KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/228
- Karar No
- 2024/567
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2024
Karar Metni
1.895 kelime·9 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2019/228 ESAS
KARAR NO:2024/567
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 06.05.2019
KARAR TARİHİ: 11.06.2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı şirket arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, davacı şirketin davalı şirkete mal sattığını, davalı şirkete faturaların düzenlendiğini ve borçlu şirkete tebliğ edildiğini, taraflar arasında cari hesap şeklinde yürütülen ticari ilişkinin mevcut olduğunu, malların davalı şirkete teslim edildiğini, davalı tarafın borcunu ödemediğini,------ sayılı dosyası icra takibine girişildiğini, davalı şirketin itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, davalı şirketin itirazında haksız olduğunu,
beyan ederek ------ sayılı icra takibine yapılan haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin devamını, davalı borçlunun %40'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini, dava harç ve masrafları ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tarafların tacir olduklarını,-------- yılından bugüne kadar yedi yıl ticaret yaptıklarını, yapılan ticaretin uzun süreli olması ve tarafların birbirlerine olan güveni sebebi ile olsa gerek aralarında hesap mutabakatı dahi yapmaya ihtiyaç duyulmadığını, davalı şirketin davacı yana borcunun bulunmadığını, davacı şirketin ticari defter kayıtlarında bir takım ödemelerin yer almadığını, davacı taraf ile yapılan ticaret gereği karşı tarafın tüm faturaları tarafımızca defter kayıtlarına iyiniyetli ve itina ile işlendiği halde,
müvekkili şirketin yapmış olduğu ödemelerin bir kısmının karşı tarafça defterlerine işlenmediği kanaatinde olduklarını, söz konusu defter incelemeleri neticesinde hangi ödemelerin kayıt edilmediği hususunun açıklığa kavuşacağını, her iki tarafında 2012 yılından 2019 yılına kadar aralıksız tüm defter ve kayıtlarının incelenmesini talep ettiklerini, çünkü aralarındaki güven ilişkisinin sonucu olsa gerek birtakım farklı ödeme yöntemleri de taraflar arasında geliştirildiğini, söz konusu ödemelerin her türü davacı şirket yetkilisinin bilgisi ve tarafların muvafakati dahilinde olduğunu, davalı şirket tarafından çek, kredi kartı,
hesaptan havale ya da eft elden yapılan ödemeler olduğu gibi, davacı şirket yetkilisi-------erkek kardeşi ---- ikiz çocukları---kardeşinin ---- ödemeleri, yine ------ tatil masrafı olarak davalı şirket tarafından karşılanan 11.000,00-TL'lik tatil masrafı, ayrıca davacı şirketin ticaret yaptığı------ isimli firma için müvekkil şirket tarafından yapılan kart ödemelerinin de bulunduğunu, söz konusu çek-nakit ve kredi kartı ödemeleri gerek davalı şirket tarafından ve gerekse de şirket yetkilisi ---- ile eşi ------gerçekleştirildiğini beyan ederek takibe ilişkin itirazının haklı ve yerinde olduğunu, bu nedenle davanın reddini,
haksız ve kötü niyetli davacı-alacaklının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;Dava; ------- sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali davasıdır.Davacı vekili; davalı ile aralarında mal alım-satımına dayalı ticari ilişki bulunduğunu, malların davalı şirkete teslim edilmesine rağmen, davalının ödeme yapmadığını, cari hesaptan kaynaklı alacağın tahsili için icra takibi yapıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptalini dav ve talep etmiş; davalı vekili ise;
davalının yapmış olduğu ödemelerin bir kısmının davacı tarafça defterlerine işlenmediğini, davalı şirket tarafından çek, kredi kartı, hesaptan havale ya da eft ile elden yapılan ödemeler olduğu gibi, davacı şirket yetkilisi ---- erkek kardeşi------- ikiz çocuklarının okul ödemeleri, tatil ödemeleri, davacı şirketin dava dışı şirkete olan borçlarının ödemeleri gibi ödemelerle de cari hesabın kapatıldığını,
bu ödemelerin bazen şirket yetkilisi bazen de eşinin hesabından yapıldığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda yazılı yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış, yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasına geçilmiş, icra dosyası celp edilmiş, deliller toplanmış, tarafların 2012-2018 yılı arası BA-BS formları ilgili vergi dairelerinden getirtilmiş,
bilirkişi raporu alınarak dava sonuçlandırılmıştır.Dava konusu uyuşmazlığın; taraflar arasında yazılı olmayan satış sözleşmesi kapsamında kurulan ticari ilişkiye ilişkin olarak cari hesap alacağının tahsili için başlatılan takip tarihi itibariyle davacının davalıdan muaccel alacığının olup olmadığı, varsa miktarı, alacağa konu cari hesaba dair fatura konusu malların davalıya teslim edilip edilmediği, davalının savunmaları kapsamında davacı şirket yetkililerinin aile ferdlerinin giderleri için yapılan ödemelerin davalı tarafından davacı nam ve hesabına yapılıp yapılmadığı,
taraflar arasında bu hususta yazılı veya şifahi bir sözleşme olup olmadığı, yine tarafların cari hesap şeklinde işleyen ticari ilişkisinde bu yönden teamül oluşup oluşmadığı, tüm bu hususlar dahilinde itirazın iptali, icra inkar ve kötü niyet tazminat hüküm koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında toplandığı tespit edilmiştir.İtirazın iptali istemine konu, ---------- sayılı takip dosyasının incelenmesinde; başlatılan takibin alacaklısının davacı, borçlusunun mahkememiz davalısı olduğu; takibin 313.820,62-TL cari hesap alacağının tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu,
davanın 06/05/2019 tarihinde 313.820,62-TL asıl alacak üzerinden açıldığı anlaşılmıştır.Davalının cevap dilekçesi ve sonrasında sunmuş olduğu dilekçeleri incelendiğinde mal alım satım ilişkisine yahut mal teslim alınmadığına ilişkin bir itirazının, diğer bir deyişle sevk irsaliyelerine ilişkin bir itirazının bulunmaması, itirazlarının ödeme hususundan kaynaklanması,
yine ticari dava olan somut davada dinletilmek istenilen tanık dinletme konuları dikkate alındığında da tanıkların bu aşamada dinlenmesinin uyuşmazlığın çözümüne katkı sağlamayacağı, öncelikli hususun tacir olan tarafların ticari defterlerinin incelenmesi olduğu anlaşıldığından tanık dinletme talebinin reddine karar verilmiştir.Bilirkişinin 03/08/2022 tarihli raporunda özetle; "...Davacı şirket tarafından ibraz edilen 2018 ve 2019 yıllarına ilişkin ticari defterlerin.
T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220-226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı, kayıt nizamı bakımından V.U.K. m. 215-219 hükümleri ile Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğlerine uygun olduğu; davalı şirketin ticari defter kayıtlarının talimat yoluyla inceletilmesi gerektiği, icra takip tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten kaydi olarak 313.820,62-TL alacaklı olduğu,
takip öncesi işlemiş faiz yönünden talebin olmadığı..." şeklinde görüş bildirdiği görülmüştür.Davalının defter ve belgelerinin incelenmesi için adres mahkemesine talimat yazılmıştır.Bilirkişinin 10/04/2023 tarihli raporunda özetle; "...Davalının ibraz ettiği 2012 ila 2019 yıllarına ait ticari defterlerin muhasebe usul ve esaslarına göre tutulduğu, kapanış tasdiklerinin yapıldığı, davalının 2018 yılı açılış kaydında; davacıya borcunun 547.409,86-TL, davacının 2018 yılı açılış kaydında davalıdan alacağının 516.789,53-TL olduğu,
bu şekilde davalı aleyhine 30.620,33-TL fark oluştuğu, tarafların 2018 yılındaki faturaların, ---- tarih-------- seri 111.600,00 TL fatura haricinde birbirlerini teyit ettiği, söz konusu faturanın davalı kayıtlarında davacı aleyhine kaydedildiği, davacı kayıtlarında bulunmadığı, davalının defterlerinde 2018 yılı sonu itibari ile davalı davacıdan 64.854,25 TL.
Alacaklı; davacının defterlerinde 2018 yılı itibari ile davacının davalıdan 3 13.820,62 TL. borçlu göründüğü, 2017 yılından devir rakamının davalı aleyhine 30.620,33 TL. olması, davalının 2018 yılı defterlerinde, yukarıda 6/a,b,c maddelerinde de görüleceği üzere, 2013 yılı ile 2017 yılında kayıtlarına almadığı bir kısım çekin, kredi kartının, okul taksitinin ve 2018 yılında ürün alımı davacıda olmayan çek ve kredi kartlarının, tashihlerin 2018 yılı kayıtlarına alınmasından, davacı aleyhine 378.674,87 TL fark meydana geldiği,
bu farkın davacı alacağı olan 313.820,62 TL'den mahsubu sonucunda, davalının davacıdan alacağı (378.674,87 — 313.820,62 TL) — 64.854,25 TL tutarına ulaşıldığı, davalı alacağı olan 64.854,25 TL'sının 2019 yılında yapılan virman ve tashih maddeleri ile kapatıldığı tespit edilmiştir..." şeklinde görüş bildirdiği görülmüştür.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın sadece ödeme noktasında toplanması ve 2018'e devir bakiyeleri arasında sadece 30.620,33-TL fark bulunması karşısında, 2018 yılındaki BA_BS formları da karşılaştırılarak, özellikle 2018 yılı içinde davacının toplam BS kaydı ile davalının toplam BA kaydı arasında fark bulunup bulunmadığı,
davalının ödemeyi ispatlayıcı belge içermeyen 2018 yılı kayıtlarındaki düzeltmeler ve okul ödemesi, tatil ödemesi gibi ticari ilişkiye konu olmayan ödemeleri dikkate alınmaksızın, davacıya yaptığı toplam ödeme miktarının tespiti, mal teslimi konusunda uyuşmazlık olmadığından, bu miktarın toplam davacı satışından düşülerek ödenmeyen mal bedeli olup olmadığının ve varsa miktarının tespiti için dosya Mali Müşavir bilirkişiye tevdii edilmiştir.Bilirkişinin 18/04/20247 tarihli raporunda özetle; "..."2018 yılındaki BA_BS formları da karşılaştırılarak,
özellikle 2018 yılı içinde davacının toplam BS kaydı ile davalının toplam BA kaydı arasında fark bulunup bulunmadığı” yönündeki tarafıma vermiş olduğu görev kapsamında yapılan incelemede ise 2018 döneminde davacı tarafından 18 adet belge karşılığı KDV hariç 717.810,00 TL satım bildirimde bulunulduğu, aynı dönemle ilgili davalı tarafından da 18 adet belge karşılığı KDV hariç 717.810,00 TL alım bildirimde bulunulduğu, tarafların 2018 dönemi bildirimlerinin birbiriyle örtüştüğü, bildirimler arasında fark bulunmadığı; “… davalının ödemeyi ispatlayıcı belge içermeyen 2018 yılı kayıtlarındaki düzeltmeler ve okul ödemesi,
tatil ödemesi gibi ticari ilişkiye konu olmayan ödemeleri dikkate alınmaksızın, davacıya yaptığı toplam ödeme miktarının tespiti, mal teslimi konusunda uyuşmazlık olmadığından, bu miktarın toplam davacı satışından düşülerek ödenmeyen mal bedeli olup olmadığının ve varsa miktarının tespitinin istenmesine…” yönündeki tarafıma vermiş olduğu görev kapsamında yapılan incelemede; davacının 2018 yılına devreden 516.789,53 TL alacak
bakiyesi ile birlikte taraflar arasında ihtilafsız olan davalı adına düzenlemiş faturalar toplamı olan 849.176,06-TL’nin toplamının (516.789,53+849.176,09)= 1.365.965,62 TL olduğu, buna karşın her iki tarafın kayıtlarında yer alan davacının kabulünde olan ve davalı lehine tahsilat
kaydı girilen toplamda 1.052.145,00 TL ödemenin mahsubuyla birlikte davacının takip tarihi itibariyle (1.365.965,62 -1.052.145,00) = 313.820,62 TL alacaklı olduğu değerlendirilmiş..." şeklinde görüş bildirdiği görülmüştür.Tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında 2012-2019 yılları arasında yazılı olmayan satış sözleşmesi kapsamında süregelen ticari ilişki bulunduğu, davacının satıcı, davalının alıcı olduğu, davalının cevap dilekçesinden anlaşıldığı üzere satışa konu malların teslim edilmediği yönünde bir ihtilaf bulunmadığı, ihtilafın esasen davalı tarafından yapıldığı iddia edilen ödemelerin davacı kayıtlarında yer alıp almadığı,
davalının ve dava dışı eşinin hesabından ticari ilişki nedeniyle okul ödemesi, tatil ödemesi gibi harici ödemelerle cari hesaba konu borcun kapatılıp kapatılmadığı noktasında toplandığı, taraflar arasında ticari ilişkiye konu borcun ticari ilişkiye konu edilmeyen ödemelerle kapatılacağına dair bir anlaşma bulunmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın sadece ödeme noktasında toplanması ve 2018'e devir bakiyeleri arasında sadece 30.620,33-TL fark bulunması karşısında, 2018 yılındaki BA_BS formları da karşılaştırılarak, özellikle 2018 yılı içinde davacının toplam BS kaydı ile davalının toplam BA kaydı arasında fark bulunup bulunmadığı,
davalının ödemeyi ispatlayıcı belge içermeyen 2018 yılı kayıtlarındaki düzeltmeler ve okul ödemesi, tatil ödemesi gibi ticari ilişkiye konu olmayan ödemeleri dikkate alınmaksızın, davacıya yaptığı toplam ödeme miktarının tespiti, mal teslimi konusunda uyuşmazlık olmadığından, bu miktarın toplam davacı satışından düşülerek ödenmeyen mal bedeli olup olmadığının ve varsa miktarının tespiti için dosyanın Mali Müşavir bilirkişiye tevdii edildiği, Mali Müşavir bilirkişinin raporuna göre.
2018 döneminde davacı tarafından 18 adet belge karşılığı KDV hariç 717.810,00 TL satım bildirimde bulunulduğu, aynı dönemle ilgili davalı tarafından da 18 adet belge karşılığı KDV hariç 717.810,00 TL alım bildirimde bulunulduğu, tarafların 2018 dönemi bildirimlerinin birbiriyle örtüştüğü, davacının 2018 yılına devreden 516.789,53-TL alacak bakiyesi ile birlikte taraflar arasında ihtilafsız olan davalı adına düzenlemiş faturalar toplamı olan 849.176,06-TL’nin toplamının 1.365.965,62 TL olduğu,
buna karşın her iki tarafın kayıtlarında yer alan, davacının kabulünde olan ve davalı lehine tahsilat kaydı girilen toplamda 1.052.145,00 TL ödemenin mahsubuyla birlikte davacının takip tarihi
itibariyle313.820,62 TL alacaklı olduğu, bu kapsamda alacağın tahsili için yapılan icra takibine yönelik davalı itirazının haksız olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiş, likit olan alacağa yapılan itiraz nedeniyle davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/228, K. 2024/567, 11 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama