KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/299
- Karar No
- 2024/856
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2024
Karar Metni
990 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/299
KARAR NO: 2024/856
DAVA
Tazminat (Yurtiçi Hava Taşımacılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 29/04/2024
KARAR TARİHİ: 20/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Yurtiçi Hava Taşımacılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin davaya konu kazanın olduğu seyahati mesleki sebeplerle yaptığı için görevli mahkemenin Ticaret Mahkemesi olduğunu, dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinin "anlaşamama" olarak sonuçlandığını, müvekkilinin kaza günü ----------- arasında yolculuk yapmakta ve -------- no'lu koltukta oturmakta olduğunu, 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu'nun 120. maddesi uyarınca taşıyıcının iniş veya biniş arasında meydana gelen kazalardan dolayı yolcuya karşı sorumlu olduğunu,
kazanın akabinde uçak kazalarının incelenmesi ile ilgili prosedüre uygun olarak ----------- Başkanlığı tarafından kazanın sebeplerine ilişkin bir rapor tanzim edildiğini, 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun haksız fiil ile ilgili sorumluluklara müteallik 49. maddesi uyarınca kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar verenin, bu zararı gidermekle yükümlü olduğunu, kafasından ve bacağından yaralanan müvekkilinin ayrıca kaburgasında da kırıklar meydana geldiğini,
müvekkilinin 26.02.2020 tarihli değerlendirmesinde kendisine ilk etapta 15 seanslık bir fizyoterapi planı çıkartıldığını ve müvekkilinin kas gücünün arttırılmasının hedeflendiğini, bunun üzerine müvekkilinin uzunca bir süre tekrar ayağa kalkabilmek için fizik tedavisi görmüş olduğunu, müvekkilinin hem ameliyat hem de fizik tedavi masraflarının davalı havayolu şirketi tarafından karşılanmış olduğunu ancak ilerleyen zamanlarda da müvekkilinin başkaca tedavi masrafları olabileceğini, müvekkilinin hem kaza dolayısıyla yaşamış olduğu travma nedeni ile hem de yaralanmalarından kaynaklı psikolojik olarak yıpranmış olduğunu,
müvekkilinin kazadan sonra yaralanmaları dolayısıyla 7 ay boyunca çalışamamış olduğunu, çok başarılı bir mühendis olduğunu ve 2008 yılından itibaren aktif bir şekilde çalışmakta olduğunu, müvekkilinin kaza tarihi itibariyle de -----------Ş.'de ------------ EU Yapı Malzemeleri Yönetmeliği alanında Ürün Belgelendirme Müdürü olarak çalışmakta olduğunu, kaza olmasaydı müvekkilinin bugün çok daha iyi bir konumda olabileceğini, müvekkilinin mesleki gelişiminin de sekteye uğramış olduğunu,
müvekkili sağ bir şekilde uçaktan çıkarılmışsa da kazadan kaynaklı yaralanmalar dolayısıyla yaşam kalitesinin bir daha eski haline gelmeyecek şekilde bozulmuş olduğunu beyan ederek davalılar ----------Ş.'nin ve -----------Ş.'nin, müvekkili ---------- 1.300.000,00-TL'lik manevi tazminatı, uçak kazası tarihi olan 05.02.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte, müştereken ve müteselsilen ödemelerine, davalılar ---------Ş.'nin ve ----------Ş.'nin, davacı müvekkili ----------- tedavi giderleri, kazanç kaybı,
çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar ve sair maddi zararlarının tazmini için (şimdilik) 10.000,00-TL'lik maddi tazminatı, uçak kazası tarihi olan 05.02.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte, müştereken ve müteselsilen ödemelerine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalılar üzerine müşterek ve müteselsil sorumlu olarak yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
Davalılar ----------ş. İle ----------ş.
Vekili Cevap Dilekçesinde Özetle : Huzurdaki davanın, hak düşürücü süre içinde açılmamış olduğunu, davacı tarafın birçok alacak kaleminden oluşan taleplerine rağmen, hepsine karşılık 10.000 - tl talep etmesinin usule aykırı olduğunu, davacı tarafın bu taleplerini ayrıştırması gerekmekte olduğunu, huzurdaki uyuşmazlığın, 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu'na göre çözümlenmesinin gerekmekte olduğunu, zira dava konusu uçuş ülke sınırları dahilinde gerçekleşen bir hat uçuşu olduğunu, dolayısıyla müvekkillerin in sorumluluğunun taşıyıcının kusuru ile sınırlı olduğunu, uyuşmazlık konusu olayın,
gerek ----------- sor. sayılı dosyasına gerekse birçok dava dosyasına konu olmuş ve ilgili dosyalarda birçok bilirkişi raporu tanzim edilmiş olduğunu, tanzim edilen bu raporlarda; müvekkili ----------- dışında kalan kişi ve kurumlara %70 oranında kusur atfedilmiş olduğunu, dolayısıyla müvekkili şirket ile kaza arasındaki illiyet bağının ortadan kalkmış olduğunu, davacı tarafın maddi tazminat talebinin hangi zarara yahut neye istinaden talep edildiğinin anlaşılamadığını, dava dilekçesinde atıfta bulunulan tıbbi evrakta;
davacıların kalıcı bir tıbbi zarara uğradıklarına dair hiçbir ibare olmadığını, talep edilen manevi tazminatın, miktar itibariyle sebepsiz zenginleşme amacı gütmekte olduğunu, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla; müvekkili ------------Ş.'nin tazminat sorumluluğunun, mevzuat hükümleri uyarınca sınırlandırıldığını ve bu sınırın üzerinde bir tazminata hükmedilemeyeceğini, davanın kabulü anlamına gelmemekle birlikte;
şayet müvekkil şirketler aleyhine hüküm kurulacaksa, müvekkili --------- tarafından davacılar lehine yapılan ödemelerin mahsup edilmesi gerektiğini beyan ederek öncelikle davanın 2 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmamış olması sebebiyle reddine, aksi kanaatte olunması durumunda davacının maddi tazminat adı altında talep ettiği birçok alacak kalemine karşılık toplam 10.000 - TL talep etmesinin usulen mümkün olmaması sebebiyle, taleplerini ayrıştırmak üzere davacı tarafa süre verilmesine,
bunun yerine getirilmemesi halinde davanın reddine, davacı tarafın maddi ve manevi tazminat açısından iddia yükünü yerine getirmemiş olması sebebiyle davanın usulden reddine, kabul anlamına gelmemekle; müvekkil --------- davacılar lehine yapmış olduğu ödemelerin, müvekkiller aleyhine karar verilmesi durumunda hükmedilecek bedelden mahsup edilmesine, her halükarda müvekkil şirketler aleyhindeki davanın reddine, tüm yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretinin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 307. maddesi uyarınca “(1) Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.”6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 309/1-2 ve 4. maddeleri uyarınca “(1) Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır.
(2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (…) (4) Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır.”6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 312. maddesi uyarınca “(1) Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir.”492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 22. maddesi uyarınca “(1) Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır.”HMK'nin 310.
Maddesine göre feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir.
Feragat bildirimi de HMK’nin 154. maddesi hükmüne uygun olarak mahkemece tespit olunmuştur.Davacı vekili 13/11/2024 tarihinde sunduğu feragat dilekçesi ile Mahkememizde açılmış olan davadan feragat ettiklerini beyan etmiş, yapılan incelemede davacı vekilinin vekaletnamesinde, davadan feragate ilişkin özel yetkisinin olduğu anlaşılmış olup feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Bu nedenlerle davanın feragat sebebiyle reddine ilişkin aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/299, K. 2024/856, 20 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama