KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/657
- Karar No
- 2026/168
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2026
Karar Metni
1.464 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/657
KARAR NO : 2026/168
DAVA
İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/09/2024
KARAR TARİHİ : 19/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı şirket tarafından haksız bir şekilde davacı şirket aleyhine ---- İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, incelemenin tamamlanamaması nedeniyle itiraz süresinin geçirildiğini, icra tehdidi altında toplam 188.436,00TL ödeme yapılarak icra dosyasının infazen kapatıldığını, ancak davacı şirketin davalı şirkete böyle bir borcunun bulunmadığını,
davalı şirketin kötü niyetli olarak başlattığı ve haksız biçimde tahsil etmeye çalıştığı borcun bulunmadığının tespit edilmesi ve devamında tahsil edilen tüm bedelin (ana para ve fer'ileri) ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte istirdadı için iş bu davanın açılmasının gerektiğini, davacı şirket tarafından toplam 149.584,73TL tutarındaki 12 adet faturanın ödenmesi için davacı şirket aleyhine takip başlatıldığını, ancak bu icra takibinin haksız ve her türlü dayanaktan yoksun olduğunu, taraflar arasında Çerçeve Taahhütname imzalandığını,
ancak davacı tarafından düzenlendiği iddia edilen e-arşiv faturaların üzerinde firma teslim alma numarası ile sipariş numarası yazmadığından faturalara itiraz ve faturalar iptal edilmiş olup faturaların davalının hatalı düzenlenmesi ve davacı şirketçe iade ve iptal edilmesi nedeniyle işleme alınmadığını, bu hususun davalı şirkete bildirilmiş ise de davalı şirketçe herhangi bir işlem yapılmaksızın kötü niyetli şekilde vade farkı faturaları kesilerek icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından düzenlenen vade farkı talepli faturaların herhangi bir dayanağının bulunmadığını,
taahhütnamenin 7.4. ve 7.5. maddeleri aşağıdaki şekilde faturaların düzenlenmesine dair hükmü ihtiva edecek şekilde düzenlendiğini, taahhütlerden görüldüğü üzere davalı tarafın sözleşmeye aykırı davrandığı ve faturaları usulüne uygun şekilde düzenleyerek davacıya iletmediğini, hal böyle iken sözleşmeye aykırı olarak düzenlenen faturalara ilişkin olarak davacı şirket tarafından işlem yapılamadığını, taahhütnamenin açık maddesi uyarınca davacı şirketin, sipariş ve teslim alma numarası yazmayan faturaları iade ettiğini, yine taahhütname uyarınca davalının bu nedenle vade farkına ilişkin fatura düzenleme hakkının bulunmadığını,
bu nedenle davacının icra takibine konu edilen vade farkı faturalarından sorumluluğunun olmadığını, davalı tarafından bu kapsamda düzenlenen faturaların dayanağının olmadığını, davacı şirket tarafından icra tehdidi altında borcu olmadığı bedel ödenmek durumunda kalındığını, beyanla davalı şirketin kötü niyetli olarak başlattığı ve davacı şirket tarafından borçlu olmadığı halde icra tehdidi altında ödenmek zorunda kalan 188.436,00-TL'nin, icra dosyasına yapılan ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte istirdatı yönünde davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davalı tarafça----- İcra Müdürlüğü'nün----- Sayılı dosyası ile davacı aleyhine icra takibi başlatıldığını, taraflar arasında çikolata alım satımından kaynaklanan ticari bir ilişkinin mevcut olduğunu, davacı tarafın, davalı şirketten yılbaşı için çikolata sipariş ettiği ve aralarındaki anlaşma sonucu söz konusu çikolataların davacıya teslim edildiği ve faturaların gönderildiğini, (04.12.2023 tarih ve ----- nolu fatura, 07.12.2023 tarih ve ----- nolu 06.01.2024 vade tarihli fatura, 04.12.2023 tarih ve ----- nolu 03.01.2024 vade tarihli fatura, 07.12.2023 tarih ve ---- nolu 06.01.2024 vade tarihli fatura,
25.12.2023 tarih ve ---- nolu 25.01.2024 vade tarihli fatura, 28.12.2023 tarih ve ----- nolu 07.01.2024 vade tarihli fatura, 28.12.2023 tarih ve ----- nolu 27.01.2024 vade tarihli fatura), ancak davacı tarafın defalarca yapılan görüşmelere rağmen söz konusu borcunu vadesi içerisinde ödemediğini, davacı şirketin çikolata alımından doğan asıl borcunu 28.03.2024 tarihinde ödediğini, bunun üzerine davalı şirket tarafından davacı aleyhine geç ödemeden doğan vade farkı faturaları tahakkuk ettirilmiş olduğunu, davacı tarafın bu faturalara herhangi bir itirazda bulunmadığını,
ibraz edilen faturalardan da anlaşılacağı üzere faturaların üzerinde teslim alma numarası ile sipariş numarasının yazılı olarak yer aldığı, ayrıca davacının iade ettiği faturalar ile iade etmediği temel faturalar arasında düzenleme açısından hiç bir fark bulunmamasına rağmen davacı kötü niyetli olarak faturaları iade ettiğini, (15.03.2024 tarih ve ---- nolu fatura, 15.03.2024 ve ----- nolu fatura ,
15.03.2024 tarih ve ----- nolu fatura) taraflar arasında gerçekleşen e-posta yazışmalarından da anlaşılacağı üzere davacı tarafın kendilerine tebliğ edilen faturalara ve tüm yazılı ve sözlü uyarılara rağmen borcunu vadesinde ödememekte ısrar ettiği ve işbu ödenmeyen faturalar sebebiyle mutabakat sağlanamadığı için davaya konu icra takibini başlatma zorunluluğunun hasıl olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, istirdat istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusunun, davacı tarafça aleyhine başlatılan----İcra Dairesinin ------ esas sayılı dosyasında icra tehdidi altında ödediği takip borcunun davalıdan istirdatı şartlarının olup olmadığı,
davacının takibe konu faturalardan dolayı davalıya borcunun bulunup bulunmadığı hususunda olduğu belirlenmiştir.----- Esas Sayılı icra dosyasının incelenmesinde, 17/04/2024 tarihinde dosyamız davalısı tarafından dosyamız davacısı aleyhine, 12 adet faturaya dayalı olarak toplam 149.584,73-TL alacak için ilamsız icra takibi başlattığı, kesinleşen takipte muhtelif tarihlerde davacı borçlu tarafından icra dosyasına ödemeler yapılarak dosya borcunun kapatıldığı görülmüştür.
Davacı yanca iş bu davada ödenen bedelin istirdatı talep edilmiştir. Mahkemece tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi suretiyle SMM bilirkişiden alınan raporda;'' Tarafların cari hesap muavinleri karşılaştırmasına göre, davacının ticari defterlerinde T.C.------Esas sayılı icra takip tarihi (17.04.2024) itibariyle davacının davalı tarafa
herhangi bir borcu veya davalı taraftan herhangi bir alacağı bulunmuyor iken, davalının ticari defterlerine göre
davalının davacı taraftan 149.584,73TL alacağının olduğu tespit edildiği, bu alacak tutarının icra takibindeki asıl
ve toplam alacak tutarıyla birebir aynı olduğu, taraflar arasındaki 149.584,73TL’lik bakiye uyuşmazlığının sebebinin tamamıyla davalı şirketin
davacı şirket adına düzenlediği 12 adet vade farkı faturasının davacının ticari defterlerinde kayıtlı
olmamasından kaynaklandığı, davalı şirketin davacı şirket adına 2023 yılının 12. ayında 6 adet satış faturasının hepsinde 30 günlük vade
tarihlerinin ve faturaların alt kısmında “Fatura vadesini aşan ödemelerde aylık %3,5 gecikme vade farkı
uygulanır. İş bu fatura muhteviyatına 8 gün içinde itiraz edilmediği takdirde aynen kabul edilmiş sayılır.”
ifadeleri yer aldığı, yapılan incelemede, 12 adet vade farkı faturasının, davalının 2023 yılının 12. ayında davacıya düzenlediği
6 adet satış faturasına ilişkin olduğu tespit edildiği, davacı tarafça
6 adet faturanın 3’ünün kabul edildiği, kabul edilmeyen 3 faturaya da yasal süresi içinde itiraz edilmediği, davacının, kabul etmediği faturalara ilişkin malları zamanında teslim almadığına yönelik bir beyanı
olmadığından ve faturaları kabul etmemesine gerekçe olarak gösterdiği sebeplerin faturaların hepsinde sipariş
numaraları yazılı olması sebebiyle haklı gerekçeler olmaması nedeniyle, davalının 2023 yılında düzenlediği 6
faturaya ilişkin faturalarda yazılı vadelere ve vade oranlarına göre vade farkı kesmesinde haklı olduğu
kanaatine varıldığı, hesaplamada çıkan vade farkı faiz tutarının düzenlenen vade farkı faturalarının matrah
bedelleriyle hemen hemen uyuştuğu, davalının düzenlediği vade farkı faturalarının yapılan
hesaplamadan daha düşük tutarda (yani davacı lehine) faturalandırıldığı tespit edildiği '' yönünde görüş ve kanaat sunmuştur. Davacı tarafça rapora karşı itiraz dilekçesi sunulmuştur.Davacının tüm itiraz ve beyanları kapsamında bilirkişiden alınan ek raporda; davacı tarafça itiraz edilen hususların dava dilekçesi ekinde sunulan, taraflar arası düzenlenmiş Çerçeve Taahütnameye ilişkin olduğu, Mahkemece sadece taahhütnamenin dikkate alınması gerektiği kabul edilirse; davacı taraf faturalardan bir kısmını kabul etmiş olsun veya olmasın, faturalara konu malların tamamı teslim edilmişte olsa,
2023 yılının 12. ayında düzenlenen tüm faturalarda teslim alma numarası şartının gerektiği dikkate alınıp, taahhütnamenin 7.4 maddesinde belirtildiği üzere faturalara yönelik gecikme cezası uygulanamayacağı hükmünün
esas alınabileceği, Taahhütname/Sözleşme değerlendirmesinin uzmanlık alanına girmediği yönünde görüş bildirmiştir.
Tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında mal satışına dayalı ticari ilişki olduğu, davacı yanca düzenlenmiş ve davalı yanca imzalanmış Çervece Taahhütname'de davalının mal satışına istinaden düzenleyeceği faturalarda sipariş numarası ve teslim alma numarasının bulunmasının zorunluluk olduğu,
aksi halde teslim alma numarası yer almayan faturaları ------ iade etme/ ödemesini bekletme hakkının bulunduğu belirlenmiş ise de davalı tarafından düzenlenmiş vade farkı faturalarına konu 6 adet mal faturasında teslim numarası yer almadığı halde 3 faturanın davacı tarafından kabul edilmiş diğer 3 faturanın ise sebepsizce kabul edilmemiş ancak davalıya da 8 günlük yasal süresi içinde de iade edilmemiş olduğu, iş bu noktada basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü olan davacının teslim numarası yazmayan bir kısım faturayı kendi insiyatifiyle kabul ettiği, kabul etmediği 3 faturanın iadesi yönünde yasal süreci işletmediği,
2.5 ay sonra düzenlediği iade faturası sonrası davalının 3 faturayı aynı tutarlarda tekrar düzenleyerek davacıya gönderdiği, iş bu defa bu faturalarında davacı tarafından kabul edilerek ödendiği, neticeten 2023 yılı Aralık ayında düzenlenmiş 6 adet mal faturasının 2024 yılı Mart ayı itibariyle davalıya ödendiği, bu faturaların taahütnamede yer aldığı üzere vade farkına/gecikme cezasına konu edilmeyecek şekilde 15 gün içinde ödenmediği, davalının bu faturalar üzerinde yazdığı haliyle 30 günlük vade
tarihlerinden itibaren düzenlediği vade farkı faturalarından dolayı da davalının alacaklı olduğu kanaatine varılmış, neticeten icra takip tarihi itibariyle davalının davacıdan takibe konu alacaklarını talep etmekte haklı olduğu, davacının davalıdan iş bu icra borcuna istinaden yaptığı ödemenin istirdatını talep edemeyeceği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 732,00 TL harcın davacılar tarafından peşin yatırılan 3.218,02 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.486,02 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
5-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
6-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde resen yatıran tarafa iadesine, Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/657, K. 2026/168, 19 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama