İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/532 K.2024/613

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2021/532Karar2024/613Tarih2 Temmuz 2024Okuma20 dk · 3.953 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/532
Karar No
2024/613
Karar tarihi
2 Temmuz 2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.953 kelime·20 dk okuma·14 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO

2021/532 Esas

KARAR NO:2024/613

BİRLEŞEN DAVADA

(---- Asliye Ticaret Mahkemesinin ---Sayılı dosyası)

BİRLEŞEN DAVADA

(---- Asliye Ticaret Mahkemesinin---Esas Sayılı dosyası)

ASIL VE BİRLEŞEN DAVALAR

Menfi Tespit (Alım Satım) Menfi Tespit (Alım Satım) Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

ASIL VE BİRLEŞEN DAVATARİHLERİ:05.08.2021- 23.08.2021- 31.08.2021

KARAR TARİHİ: 02/07/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan), Menfi Tespit (Alım Satım) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Müvekkili ile davalı ------ arasında Satış Sözleşmesi akdedildiğini, mezkur sözleşme ile davalı ----- sözleşme ekindeki teknik şartnameye uygun olarak muhtelif zamanlarda muhtelif yerlere toplamda 440.450 adet ----- cerrahi maskeleri her türlü ambalajı ile yasal şartlara uygun olarak teslim etmeyi yüklendiğini, buna karşılık müvekkilinin sözleşmeye uygun olarak avans için ------ tarihli çekleri teslim ettiğini, davalı -------, sözleşmenin --- no.lu maddesi içerisinde ürünlerin ----- tarihinde teslim etmeyi taahhüt ettiğini ve bunları sözleşmeye aykırı olarak geç teslim ettiğini,

ilgili ürünlerin müvekkili tarafından da -----şirketine satışı yapıldığını, davalı -------- şirketi tarafından satılan maskelerin maskeyi takan kişilerin yüzlerine ve kıyafetlerine kısmen kalıcı / zor geçici nitelikte boya verdiğinin gözlemlendiğini ve nihai alıcı kullanıcılar tarafından müvekkiline bu hususun -------- tarihlerinde bildirildiğini, maskelerin teknik şartnameye aykırı şekilde pantone renk uyumu olmaksızın üretilip teslim edildiğini, logo ve yerlerinin doğru olmadığıni, sağlığa zarar verici madde kullanıldığına ilişkin şüpheler uyandırdığına ilişkin ek tespit ve şikayetler ---------- tarafından müvekkiline iletildiğini,

maskelerdeki ayıpların açıkça sözleşme ve ekindeki teknik şartnameye aykırılık ihtiva etmekle birlikte ürünlerden kullanım amacı bakımından beklenilen faydaları önemli ölçüde azaltan hatta tamamen ortadan kaldıran nitelikte olduğunu, müvekkiline yapılan ayıp bildirim ve ihbarlarının müvekkilince tebliğine müteakip derhal davalı------ şirketine----- Yevmiye no.lu ihtarnamesi ile ayıpların ihbar edildiğini, sözleşmeden dönüldüğünün bildirildiğini ve avans ödemesi olarak teslim edilen çeklerin ibraz edilmeyip iade edilmesinin talep edildiğini, ihtarnamenin davalı --------- şirketine e-posta olarak da aynı gün iletildiğini,

müvekkilinin uğradığı zararların tazmini, haksız ödediği bedellerin iadesi ile cezai şartların tahsili için yaptığı arabuluculuk başvurusuna ilişkin talep devam ettiğinden bu hususlardaki haklarının saklı kalması kaydıyla, çeklerin keşide tarihlerinin yaklaşması ve davalının arabuluculuk sürecini uzatması ile en nihayetinde menfi tespit davalarının zorunlu arabuluculuğa tabi olmaması sebepleri ile bu aşamada mezkur çeklere ilişkin işbu menfi tespit davasını ikame etme zarureti hasıl olduğunu, açıklanan nedenlerle; öncelikle ------------ tarihli üç adet çek yönünden yönünden İİK md. 72/2 hükmü kapsamında %15 teminat karşılığı;

davalıların bankaya çeki ibraz etmesi halinde çekin ödenmemesi ve çekin banka tarafından el konularak mahkemeye gönderilip fiziken kasaya alınması yönünde, davalıların müvekkil aleyhine her türlü icrai işlemini engelleyici nitelikte İhtiyati tedbire, -------tarihli üç adet çek yönünden yönünden müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespitine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen-------- Sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Davalı ile müvekkili şirket arasında akdedilen sözleşme gereğince müvekkili tarafından davalıya teminat olarak verilen----- tutarındaki çekin icra takibine konu edilmesinin önlenmesi için ivedilikle ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve müvekkil şirket'in borçlu olmadığının tespitinin talep edildiği görülmüştür.Birleşen---------- Sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Çek lehtarı ------ müvekkili arasındaki sözleşme ilişkisi nedeniyle müvekkil şirketin teminat amacıyla-------- tutarındaki çeki verdiğini, işbu sözleşme ilişkisinde müvekkilinin bedel ödemekle yükümlü olan taraf olmadığını, müvekkilinin edimi sözleşmeye konu maskelerin tedarik edilmesi olduğunu ve müvekkilinin bu yükümlülüğünü yerine getirdiğini, sözleşmenin 4.2 maddesi ile müvekkilinin sözleşme kapsamında teminat çeki vermesinin kararlaştırıldığını, çekin teminat için verilmiş olduğunun yazılı olarak belirtildiğini, çekin ödeme amacı ile verilmemiş olduğunu,

ancak sözleşme taraflarca ifa edilmiş olmasına rağmen çek lehtarı tarafından çekin iadesinin gerçekleştirilmediğini, çekin iş bu davada davalı olan ---- ciro edildiğini, bu itibarla bedelsiz bir çekin söz konusu olduğunu, davalı tarafından çekin tahsili için alınan ihtiyati haciz kararına istinaden ----- dosyası ile icra dosyası açıldığını, müvekkili aleyhine haciz işlemleri yapıldığını, bu icra dosyasının takip talebinde davalı vekili olarak ------ isimlerinin birlikte yer aldığını ve her iki avukatın adres bilgilerinin aynı olduğunu,

çek lehtarı ----müvekkili arasındaki sözleşme ilişkisi nedeniyle müvekkil Şirketi'ne ---- imzasını taşıyan ayıp iddiasına ilişkin bir ihtarname gönderildiğini, ve sonrasında ----- tarafından yapılan arabuluculuk başvurusunda görüşmelere yine ----- katıldığını, dolayısıyla çek lehtarı ------- vekilinin;

söz konusu çekin teminat amacıyla verilmiş olduğundan ve sözleşme ilişkisi kapsamında iade edilmesi gerektiğinden haberdar olduğu konusunda şüphe bulunmadığını, hal böyleyken çek lehtarının vekilinin aynı zamanda davalının da vekili olduğunu, davalının söz konusu çekin bedelsiz olduğundan haberdar olduğunu, avukatın vekalet yükümlülüğü kapsamında vekilinin, vekalet verenin haklı menfaatlerini gözeterek,

sadakat ve özenle yürütmesi gerektiğini, bu doğrultuda vekilin çekin bedelsiz olduğunu bilmesini, davalı müvekkilinin bundan habersiz olması kabulünde vekilin bedelsiz çeki, icra takibine konu etmesi bu yükümlülüğe de aykırılık olacağını, böyle bir durumun gerçekleşmesi hayatın olağan akışına uygun olmadığını, davalının çekin bedelsiz olduğunu bilmesine rağmen müvekkili aleyhine hareket ederek çeki devralması ve ihtiyati hacze konu etmesi karşısında bedelsizlik iddiasının davalıya karşı da ileri sürülebileceğini,

çek lehtarı tarafından müvekkil şirket ile kurulan sözleşme ilişkisi nedeniyle ayıp iddiasında bulunulmuş bunun için -----yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek müvekkile tebliğ edildiğini, söz konusu ayıp iddiasının süresi içinde bildirilmediğini, davalı tarafından cebri icra takibi başlatılmasının önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, ihtiyati hacze cebri icra olarak devam edildiyse dosya borcunun alacaklıya ödenmemesi için uygun görülen teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesini,

dava konusu teminat çekinin sözleşmenin ifası ile bedelsiz kalmış olması ve davalının senedi müvekkili zararına hareket ederek devralması nedeniyle müvekkil Şirket'inin davalıya borçlu olmadığının tespitini ve dava konusu çekin müvekkiline iadesini, maskelerin teslim edildiği ------ bulunan ----- hizmet binalarına müzekkere yazılarak çek lehtarı------arafından teslim edilen ------- baskılı maskelerin sevkiyat bilgilerini içeren kayıtların mahkeme dosyasına gönderilmesinin istenmesini,

çek lehtarına karşı açılan dava dosyasının celbine ve dava konusunun benzerliği nedeniyle işbu davanın çek lehtarına karşı açılan menfi tespit konulu ------- sayılı dosya ile birleştirilmesini, müvekkili zararına hareket ederek senedi devralan ve icra takibine konu eden davalı aleyhine %40'tan az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini karar verilmesini talep etmiştir.

SAVUNMA

Asıl davada davalı ------ cevap dilekçesinde özetle.

Dava konusu iddialar çerçevesinde müvekkili------ karşı huzurdaki davada tek bir iddia bulunduğunun, davacı, müvekkili -------- 6361 Sayılı Kanunun 9/2 maddesinde öngörülen yükümlülüğe aykırı hareket ettiğini iddia etmekte ve bu yolla sadece ve sadece davalı ----karşı ileri sürülebilecek şahsi def'ileri müvekkili ------ karşı da ileri sürülebileceğini iddia ettiğini, söz konusu iddiaların gerçeği yansıtmadığı gibi hukuki mesnetten de yoksun olduğunun, şahsi def'ilerin ------ karşı ileri sürülmesi yasanın amir hükmüne aykırı olduğunun,

davacının bu açık düzenlemeye rağmen ve bu amir hükmün arkasına dolanmak ve tedavül yeteneği bulunan çeklerin ödenmesini önlemek için aynı kanunun 9/2. Maddesinde düzenlenen "fatura ile tevsik edileme" kuralının ihlal edildiğini iddia ettiğini, 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu'nun 9/3.

Maddesi açık ve net bir maddesine göre söz konusu amir hüküm kapsamında huzurdaki davanın müvekkiline karşı açılmasının mümkün olmadığının, dosya kapsamında müvekkili -----şirketinin davalı şirket zararına bile bile işlem yaptığını gösterir tek bir beyan veya delil bulunmadığının, diğer davalı ------ isimli şirket ile kurulan -----geçerli bir ilişki olduğunun, müvekkilinin gerek ---- sözleşmesinin kuruluş aşamasında gerekse devam eden aşamalarda kanuna ve ilgili mevzuata uygun bir biçimde hareket ettiğini, dava konusu cerrahi maskelere dair ileri sürülen hususlar tarafımızca bilinen ve bilinebilecek hususlar olmadığının,

bu nedenle bu hususlarda herhangi bir beyanda bulunmanın yerinde olmayacağının, ancak dosya kapsamında yapılan incelemede, dava konusu cerrahi maskeler ile ilgili inceleme yapıldığı ve bu hususta tanzim edilmiş bir bilirkişi raporunun dosyaya ibraz edildiği görüldüğünün, söz konusu incelemede aleyhe olan hususları kabul etmediklerini beyan ettiklerini, incelemenin eksik inceleme ile tanzim edildiğinin görüldüğü, açıklanan nedenlerle;

-----yazı yazılarak dava konusu olay ile ilgili ------ dahil tüm evrakların celbini, yapılacak inceleme sonucunda, yukarıdaki izah edilen hususlar çerçevesinde davanın müvekkili şirket yönünden reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini, talep etmiştir.Asıl davada davalı --------- vekili cevap dilekçesinde özetle.

Davacı tarafından verilen çeklerin ödeme amacı ile verilmiş olup ayıp iddiasının hukuki geçerliliği bulunmadığını, davacı tarafından müvekkili şirkete verilen çeklerin ödeme amacıyla verilmiş olup bu çeklerin bedelsizliği söz konusu olmadığını, sözleşme konusu maskelerin üreticileri müvekkili şirket dışında kişiler olduğunu, davacının bu kişiler ile çalışmaya başladıktan sonra müvekkili şirketim yalnızca finans sağlamak adına bu sözleşmeye taraf olduğunu, sözleşme konusu maskeler teknik şartnameye uygun üretilmiş olduğu gibi davacı şirket yetkilisi tarafından onaylanıp kabul edildiğine ilişkin ------------yazışmalarının da mevcut olduğunu,

müvekkili şirketin davacının istediği şekilde üretimi yapılmış olan maskeleri davacıya teslim ettiğini, maskelerin kıyafette veya tende kısmen kalıcı/zor geçici nitelikte boya bıraktığına ilişkin iddiaların da ayıp olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığının, gıda boyası mahiyeti itibariyle su bazlı olduğunun, su ve ter gibi faktörlere bağlı olarak çözülmesinin mümkün olduğunun, tacir olarak basiretli hareket etme yükümlülüğü bulunan davacının bu hususu bilerek hareket etmesi ve boya vermeyen bir maske teslim almak istiyorsa sözleşmede gıda boyası yerine dijital baskı gibi bir yöntem ile üretim yapılmasını talep etmesi gerekmektiğini,

bunu yapmamış olan davacının isteği doğrultusunda teslim edilen maskeler nedeniyle dava dışı üçüncü firmalara ödeyeceği zarar veya cezai şartlara ilişkin hiçbir talebin müvekkili şirkete yöneltilemeyeceğinin, maskede kullanılan renkler ve logoların boyutları bakımından ise davacı şirket yetkilisinin onay verdiği yazışmaların mevcut olduğunun, ayıp iddiasını hiçbir şekilde kabul etmemekle birlikte davacının ayıp iddiaları süresi içinde ileri sürülmediğinin, ihtiyati tedbir kararının hukuka aykırı olduğunun, bu kararın kaldırılması gerektiğinin,

müvekkili şirketin hazır bulunmaksızın yapılan bilirkişi incelemesinin kabulünün mümkün olmadığının, bilirkişi incelemesinin hangi ürünler üzerinden yapıldığı belirli olmadığının, bu ürünlerin müvekkili tarafından teslim edilen ürünler olup olmadığı anlaşılmadığının, bilirkişilerin yaptığı incelemenin eksik ve hatalı olduğunun, bilirkişilerin dava konusu maskelerde kullanılan boyaya ilişkin herhangi bir değerlendirme ve tespit yapmadığının, sözleşmede gıda boyası ile baskı yapılacağı belirtilmiş olmasına rağmen bilirkişi tarafından sözleşmeye aykırı olduğu tespiti yapılmasının hatalı olduğunun,

bilirkişiler tarafından detaylı bir değerlendirme yapılmaksızın yalnızca gözle ve elle yapılan kontrollere göre tespit yapılmasının dahi davacının ayıp iddiasını süresinde yapmadığını ispatladığını, müvekkili şirket tarafından sunulacak numuneler de değerlendirilmek ve davacının sunduğu ürünlerin müvekkili tarafından gönderilmiş olduğu ispatlanmak şartıyla yeniden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğinin, açıklanan ve resen gözetilecek nedenlerle her türlü dava ve talep haklarını saklı kalması kaydıyla; davacı tarafından keşide edilen çeklere ilişkin ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına,

dava konusu maskeler üzerinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına, davanın tüm talepler yönünden reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen ------- dosyasında davalı ----------- vekili cevap dilekçesinde özetle.

Davacı tarafın iddialarının tamamı kambiyo hukuku nazarında kişisel defi niteliğindeki itirazlar olmakla üçüncü kişi konumundaki müvekkilİ aleyhine ileri sürülmesinin mümkün olmadığının, davacının dava dilekçesinde açıkça ikrar ettiği üzere çek davacı tarafın elinden rızası hilafına çıkmadığının, bu sebeple davacının dava dışı ---- karşı ileri sürebileceği kişisel defileri müvekkiline yöneltebilmesi için müvekkili yönünden aranması gereken şart TTK md. 659 kapsamında;

"bilerek borçlunun zararına hareket etmiş olması" şartı olduğunu, müvekkilinin bilerek borçlunun zararına hareket ettiğini ispat külfeti de davacıya ait olup buna ilişkin hiçbir delil sunmadığını, davacının mallarda ayıp olmadığına, malların teslim edildiğine, sözleşmeye vb. yöndeki dava dışı---- iddiaları ve defileri 2 no.lu başlık altında kapsamlı şekilde izah edildiği üzere müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, davacı tarafça mezkur çeke ilişkin müvekkili yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edildiğini,

ancak yine yukarıda geniş olarak izah edildiği üzere davacı tarafça bilerek borçlu zararına iktisap şartını ispata yarar hiçbir delil sunulmadığını, davacının sadece soyut iddialarına dayanılarak ihtiyati tedbir talebinin reddinin gerektiğini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise davacının dava tarihi ---- olduğunu, buna karşın davacı aleyhine dava konusu çekten kaynaklı olarak -------- sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını,

bu sebeple menfi tespit davası icra dosyasından sonra açılmış olmakla yine ihtiyati tedbirin reddine karar verilmesi ve İİK 72/3 uyarınca talebin değerlendirilmesi gerektiğini, açıklanan ve mahkemece resen dikkate alınacak nedenlerle; haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, davacı aleyhine İİK m. 72/4 uyarınca alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen ------Sayılı dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

Davacı ile müvekkil şirket arasında -------baskılı cerrahi maskenin satımına dair Satış Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin 4.2. maddesi gereğince müvekkili şirketin peşinat olarak davacı satıcı adına üç adet çek keşide ederek teslim ettiğini, bu çeklerin karşılığında ise davacı satıcı tarafından müvekkili şirkete dava konusu ---------- bedelli çek verildiğini, davacı tarafça söz konusu maskeler sözleşmeye ve teknik şartnameye aykırı olarak ayıplı bir şekilde ve geç teslim edildiğini, davacının asıl üretici olmadığına ilişkin savunmasının hiçbir hukuki karşılığı olmadığının,

davacı şirket tarafından satılan maskelerin maskeyi takan kişilerin yüzlerine ve kıyafetlerine kısmen kalıcı / zor geçici nitelikte boya verdiği gözlemlenmiş ve alıcı ------ nihai kullanıcılar tarafından kullanılması sonucu müvekkiline bu husus------ tarihlerinde bildirildiğini, ayrıca maskelerin teknik şartnameye aykırı şekilde pantone renk uyumu olmaksızın üretilip teslim edildiği, logo ve yerlerinin doğru olmadığı,

sağlığa zarar verici madde kullanıldığına ilişkin şüpheler uyandırdığına ilişkin ek tespit ve şikayetler -------- müvekkile iletildiğini, maskelerdeki ayıplar sözleşme ve ekindeki teknik şartnameye aykırılık ihtiva etmekle birlikte, ürünlerden kullanım amacı bakımından beklenilen faydaları önemli ölçüde azaltan hatta tamamen ortadan kaldıran nitelikte olduğunu, davacı tarafından teslim edilen malların ayıplı olduğunun tespit edilmesi akabinde, taraflarınca davacı aleyhine----------- dosyası ile ayıp sebebi ile menfi tespit davası ikame edildiğini, mezkur dosya kapsamında da ayıp iddialarının bilirkişi raporları ile ispat olduğunu,

bununla birlikte ilgili davada müvekkilinin ödeme olarak verdiği çekler yönünden de ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verildiğini, insanların gün boyu yüzüne taktıkları maskelere yapılan baskılarda bu sebeple çoğunlukla gıda boyası kullanıldığının, maskenin niteliği dikkate alınarak kullanıcıların terleme ihtimalleri de göz önünde bulundurularak kaliteli malzeme kullanılması halinde maskedeki boyaların akması bir durum söz konusu olmadığının,

davacı tarafın müvekkili şirkete sattığı maskelerde söz konusu durumu göz ardı ederek ayıplı ve sözleşmeye aykırı mal teslim ettiğini,-------- dosyasından alınan bilirkişi raporundan da görüleceği üzere ürünlerin tüm özellikleri teknik şartnameye neredeyse aykırı olduğunun, davacının iddia ettiği ------- üzerinden gönderilen bir videoya karşı verilen cevabın herhangi bir delil vasfı bulunmadığının, taraflarınca ayıp ihbarı süresinde yapıldığını, ayıp ortaya çıkar çıkmaz ve müvekkilince öğrenilir öğrenilmez ihbar gerçekleştirildiğini,

müvekkili şirkete---- tarafından yapılan ayıp bildirim ve ihbarlarının müvekkilince tebliğine müteakip derhal davacı şirkete------------ ihtarnamesi ile ayıplar ihbar edilmiş, sözleşmeden dönüldüğü bildirilmiş ve avans ödemesi olarak teslim edilen çeklerin ibraz edilmeyip iade edilmesi talep edildiğini, ayrıca ihtarname davacı şirkete e-posta olarak da aynı gün iletildiğini, taraflar arasında ayrı bir ayıp ihbar süresi öngörüldüğünün, maskelerin kullananların yüzlerinde ve kıyafetlerinde boya izleri bırakması olağan bir incelemeyi aşan ve ancak kullanımla ortaya çıkan gizli ayıp niteliğinde olduğunun,

maskelerde sağlığa zarar verici madde kullanıldığının ve maskelerin teknik şartnameye aykırı olarak üretildiğinin tespit edilmesi ise, davacı tarafça Satış Sözleşmesine aykırı bir biçimde geç ve parça parça farklı tarihlerde teslim edilen yüz binlerce maskenin mevcudiyeti göz önüne alındığında, sekiz günlük süre içerisinde tespit edilmesi mümkün olmayan gizli ayıp niteliğinde olduğunun, malın teslimi sırasında belli olmayan ancak kullanım sonrasında anlaşılabilecek ve sekiz günlük süre içerisindeki incelemede tespit edilemeyecek nitelikteki bir ayıbın varlığı halinde TTK m. 23'ün atfıyla TBK m. 223 hükmü uygulanacağının,

açıklanan ve resen dikkate alınacak nedenlerle; öncelikle --------sayılı dosyası ile huzurdaki davanın birleştirilmesine, mahkeme aksi kanaatte ise mezkur dosyanın bekletici mesele yapılmasına, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ettikleri görülmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :Asıl dava ve birleşen davalar çeklerden kaynaklı borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkin menfi tespit davasıdır.Asıl ve birleşen davalarda açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, dava konusu çekler ile ilgili ------ilgili bilgi ve belgeler celp edilmiş, ---- tarihli bilirkişi heyeti raporu,

28.12.2023 tarihli bilirkişi heyeti ek raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi heyetinin 26.08.2021 tarihli raporunda özetle, "Uyuşmazlık konusu maskelerin logoları yerlerinde görünürken --------orijinal maskede --------- konusu maskelerde küçük ve boyalarının soluk ve cansız olduğu gözle bile anlaşılabildiğini, elle yapılan sürtünmede katmanların lif haline gelişi ve boyaların dağılmasının şartnameye uyulmadığını gösterdiğini, pantone renk uyumunun olmadığının,

keşif esnasında kontrol ettikleri kolilerden çıkan maskelerin teknik şartnameye ve satış sözleşmesine aykırı olduğu" yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.Bilirkişi heyetinin 26.08.2021 tarihli ek raporunda özetle, "Esas davada. Davacı şirketin, işbu davada 108.339,66 TL toplam tutar üzerinden harçlandırdığı 3 adet çek nedeniyle davacı şirkete borçlu olmadığının tespiti ve çeklerin iadesi/iptali talebiyle davalılar aleyhine ikame etmiş olduğu işbu menfi tespit davasında.

1. Davacı tarafa teslim edilmiş malların ayıplı olduğu, ayıpların aşikar ayıp niteliğinde olduğu ve davacı tarafından süresi içinde gözden geçirme ve bildirim külfetlerinin yerine getirilmemiş olduğu, bu nedenle davacının ayıba bağlı haklarını kaybetmiş olduğu, 2.Mahkemece davacının ayıba bağlı haklarını kullanmasının mümkün olduğu sonucuna varılacak olursa davacının sözleşmeden dönme hakkını kullanıp kulianamayacağının nihai takdirinin mahkemede olduğu, 3. Davacının ayıba bağlı haklarını kullanmasının mümkün olduğu sonucuna varılacak olursa davacının söz konusu çekler nedeniyle borçlu olmadığı,

bu definin diğer davalı faktöring şirketine karşı ileri sürülmesinin mümkün olup olmadığının Mahkemenin takdirlerinde olduğu,

B. BİRLEŞEN DAVADA --------- Birleşen Dosya Davacısı Şirketin 110.000,00-TL talep üzerinden harçlandırmak suretiyle, Birleşen Dosya Davalısı Şirkete Teminat olarak verilen çek nedeniyle davalı şirkete borçlu olmadığının tespiti ve çekin iadesi/iptali talebiyle davalı şirket aleyhine ikame etmiş olduğu işbu menfi tespit davasında; 4. Söz konusu çekin teminat amacıyla verildiğini taraflar arasındaki sözleşmeden anlaşıldığı, bu çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığı,

C. BİRLEŞEN DAVADA ---- Esas Birleşen Dosya Davacısı Şirketin 110.000,00- TL talep üzerinden harçlandırmak suretiyle, Birleşen Dosya Davalısı ---------- teminat olarak verilen Çek nedeniyle Borçlu olmadığının tespiti ve çekin iadesi/iptali talebiyle davalı şirket aleyhine ikame etmiş olduğu işbu menfi tespit davasında.

5. Söz konusu çekin teminat amacıyla verildiğinin taraflar arasındaki sözleşmeden anlaşıldığı, bu çekin teminat çeki olduğunun lehdara karşı ileri sürülüp sürülemeyeceğinin takdirinin mahkemede olduğu, " yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;

asıl davada davacı taraf davalı ------------ ile aralarında maske satışına ilişkin anlaşma olduğunu avans olarak çek verdiklerini ancak teslim edilen maskelerin ayıplı olduğunu iddia ederek verilen çeklerden dolayı borçlu bulunmadıklarının tespitini talep etmiş, bunun üzerine davalı --- tarafından ilk olarak ------- Mahkemesi'nin yukarıda belirtilen doyasında davacıya davacının bahsettiği sözleşme kapsamında teminat çeki verdiklerini işi teslim etmelerine rağmen çeki iade etmediklerini belirterek iş bu çekten kaynaklı borçlu bulunmadıklarının tespitini talep etmiş,

daha sonra iş bu çekin---- ciro edilmesi nedeniyle de -----yukarıda bahsi geçen dosyasında bu kez -----borçlu olmadıklarının tespitini talep etmiştir.26/08/2021 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere maskelerin ayıplı olduğu ve ayıbın açık ayıp olduğu sabittir.Burada ilk önce üzerinde durulması gereken konu davacının ayıp ihbarını süresinde yapıp yapmadığıdır.

TBK m. 219 vd. hükümlerince alıcının ayıba bağlı haklarını kullanması bir takım maddi ve şekli şartların varlığına bağlıdır ------------ Maddi şartlar şöyledir: - Mal ayıplı olmalıdır (malda söz verilen niteliklerin bulunmaması veya malda bulunması gereken niteliklerin bulunmaması şeklinde ortaya çıkar). - Ayıp yarar ve hasarın geçişinden önce var olmalıdır. - Sorumsuzluk anlaşması bulunmamalıdır. - Ayıp önceden bilinmiyor olmalıdır.

Şekli şartlar ise alıcının gözden geçirme (muayene) ve bildirim (ihbar) sürelerine uymasıyla gerçekleşir. TBK. m. 223 uyarınca alıcı malı teslim aldıktan sonra işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz malı gözden geçirmeli ve bunu uygun süre içinde satıcıya bildirmelidir.

Bu süreler sadece açık ayıplar bakımından söz konusudur, olağan gözden geçirmeyle ortaya çıkmayan ve zamanla sonradan ortaya çıkan ayıp gizli ayıp nedeniyle satıcının sorumlu tutulabilmesi için alıcının durumu derhal satıcıya bildirmesi gerekmektedir.Yine TTK m. 23/son fikra uyarınca “Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir.

Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür”.

Ticari satışlar bakımından ise iki günlük sürenin aşikâr (çıplak gözle kolayca görülebilen) ayıplar bakımından, sekiz günlük sürenin gizli ayıplar bakımından söz konusu olduğunu belirtmek gerekir.Gözden geçirme ve bildirim sürelerine uyma borç değil, külfet niteliğindedir. Çünkü bu sürelere uyulmamasının sonucu alıcının ayıp nedeniyle sahip olduğu hakkı kaybetmesidir.TBK m. 227 uyarınca, ayıp halinde alıcının hakları şöyledir-----------

- Alıcı dilerse malı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme,

- Dilerse malı alıkoyarak maldaki ayıp oranında satış parasının uygun bir miktarda indirilmesini

isteme,

- Alıcı bu yollara başvurmadan, malın misli eşya olması koşuluyla ayıpsız misliyle değiştirilmesini isteme,

- Aşırı masraf gerektirmediği takdirde tüm masraflar satıcıya ait olmak üzere ücretsiz onarılmasını isteme,

- Zararların tazminini isteme.

Alıcı bu yollardan birine başvurabilir yani dilediğini seçebilir. Satıcı alıcının seçtiği hakkı yerine getirmek zorundadır.

Somut olayda ortaya çıkan ayıbın çıplak gözle görülmesi mümkün olan ayıp niteliğinde olduğu eş söylemle aşikar ayıp niteliğinde olduğu irdelenmiş olup, son partisi 7 Temmuz 2021 tarihinde davacıya teslim edilen mallar bakımından davacının 30 Temmuz 2021 tarihinde yapmış olduğu bildirimin 2 günlük süreye uyulmaksızın yapılmış olduğu değerlendirilmiş davacı vekili malların kendilerine direk teslim edilmediğini, ------ firmasına gönderildiğini kendilerine bu firmanın ayıbı bildirmesi üzerine davalıya bildirim yaptıklarını ayıp ihbarının süresinde olduğunu belirtmiş ise de, mailin geliş tarihi 26 Temmuz 2021 olduğundan yine 2 günlük bildirim süresine uyulmadığı kanaatine varılmış bu nedenle asıl davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı tarafından ayıp ihbar sürelerine uyulmadığından ve tüm ürünler teslim edildiğinden ve davalı tarafından verilen çekin sözleşmeden açıkça teminat çeki olduğu anlaşıldığından Birleşen ----- sayılı dosyasında açılan davanın kabulü ile, davacının dava konusu -----bedelli çekten dolayı davalıya borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmiştir.----- dosyasında ise davalı teminat olarak verilen çeki ciro yolu ile almıştır.

Bu davalıya karşı bedelsizlik iddiasının ileri sürülebilmesi için 3. Kişi konumunda bulunan davalının iyi niyetli olmadığı davacı tarafından ispat edilmelidir. Davacı vekili dava dilekçesinde ; '' Davalı tarafından çekin tahsili için alınan ihtiyati haciz kararına istinaden ------ sayılı dosyası ile icra dosyası açılmış ve bu kapsamda Müvekkil aleyhine haciz işlemleri yapılmıştır.

Bu icra dosyasının takip talebinde Alacaklı/Davalı vekili olarak -----isimleri birlikte yer almaktadır. Aynı zamanda--------- bakıldığında da her iki avukatın adres bilgilerinin aynı olduğu görülmektedir. Buna ilişkin olarak söz konusu takip talebi ve baro levha araştırması sonuçlarına dair görüntüler ekte dosyaya sunulmaktadır.

Belirtmek gerekir ki çek lehtarı ----- arasındaki sözleşme ilişkisi nedeniyle Müvekkil Şirket'e ----- imzasını taşıyan ayıp iddiasına ilişkin bir ihtarname gönderilmiş ve sonrasında ---- tarafından yapılan arabuluculuk başvurusunda görüşmelere yine -------katılmıştır. Müvekkil Şirkete gönderilen ihtarname de dilekçemiz ekinde sunulmaktadır.

Dolayısıyla çek lehtarı -------vekilinin; söz konusu çekin teminat amacıyla verilmiş olduğundan ve sözleşme ilişkisi kapsamında iade edilmesi gerektiğinden haberdar olduğu konusunda şüphe bulunmamaktadır. Hal böyleyken çek lehtarının vekilinin aynı zamanda Davalının da vekili olması, Davalının söz konusu çekin bedelsiz olduğundan haberdar olduğunu göstermektedir.

Zira avukatın vekalet yükümlülüğü kapsamında vekilin, vekalet verenin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle yürütmesi gerekmektedir. Bu doğrultuda vekilin çekin bedelsiz olduğunu bilmesi ancak Davalı Müvekkilinin bundan habersiz olması kabulünde vekilin bedelsiz çeki, icra takibine konu etmesi bu yükümlülüğe de aykırılık olacaktır. Kaldı ki böyle bir durumun gerçekleşmesi hayatın olağan akışına uygun değildir.

Dolayısıyla Davalının çekin bedelsiz olduğunu bilmesine rağmen Müvekkil aleyhine hareket ederek çeki devralması ve ihtiyati hacze konu etmesi karşısında bedelsizlik iddiası Davalıya karşı da ileri sürülebilecektir.----- da bu yöndedir.'' şeklinde belirtmiş ve buna ilişkin evrakları dilekçe ekinde sunmuştur.

Bu haliyele davalının iyiniyetli olmadığı kanaatine varılarak Birleşen -------- sayılı dosyasında davanın kabulü ile, davacının dava konusu ----- bedelli çekten dolayı davalıya borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilşmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl davanın REDDİNE, 2-Birleşen davaların KABULÜ ile Birleşen -------- sayılı dosyasında davacının dava konusu ----- bedelli çekten dolayı davalıya borçlu bulunmadığının tespitine, Birleşen ---------- sayılı dosyasında davacının dava konusu -----------bedelli çekten dolayı davalıya borçlu bulunmadığının tespitine,

ASIL DAVA YÖNÜNDEN

3-Alınması gerekli karar harcı 427,60-TL'nin davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.850,18-TL harçtan mahsubu ile artan 1.422,58-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halide davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 59,30-TL başvuru harcının kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

BİRLEŞEN ---------- DOSYASI YÖNÜNDEN

6-Alınması gerekli karar harcı 7.514,10-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.878,53-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.635,57-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Davacı tarafça yatırılan 1.878,53-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yatırılan 59,30-TL başvuru harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 9-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

BİRLEŞEN ------ SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN

10-Alınması gerekli karar harcı 7.514,10-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.095,41-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.418,69-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 11-Davacı tarafça yatırılan 2.095,41-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 12-Davacı tarafından yatırılan 59,30-TL başvuru harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 13-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

TÜM DOSYALAR YÖNÜNDEN YAPILAN MASRAFLAR

14-Asıl davada davacı ve birleşen------ Sayılı dosyasında davalı-------- tarafından yapılan 212,85-TL tebligat ve müzekkere gideri, 7.300,00-TL bilirkişi ücreti, 289,40-TL keşif araç ücreti, 419,90-TL keşif harcı olmak üzere toplam 8.222,15-TL yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

15-Asıl davada davalı birleşen davalarda davacı ----- tarafından yapılan 110,00-TL tebligat ve müzekkere giderinin asıl davada davacı --- alınarak------verilmesine,

16-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,

İlişkin olarak asıl davada davacı birleşen davada davalı vekilinin ve Asıl davada davalı ---------- vekilinin yüzüne karşı, verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ------------ Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 29/07/2024

İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/532, K. 2024/613, 2 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No
  4. Karar No:2024/613
  5. Birleşen Davada
  6. Birleşen Davada
  7. Asıl Ve Birleşen Davalar
  8. Asıl Ve Birleşen Davatarihleri:05.08.2021- 23.08.2021- 31.08.2021
  9. Karar Tarihi: 02/07/2024
  10. Gereği Düşünüldü
  11. Dava
  12. Savunma
  13. Asıl Dava Yönünden
  14. Birleşen ---------- Dosyası Yönünden
  15. Birleşen ------ Sayılı Dosyası Yönünden
  16. Tüm Dosyalar Yönünden Yapılan Masraflar
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/532
Karar No
2024/613
Tarih
2 Temmuz 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/533 K.2024/401
  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/534 K.2024/635
  • Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/536 K.2024/380
  • İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/537 K.2024/619
  • İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/539 K.2024/475
  • İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/541 K.2024/555

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.