KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/258
- Karar No
- 2023/1080
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2023
Karar Metni
1.273 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/258 ESAS
KARAR NO:2023/1080
DAVA:Tazminat
DAVA TARİHİ:23.02.2009
KARAR TARİHİ:26.12.2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili idareye ------ yatağına hafriyat dökümü yapıldığı ihbarı üzerine 17.07.2008 tarihinde yerinde inceleme yapıldığını, akabinde dereye hafriyat toprağı dökülerek dere akışının engellendiğini, 16/07/2008 tarihinde yağan yağmurlarla derenin taşması sonucu dere çevresinde bulunan konutlarda su baskınları oluştuğundan dereye dökülen toprakların acilen kaldırılması,
dere üzerine yapılmış olan yolun iptal edilmesi için gereğinin firma yetkilileri ve ilgili kurumlardan talep edildiğini, ------yazısında dereye dökülen hafriyat toprağının kaldırıldığı bildirilmesine rağmen müvekkili idare elemanları tarafından tutulan 18.08.2008 tarihli tutanakta toprağın kısmen kaldırıldığının anlaşıldığını, netice olarak 16.07.2008 tarihinde yağan yağmurlarla dere yatağına aşırı miktarda hafriyat dökülmesi neticesinde menfezin yükü kaldıramadığı ve dere yatağına doğru bir çöküntünün meydana geldiğini bu durumun davalı ------ yetkililerinin yapılan uyarıları göz ardı etmelerinden kaynaklandığını,
------ dere yatağındaki menfezindeki hafriyatın bahse konu firma tarafından kaldırılmadığı tespit edildiğinden müvekkilinin mevcut malzemenin temizlenmesi konusunda ----- tarihinde yer teslimi yapıldığını, ------- yapılan harcamaların %50 fazlası ile toplam 169.769,22-TL'nin davalı şirketçe ödenmemesi üzerine iş bu davanın açıldığını, belirtilen nedenlerle 169.769,22-TL hasar bedelinin hasar tarihi olan 16.07.2008 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ----- tarafından müvekkili şirkete 27.05.2008 tarihinde yer teslimi yapıldığını, bu tarihten önce müvekkili şirketin bu alanda çalışmadığını, davacı tarafından müvekkili şirkete gönderilen ----- sayılı yazı ile dereye dökülen toprakların kaldırılmasının istendiğini, esasen dereye şevden akan toprakları temizleyen müvekkili şirketin bu kez aynı yerde dere yatağını eski haline getirdiğini, ----- mevcut menfez üzerine yapılmış olan betonarme perdenin kaldırıldığını, bu hususun --- yazı ile davacıya bildirildiğini, ---- tarihli yazı ile hafriyatın kaldırıldığının ----bildirildiğini,
ancak bu yazışmalara rağmen ---- iyileştirmenin yeterli olmadığını ---- tarihli yazı ile bildirmesi üzerine müvekkili şirketin istenilen düzeltmeleri ----- üzerinin eski durumuna getirildiğinin, ---tarihli denetimde bu durumun tespit edilerek tutanak altına alındığını, aynı durumun ----- tarihli yazı ile bildirildiğini, tüm bunlara rağmen davacının hafriyatın kaldırılmadığından bahisle hafriyatın kaldırılarak %50 fazlası ile tahsil edileceğine ilişkin müvekkili şirkete -- tarihli yazıyı gönderdiğini, belirtildiği üzere hafriyatın müvekkili şirket tarafından kaldırıldığını, ----- tarihinde tespit yapıldığını,
----- tarihli raporda toprağın tamamının araziden kaldırıldığının tespit edildiğini, ayrıca verilen idari para cezasına itiraz üzerinden ------müteferrik esas sayılı kararda idari yaptırım kararının iptal edildiğini, gerçekte davacının yüklenicisi tarafından yapılmış herhangi bir imalatın da bulunmadığını, belirtilen nedenlerle davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;Dava, davalı şirket tarafından kontrolsüz olarak dere yatağına hafriyat toprağı döküldüğü iddiası ile,----dayalı olarak açılan hasar miktarının tazmini talepli maddi tazminat davasıdır.------ kararı ile yapılan yargılama sonucunda; "...davalı şirket tarafından ------ toprağı döküldüğü hususunun sabit olduğu, inşaat temeli kazısından çıkan hafriyatın davalı şirket tarafından aşırı eğimli sahaya dökülmesi ile yağmur sonrası dere yatağında oluşan zararın davacı tarafından bu davaya konu edildiği, Davacı---- dava dışı müteahhit --------- imzalandığı,
müteahhit firmaya,----- dere üstü menfez imalatı ile kontrolsüz hafriyat dökülmesi, menfezde çökmeye sebebiyet vererek, dökülen hafriyat sonucu su baskınlarına sebebiyet vermesi nedeniyle ---- ----- altından geçen kapalı kesitte mevcut malzemenin temizlenmesi hususunda 17/11/2008 tarihinde yer teslimi yapıldığı, davacı idarenin, hafriyat dökümü olan toprağı kaldırmak ve dere yatağını eski haline getirmek için yaptığı masrafları davalıdan isteyebileceği..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne dair verilen karar temyiz edilmiş, temyiz incelemesini yapan ----------- ilamıyla mahkemenin kararı;
"...davacı, davalı tarafından yapılan çalışmalar sırasında dere yatağının akışını engelleyecek şekilde hafriyat döküldüğünü ileri sürmüş, iddia ettiği zarar miktarına ---------- uyarınca % 50 ilave yaparak istemde bulunmuştur. Mahkemece esas alınan bilirkişi raporunda yukarıda açıklanan gerçek zarar ilkesi gözardı edilerek, yönetmelik hükmü dikkate alınarak % 50 artırımlı olarak hesaplama yapılmış, mahkemece de benimsenen bu rapor doğrultusunda karar verilmiştir.
Sözü edilen Yönetmeliğin ------ bilerek veya bilmeyerek çeşitli nedenlerle zarar verenler hakkında Devlet malına suç işleyenlere ilişkin hükümler uygulanmakla beraber, zararın giderilmesi için yapılan harcamalar % 50 fazlasıyla kendilerinden tahsil edilir” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yönetmelik hükmü ----- ile aralarında sözleşme ilişkisi bulunan gerçek ya da tüzel kişilerin----- yönelik haksız eylemleri sebebi ile tazminat hesaplanmasına ilişkindir ve sözleşme ilişkisinin sonucu olarak -----kişileri bağlayacağı kuşkusuzdur. Oysa davalı, ----- hükmedilecek tazminatın anılan yönetmelik hükmüne göre belirlenmesi mümkün değildir.
Zarar kapsamının Türk Borçlar Kanunu’nun 50. (818 sayılı BK.42) maddesi hükmüne ve gerçek zarar ilkesine göre belirlenmesi gerekir. Gerçek zarar ilkesi zarar görenin malvarlığını haksız fiilin meydana gelmesinden önceki duruma getirmeyi amaçladığından yönetmelik hükmüne göre yapılacak hesap, anılan ilkeye ve yerleşmiş-------da aykırı olacağından kabul edilemez.
Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak, Tarifeler Yönetmeliğinde belirtilen % 50 artırılarak tahsile ilişkin hükmün haksız fiilden kaynaklanan hasar tazminatı davalarında uygulanamayacağı hususunun dikkate alınması,
davacı tarafın isteyebileceği geçek zarar miktarı duraksanmaksızın belirlendikten sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediği..." gerekçesiyle bozulmuş, gönderilen dosya kararı veren mahkemenin kapatılması nedeniyle mahkememizin ------ sırasına kaydedilmiştir.Taraf iddia ve savunmaları ile dosyada toplanan deliller ve --------- göz önüne alınarak, dosyanın mahkememizce resen seçilecek mali müşavir -----, inşaat mühendisi ----- oluşan bilirkişi heyetine tevdi ile,
dosyada toplanan tüm deliler üzerinde ve ihtiyaç duyulması halinde davalı şirket yasal ticari defterleri üzerinde yeniden ve özellikle dava dışı --------- yasal ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaparak, ------ bozma ilamında vurgulandığı üzere yönetmelik hükümleri dikkate alınmaksızın davacı tarafın isteyebileceği gerçek zarar miktarının belirlenmesi hususunda inceleme yapılarak mahkememiz denetimine açık olacak şekilde rapor tanzim edilmesi istenmiştir.Bilirkişi heyetinin 07/09/2022 tarihli raporlarında özetle;
"...Resmi evrakların, 08.08.2008 tarihinden itibaren, davaya konu alanda hafriyat döküm işleminin yapılmamış olduğunu gösterdiği, halbuki dava dışı ------- yapılan yer teslim tarihinin 17.11.2008 olduğu, bu tarihler birlikte değerlendirildiğinde, dava dışı ------- kaldırılmış olan hafriyat bedelinin davalı firmadan talep etme koşullarının oluşmadığı, Sayın Mahkeme tarafından aksi yönde karar verilmesi durumunda talep edilebilecek bedelin 113.179,48 TL olabileceği..." şeklinde kanaat belirttikleri görülmüştür.Tüm dosya kapsamına göre;
-------bozma ilamında "Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun - gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir" diyerek, sadece hesaplama yönünde ilk kararı bozduğu, davalı şirket tarafından ----- hafriyat toprağı döküldüğü hususunun sabit olduğu, inşaat temeli kazısından çıkan hafriyatın davalı şirket tarafından aşırı eğimli sahaya dökülmesi ile yağmur sonrası dere yatağında oluşan zararın davacı tarafından bu davaya konu edildiği,
davacı---- dava dışı müteahhit ------ tarihleri arasında 730 gün süreli iş sözleşmesinin imzalandığı, müteahhit firmaya, ----- dere üstü menfez imalatı ile kontrolsüz hafriyat dökülmesi, menfezde çökmeye sebebiyet vererek, dökülen hafriyat sonucu su baskınlarına sebebiyet vermesi nedeniyle ------ geçen kapalı kesitte mevcut malzemenin temizlenmesi hususunda 17/11/2008 tarihinde yer teslimi yapıldığı,
davacı idarenin, hafriyat dökümü olan toprağı kaldırmak ve dere yatağını eski haline getirmek için yaptığı masrafların davalıdan tazminini talep edebileceği anlaşılmakla, hesaplanan bedel üzerinden davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/258, K. 2023/1080, 26 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama