KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/460
- Karar No
- 2025/879
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2025
Karar Metni
1.241 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/460 Esas
KARAR NO : 2025/879
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ : 28/05/2025
KARAR TARİHİ : 04/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalı tarafından gerçekleştirilen muhtelif tarihli alt yapı kazı çalışmaları esnasında müvekkiline ait yer altı güzergah, menhol, kablo, fiber kablo vs hasar verildiğini, uğranılan zararların işlemiş ve tahsil tarihine kadar işleyecek faizleri ile birlikte tazmini için davalı aleyhine ------- İcra Müdürlüğü ------- E, ------- İcra Müdürlüğü --------- E., -------- İcra Müdürlüğü-------- E.,-------- İcra Müdürlüğü --------- E., --------- İcra Müdürlüğü --------- E. Sayılı dosyalar ile başlatılan ilamsız icra takiplerine davalılar tarafından itiraz edildiğini ve takibin durduğunu,
davalıların itirazının haksız olduğunu, alacağın tahsilini geciktirmek amacı taşıdığını, alacağın likit olduğunu, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşmanın sağlanamadığını iddia ederek; davanın kabulünü, davalılar tarafından ---------- İcra Müdürlüğü ---------- E., --------- İcra Müdürlüğü ------- E., ------- İcra Müdürlüğü -------- E., -------- İcra Müdürlüğü -------- E., --------- İcra Müdürlüğü ---------- E. Sayılı dosyalara yapılan itirazın iptalini, takibin devamını, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı ------- vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davaya konu alacakların zamanaşımına uğraması nedeniyle davanın reddi gerektiğini, husumet itirazında da bulunduklarını, müvekkilinin iş bu davada davalı sıfatı ve pasif husumetinin bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere söz konusu çalışmaların -------- tarafından gerçekleştirildiğini, bu nedenle yüklenici firmanın zararlardan sorumlu olduğunu, davanın zarara neden olanlara karşı açılması gerektiğini, müvekkili şirkete husumet yöneltilmesinin hukuka aykırı olduğunu,
dava konusu çalışmaların tamamının davalı -------- Şti. 'ne tarafından tüm sorumluluklar kendilerine ait olmak üzere yürütüldüğünü, müvekkili ile diğer davalı şirket arasında anahtar teslim götürü bedel suretiyle sözleşme akdedildiğini, çalışmaların tamamının diğer davalı tarafından yapıldığını, meydana geldiği iddia edilen zararlarda veya hasarlarda davacının teknik şartnamede belirtilen kazı derinliğine uygun hareket edip etmediği dolayısıyla davacının kusurunun var olup olmadığının da incelenmesi,
değerlendirilmesi ve bununla ilgili delillerin toplanması gerektiğini, davacı tarafından sunulan evrakların davacı personelleri tarafından tek taraflı olarak tanzim edildiğini, talep edilen bedelin oldukça fahiş olduğunu savunarak; davanın pasif husumet yokluğundan müvekkili adına usulden reddini, davanın esastan reddini, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava, davalılar tarafından yapılan kazı çalışmaları sonucunda davacıya ait tesis ve malzemelerin zarar görmesi nedeniyle haksız fiile dayalı tazminat alacaklarına ilişkin başlatılan takiplere vaki itirazın iptali davasıdır.
Davacı tarafça dava konusu
- ------- İcra Müdürlüğü --------- Esas sayılı takibi ile 1.251,88 TL asıl alacak ve 286,39 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.538,27 TL alacağın
- ------- İcra Müdürlüğü ---------- Esas sayılı takibi ile 1.902,14 TL asıl alacak ve 448,26 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.350,40 TL alacağın
- --------İcra Müdürlüğü---------- Esas sayılı takibi ile 1.172,08 TL asıl alacak ve 286,97 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.459,05 TL alacağın
- --------- İcra Müdürlüğü ---------- Esas sayılı takibi ile 1.461,88 TL asıl alacak ve 335,78 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.797,66 TL alacağın
- -------- İcra Müdürlüğü ----------- Esas sayılı takibi ile 1.754,35 TL asıl alacak ve 415,84 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.170,19 TL alacağın
tahsili talep edilmiştir. Mahkememizce anılan takip dosyaları UYAP'tan incelenmiş, davalı --------- Şirketi'nin yukarıda anılan dava konusu takibe ilişkin borca itiraz dilekçesi tespit edilememiş, bu hususta ilgili İcra Daireleri'ne müzekkere yazılmış, İcra Daireleri'nce davalı -------- Şirketi'nin dava konusu takiplere ilişkin borca itiraz dilekçesinin bulunmadığı hususunun bildirildiği görülmüştür.
Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın davalı --------- Şirketi'ne yönelik olarak da itirazın iptali davası olduğu, itirazın iptali davasının davaya konu takibe sıkı sıkıya bağlı olduğu ve İİK'nun 67. Maddesi uyarınca davayı takip talebine itiraz edilen alacaklının açabileceği, davalı --------- Şirketi tarafından davaya konu takiplere ilişkin olarak süresi içerisinde borca itiraz dilekçesi sunulmadığı ve gecikmiş itiraza ilişkin herhangi bir beyan ve savunma bulunmadığı anlaşılmakla takiplerin davalı ------- Şirketi yönünden devam ettiği ve kesinleştiği,
davacının bu davalı aleyhine itirazın iptali davası açarak takibin devamını sağlamakta hukuki yararının bulunmadığı kanaatine varılmış, davalı ------- Şirketi yönünden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-h ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Davalı --------- Şirketi yönünden ise;
Davaya konu takiplere konu edilen alacakların 27/09/2021, 29/09/2021, 11/09/2021, 25/08/2021 ve 14/09/2021 tarihli haksız fiillerden kaynaklandığı, alacakların TBK 72/1 maddesi uyarınca zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağı, davaya konu tüm takiplerin 07/04/2023 tarihinde başlatılmasıyla TBK 154/1-b.2 uyarınca zamanaşımının kesildiği ve yeniden işlemeye başladığı,
yine 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 16/2 maddesi uyarınca zamanaşımının 22/03/2025 ilâ 16/05/2025 tarihleri arasındaki arabuluculuk sürecinde durduğu, 28/05/2025 tarihinde davanın açılmasıyla TBK 154/1-b.2 uyarınca zamanaşımının yeniden kesildiği, bu sebeplerle dava tarihi itibariyle zamanaşımının gerçekleşmediği kanaatine varıldığından davalı --------- Şirketi'nin zamanaşımı def'inin reddine karar verilmiştir.
Davalılar arasında davaya konu kazı ve altyapı çalışması için eser sözleşmesi akdedildiği, davalı --------- Şirketi'nin iş sahibi, diğer davalının yüklenici olduğu, kazı çalışmasının bizzat ve fiilen davalı --------- Şirketi tarafından yürütüldüğü anlaşılmıştır. Dava belirtildiği gibi haksız fiile dayalıdır. Haksız fiillerden kaynaklanan sorumluluk TBK 49 maddesi uyarınca esas olarak kusura dayanan sorumluluk olmak kaydıyla, kanunla düzenlenen istisnai hallerde kusursuz sorumluluk ilkesi de geçerlidir. Bu iki hale dayanmayan hallerde bir kişinin haksız fiil nedeniyle sorumluluğuna gitmek söz konusu değildir.
Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davacının davalı --------- Şirketi'nin sorumluluğuna gidebilmek için kusurlu ve hukuka aykırı fiilini, zararını ve bunlar arasındaki illiyet bağını ispatlamakla yükümlü olduğu, zira somut olay özelinde ve dava sebebine göre kanunda davalının kusursuz sorumluluğunu gerektiren herhangi bir yasa hükmü olmadığı,
her ne kadar bir kısım istinaf ilamlarında iş sahibinin sorumluluğunun denetim yükümlülüğüne aykırılığa, TBK 66 anlamında adam çalıştıranın sorumluluğuna ve iş sahibi sıfatıyla sorumluluğa dayandırılmış ise de, somut olayda davalının ne kanundan ne de sözleşmesinden kaynaklanan herhangi bir denetim yükümlülüğünün bulunmadığı, eser sözleşmesi kapsamında yüklenici "şirketin" TBK 66 maddesi kapsamında adam (çalıştırılan) olarak nitelendirilemeyeceği hususunun izahtan vareste olduğu,
çünkü TBK 66 maddesi uyarınca çalıştırılan kişinin yalnızca gerçek kişi (insan) olabileceği, yine eser sözleşmelerinde iş sahibinin işin yapılması sırasında üçüncü kişilere yüklenici tarafından verilen zararlardan kusursuz sorumlu olacağı yönünde TBK 470 vd maddelerinde bir hüküm bulunmadığı, tüm bu sebeplerle atıf yapılan istinaf ilamlarının hukuken hatalı ya da somut olaya uygulanabilir olmadığı, davalı -------- Şirketi'nin somut olayda sorumluluğunu gerektiren herhangi bir hukuki dayanak bulunmadığı, bu sebeple bu davalı yönünden de davanın reddinin gerektiği kanaatine varılmış, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Her ne kadar kısa kararda istinaf yolu açık olmak üzere hüküm kurulmuş ise de, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 7550 sayılı Yasa'nın 20. maddesi ile değişik ek 1 maddesi uyarınca dava tarihi itibariyle dava değerinin kesinlik sınırının altında kaldığı anlaşılmış kesin olmak üzere aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/460, K. 2025/879, 4 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama