finansal tablolarını, eklerini ve yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporunu, bilanço gününü izleyen hesap döneminin ilk üç ayı içinde hazırlar ve genel kurula sunar.

TTK Madde 515- (1) Anonim şirketlerin finansal tabloları, ----------------------- göre şirketin malvarlığını, borç ve yükümlülüklerini, öz kaynaklarını ve faaliyet sonuçlarını tam, anlaşılabilir, karşılaştırılabilir, ihtiyaçlara ve işletmenin niteliğine uygun bir şekilde; şeffaf ve güvenilir olarak, gerçeği dürüst, aynen ve aslına sadık surette yansıtacak şekilde çıkarılır.

Şeklinde hüküm ihtiva ettiği, TTK m. 515 uyarınca anonim şirketlerin finansal tabloları,--------göre şirketin malvarlığını, borç ve yükümlülüklerini, öz kaynaklarını ve faaliyet sonuçlarını tam, anlaşılabilir, karşılaştırılabilir, ihtiyaçlara ve işletmenin niteliğine uygun bir şekilde; şeffaf ve güvenilir olarak, gerçeği dürüst, aynen ve aslına sadık surette yansıtacak şekilde çıkarılmalıdır.

Somut dosya kapsamında hazırlanan finansal tabloların esas sözleşmeye, kanuna veya dürüstlük kuralına aykırı olduğu ya da finansal tabloların gerçeği yansıtmadığına ilişkin herhangi bir veriye rastlanmadığından TTK m. 445 uyarınca iptal şartlarının gerçekleşmediğinin kabul edilebileceği,---------nolu genel kurul kararıyla 2022 yılı şirket karının şirketin konkordato sürecinde olması nedeniyle dağıtılmaması yönünde karar alındığı,

sermaye artışı yoluyla yeni taze para girişinin ekonomik ve finansal açıdan zorunlu olduğu konkordato sürecinde, ortaklara kar dağıtımı yapılmasının beklenilemeyeceği, kar dağıtım önerilerini hazırlarken zorlu konkordato sürecinde şirketin İcra İflas Kanunu'nu, Konkordato Projesinde ki yükümlülükleri, Konkordato Komiserinin Raporları, Mahkemenin Kararları gibi Konkordato durumunu da dikkate alınması gerektiği, bu nedenle, yasanın verdiği kâr dağıtımı hakkı, konkordato süreci içerisinde kullanılmaması ve ortaklarında bu konuda talepleri olmaması gerektiği,

somut olayda gündemin 10. Maddesinin kar dağıtılmaması yönünde oybirliği ile karar alındığı da ----------nolu gündem maddelerinin iptal şartlarının gerçekleşmediğinin kabul edilebileceği değerlendirilmiştir., Madde 4-5-6-7-8-9 Değerlendirme: Genel kurulun 4. Maddesinde alınan kararın müdürlerin ibralarına ilişkin olduğu, İbra hukuken menfi borç ikrarı niteliğindedir.

İbra ile genel kurul, müdürlerin söz konusu dönemdeki işlemlerinin hukuka ve şirket açısından işin gereğine uygun olduğunu beyan etmektedir. İbra kararı ile müdürlerin işlemlerinin kanuna ve şirket sözleşmesine uygun bulunduğu, sorumluluklarının olmadığı ve aleyhlerinde sorumluluk davası açılmayacağı kabul edilmektedir. İbranın kapsamına, genel kurulun bilgisine ulaşan işlem ve konular girer.

Sunulan belge ve hesaplardan veya yapılan ek açıklamalardan, genel kurulda anlaşılan ve öğrenilen konu ve işlemler ibranın kapsamını belirler. Genel kurulun hiçbir şekilde bilmediği ve öğrenme imkânı da olmayan konu ve işlemler ibra dışıdır. Zira, görüşülmeyen, bilinmeyen bir konuda ibra verilmesi söz konusu değildir veya verilen ibra sakatlık tehlikesi ile karşılaşır. İbra, genel kurul tarafından bilinen konular yanında, bilinebilecek, anlaşılabilecek konuları da kapsar.

Hesaplarda ve açıklamalarda açıkça yer alan hususların yanı sıra, bunlardan çıkarılabilecek veya anlaşılabilecek konularda da ibra verilmiş sayılır. Ayrıca, genel kurulun mutlaka o genel kurul toplantısında sunulan belge ve yapılan açıklamalardan bilgi edinmesi şart değildir. O iş yılı içinde herhangi bir şekilde ulaştırılan ve gönderilen bilgiler, ibra kapsamına dahil kabul edilmektedir.

İbra kararına kaynak oluşturan belgeler, TK 424'de bilançonun yanı sıra tüm finansal raporlar, müdürlerin yıllık faaliyet raporu, bağımsız denetçi raporları ve özel denetçi raporlarıdır. İbra kararını alma yetkisi genel kuruldadır. Bu yetki genel kurulun devredilemez yetkilerindendir (TK 408/2-b). İbra kararı açık olabileceği gibi, örtülü de olabilir.

TK 424'e göre, bilançonun onaylanmasına ilişkin genel kurul kararı, aksine açıklık bulunmadığı takdirde, müdürlerin ibrası sonucunu doğurur. Buna göre, bilanço genel kurulda onaylanmışsa ve kararda müdürlerin ibra edilmedikleri açıkça belirtilmemişse, onama kararı müdürlerin ibra edildikleri anlamına gelir.

Ancak, bilançoda bazı hususlar hiç veya gereği gibi gösterilmemişse veya bilanço şirketin gerçek durumunun görülmesine engel olacak bazı hususlar içeriyorsa ve bu hususta bilinçli hareket edilmişse, onama ibra etkisini doğurmaz. İbra kararı kural olarak olağan genel kurulda alınır. Bununla birlikte olağanüstü genel kurulda alınması da mümkündür. Karar için kanunda özel bir yetersayı öngörülmediği için, çoğunlukla alınır.

Yani, toplantıda temsil edilen oyların çoğunluğuyla üyeler ibra edilirler. TK 436/I1'ye göre, yönetim Limited şirketlerde müdürlerin görevden alınma yetkisi genel kurula aittir. Genel kurul, herhangi bir zamanda şirket müdürünü/müdürlerini görevden alabileceği gibi Türk Ticaret Kanun'un 630/1 maddesi uyarınca müdür(lerin) ün temsil yetkisi ile yönetim hakkını sınırlayabilir. Bu yetki genel kurulun devredilemez yetkileri arasındadır.

Şirket esas sözleşmesinde müdürün/müdürlerin genel kurul tarafından görevden alınmasına ilişkin şartlar veya süre öngörülemez. Bununla birlikte Ticaret Kanunu uyarınca müdürlerin genel kurul tarafından görevden alınabilmesi için haklı bir sebebin bulunması gerekmemektedir. Öte yandan TTK'nun 617/3 ve 413/3 maddeleri uyarınca müdürlerin görevden alınmaları ve yenilerinin seçimi yılsonu finansal tablolarının müzakeresi maddesiyle ilgili sayılır.

Bu sebeple genel kurulun gündeminde limitet şirket müdürünün/müdürlerinin görevden alınmasına ilişkin bir madde bulunmasa bile genel kurul bu hususu gündeme alıp karar verebilir. Şirket ana sözleşmesinde aksi öngörülmemişse şirket müdürünün görevden alınmasına ilişkin karar, toplantıda temsil edilen oyların salt çoğunluğu ile alınır.

İşbu somut olayda ise davalı şirketin ortaklarının tamamının dava konusu genel kurula katılım sağladıkları toplantıda temsil edilen 200.000 paydan davalı şirket müdürü olan ------ 80.000 payı, bir diğer müdür davacı ------- 80.000 payı olduğu, ibra kararında bu 160.000 payın oy kullanamayacağı değerlendirmesiyle geriye kalan (200.000-160.000)=40.000 payın müdürlerin ibrasında oy kullanabileceği, somut olayda ise % 20 hisse oranı 40.000 paya sahip davalı şirket ortağı ------- tarafından oy kullanıldığı, davalı şirket müdürü olan ------- ibra edildiği, bir diğer müdür davacı ------- ibra edilmediği,

------------- yeniden 1 yıllığına şirket müdürü olarak seçildiği, şirket müdürüne aylık net 50.000,00 TL huzur hakkı ödenmesine oy çokluğu ile karar verildiği görülmüş olup; böylelikle gündemin 4-5-6-7-8-9 maddelerinin TTK 620 ve 621 maddesinde belirtilen karar nisaplarına uygun olarak kanuna uygun olduğu, tespit edilmiş olup. 4-5-6-7-8-9.nolu gündem maddelerinin iptal şartlarının gerçekleşmediğinin kabul edilebileceği değerlendirilmiştir.

6-SONUÇ Dava dosyasında bulunan belge ve bilgiler ile Sayın Mahkemece verilen görev ile sınırlı ve mezkür surette tahakkuk eden değerlendirme neticesinde.

Genel kurulda alınan kararların kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı olmadığı, Yukarıda yapmış bulunduğumuz açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi ve 6100 sayılı HMK 'nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, kanaatimizi arz ederiz." sonuç ve kanaatine ulaşıldığı bildirilmiştir.

DAVANIN VE UYUŞMAZLIK KONULARININ TESPİTİ, DELİLLER, DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ NEDENLER VE SONUÇ :Dava, davalı -----Toplantısı ve alınan kararların yok hükmünde olduğu veya mahkeme aksi kanaatte ise kararların iptali istemine ilişkindir.Davacı taraf, davalı şirkette %40 oranında pay sahibi olduğunu, diğer ortakların işbirliği yaparak kararları çıkarttığını, ortak -----hakkında bazı soruşturmalar yürütüldüğünden bahisle genel kurulun yokluğu veya alınan kararların iptalini talep etmiştir.Davalı taraf, davaya cevap vermemiş,

dava tarihindeki yönetici ---- davacının kötü niyetli olduğu savunarak davanın reddine talep etmiştir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Genel kurul kararlarının iptali İptal sebepleri başlıklı 445 nci maddesi "(1) 446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler.", İptal davası açabilecek kişiler başlıklı 446 ncı maddesi "(1) a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın;

çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, c) Yönetim kurulu, d) Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri, iptal davası açabilir." ve H) Butlan başlıklı 447 nci maddesi "(1) Genel kurulun, özellikle;

a) Pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, b) Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, c) Anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan, kararları batıldır." hükmünü düzenlemiştir.

Davacı taraf pay sahibi olup toplantıda hazır bulunduğu, olumsuz oy kullandığı ve muhalefetini de tutanağa geçirttiğinden genel kurulda alınan kararların iptalini talep edebilecektir. Toplantının 1 nci maddesinin, toplantıya katılanları belirttiği, tüm hissedarların toplantıya katıldığının anlaşıldığı bu suretle çağrının usulüne uygun olduğu görülmüştür.

Toplantının 2 nci maddesinin, divan heyeti başkanının seçimi olduğu, TTK 620 gereği toplantıda temsil edilen oyların salt çoğunluğuyla seçim yapıldığından usule uygun olduğu görülmüştür.

Toplantının 3 üncü maddesinin, finansal tabloların oylanması sonucu salt çoğunlukla kabul edildiği, TTK 514 ve devamı maddelerine uygun olan finansal tabloların onaylanması kararının iptalini gerektirir bir durum bulunmadığından alınan kararın esas sözleşme, kanuna ve dürüstlük kuralına uygun olduğu görülmüştür.

Toplantının 4 üncü maddesinin, müşterek müdürlerin ibrası olduğu, müdür ----- ibrası kararının TTK 436/II maddesine uygun olduğu anlaşıldığından iptalini gerektirir bir durum bulunmadığından alınan kararın esas sözleşme, kanuna ve dürüstlük kuralına uygun olduğu görülmüştür. Toplantının 5 inci maddesinde alınan bir karar bulunmadığı görülmüştür.

Toplantının 6 ncı maddesinin, müdür seçimi olduğu, TTK 620 gereği toplantıda temsil edilen oyların salt çoğunluğuyla seçim yapıldığından usule uygun olduğu görülmüştür.Toplantının 7 nci maddesinde alınan bir karar bulunmadığı görülmüştür.Toplantının 8 incı maddesinin, müdürün yetkisine ilişkin olduğu, TTK 620 gereği toplantıda temsil edilen oyların salt çoğunluğuyla karar alındığından usule uygun olduğu görülmüştür.Toplantının 9 uncu maddesinin, müdürün aylık ücretine ilişkin olduğu,

TTK 620 gereği toplantıda temsil edilen oyların salt çoğunluğuyla karar alındığından usule uygun olduğu görülmüştür.Toplantının 10 uncu maddesinin, kâr payı dağıtımına ilişkin olduğu, davalı şirket konkordato sürecinde olduğundan ve TTK 620 gereği toplantıda temsil edilen oyların salt çoğunluğuyla karar alındığından usule uygun olduğu görülmüştür.Alınan kararların kanunun emredici hükümlerine aykırı olmadıkları anlaşıldığından yoklukla malul olduğunun tespiti talebinin reddine,

yine yukarıda açıklanan gerekçelerle kanun veya esas sözleşme hükümleri ile dürüstlük kuralına aykırı olmadıklarından da iptali talebinin reddine karar verilmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

Davanın REDDİNE,

1-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin yatırılan 269,85 TL harçtan mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

2-Davacı tarafından yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,

3-Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde-------- Adliye Mahkemesi'nin ilgili Hukuk Dairesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/01/2025

İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/777, K. 2025/68, 29 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No
  4. Karar No: 2025/68
  5. Dava
  6. Dava Tarihi: 01/11/2023
  7. Karar Tarihi: 29/01/2025
  8. Gereği Düşünüldü
  9. İddia
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/777
Karar No
2025/68
Tarih
29 Ocak 2025

İlgili Kararlar

  • Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/777 K.2025/43
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2023/778 K.2025/11
  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/778 K.2025/44
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi E.2023/778 K.2025/11
  • Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/778 K.2025/33
  • Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/779 K.2025/18

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.