KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/588
- Karar No
- 2026/381
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2026
Karar Metni
1.274 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/588
KARAR NO : 2026/381
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/07/2025
KARAR TARİHİ : 16/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı ile müvekkili arasında mevcut ticari ilişki kapsamında mal ve hizmet alımı yapıldığını, bu ilişki nedeniyle ---.
İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı dosyası ile takibe konu edilen ---- numaralı 29.02.2024 tarihli ve 15.03.2024 vadeli fatura ile ------- numaralı 31.03.2024 düzenleme tarihli ve 15.04.2024 vadeli faturalar düzenlendiğini, davalı tarafın, alacağın likit ve muayyen olmasına rağmen borca ve borcun ferilerine itiraz ettiğini, itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı talepleri yönünden dava şartı olan arabuluculuk yoluna başvurulduğunu anlaşamama tutanağı düzenlendiğini, takibe dayanak teşkil eden ve ödenmeyen faturalar nedeniyle davalı tarafa 03.07.2024 tarihinde KEP üzerinden ihtamame gönderildiğini,
yedi gün içerisinde ödeme yapılmasının istendiğini, davalı tarafça ihtara cevap verilmediğini, ödeme yapılmadığını, davalı tarafından faturalara yasal süresi içerisinde itiraz edilmediğini, Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesinde, bir faturayı alan kişinin faturanın içeriğine sekiz gün içerisinde itiraz etmemesi halinde fatura içeriğini kabul etmiş sayılacağı düzenlendiğini, yasal süresi içerisinde itiraz edilmeyen faturaların, fatura düzenleyen lehine delil teşkil edeceği kabul edildiğini, Yargıtay ----.
Hukuk Dairesi'nin 29.05.2000 tarih, ---- Esas ve ----- Karar sayılı ilamında da faturaların alacağın mevcudiyetine delil teşkil edebilmesi için tebliğinden itibaren sekiz gün içerisinde itiraza uğramamış olması gerektiğinin belirtildiğini, açıklanan ve resen gözetilecek nedenlerle; davalı tarafından ----.
İcra Dairesi ----- Esas sayılı dosyasına yapılan borca itirazın iptaline ve takibin devamına, takibe haksız itiraz nedeniyle borçlu aleyhine alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
açılan işbu itirazın iptali davasının dayanaksız olduğu ve reddi gerektiğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, ----- Adliyelerinin yetki alanında yer aldığını, icra takibine dayanak faturaların müvekkiline usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediğini, ayrıca faturaların dayanağı olan hizmetlerin eksik, ayıplı ve sözleşmeye aykırı şekilde ifa edildiğini, bu nedenle alacağın muayyen ve likit olmadığını, Yargıtay uygulamalarına göre faturaya süresinde itiraz edilmemesinin alacağın kesin olarak varlığını ispatlamadığını, yalnızca delil başlangıcı niteliği taşıdığını,
hizmetin ayıplı ve eksik olduğu durumlarda faturaya itiraz edilmemiş olmasının alacağın kesinleştiği anlamına gelmediğini, taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca davacı tarafından belirli standartlarda dijital hizmet sunulması gerekirken, hizmetin eksik ve ayıplı şekilde ifa edildiğini, sözleşme konusu antivirüs programının tam ve zamanında kurulmadığını, sistemin hiçbir zaman tam verimli şekilde çalışmadığını, müvekkilinin faaliyet gösterdiği okul binasında internet altyapısı dava konusu sözleşme kapsamında davacı tarafından kurulmuş olmasına rağmen, kurulum ve kullanım sürecinde ciddi sorunlar yaşandığını,
müvekkilinin davacıya yaptığı başvurulara rağmen sorunların uzun süre giderilmediğini, davacı tarafça ihtarname gönderilmesinden sonra dahi taraflar arasında görüşmeler yapıldığını, davacının kendi hatasını kabul etmediğini, ödemelerin yapılması halinde iade ve cihaz teslimi yapılacağının belirtildiğini, müvekkili tarafından ödemeler yapılmış olmasına rağmen bugüne kadar herhangi bir iade yapılmadığı cihaz teslim edilmediğini, bu nedenle müvekkilin almadığı hizmete ilişkin ödemeleri durdurduğunu, ayıplı ifa nedeniyle faturaların bağlayıcılığı bulunmadığını, bu durumda,
faturaların süresinde itiraz edilmemiş olması alacağın kesinleştiği anlamına gelmediğini, icra dosyasına yapılan itirazın haklı olduğunu, davacının kötü niyet iddiasının yerinde olmadığını, icra inkâr tazminatı koşullarının oluşmadığını beyanla öncelikle dosyanın yetkili ----- Mahkemeleri'ne gönderilmesine, haksız ve hukuka aykırı davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibariyle davacı tarafça fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.
Davaya konu -----. İcra Müdürlüğü'nün----- sayılı icra dosyasının incelenmesinde; dosyamız davacısı tarafından dosyamız davalısı aleyhine faturaya dayalı olarak 124.505,07-TL asıl alacak, 36.121,08-TL gecikme ücreti alacağı, 4.093,32-TL işlemiş temerrüt faizi alacağı olmak üzere toplam 164.719,47-TL alacağın tahsili istemiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresinde itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdine karar verilmiş, SMMM bilirkişi raporunda özetle;'' Yapılan mali incelemede, takip konusu ------ numaralı, 29.02.2024 tarihli faturada; ---- Yönetimi hizmeti ile
gecikme ücreti kalemleri yer almakta olup, faturanın toplam net tutarı 67.672,93 TL, toplam KDV tutarı
13.412,36 TL ve vergiler dâhil genel toplamı 81.085,28 TL olarak düzenlendiği, faturada son ödeme
tarihi 15.03.2024 olarak belirtildiği, ----- numaralı, 31.03.2024 tarihli faturada; ---- Yönetimi hizmeti ile gecikme ücreti kalemlerine yer verilmiş
olup, faturanın toplam net tutarı 66.353,72 TL, toplam KDV tutarı 13.187,70 TL ve vergiler dâhil genel
toplamı 79.540,89 TL olarak gösterildiği, faturada son ödeme tarihi 15.04.2024 olarak belirtilmiş
olduğu, davacı tarafından düzenlenen bu faturaların her
iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu davacı şirketin incelenen ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalıdan 160.626,17 TL
alacaklı gözüktüğü, davalının kendi kayıtlarına göre ise takip tarihi (06.08.2024) itibariyle davacıya
65.737,68 TL borçlu gözüktüğü, taraf kayıtları arasında, takip tarihi itibarıyla (160.626,17 TL – 65.737,68 TL) olmak üzere 94.888,49
TL tutarında mutabakatsızlık farkı bulunduğu tespit edildiği, 7.610,88 TL tutarındaki farkın; ----- Şirketi cari
hesabında takibi yapılan faturalara ilişkin ödemelerin, muhasebe kayıtlarında ----Şirketi cari hesabına borç kaydedilmesi suretiyle oluştuğu
tespit edildiği,
8.277,61 TL tutarındaki farkın; davacı tarafından düzenlenen 30.09.2023 tarihli,
----- seri numaralı faturanın, davalının incelenen ticari defter ve kayıtlarında yer
almadığı, 30.000,00 TL tutarındaki farkın; davalının ticari defter ve kayıtlarında, tek taraflı olarak davacı
lehine borç kaydı yapılmak suretiyle gerçekleştirilen virman işleminden kaynaklandığı, söz
konusu virman işlemine ilişkin dayanak belgeye dosya kapsamında rastlanmadığı ve işlem
karşılığında davacı kayıtlarında yer alan bir karşı kaydın bulunmadığı tespit edildiği, 49.000,00 TL tutarındaki farkın; davalı tarafından düzenlenen 31.05.2024 tarihli, ----- seri numaralı iade faturasının, davacının incelenen ticari defter ve
kayıtlarında yer almadığı tespit edildiği, , davacı kayıtlarına göre takip tarihi itibarıyla 160.626,17 TL
asıl alacak bakiyesi bulunduğu, davalı defterlerinde
yer alan mutabakatsızlık kalemlerinin ayrıştırılarak hesaplama dışında bırakılması suretiyle yapılan
değerlendirmede, takip konusu faturalar yönünden borcun ödendiğini gösterir nitelikte herhangi bir
ödeme, veya borcu ortadan kaldırıcı belgeye rastlanmadığı, bu itibarla, icra takibine konu asıl alacağın
mali ve muhasebesel yönden talep edilebilir nitelik taşıdığı,
faturanın üzerindeki son ödeme tarihinden itibaren aylık %4 oranında gecikme faizi uygulanabileceğinin
kararlaştırıldığı, davacı tarafından 02.07.2024 tarihli ihtarnamenin 03.07.2024 tarihinde KEP üzerinden
davalıya iletildiği, ihtarnamede tebliğden itibaren 7 gün içinde ödeme talep edildiği, bu suretle temerrüt
tarihinin 11.07.2024 olarak kabulü ile takip tarihi olan 06.08.2024’e kadar olan 26 günlük süre için
4.316,18 TL hesaplandığı, davacının icra takibinde takip öncesi faiz alacağı olarak 4.093,32 TL talep
ettiği, '' yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir.Tüm dosya kapsamına göre; davacının davalıya verdiği mal/hizmet satışına istinaden fatura düzenlediği, yapılan bilirkişi incelemesine tarafların ibraz ettiği ticari defter ve kayıtlarının işlenen faturalar yönünden birbiri ile uyumlu olmadığı tespit edilmiş, ancak davalı kayıtlarına almadığı ve iade ettiği bir kısım fatura bedelleri yönünden ileri sürdüğü ayıp ve eksik hizmet aldığı iddiasını ispata yarar delillerini mahkemeye ibraz etmediğinden bu hususta inceleme yapılmamış, neticeten davacının davalıdan icra takibine konu alacağını talep etmekte haklı olduğu kanaatine varılmış,
davalı tarafından icra takibine yapılan itirazın haksız olduğu anlaşıldığından, itirazın iptali ile takibin devamına karar vermek gerekmiş, alacak icra takibi öncesi likit ve belirlenebilir olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile, davalının ---- İcra Müdürlüğünün ---- esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİ İLE TAKİBİN AYNEN DEVAMINA,
2-Alacak likit ve belirli olduğundan asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 11.251,98-TL harcın, davacı tarafından yatırılan 1.989,40-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 9.262,58-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.989,40-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 8.810,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
8-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde resen yatıran tarafa iadesine, Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/588, K. 2026/381, 16 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama