KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 35. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2025
- Dosya no
- 2024/227
- Karar no
- 2025/490
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 28/12/2023
- Numarası
- 2020/396 Esas - 2023/865 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazılma tarihi
- 14/04/2025
Karar Metni
1.327 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 05.04.2020 tarihinde motosiklet ile seyir halinde iken ters yönden gelen, davalı ... Şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç ile çarpışması sonucu ağır şekilde yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde müvekkiline atfedilecek herhangi bir kusurun bulunmadığını, müvekkilinin meydana gelen yaralanması neticesinde geçici ve sürekli iş göremezlik zararı ile bakıcı gideri zararının oluştuğunu, davalı ...
Şirketine 19.06.2020 tarihinde başvuruda bulunulmuş ise de yasal süresi içerisinde herhangi bir ödemenin gerçekleştirilmediğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla.
100,00-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00-TL bakıcı bakım gideri, 35.100,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatının 02.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile müvekkilin toplam 597.274,94TL sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı ve bakım giderine ilişkin tazminat hakkının olduğunun anlaşıldığını, buna göre dava dilekçesindeki taleplerin 17.459,94TL geçici işgöremezlik tazminatı, 5.886-TL bakıcı gideri ve 386.654,06TL sürekli işgöremezlik tazminatı olmak üzere (toplam 410.000TL) yükselttiklerini belirtmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere davacının sürekli sakatlığının ATK 3. İhtisas Dairesi'nden Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında alınacak rapor ile ispatlanması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve tedavi masrafları bakımından müvekkili Şirketin herhangi bir sorumluluğunun kalmadığını, müvekkili Şirketin yalnızca dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olabileceğini,
dava konusu olaya uygulanması gereken faizin yasal faiz olduğunu, davacının koruyucu motor teçhizatlarının takıp takmadığının ve bu kapsamda müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti gerektiğini, davacıya SGK tarafından yapılan ödemelerin rücu şartları sorgulanarak, resen gözönüne alınması gerektiğini bildirerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı ... Şirketine ZMMS sigortası ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu itibar olunan ve ...
Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından kaza tarihi itibarıyla geçerli yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenen rapora göre davacının yüzde yirmibir(21) oranında sürekli işgöremezlik halinde bulunduğu, iyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, bakıcı ihtiyaç süresinin 2 (iki) ay olduğunun tespit edildiği, SGK yazı cevaplarına göre davacıya iş kazası kolundan toplamda 77.774,44-TL geçici işgöremezlik ödemesi yapıldığı,
iş kazası sonucu bağlanan sürekli işgöremezlik gelirinin ilk peşin sermaye değerinin ise 359.390,37-TL olduğunun bildirildiği, davacının asgari ücret düzeyindeki geliri, SGK yazı cevabı, kaza tarihi itibarıyla geçerli maluliyete esas yönetmelik hükümlerine uygun alınan maluliyet raporu, TRH-2010 Yaşam Tablosu'na göre aldırılan aktüer bilirkişi raporuna göre davacıya SGK tarafından yapılan geçici işgöremezlik ödemesi ve 5510 sayılı Yasa'nın 21/4. fıkrası uyarınca bağlanan ilk PSD gelirin yarısı tenzil edildiğinde davacının geçici ve sürekli işgöremezlik tazminat talebine esas karşılanmayan zararının 591.388,94-TL olduğu,
bakıcı gideri nedeniyle oluşan zararının ise 5.886,00-TL olduğunun tespit edildiği, davacının talep artırım dilekçesinde sürekli ve geçici işgöremezlik ile bakıcı giderinin tazmini için sigortanın teminat limitinin 410.000,00-TL olduğunu belirterek, dava değerinin bu tutara yükseltildiği, davalının sakatlık teminatı ve tedavi giderleri teminatı için ayrı ayrı sigorta teminat limitiyle sınırlı olarak sorumlu olduğu,
taleple bağlı kalınarak ve davacının oluşan zararı gözetilerek davanın kabulüne karar verileceği, davalıya dava öncesi yapılan başvuru sonrası davalının 02/07/2020 tarihinde temerrüde düşmüş sayılacağı, kabul olunan bu tutara talep gibi temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletileceği yapılan ıslah da dikkate alınarak. “Açılan davanın kabulü ile, 410.000,00-TL maddi tazminatın 02/07/2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte (davalı ...
Şirketinin teminat limiti ile sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla) davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,” karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; sigortaya davadan önce başvuru dava şartının gerçekleşmediğini, ATK’dan kusur raporu alınmadan sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu kabul etmenin doğru olmadığını, maluliyet raporunun usulüne uygun yetkili kurumdan alınmadığını, hesap raporunun genel şartlara göre düzenlenmesi gerektiğini, tedavi gideri, geçici işgöremezlik ve bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını, davacının emniyet kemeri, kask gibi koruyucu ekipman takmadığından müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini, faizin ancak dava tarihinden başlatılabileceğini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan davalı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, davalı tarafından sigortalanan aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle davacının maluliyeti oluştuğundan bahisle davalıya karşı açılan maddi tazminat davasıdır.
Yerel mahkeme tarafından davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davadan önce davalıya başvurulduğundan dava şartının yerine getirildiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, 05/04/2020 tarihinde davalıya ZMMS ile sigortalı aracın tek yönlü sokakta ters yönde giderek kendi istikametinde giden davacının idaresinde motosikletle karşılaşması sonucu motosiklet sürücüsünün çarpmamak için fren yapması nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybedip düşmesi sonucu meydana gelen trafik kazasında, kaza tutanağı ve ATK Trafik İhtisas Dairesi kusur raporuna göre sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu,
davacının son durum raporları da esas alınarak ve kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre usulüne uygun olarak Ankara Tıp'tan alınan davacının maluliyet durumunu gösterir raporun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, yerleşik içtihatlara uygun olarak düzenlenen aktüer raporuna göre zararın belirlendiği ve taleple bağlı kalınarak tazminata karar verildiği anlaşıldığından, davalının bu hususlara yönelik istinafına itibar edilmemiştir.
Ancak; davalıyı davadan önce temerrüde düşürdüğünü ispat yükünün davacıda olduğu, davacının eldeki davadan önce davalı Şirkete başvuruda maluliyet raporu olmadan eksik belge ile başvurduğu ve sigortaya yönelik olarak 08/07/2020 tarihinde alternatif başvuru yolu olan arabulucuya başvurulduğu anlaşıldığından, Yargıtay 4.HD’nin emsal kararı da gözetilerek artık sigortanın temerrüt tarihinin 08/07/2020 olarak kabulü gerektiği, bu durumda tüm tazminata davalı sigortanın temerrüt tarihi olan arabulucuya başvuru tarihinden faiz işletilmesi gerektiği anlaşıldığından, davalının bu hususa yönelik istinafının kabulü gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun ise HMK’nın353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile faiz başlangıç tarihinin düzeltilmesine, esasa yönelik kaldırma yapılmadığından vekalet ücretinin ilk derece mahkemesi kararındaki haliyle bırakılmasına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN
II-İstinaf talebi kabul edilen davalıdan alınan istinaf karar harcının isteği halinde davacıya iadesine, III-İstinaf talebi kabul edilen davalı tarafından istinaf başvurusu nedeniyle yapılan 1.169,40 TL istinaf başvuru harcı ve 200,00TL tebligat ve posta giderleri olmak üzere toplam 1,369,40 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, IV-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, V-Kararın tebliği ve harç iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 10/04/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
... ... Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2024/227, K. 2025/490, 10 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama