KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/814
- Karar No
- 2025/188
- Karar tarihi
- 12 Mart 2025
Karar Metni
788 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/814 Esas
KARAR NO: 2025/188
DAVA
İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 18/12/2023
KARAR TARİHİ: 12/03/2025
----------- sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize gönderilen İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin işbu haksız icra takibi, haksız icra işlemleri ve ödemeden dolayı uğradığı maddi-manevi tüm zararlarla ilgili tazminat ve dava hakları saklı tutarak davalarının kabülü ile müvekkilinin borçlu olmadığı halde ----------İcra Dairesi ------------ esas sayılı dosyaya ödemek zorunda kaldığı 18.250,00-TL’nin ödeme tarihi olan 16/05/2023 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte istirdatına, 18.250,00TL.'nin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile müvekkiline ödenmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.
SAVUNMA
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, Taraflar arasındaki borcun sebebi olan açık ticari ilişki sebebiyle kamu düzeni uyarınca resen görevsizlik kararı verilmesi gerekmekte olduğunu, davacının borcun ödenmesi için ----------- ile iletişime geçebileceği gibi iyi niyet ve dürüstlük kuralına aykırı hareket ederek şirkette yetkili bulunduğu sürede borçları ödememiş olduğunu, davanın hakkında yetkisizlik bulunması sebebiyle usulden reddi ile davanın her halükarda reddini talep ettiği anlaşılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava, davacının dava dışı ----------Ş ile dava dışı ---------- Şirketi arasındaki 21.03.2012 tarihli ---------- nolu --------- Sözleşmesi'nden dolayı borçlu sıfatıyla sorumlu olmaması iddiasına dayanan ---------- İcra Dairesi'nin ----------- Esas sayılı icra takip dosyasına 16/05/2023 tarihinde ödediği 18.250,00 TL'nin geri ödenmesine ilişkin istirdat davasıdır.
Davalı tarafça 23.11.2017 tarihili ---------- Noterliği ----------- yevmiye numaralı alacağın temliki sözleşmesi ile takip alacağının temlik alındığı, alacağın kaynağının dava dışı üçüncü kişi '---------Ş.' ile davacı ----------- arasında gerçekleştirilen 21.03.2012 tarihli ----------- nolu ------------ Sözleşmesi'nden kaynaklandığı, davacının -------- Şti adına Şirket Temsilcisi sıfatında söz konusu ticari ilişki içerisinde yerini almış bulunduğu, davacı ------------- 21.03.2012 tarihinde Şirket Yetkilisi olduğunu belirterek (kendi bilgileri ile) 24 ay taahhütü Güvenlik Sistemi Hizmeti satın aldığı,
kredi kartı bilgileri kısmına aynı soyadına sahip yakınının kart bilgilerini girdiği, 24 ay boyunca hizmet sözleşmesi uyarınca kesilen faturaların ödenmediği, sözleşme uyarınca aylık %10 faiz işleyeceği savunulmuştur.
Davacı tarafça ---------- İcra Dairesi'nin ---------- Esas sayılı dosyasına 16/05//2023 tarihinde yapılan 18.250,00 TL ödeme makbuzu aşağıdaki gibidir:Dava dışı ----------Ş ile dava dışı ------------ Şirketi arasındaki 21.03.2012 tarihli ----------- nolu ----------- Sözleşmesi'nin uyuşmazlığın çözümüne esas alınacak ilgili kısımları aşağıdaki gibidir:6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 83. Maddesi uyarınca "Borcun, bizzat borçlu tarafından ifa edilmesinde alacaklının menfaati bulunmadıkça borçlu, borcunu şahsen ifa etmekle yükümlü değildir."Mahkememizce yapılan değerlendirmede,
davanın davacının dava dışı ----------Ş ile dava dışı ---------- Şirketi arasındaki 21.03.2012 tarihli --------- nolu ----------- Sözleşmesi'nden dolayı borçlu sıfatıyla sorumlu olmaması iddiasına dayanan---------- İcra Dairesi'nin ------------ Esas sayılı icra takip dosyasına 16/05/2023 tarihinde ödediği 18.250,00 TL'nin geri ödenmesine ilişkin istirdat davası olduğu, davalı tarafın da savunduğu gibi takibe konu alacağın kaynağının belirtilen sözleşme olduğu,
sözleşmenin -yukarıda ortaya konulan- ilgili kısımlarından da görüleceği üzere sözleşmenin dava dışı ----------- Şirketi adına şirket temsilcisi sıfatıyla davacı tarafından imzalandığı, davacının şahsen borçlu olmadığı, bu sıfatla sözleşmeyi imzalamadığı, şirket adına ve şirket yetkilisi sıfatıyla sözleşmeyi imzalamasının davacıyı şahsen borçlu haline getirmeyeceği, sözleşmede davacının müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzasının da bulunmadığı, bu yönden de davacının şahsen borçtan sorumlu olmadığı,
yine her ne kadar davalı tarafça kredi kartı bilgileri kısmına davacının yakınının isminin yazıldığı savunulmuşsa da, bu hususun da davacıyı şahsen sözleşmenin tarafı haline getirmeyeceği, kaldı ki atıf yapılan yasa hükmü uyarınca borcun, bizzat borçlu tarafından ifa edilmesinde alacaklının menfaati bulunmadıkça borçlu, borcunun şahsen ifa etmekle yükümlü dahi olmadığı,
bu kapsamda somut olayda para borcunun bizzat borçlu tarafından ifasında davalı alacaklının menfaatinin bulunmaması nedeniyle borcu ifa edecek kişinin üçüncü kişi olmasının davacıyı sözleşmenin tarafı haline getirmeyeceği, tüm bu sebeplerle davacının---------- İcra Dairesi'nin ----------- Esas sayılı takibinde borçlu olmadığı ve borçlu olmadığı halde ödediği bedelin istirdadını talep etmekte haklı olduğu, davacı tarafça icra dosyasına 16/05/2023 tarihinde 18.250,00 TL ödendiği hususunun sabit olduğu,
bu miktar yönünden davanın kabulünün gerektiği, alacağın temelinde sebepsiz zenginleşmeye dayanması nedeniyle TBK 117 uyarınca sebepsiz zenginleşme tarihi olan ödeme tarihinden itibaren alacağa yasal faiz işleyeceği kanaatine varılmış, tüm bu gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/814, K. 2025/188, 12 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama