KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/227
- Karar No
- 2025/257
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2025
Karar Metni
1.762 kelime·9 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/79 Esas
KARAR NO: 2025/260
DAVA
Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 08/08/2022
KARAR TARİHİ: 17/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalılardan ---- numaralı KTK. Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi ile sigortalı, davalılardan ---- diğer davalı ---- tarihinde müvekkile ait ------ plakalı araca arkadan çarparak hasarlanmasına sebebiyet verdiğini, müvekkil aracının hasarını ------ tamir ettirmiş olup, ilgili tamir firması tarafından kesilen 11.02.2022 tarihli faturaya göre müvekkilin aracının onarım gideri, KDV dahil 40.280,93.TL.'dir.
Hal böyle olmasına rağmen, davalı sigorta şirketi tarafından tamir şirketine sadece 11.250,93TL hasar ödemesi yapılmış, bakiye 29.030,00.TL. hasar bedeli ise müvekkil tarafından ödenmek zorunda kalındığını, bu hususta davalı sigorta şirketine yazılı başvuruda bulunularak müvekkilin ödemek zorunda kaldığı hasar bedelinin karşılanması talep edilmişse de bu talebin karşılanmadığını, bunun üzerine müvekkil tarafından ödenmiş 29.030,00.TL. hasar bedelinin tahsili için davalılar aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalılarca takibe itiraz edildiğini, açıklanan nedenlerle;
davalıların ----- icra takip dosyasına itirazlarının iptaline ve icra takibinin aynen devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere müvekkile lehine icra inkar tazminatına mahkumiyetlerine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin, ayrıca arabuluculuk vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar ----- cevap dilekçesinden özetle: Müvekkil ---- aracın sahibi olup, müvekkil -------aracın sürücüsü olduğunu,
19/01/2022 tarihindeki yoğun kar yağışı sonucunda kaza meydana geldiğinden müvekkillerin sorumluluğu olmadığı gibi hiçbir suretle kabul anlamına gelmemekle birlikte yolların kaygan olması nedeniyle sorumluluk idarede olup müvekkiller yönünden davanın reddi gerektiğini, öncelikle idare dosyaya ihbar edilerek kusur incelemesi yapılmasını;
kusur durumu sonrasında meydana gelen hasarın kaza ile uyumlu olup olmadığı ve ödemekle yükümlü olunan meblağın(orjinal parça yönünden inceleme yapılarak) tespiti ile sigorta şirketinin şifai görüşmelerde belirttiği ibranamenin geçerli olup olmadığı incelenerek sonuca göre karar verilmesini talep ettiğini, Kusur Yönünden Açıklamalarımız: Trafik kazası 19/01/2022 tarihinde meydana gelmiş olup ------yoğun kar yağışının ve yerlerin kayganlığının sebep olduğu bir kazadır.
Bir diğer anlatım ile müvekkil ------------ gerek yolun gereklerine gerekse de araç takip mesafesini korumakta olmasına rağmen yoğun kardan kaynaklı kaza meydana geldiğini, keza kazanın meydana geldiği yer, --------- her daim trafiğin yoğun olmasının yanı sıra sabah işe gidiş saati olması nedeniyle ekstra yoğun olan bir bölge olduğunu, kar yağışının yoğun olduğu ve hatta motorlu kuryelerin servis teslimatının yasak olduğu,
aynı zamanda idarelerin tuzlama faaliyetleri için yetersiz kaldığı bir tarihte kaza meydana geldiğini, keza kaza tespit tutanağı incelendiğinde, davacı araç sürücüsü ---- açıkça hareketsiz haldeyken aracın kaydığını beyan ettiğini, ---------- ilamında, "Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, asıl ve birleşen dosyanın birlikte değerlendirilmesi suretiyle geceleyin, havanın bulutlu, yol yüzeyinin karlı ve aydınlatma ve yol şerit çizgisi olan düz ve bölünmüş tek yönlü yolda, kontrolsüz seyreden sürücülerin kayarak birbirlerine arkadan ve önden çarparak zincirleme kaza meydana geldiği,
davacıya ait aracın arkadan ve önden hasar gördüğü ancak hangi aracın çarptığının belirlenemediği, davalıların olayda kusurlu olduklarının tespit edilemediğinden davalı ---- yönünden davanın araç maliki olmaması nedeniyle husumet yönünden reddine, diğer davalılar --------- aleyhine açılan davanın ise kendilerine kusur izafe edilemeyeceğinden esastan reddine dair karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün onanmasına " ifadelerine ver verildiğini, kaldı ki karlı/don olayının yaşandığı günlerde,
yolların buzlanmamasının ve düzenli olarak tuzlanmaması ve/veya idarece tuzlama sürecinde gecikme meydana gelmesi nedeniyle oluşan trafik kazalarında sorumluluğun idareye ait olduğunu, bu haliyle idarenin davaya dahil edilerek, kusur oranı yönünden yapılacak olan incelemede idarenin de kusurunun belirlenmesi gerekmektedir.
Tekrar belirtmek isteriz ki araç mesafesi korunmasına rağmen yolun kaygan olması nedeniyle kaza meydana geldiğinden her iki müvekkile de atfedilecek kusur bulunmadığını, Hasar Bedeli Yönünden İtirazlarımız: davacı taraf, -----------Sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, icra takibi dosyasına alacağa dayanak belge olarak araç tamir faturasını ibraz ettiğini, hiçbir suretle kabul anlamına gelmemekle birlikte meydana gelen zarar ve zarardan hangi oranda müvekkil şirketin sorumluluğunun olduğu konusu yargılamaya mecbur olduğunu, bu noktada öncelikle araçta herhangi bir eksper incelemesi yapılmadan,
tamir masraflarının talep edilmesi mümkün olmayıp hiçbir suretle kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı sigorta şirketi tarafından bir kısım ödemenin yapıldığı da anlaşıldığını, bir diğer husus ise, davacının aracı tamir için bıraktığı firmaya müzekkere yazılarak aracın hangi gün teslim edildiğinin tespitine ilişkin olduğunu, zira--------------- gün daha kar yağışı devam etmiş olup aracın başkaca bir kazada ayrıca hasar alıp almadığının da araştırılması gerektiğini beyan etmiştir.İhbar olunan -----cevap dilekçesinde özetle: İddia olunan kazanın meydana geldiği yolun ana arter mi, tali yol mu, karayolu mu olduğu -----sorulma gerektiğini,
iddia edilen kazanın meydana geldiği yolun ilçe belediyesinin ve --- yetki ve sorumluluk alanında kalmasından dolayı müvekkilim ---- aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Mahkememizin ----- Karar sayılı ilamı ile " Davaya konu ----plakalı araç ile ------- plakalı araç arasında meydana gelen kazada davacıya ait araç sürücüsünün kusursuz olduğu, davalılardan ---- ait araç sürücüsü ---- %100 kusurlu olduğunun ------ raporuyla tespit edildiği ve kaza sonrası fotoğraflar ile dosyada yer alan mevcut verilerin incelenmesinin hüküm kurmaya elverişli olduğu, dosyada her ne kadar 28.07.2023 tarihli makine mühendisinden alınan rapor bulunuyor ise de makine mühendisinin kusur raporu düzenleme hususunda uzmanlığı bulunmadığından dosyanın----- itirazlar doğrultusunda gönderildiği,
-------- kusur oranları dikkate alındığında ise davacıya ait araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığının anlaşıldığı, hasar bedelinin KDV dahil iskonto hariç 40.280,94 TL olduğu, sigorta şirketinin bakiye teminat limitinin 28.995,09 TL olduğu,------ hasar bedeli olan 40.280,94 TL'den 11.800,00 TL'yi ödediği ve ödenen bedel hasar bedelinden mahsup edildiğinde 28.480,94 TL bakiye hasar bedelinin bulunduğunun tespit edildiği, tarafların kusur oranlarında yukarıda açıklanan gerekçelerle ------- raporunun dikkate alınması gerektiği ancak sehven 28.07.2023 tarihli makine mühendisi bilirkişi raporundaki kusura göre hesaplamanın dikkate alındığı,
bu haliyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturmamak adına bu hususa yalnızca gerekçeli kararda değinilmesi gerektiği ve ayrıca davacı vekilinin tavzih talebinin HMK'daki yasal şartları oluşmadığından tarafları borç altında bırakacak şekilde tavzih edilemeyeceğinden tavzih talebinin de reddine karar verilip davadaki harca esas değer dikkate alınarak istinaf yolu açık olmak üzere karar verilmiştir." şeklinde karar verilmiştir.
Mahkememizden verilen ------ sayılı kararı ------ Karar sayılı ilamıyla; ------- maddesine göre bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. HMK'nın 298/2.maddesi gereğince, gerekçeli karar tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.-------- sayılı kararında da belirtildiği üzere.
"Yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir.
Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş;
hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.” Yine ------------- sayılı ilamında mahkeme kararında çelişki bulunması halinde bunun mutlak bozma nedeni olacağı ve bozmadan sonra mahkemenin önceki kısa kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi giderme koşuluyla vicdani kanaatine göre karar verebileceği belirtilmiştir.
Hüküm ve gerekçenin çelişkili olması halinde yasaya uygun biçimde, gerekçeyi içeren bir hüküm olduğundan söz edilemez. Kararın gerekçesi ile hüküm fıkrası arasında çelişki yaratılması, Anayasa ile teminat altına alınan yargılamanın açıklığı, adil yargılanma hakkı prensibine ve kararların gerekçeli olması gerektiğine dair anayasa ve yasa hükümlerine de açıkça aykırıdır.
Mahkemece kısa kararda davanın 8.340,47 TL üzerinden kabulü yönünde hüküm kurulduğu ancak kararın gerekçe kısmında "ödenen bedel hasar bedelinden mahsup edildiğinde 28.480,94 TL bakiye hasar bedelinin bulunduğu kusur oranları bakamından ------ raporunun dikkate alınması gerektiği ancak sehven 28.07.2023 tarihli makine mühendisi bilirkişi raporundaki kusura göre hesaplamanın dikkate alındığı,
bu haliyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturmamak adına bu hususa yalnızca gerekçeli kararda değinilmesi gerektiği" açıklamasına yer verilerek gerekçeli karar ile hüküm fıkrası ve kısa karar arasında çelişki oluşturulması Anayasa usul ve yasaya aykırı olmuştur.
O halde mahkemece yapılması gereken; kısa kararla bağlı olmaksızın, kısa karara uygun olarak gerekçesini yeniden düzenlemek veya gerekçeye uygun nitelikte yeni bir kısa karar oluşturmak ve bu şekilde kısa kararla gerekçeli karar arasındaki çelişkiyi gidermektir.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına" şeklinde kaldırılmıştır.Somut olayda;Davaya konu ------ plakalı araç arasında meydana gelen kazada davacıya ait araç sürücüsünün kusursuz olduğu,
davalılardan ----ait araç sürücüsü----%100 kusurlu olduğunun ------- raporuyla tespit edildiği ve kaza sonrası fotoğraflar ile dosyada yer alan mevcut verilerin incelenmesinin hüküm kurmaya elverişli olduğu, dosyada her ne kadar ------ tarihli makine mühendisinden alınan rapor bulunuyor ise de makine mühendisinin kusur raporu düzenleme hususunda uzmanlığı bulunmadığından dosyanın ---- itirazlar doğrultusunda gönderildiği, ------ kusur oranları dikkate alındığında ise davacıya ait araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığının anlaşıldığı, hasar bedelinin KDV dahil iskonto hariç 40.280,94 TL olduğu,
sigorta şirketinin bakiye teminat limitinin 28.995,09 TL olduğu, -----hasar bedeli olan 40.280,94 TL'den 11.800,00 TL'yi ödediği ve ödenen bedel hasar bedelinden mahsup edildiğinde 28.480,94 TL bakiye hasar bedelinin bulunduğunun tespit edildiği, tarafların kusur oranlarında yukarıda açıklanan gerekçelerle ---- raporunun dikkate alınması gerektiği anlaşılmış ve davalıların ----- sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazların 28.480,94 TL yönünden iptali ile takibin işbu bedel üzerinden devamına, 28.480,94 TL'ye takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
17/04/2025
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/227, K. 2025/257, 15 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama