KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/226
- Karar No
- 2025/282
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2025
Karar Metni
1.454 kelime·7 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/226 Esas
KARAR NO: 2025/282
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 25/03/2024
KARAR TARİHİ: 17/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalılar aleyhine -------- sayılı dosyasından faturaya dayalı alacağa dayanarak takip başlatıldığını, borçlu şirket ve şahsın hiçbir gerekçe göstermeksizin haksız ve mesnetsiz olarak iş bu icra dosyasına itiraz ettiğini, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşmanın sağlanamadığını, davalı ile müvekkili arasında ----------- akdedildiğini, bu sözleşmeye bağlı olarak davalı şirkete 01/05/2022 tarihinden itibaren müvekkil şirketten elektrik tedariki başladığını, davalı şirketin elektrik tüketimi yapmış olmasına rağmen takibe konu faturayı ödemediğini,
davalı şirketin tahakkuk ettirilen faturaya 8 günlük sürede itiraz etmediğini, davalının elektrik tüketiminden kaynaklı olan 02/11/2023 tarihli 262.541,10 TL bedelli faturayı ödemediğini, alacağın likit olduğunu, belirsiz alacak olmadığını, davalının tükettiği elektrik bedelinin kendisine fatura edildiğini iddia ederek; davalı şirketin ve şahsın yaptığı haksız itirazın iptalinin, takibin devamını, borçlu şirketin ve şahsın %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalılar vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, müvekkili ----------- müteselsil kefil sıfatıyla icra takibi yapıldığını, süresinde itiraz edilerek icra takibinin durdurulduğunu, alınan kefaletin geçerli olmadığını, davanın iş bu müvekkil yönünden reddi gerektiğini, -------- tarafından belirlenen tip sözleşmelerde kefalet alınmasının kanunen mümkün olmadığını, kefaletin bu yönüyle de geçersiz olduğunu, kefaletnamenin tamamı el yazısı ile yazılmadığını, kefil olunan tarihte asıl borçlunun herhangi bir borcunun mevcut olmadığını, kefil olunan borcun içeriğinin belli olmadığını, kime karşı kefil olunduğunun belirtilmediğini,
kefalet sözleşmelerinde gerekli şekil şartı yerine getirilmemişse veya esaslı bir unsur bu şekil içinde yer almamışsa sözleşmenin tamamen geçersiz olduğunu, kefaletnamenin ne zamana kadar geçerli olduğunun da yazılmadığını, süresiz kefaletin kanunen mümkün olmadığını, müvekkili ------------ yönünden ise;
takip dayanağı faturanın sözleşmeye uygun olarak düzenlenmediğini, perakende elektrik alım sözleşmeleri tip sözleşmeler olduğunu, takip dayanağı sözleşme de kanuna uygun olmadığını, tamamen geçersiz olduğunu, faturada yazılı tüketim bedellerinin sözleşmeye uygun olmadığını, davacının tek taraflı tüketim bedeli belirlemesinin de hukuka aykırı olduğunu, faturaya itiraz edilmemiş olması, hizmetin verildiği, malın teslim edildiği,
kamu düzenine aykırılık olmadığı anlamında yorumlanamayacağını, tüketimin yapıldığını hizmetin verildiğini, fiyatı, yapılan enerji tüketiminin davacı taraf ispat etmek zorunda olduğunu, davacının sözleşmeye aykırı davrandığını, rekabet yasalarının ihlal edildiğini, tüketim bedellerini kabul etmediğini, düzenlenen faturanın belirlenen bedeller ve sözleşme hukukuna aykırı olduğunu, tamamen geçersiz olduğunu, --------- tarifelerinin celbinin gerektiğini, belirtilen bedellerin fahiş faturalar ile müvekkilinden tahsil edildiğini, müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmadığını, takip talebindeki alacak kalemlerini de kabul etmediklerini,
gecikme faizi adı altında sözleşmeye aykırı faiz işletildiğini ve faturaya yazıldığını, sonrasında da faize faiz yürütüldüğünü iddia ederek; davanın reddini, %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE--------- müzekkere yazıldığı görüldü. Dosyaya 10/09/2024 tarihli bilirkişi raporunun sunulduğu görüldü.
DELİLLER
Davacı ile davalı -------- arasındaki kefalet sözleşmesi aşağıdaki gibidir: Dava dayanağı sözleşmeyi davalı şirket adına diğer davalı ------- imzaladığı görülmüştür:SMMM Bilirkişi ------- Elektrik Mühendisi Bilirkişi ---------tarafından düzenlenen 10/09/2024 tarihli raporda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür:Mali müşavir tarafından düzenlenen bilirkişi raporuna davacı vekilinin itiraz dilekçesi sunmuş olduğu, itirazında temel noktanın aşağıdaki gibi olduğu görülmüştür:Sayın mahkemeye anlaşılabilir olması adına detaylı olarak izah etmek gerekmektedir.
Davalılar aleyhine huzurdaki davaya konu takip açılmadan evvel aşağıdaki dava dışı faturaların ödenmemesi nedeniyle ---------- sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmıştır.Davalı da bu takip konusu borcun kapak hesabını ekli dekonttan görüleceği üzere 1.407.792,65 TL olarak ödemiştir.Sayın Mahkemece de takdir edileceği üzere asıl alacak ile kapak hesabı birbirinden farklıdır.
Buna göre asıl alacak 1.053.164,54 TL olmasına karşın yasal takip giderleri hasebiyle kapak hesabı olarak 1.407.792,65 TL olarak ödenmiştir. Bu durumda mali müşavir bilirkişinin de takdir edeceği üzere, cari hesapta fazla ödeme çıkmaması için aradaki fark olan 354.628,11-TL -------- icra masrafı gelirleri" açıklaması ile giden havale olarak borç sütununa kaydedilmiştir.
Ancak sayın mali müşavir bu ödemeyi gelen ödeme gibi işbu davaya konu davaya konu takip kapak hesabından düşerek -57.441,65-tl fazla ödenen şeklinde fahiş hatalı bir tespite ulaşmıştır.İlgili 354.628,11-TL yasal takip giderleri için salt ------------sayılı dosya borcuna ilişkin olup, huzurdaki davaya konu takip ve fatura ile ilgi ve alakası yoktur.
Davalıların işbu takip konusu faturaya ilişkin tek bir ödemesi yoktur.İtirazda bahsi geçen -------- sayılı takibi ----- üzerinden eldeki dava dosyasına eklenmiş ve incelenmiştir. Davacının itirazı ciddi görülmüş ve dosya ek rapor sunulmak üzere mali müşavir bilirkişiye verilmiştir. SMMM Bilirkişi -------- tarihli ek raporunda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava, davacı ile dava şirket arasındaki elektrik enerjisi satış sözleşmesinden kaynaklanan elektrik tüketimi nedeniyle kesilen------- bedelli fatırada gösterilen tüketim bedeli alacağının tahsili sıfatıyla başlatılan -------- sayılı takibine vaki davalılar itirazlarının iptali davasıdır. Davalı------- yönünden alacak talebi müteselsile kefil sıfatıyla yönetilmiştir.
Davalı tarafça kefaletin şekil itibariyle ve anılan borca kefalet verilemeyeceğinden bahisle geçersiz olduğu savunulmuştur. Yine taraflarca fatura içeriğine itirazda bulunulmuştur. Davalı ----------- kefaletinin geçerliliği yönünden;6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 583. Maddesi uyarınca "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz.
Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır."6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 584.
Maddesi uyarınca "(1)Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır. (...) (3)Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler, (...) için eşin rızası aranmaz."Mahkememizce yapılan değerlendirmede, yukarıda deliller kısmında da ortaya konulduğu üzere, taraflar arasındaki kefalet sözleşmesinin yazılı olduğu,
kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihinin açıkça yazıldığı, kefilin sorumlu olduğu azami miktarın ve kefalet tarihinin ve müteselsil kefil ifadesinin kefilin kendi el yazısıyla belirtildiği, yine davalı ------------ dava konusu kefaleti, diğer davalı şirketin işletmesiyle ilgili hukuki işlemden dolayı ve şirket yetkilisi sıfatıyla verdiği, anılan hususunun şirket adına davalı kefil tarafından imza atılması ile de sabit olduğu, bu sebeple kefalet için eş rızası da gerekmediği,
kefaletin şekilde itibariyle geçerli olduğu ve elektrik enerjisi satış sözleşmesine kefil olunamayacağına dair herhangi bir yasa hükmü olmaması nedeniyle de taraflar arasında kefalet sözleşmesi akdedilmesinde bir engel bulunmadığı,
tüm bu sebeplerle davaya dayanak kefalet sözleşmesinin geçerli olduğu kanaatine varılmış, aşağıda açıklanacağı üzere davalı ------------ dava konusu borçtan sorumluluğu yönünde hüküm kurulmuştur.Alacağın varlığı ve miktarı yönünden;Belirtildiği gibi dava, davacı ile dava şirket arasındaki elektrik enerjisi satış sözleşmesinden kaynaklanan elektrik tüketimi nedeniyle kesilen ----------bedelli fatırada gösterilen tüketim bedeli alacağının tahsili sıfatıyla başlatılan -------------- sayılı takibine vaki davalılar itirazlarının iptali davasıdır.Mahkememizce yapılan değerlendirmede,
yukarıda deliller kısmında atıf yapılan elektrik mühendisi bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere, taraflar arasında elektrik satış sözleşmesi bulunduğu ve davalı tarafça elektrik tüketiminde bulunulduğu, davacı tarafından kesilen dava konusu --------- bedelli faturanın içerik itibariyle de sözleşmeye ve mevzuata uygun olduğu, mali müşavir bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere, davalı tarafça dava konusu --------- bedelli faturaya ilişkin olarak davalılar tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı (davalılar tarafından yapılan ödemelerin dava konusu borca ilişkin olmadığı,
açıkça ----------- sayılı takibine konu borca ilişkin olduğu), yine mali müşavir ek bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere takipte talep edilen faiz miktarının da uygun olduğu, bu sebeple davalı şirketin elektrik satış sözleşmesinin tarafı olarak fatura bedelini ve faizini ödemekle yükümlü olduğu, davalı ---------- ise yukarıda da ayrıntılı şekilde ortaya konulduğu üzere şeklen ve maddi hukuka göre geçerli müteselsil kefalet sözleşmesi uyarınca müteselsil kefil sıfatıyla fatura bedeli ve faizinden sorumlu olduğu, tarafların sorumluluğunun müştereken ve müteselsilen olduğu,
alacağın taraflar arasındaki sözleşmeye ve faturaya dayanması nedeniyle likit olduğu, alacaklının talebinin bulunması ve borçluların itirazında haksız çıkmaları nedeniyle icra inkar tazminatının yasal şartlarının oluştuğu kanaatine varılmış, davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/226, K. 2025/282, 17 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama