KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/194
- Karar No
- 2024/389
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2024
Karar Metni
2.402 kelime·12 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2021/194 Esas
KARAR NO:2024/389
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 14/11/2019
KARAR TARİHİ: 30/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili ------ pazarlama sorumlusu olarak çalıştığını---- tarihinde müvekkilinin iş yeri aracı olan ---- plakalı araçta ön yolcu koltuğunda seyir halindeyken davalı --------- sevk ve idaresinde olan ------plakalı aracın şerit ihlali yaptığı, müvekkilinin içinde bulunduğu aracın şeridine geçtiğini ve müvekkilinin ön yolcu koltuğunda bulunduğu araca önden çarptığını, davalı ------ sevk ve idaresinde olan aracın süratli hareket ettiğini, aracının hakimiyetini kaybeden davalının şerit ihlali yaparak kazanın oluşumuna sebebiyet verdiğini, bu nedenle davalı ---------- tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin yüzünde kalıcı izler kaldığını,
eskisi gibi göremedğini, çalıştığı şirkette pazarlama sorumlusu olarak çalıştığını, kazadan sonra satışlarının azaldığını, açıklanan nedenlerle.
Fazlaya dair talep ve haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalılardan araç maliki ve sigorta şirketi ile müşterek ve müteselsilen tahsiline, 40.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı ----vekili cevap dilekçesinde özetle; -------- işleteni olması sebebiyle işbu davanın muhatabının söz konusu bu kiracı şirket olduğunu, müvekkili yönünden husumet yokluğundan reddine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkili şirket ile---- tarihli ----- kazaya konu ---------süre ile uzun süreli olarak kiraya verdiğini, uzun süreli araç kiralama sözleşmelerinde sorumluluğun kiracı şirkette olduğunun, sözleşmenin bütünü incelendiğinde, müvekkili şirketten araç kiralayan kiracının işleten sıfatını haiz olduğu ve müvekkili şirketin hiçbir şekilde sorumlu tutulamayacağı, tazminat taleplerine muhatap olamayacağını,
---- davanın ihbar edilmesini talep ettiklerini, kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesi hukuka uygun olmadığını, açıklanan nedenlerle; davanın öncelikle usule ilişkin itirazlarımız nedeniyle husumet yokluğu nedeniyle reddine, davanın izah ettiğimiz nedenlerden ötürü işleten sıfatını haiz olan ----- adresinde mukim ----- ihbar edilmesine, davacının haksız davasının ve taleplerinin müvekkil şirket yönünden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı --------- vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davanın zamanaşımı nedeniyle reddini talep ettiklerini, davadaki görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, görev yönünden itirazlarının kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, dava öncesi müvekkili şirkete eksik evrak ile başvuruda bulunulduğundan huzurdaki davada dava şartının yerine getirilmediğini, müvekkili şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu,kabul anlamına gelmemek üzere, davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebi poliçe teminatı kapsamı dışında olduğunu, açıklanan nedenlerle.
Görev itirazının kabulüne, davanın Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin görev alanında bulunduğunun kabulüne, müvekkili şirket lehine masraf ve vekalet ücretine hükmedilmesine, KTK.
97. Maddesi gereğince huzurdaki davanın "dava şartı" yokluğundan reddine, usul itirazlarını baki kalmsı kaydıyla, haksız davanın reddine, lehlerine masraf ve vekalet ücretine hükmedilmesine, teminat dahilinde bulunmayan manevi tazminat talebinin reddine müvekkil şirket lehine masraf ve vekalet ücretine hükmedilmesine, talebin reddi halinde; kusur, maluliyet durumu ve tazminat miktarı yönünden dilekçede belirttikleri gibi bilirkişi incelemesi yapılmasına, maluliyet ve kusur oranına ilişkin raporun ------- alınmasına, tazminat raporunun hazineye kayıtlı aktüer aracılığı ile yaptırılmasına,
davaya konu trafik iş kazası sebebiyle ------- başvuru yapılıp yapılmadığı, başvuru sonucu herhangi bir ödeme ve yahut gelir bağlanıp bağlanılmadığının sorulmasına, kabul anlamına gelmemek üzere tazminat hesaplaması yapılması halinde %40'tan az olmamak üzere emniyet kemeri takmama sebebiyle müterafik kusur indiriminin yapılmasına, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkil şirket aleyhine tazminata hükmedilmesi halinde dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesine,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ----usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğine rağmen davaya cevap sunmadığı görülmüştür.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklı cismani zarar nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.Dosyanın safahatı incelendiğinde; davanın ------Karar sayılı dosyasında görülmekte iken görevsizlik kararı ile gönderildiği ve mahkememizin --- numarasını aldığı görülmüştür.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda yazılı yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları incelenmiş,
yargılama sırasında ------- tarihinde kabul edilen 7101 sayılı kanunun 61. maddesi ile 6102 sayılı T.T.K.'nın 4. maddesinin 2. fıkrasının değiştirilmesi sebebiyle basit yargılama usulüne geçilmiş, sigorta poliçesi celp edilmiş, ---- davacının gelir bilgisi celp edilmiş, ----- davacının gelir durumu ve ödeme bilgisi celp edilmiş,------ sayılı dosyası celp edilerek dosya arasına alınmış, davacının tedavi gördüğü hastanelerden tedavi kayıtları celp edilmiş, ----- tarihli adli tıp raporu alınmış, ---- tarihli bilirkişi raporu,---- tarihli bilirkişi raporu ve bilirkişi heyet raporu alınarak dava sonuçlandırılmıştır.---- adli tıp raporunda özetle,
---- tarihinde trafik kazası geçirdiği bildirilen ----- doğum tarihli ----- oğlu davacı ------ hakkında düzenlenen belgelerin tetkikinde saptanan ---- arızasının.
03.08.2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Ve “Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliğine ve bu yönetmelikte bahsi geçen 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan “Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği” eklerindeki tablolara göre hesaplandığında.
Maluliyetine neden olacak araz bırakmadığı göz önüne alındığında maluliyet tayinine mahal olmadığı, 30.03.2013 tarihinde yürürlüğe giren “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporu Hakkındaki Yönetmelik” hükümlerine göre hesaplandığında.
Kas-İskelet Sistemi, 1.Omurgaya Ait Sorunlarda Özürlülük, Tablo 1.7- Spesifik Omurga Hastalığı Tanısına Bağlı Özürlülük Oranları bölümünden kişinin özür oranının 9,5 (yüzdebeş) olduğu, 20.02.2019 tarihli “Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliği” hükümlerine göre hesaplandığında.
Kas-İskelet Sistemi, 1. Omurgaya Ait Sorunlarda Engellilik, Tablo 1.7- Spesifik Omurga Hastalığı Tanısına Bağlı Engellilik Oranları bölümünden kişinin engel oranının %5 (yüzdebeş) olduğu, Başka birinin sürekli bakımına muhtaç olmadığı, Geçici iş göremezlik süresinin (tıbbi şifa) 45 (kırkbeş) gün olarak kabulü gerektiği " yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.Bilirkişi --------- tarihli raporunda özetle, Davalı Şirketin Davaya konu -------Plakalı aracın yazılı sözleşmeyle dava dışı kiracı şirkete kiralanması sonucu tahakkuk eden sözleşme damga vergisini mükellefi bulunduğu vergi dairesine beyan ettiği ve ödediği,
beyan edilen ve ödenen tutarın sözleşme kapsamında dava dışı kiracı şirkete fatura düzenlemek suretiyle yansıtılarak ayrı bir kalem olarak dava dışı kiracı şirketten tahsil edilmiş olduğu, davalı kiralayan şirketin, içeriğinde davaya konu -------- plaka numaralı aracında aylık kiralama bedelinin de yer aldığı kira faturalarını dava dışı kiracı şirket adına aylık periyotlarla sözleşme ekinde belirlenen aylık kira bedelleri üzerinden fatura ederek,
usul ve yasaya uygun tutulmuş ticari defterlerinde dava dışı kiracı şirket adına borç kaydettiği ve işbu kira fatura bedellerini sözleşmede belirlendiği şekilde açık C/H ilişkisi içinde dava dışı kiracı şirketten tahsil ettiği, davalı şirketin maliki bulunduğu ----- plaka numaralı aracı kiralayan sıfatı ile,
----- Tarihinden başlamak üzere,----- --- olarak -------- dava dışı kiracı --------yazılı sözleşme ve imzalı teslim tutanağı mukabilinde kiralamış ve aracın işletenlik sıfatının dava dışı şirkete geçmiş olup, kaza tarihi itibarıyla da dava dışı kiracı şirketin işletenlik sıfatının sürmekte olduğu," yönünde görüşlerini bildirmiştir.Bilirkişi ---- tarihli raporunda özetle, ---- günü trafik kazasında yaralanan davacı ----------- işgöremezlik zararının; geçici tam işgöremezlik zararı;
------, sürekli kısmi işgöremezlik zararı, toplam : ---- hesaplandığına, mahkemenin-----tarihli müzekkeresine cevaben ----- tarihli yazısı ekindeki belgeler incelendiğinde, yazı ekindeki belgele isimli başka bir kişiye ait olduğu görüldüğü, buna göre, dosyada davacı------- tarafından rücuya tabi gelir bağlandığı/ödeme yapıldığına ilişkin bir belge bulunmadığından; hesaplanan tazminattan herhangi bir indirim yapılmasının da sözkonusu olmadığına, ----- kişi başına sakatlanma sigorta limiti ------ olduğu,
sigorta şirketi yönünden faiz başlangıç tarihinin, KTK.99/1.madde gereğince, sigorta şirketine gerekli evraklarla başvuru tarihinden 8 iş günü sonrası olması gerektiğini, dosyada sigorta şirketine davadan önce başvuru tarihini gösteren belge bulunmadığı, dava dilekçesinde, dava tarihinden itibaren faiz talep edildiği görüldüğü, buna göre, faiz başlangıç tarihi konusundaki takdir ve değerlendirmenin mahkemenin olduğuna ilişkin, " yönünde görüşlerini bildirmiştir.Rapordan sonra ------ yeniden müzekkere yazılmış davacıya yapılan ödeme olmadığı bildirilmiştir.
Bilirkişi heyetinin ----- tarihli raporunda özetle, "Davalı sürücü ---- olayda % 100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, davacı yolcu ----- olayda kusursuz olduğu" yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.----- sayılı dosyasında alınan ---- raporu ile davalı sürücünün % 100 kusurlu olduğu tespit edilmiştir.Davacı vekilinin 02.10.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini ---- arttırdığını, buna ilişkin harcı ikmal ettiği görülmüştür.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
---- günü saat 22.30 sıralarında davalı sürücü ----- plaka sayılı araç ile ---- takiben ---- istikametine doğru seyrederken, virajda karşı yönden gelmekte olan sürücü ----- plaka sayılı oto ile çarpışması sonucu bu araçta yolcu olarak bulunan davacı -------- yaralandığı, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %100 kusurlu olduğu, Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliği” hükümlerine göre hesaplandığında; kişinin engel oranının %5 (yüzdebeş) olduğu, Başka birinin sürekli bakımına muhtaç olmadığı, geçici iş göremezlik süresini 45 (kırkbeş) gün olarak bildirildiği,
davacı ---------- geçici iş göremezlik zararının 3.031,34 TL, sürekli kısmi işgöremezlik zararının ise 248,342,07 TL olduğu, İşleten tanımının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir.
Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapıldığı, aynı Kanun'un 85. maddesi ise “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” hükmünü içerdiği,
bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahibinin hukuken sorumlu olacağının ilkesi benimsendiği, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde, artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması,
araç malikinin ise sorumlu tutulmaması gerektiği gözetildiğinde davalı ----- plakalı aracı kaza tarihinde ihbar olunan ---- uzun dönem kiraladığı sabit olduğundan işleten sıfatının bulunmadığı ve zararlardan sorumlu olmadığı, -------- karayollarında motorlu taşıtların işletilmesi sırasında aracı işletenin üçüncü kişilere olan sorumluluğunu karşılayan sigorta türü olduğundan davalı sigorta şirketinin sürücü ve malikle birlikte dava konusu zarardan müşterek müteselsil sorumlu olduğu, ancak sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğu,
davalı sigorta şirketinin kaza tarihinde davalı sürücünün kullandığı aracın ------- olduğu,Hususları nazara alınarak;
-Davalı ------------ karşı açılan maddi ve manevi tazminat davalarının husumet yokluğundan reddine,
-3.031,34-TL geçici iş göremezlik ve ------- sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere 251.373,41-TL maddi tazminatın dava tarihi olan 14.11.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar --------- müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,(davalı sürücünün kullandığı araç hususi olduğundan yasal faize hükmedilmiştir.) karar verilmiştir.Borçlar Kanunu’nun 56. (eski 47.md) maddesinde “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.” denilmektedir.
Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğması zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
BK 56. maddesi kapsamında yapılan değerlendirmede; davacı ve davalının sosyal ve ekonomik durumları araştırılarak dosya içerisine alınmış ve manevi tazminat taktir edilirken tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayın oluş şekli ve kusur durumları dikkate alınarak manevi tazminat miktarı belirlenmiştir. Borçlar Kanunu’nun 56. maddesine göre özel haller göz önünde tutularak manevi tazminata karar verilmelidir.
Manevi zarar adıyla hak sahibine verilmesine karar verilecek paranın miktarı, her şeyden önce adalete uygun olmalıdır.
Hükmedilecek tazminat zarara uğrayan da manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzeyen bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır.---------- belirlendiği gibi manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasında amaç edinmez, tazminatın sınırı tazminatın amacına göre belirlenmelidir.Taktir edilecek miktar mevcut duruma göre elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Ayrıca, ----------- gerekçesinde belirlenen ve manevi tazminata hükmedilirken nazara alınması gereken özel hal ve şartlar dikkate alınarak objektif ölçütler kullanılmak kaydı ile manevi tazminat değerlendirilmesi yapılmış, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayın oluşu, tarafların toplum içerisinde işgal ettiği yer, tarafların özellikle kusur durumu, maluliyet oranı, kaza tarihi ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
davacı lehine manevi tazminata hükmetmek gerektiği kanaatine varılarak 25.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihi olan 14.11.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ----- alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Davalı sigorta şirketinin manevi zararları poliçe ile teminat altına almadığı anlaşıldığından davalı ---- karşı açılan manevi tazminat davasının reddine karar verilmiş ve ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/194, K. 2024/389, 30 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama